KÜNYE
T.C. İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2024
- Esas no
- 2023/794
- Karar no
- 2024/35
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 09/10/2023
Karar Metni
1.080 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin ...'de yer alan ... Kırtasiye'nin sahibi olduğunu, müvekkilinin davalıya mal verdiğini, bu malın bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine müvekkilinin davalı yana noterden ihtarname çektiğini ancak ihtara olumsuz cevap vererek bu bedeli ödemediğini, müvekkilinin İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ancak davalının haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini ve icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını, şifahen ve yazılı olarak defalarca irtibata geçmesine rağmen davalının borcunu ödemediğini belirterek açılan davanın kabulü ile, itirazın iptaline ve icra takibinin kaldığı yerden devamına, %20'den az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davanın görevsizlik kararı verilerek Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi kayıtlarında yapılan incelemede davacıdan 2 adet alım yapıldığı,
20 Aralık 2018 ve 13 Temmuz 2020 tarihlerinde söz konusu alımlara ilişkin olarak da ödemesinin gerçekleştiğini, ne bir fatura düzenlendiği ne de böyle bir alacağının varlığını içeren başvuru yapılmadığını, bahsi geçen malların teslim edildiğini gösterir fatura ya da irsaliye olmamakla birlikte sipariş fişlerinin tarihinin 2018-2019 yıllarına ait olmaktayken ve bedel yazılmamışken sonradan düzenlenen ve 57.160,87 TL alacağı olduğunu iddia ettiği belgenin 20 Mayıs 2022 tarihli olduğundan gerçek bedeli yansıtmadığının açıkça görüldüğünü,
idare kayıtlarında yapılan incelemede söz konusu başvuruya ait belirtilen süreçlere ilişkin hiçbir bilgi belge bulunmadığını, taşınır kayıtlarına böyle bir ürün girmediğini, davacı firmanın da söz konusu malzemeleri teslim ettiğine dari dair ne bir fatura nede bir teslim belgesi olmadığını, davacının basiretli bir tacir olmadığını, icra takibinde ise İİK.
67/2 maddesinde düzenlenen İcra İnkâr Tazminatına hükmedilebilmesi için, borç miktarının nizasız olarak belli olması, borçlunun itirazında haksız olması ve itirazın sadece takibi durdurmaya yönelik olması gerektiğini, İdarece yapılan itirazların her birinin yasal dayanağının mevcut olduğu, yapılan itirazın takibi durdurma amacı da taşımadığını belirterek öncelikle iş bu davada Mahkemenin görevsiz olması nedeniyle görevsizlik nedeniyle reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın usul ve esastan incelenerek reddine, davaya konu İzmir ...
İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibinin itirazları yönünde iptaline, davacı aleyhine %20'dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık vekâlet ücretinin Davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLER
Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası, İzmir .... Noterliği'nin 20.05.2022 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi, Arabuluculuk Son Tutanağı, tanık, bilirkişi, yemin ve diğer sair delillere dayandığı görülmüştür. Davalı vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, ödeme evrakları ve ekleri, tanık, bilirkişi incelemesi, Yargıtay Kararları vesair her türlü yasal delile dayandığı görülmüştür. İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının bir sureti dosyamız arasına alınmıştır.
DEĞERLENDİRME
Dava; icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.
Dosya kapsamında, İzmir BAM ....HD'nin ... Esas ve ... Karar sayılı emsal kararında da belirtildiği üzere, davalı üniversitenin tacir sıfatının bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, bu haliyle davanın nispi ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı,
TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine,görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip 124275 e-imzalı Hakim 215490 e-imzalı
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/794, K. 2024/35, 16 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama