KÜNYE
T.C. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2020
- Esas no
- 2019/516 Esas
- Karar no
- 2020/145
- Dava
- Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)
- Dava tarihi
- 04/12/2019
Karar Metni
517 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Mahkememize sunmuş olduğu 04/12/2019 tarihli dava dilekçesinde özetle;müvekkil ... Ltd. Şti.'nin bir alacağından dolayı ciro yoluyla kendisine geçen keşidecisi ... olan... Katılım Bankası A.Ş. Suhtanhamam Şubesine ait, ... seri numaralı, 30/12/2019 keşide tarihli, 30.000,00 TL bedelli çeki şirket yetkilisinin babası olan ...'ın kendi yedinde iken kaybettiğini, çekin ... Ltd. Şti. Adına düzenlediğini, bu şirket tarafından da ...
Ltd.Şti.'ye geçtiğini, müvekkil şirketçe 19/06/2019 tarihli faturaya istinaden bu şirkete satılan malların karşılığında dava konusu edilen çek müvekkil ... Asansör Ltd.
Şti.'ne verildiğini, çeki tüm aramalara rağmen bulamayan müvekkil ...'ın Özdere Jandarma Korakol Komutanlığına müracaatta bulunduğunu, çekin kötü niyetli 3.kişilerin eline geçmesi ve haksız kazanç elde etmeleri ihtimali nedeniyle çekin iptalini talep etmenin zorunlu olduğunu, bu nedenlerle yetkili hamili ve alacaklısı müvekkil şirket olan çekin dava sonuna kadar ödenmemesi için ilgili banka şubesine müzekkere yazılmasına, keşidecisi ... olan ... Katılım Bankası A.Ş.
Sultanhamam şubesine ait ... seri numaralı, 30/12/2019 keşide tarihli 30.000,00 TL bedelli çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin 10/02/2020 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini talep ettikleri anlaşıldı.
Bilindiği gibi davaya son veren taraf usul işlemleri feragat, kabul ve sulh olmak üzere üçe ayrılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati gerekmemesine rağmen sulhun hüküm ifade edebilmesi için karşı tarafın muvafakati şarttır. Bunlardan sadece feragat her türlü davada yapılabilmesine rağmen kabul ve sulh üzerinde serbestçe tasarruf edilebilen davalarda mümkündür.
Ancak söz konusu üç usulü işlem de hüküm kesinleşene kadar her zaman yapılabilmektedir. Bir davada yapılan feragat beyanının en önemli sonucu hak veya alacak talebinden ileriye etkili olarak ve bir daha talep edilmemek üzere vazgeçilmesidir. Çünkü feragat edilen bir talep ileride yeniden ileri sürülecek olursa kesin hüküm itirazı ile karşılaşılma durumu ortaya çıkabilecektir.
Dolayısı ile yapılan feragat beyanının çelişkiye yer bırakmayacak şekilde kayıtsız ve şartsız yapılması gerekmektedir.
Yapılan bu açıklamadan sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; feragatin davacı vekili tarafından yapıldığı, vekilin vekaletnamesinde feragate yetkili olduğu, feragatin süresinde yapıldığı, söz konusu uyuşmazlığın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıklardan olduğu ve ayrıca feragatin kayıtsız ve şartsız yapıldığı tespit edilmiştir.
Bu nedenle 6100 Sayılı HMK' nın 309. ve devamı maddelerinde, feragatin, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, feragatin tek taraflı taraf beyan olduğu, davayı bitiren taraf işlemlerinden olduğu ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu belirtildiğinden bu haliyle dava dosyamız açısından yapılan feragat beyanı karşısında, feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/516, K. 2020/145, 14 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama