KÜNYE
T.C. İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2020
- Esas no
- 2018/486 Esas
- Karar no
- 2020/161
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 28/12/ 2018
Karar Metni
819 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının edimlerini yerine getirmesine ve malları teslim etmesine rağmen davalı tarafın ödeme yapmadığını, borcun davalı tarafından ödememesi nedeniyle davalı hakkında İzmir ....
İcra Md.nün ... sayılı dosyası ile takibi yapıldığını, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, tüm defter kayıt ve belgelerin incelenmesi ile bu durumun ortaya çıkacağını belirttiği ve İzmir ....
İcra Md.nün ... sayılı takip dosyasına haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalının % 20 icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile davacı tarafından açılan davanın ve yapılan icra takibinin haksız olduğunu, davalının davacıya borcu bulunmadığını, davacının iddialarını ispat etmesi gerektiğini, davacının sonradan delil sunmasını kabul etmediklerini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, akdi ilişkinin varlığının ve faturaya konu malların teslim edildiğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini belirttiği ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile davacı tarafından davalı aleyhine dayanak cari hesap gereğince 9.916,70 TL asıl alacağın tahsili amacıyla icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin 01.09.2018 tarihinde borçluya tebliği ile süresi içinde yapılan borca yapılan itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dosya uyuşmazlık konularında inceleme yapılmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilen ayrıntılı gerekçeli asıl ve ek raporlarında davacı ve davalı şirketlere ait ticari deftelerin 6102 sayılı TTK nın 64/3 maddesi ve VUK 182 220-221 madesi uyarınca yapılması gereken noter açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı usulüne uygun tutulduğu, icra takip tarihi itibariyle davalı şirketin 7303,63 TL borçlu olduğunu belirtilmiştir.
Dava; İİK nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari ilişkinin ispatı halinde davalının davacıya dayanak faturalar nedeniyle borcu olup olmadığının tespiti ile davacının davalı aleyhine icra takibi yapmakta haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmakla; mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve bilirkişi tarafından hazırlanan raporlar kapsamına göre; her iki tarafın ticari defterlerinin de Vergi Usul Kanununa uygun tutulduğu ve taraflar lehine delil olma özelliği bulunduğu, davacı şirketin ticari defterlerinde davalı şirketin alt hesaplarda izlendiği,
icra takibi tarihi itibariyle davacı defterlerine göre davalı şirketin 7.303,63 TL borçlu olduğu, davalı şirket ticari defterlerinde davacı şirketin satıcılar alt hesabında izlendiği, her iki tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerinde aynı kayıtların bulunduğu, iki taraf defter kayıtlarının birbirini doğruladığı,kayıtlarda çıkan bakiye farklılığın mükerer kayıt ve davalı tarafından kayıt altına alınmayan 782,62 TL bedelli faturadan kaynaklandığı, 31/12/2018 tarihinde ... yevmiye no ile düzeltme kaydı yapıldığı, faturadaki ürünlerin teslim alınmadığı yönündeki itirazın ticari defterlere yapılan kayıtlar ile örtüşmediği,
bu bakımdan davalının ödemeyi belge ile ispat etmek zorunda olduğu, ancak herhangi bir belge ibraz edemediği ve davacıya dava tarihi itibariyle 7.303,63 TL borçlu olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı tarafından reddedilen kısım üzerinden kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de ; İİK.'nun 67/2 maddesi gereğince Mahkeme alacaklının haksız ve kötü niyetle icra takibinde bulunduğu ve itirazın iptali davası açtığı kanısına varırsa, alacaklıyı borçluya red olunan alacağın, %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edebileceği, somut olayda davacının icra takibinde bulunurken ve dava açarken haksız ve kötü niyetli olarak olduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığı, davacının alacağını tahsil etme amacı içerisinde olduğu, ayrıca ve açıkça ispat edilmiş kötü niyetinden bahsedilemeyeceği anlaşıldığından, talebin reddine karar verilmiştir.
E-İMZALI
Hakim ...
E-İMZALI
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/486, K. 2020/161, 19 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama