KÜNYE
T.C. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2023
- Esas no
- 2023/57 Esas
- Karar no
- 2023/844 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 30/12/2020
Karar Metni
1.020 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne verilen 30/12/2020 tarihli dava dilekçesi ile; davalının, davacı şirketin müşterisi olduğunu, almış olduğu ürünlerin bedelini ödememiş olması nedeniyle cari borcunun bulunduğunu, ödemenin yapılmamış olması nedeniyle alacaklarının tahsili
amacıyla İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibinde bulunduklarını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, %20’ den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava dilekçesinin İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E- numarasını aldığı görülmüştür.
Dava dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı tarafça herhangi bir beyanda bulunulmadığı görülmüştür.
Mahkemece dava konusu İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş incelenmesinde; Bursa ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından 14/09/2020 tarihinde yetkisizlikle gelerek İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas numarasına kaydedildiği, alacaklının dosyamız davacısı ... Tarım Hayvancılık San.ve Ticaret A.Ş, borçlunun dosyamız davalısı ... olduğu, 15/09/2020 tarihli ödeme emrinde 41.807,34-TL asıl alacak üzerinden genel haciz yolu ile cari hesaba dayalı olarak takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 21/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği, süresi içinde borçlu tarafından icra takibine itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında davacı şirkete ait ticari defterler üzerinde inceleme yapılmak üzere dosyanın Bursa Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yönerge yolu ile sistem üzerinden gönderildiği, Bursa Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyası üzerinden işlemlerin yapıldığı, bilirkişi tarafından düzenlenen 14/03/2022 tarihli raporun dosyaya sunulduğu görülmüştür.
Raporun yapılan incelemesinde; davacı tarafından bilirkişi incelemesine sunulan 2016-2017-2018-2019-2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin kapanış tasdiklerinin kanunun belirlemiş olduğu yasal süreler içerisinde yaptırılmış olduğunu, davacı ile davalı arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında davacının davalı şirketten 41.807,34.-TL kadar alacaklı olarak gözüktüğünü, davacı ticari defter ve kayıtlarında 94.000,00.-TL olan senet alacaklarının protesto edilerek C/H kayıtlarına borç kaydedildiğini,
bahse konu senetlerin davalıya iade edilip edilmediği yada dosya kapsamında davalı tarafından bedellerinin ödenip ödenmediği hususunun anlaşılamadığını, davacı ve davalı tarafından bu hususun ayrıca kanıtlaması gerektiğini, davalı taralından senet ödemelerinin yapıldığının kanıtlanamaması durumunda davacının davalıdan alacağının ticari defter ve kayıtlarında gözüken tutar olan 41.807,34.-TL kadar olduğu, İzmir ....
İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasında 41.807,34.-TL talep edilmiş ise de dava dosyası kapsamında 11.807,46.-TL'in talep edilmiş olduğu, davacı tarafından takip tarihine kadar temerrüt faizi talep edilmemiş olması nedeniyle faiz hesaplaması yapılmadığını bildirir şekilde kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinde belirtilen bedel ile çelişkili olduğunun anlaşılması üzerine davacı vekili tarafından verilen 25/03/2022 tarihli dilekçe ile alacağın dava dilekçesinde yanlışlıkla 11.807,34 TL olarak yazıldığı, dilekçenin maddi hata ile bu şekilde düzenlendiği, alacağın 41.807,34 TL olduğu yönünde beyanda bulunulduğu, buna ilişkin eksik harcın tamamlandığı görülmüştür.
İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından davacının tacir araştırması yapılmış, davalının tacir kaydı olup olmadığına ilişkin ticaret sicil müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabında; davalının tacir kaydına rastlanılamadığı, davalının BA-BS kayıtlarının, defter tutup tutmadığının, tutuyorsa hangi usulde defter tuttuğu, gelir vergisi beyannamesi olup olmadığına ilişkin vergi dairesine yazılan müzekkere cevabında; ... vergi kimlik numaralı (T.C:...) ...'in ticari faaliyetini 31.08.2021 tarihinde terk ettiği, bilanço usulünde defter tuttuğu, 2021 yılı Yıllık Gelir Vergisi beyannamesi ile 2021 BA-BS form bilgilerinin gönderildiği görülmüştür.
Davalının tacir olduğunun tespiti üzerine mahkemece ... K sayılı karar ile davanın görev yönünden reddine karar verildiği anlaşılmış, kararın kesinleşmesi sonrası süresi içinde yapılan başvuru üzerine dosyanın mahkememize tevzi edildiği görülmüştür.
Dava dosyasının mahkememize tevziinden sonra davalıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması amacıyla davalı defterlerinin dosyaya sunulması veya bulunduğu yerin bildirilmesi hususunda meşruatlı davetiye çıkarılarak süre verilmesine rağmen davalı tarafından herhangi bir beyanda bulunulmadığı, ticari defter ve kayıtların dosyaya sunulmadığı görülmüştür. Bu haliyle incelemenin dosyadaki mevcut kayıt ve delillere göre yapılması gerektiği anlaşılmıştır.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı tarafça davacı ile davalı arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişki olduğu ve davalıdan alacaklı olduğu iddiası ile davalı aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. İtiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği ve verilen takibin durdurulmasına ilişkin karar ile dava tarihi göz önüne alındığında davanın 1 yıllık süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemeye göre, davacı şirketin davalıdan 41.807,34 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davacı ticari defter ve kayıtlarına göre davalı tarafından verilen 3 adet senedin protesto edildiği ve cari hesap kayıtlarına borç olarak kaydedildiği, bu nedenle ticari defterlere göre belirlenen 41.807,34 TL alacağın ödendiğine ilişkin herhangi bir belgenin tespit edilemediği görülmüştür.
Bu hususa düzenlenen bilirkişi raporunun dosyadaki verilere uygun ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davalıya ait iş yeri için düzenlenen ve davalını bağlı olduğu Torbalı Vergi Dairesi'ne beyan edilen alım beyannamelerinde 2018 yılı beyannamesinde davacı şirket tarafından düzenlenen faturanın davalı tarafça taraf beyannamelerinde gösterildiği, bu haliyle alacağın davalı defterlerinde de kayıtlı olduğuna karine teşkil ettiği anlaşılmıştır.
Sonuç itibariyle davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan icra takibine başlatılan itirazın haksız olduğu, yapılan yargılama soncunda belirlenen 41.807,34 TL alacak yönünden takibin devamına karar verilmesi gerektiği görülmüştür. Alacağın niteliği itibariyle likit ve hesaplanabilir olduğu anlaşılmakla, icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış olup, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Yazman... e-imzalı Yargıç... e-imzalı
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/57, K. 2023/844, 31 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama