KÜNYE
T.C. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2024
- Esas no
- 2020/168 Esas
- Karar no
- 2024/396
- Dava
- İtirazın İptali (Bayilik Sözleşmesi ve Cari Hesap İlişkisinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/03/2020
Karar Metni
828 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bayilik Sözleşmesi ve Cari Hesap İlişkisinden Kaynaklanan) dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
Taraflar arasında yapılan 01/01/2013 tarihli sözleşme ile davalının davacı şirketin şubesi olarak faaliyet gösterdiğini, sözleşmedeki konularla ilgili ticari işler sonucunda müşteriler bazında tüm ödemelerin müvekkilinin, bankadaki 3 farklı hesabına yapıldığını, davalının, müvekkiline ait banka kartları ile ahzu kabza yetkisini de içeren vekaletname uyarınca müşterilerin ödeme yapması sonucu banka hesaplarına para girişi olduğu anda bu bedelleri alelacele çektiğini, hiçbir şekilde merkez ofise para aktarımı yapmadığını, bilgi dahi vermediğini, banka kartı ile de defaeten ATM’den ya da bankadan gerek kendisi gerekse talimatla para çektiğini,
virmanlar yaptığını, sözleşme kapsamında kazanılan meblağları, sözleşmenin tarafı ve şirket şube müdürü olarak elden makbuz karşılığı bizzat müşterilerden tahsil etmesine rağmen merkez şirket hesaplarına aktarmadığını, bu bedellerin şirket hesabına ödenmesi için kendisine ihtarname keşide edildiğini, mail ile yazışmalarda bulunulduğunu, davalının, mail ile icra dosyasında belirtilen miktarlarla ilgili mutabakata vardığını beyan etmesine ve yapılan tüm ihtarnamelere ve uyarılara rağmen herhangi bir sonuç alınamadığını, şirkete ait bedeller geri ödenmediğini, 22.05.2019 tarihinde keşide edilen ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiğini,
davalının emniyeti suistimale yönelik kötüniyetli davranışları üzerine, müvekkili şirketin ortaklar kurulunun 30.05.2019 tarihli kararı ile davalının müdürlükten azledildiğini ve kararın davalıya 11.06.2019 tarihli ihtarname ile bildirildiğini, davalının müvekkili şirkete gönderdiği 20/06/2019 tarihli maille cari hesap gereği dava konusu borç üzerinde mutabık kaldığını, borcu kabul ve ikrar ettiğini, davalı hakkında emniyeti suistimal suçundan şikayette bulunulması üzerine Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... soruşturma nolu dosyasında soruşturma yapıldığını bildirmiş,
davalının itirazın iptali ile alacağın fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden davalıdan tahsiline, 22.05.2019 tarihinden itibaren döviz için uygulanan bir yıl ve daha uzun vadeli kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami mevduat faiz oranında faiz yürütülmesine ve %20 oranında kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin, davacı şirketin 27.11.2012 tarihinden itibaren Gaziantep Şube Müdürü ve aynı zamanda 01.01.2013 tarihli “İş Birliği Sözleşmesi” uyarınca şubenin tüm giderleri çıktıktan sonra, kalan net kârının %50 ortağı olduğunu, Ancak müvekkilinin, SGK girişinin 25.10.2013 tarihinde yapılması nedeniyle yaklaşık bir yıl hak kaybına uğratıldığını, ticari ilişki sorunsuz devam ederken, davacı şirketin genel müdürünün sözlü olarak 10/06/2019 tarihinde sözleşmenin feshedildiğini beyan ettiğini,
... çalışanları ...ve ...’in yaptıkları faaliyetlerin sona erdiğini söyleyerek ...’a ait birtakım demirbaşları alarak, başka bir adrese götürdüğünü, bu davranışlarının, hukuki bir dayanağının olmadığını, sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını, davacı tarafın hiçbir surette taraflar arasında kar paylaşımının yapılmasına yanaşmadığı gibi, taraflar arasında hesaplaşma sürecinin de yaşanmadığını, davacının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmemesinin taraflar arasında hukuki itilafa yol açtığını, müvekkilinin, davacıdan olan çok yüklü miktardaki alacağını tahsil edemediğini, şirket hesabına yatan çeşitli miktarlardaki tahsilatların,
müvekkilinin zimmetinde gözükmekle birlikte, müvekkilinin ücret alacağına ilişkin yapılması gereken mahsuplaşmanın, bugüne kadar hiçbir şekilde yapılmaması sebebiyle; ...’ın uhdesinde gözüken meblağın, alacaklarının küçük bir bölümünü dahi karşılamadığını, bu nedenle davacıya ihtar yapılmış ise de davacının gereğini yerine getirmediğini, iş akdinin 08/07/2019 tarihli ihtarname ile tek yanlı ve haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin davacıdan olan alacakları üzerinde hapis hakkı bulunduğunu ve müvekkili tarafından hapis hakkının kullanıldığını,
taraflar arasında yapılan hiç bir hesap mutabakatının bulunmadığını bildirmiş davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında düzenlenen bayilik sözleşmesi kapsamında davalı tarafça tahsil edilen ve davacıya ödenmesi gerektiği iddia edilen tahsilatların ödenmediği iddiasıyla, tahsili amacıyla, davacı tarafın, davalı hakkında yaptığı, icra takibinde, davalının borca ve ferilerine ilişkin yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar, 07/02/2024 tarihli duruşmaya katılmamış ve mazeret bildirmemiş, tarafların davayı takip etmemelerine bağlı olarak HMK'nun 150(1).maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, duruşma tutanağı davacı vekiline 08/02/2024 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğe çıkarılmasına rağmen, davacı tarafça üç aylık süre içinde dosya yenilenmediğinden HMK'nun 150(6). maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/168, K. 2024/396, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama