KÜNYE
T.C. İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2023
- Esas no
- 2022/903 Esas
- Karar no
- 2023/732
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/11/2022
Karar Metni
1.330 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinin incelenmesinde; ... Ecza Deposuna ait ve sürücüsünün ... olduğunu, (TCKN:...)... plakalı aracın... Sigorta Şirketi nezdinde... acente numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesiyle kayıtlı bulunduğunu, 03.08.2022 tarihinde, ...
Ecza Deposuna ait ve ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın müvekkili ...yönetimindeki ... plakalı araca çarpmış ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere söz konusu kazada araç sürücüsü ... %100 kusurlu olduğunu, kaza neticesinde müvekkiline ait olan ... plakalı araçta ağır hasar oluştuğunu, ayrıca aracın sürücüsü ...'ın kusuru neticesinde meydana gelen kazadan kaynaklı olarak müvekkilinin aracının kullanılamaz hale geldiğini, (pert) dolayı araç kiralamak zorunda kaldığını, araç kiralama bedellerinin toplamının 9.068,25 -TL olduğunu,
bununla birlikte müvekkilinde, endişe, korku, elem ve üzüntü oluşmuş olduğunu, geçirdiği kazanın ağırlığı neticesinde hava yastıklarının açılması kaynaklı yanıklar oluştuğunu, İş bu sebeple 5.000,00-TL manevi tazminat talebinde bulunduklarını, iş bu kaza neticesinde taraflarınca davalılardan...
Sigorta Genel Müdürlüğüne 30.09.2022 tarihli dilekçe ile müvekkilinin zararına ilişkin başvuruda bulunulduğunu fakat sigorta şirketinden cevap alınamadığını bu nedenler fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla (maddi tazminata ilişkin) 03.08.2022 tarihinde meydana gelen,...
Deposuna ait ve ... sevk ve idaresinde bulunan... plakalı aracın %100 kusurlu olduğunu, maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle müvekkilinin aracından mahrum kaldığı sürede kiraladığı aracın kira bedelleri toplamı olan 9.068,25 -TL maddi, tazminatın müvekkilinin kazada yaşadığı üzüntü, korku, endişe ve aracının hava yastığının açılması nedeniyle kolunda oluşan yanık nedeniyle 5.000,00- TL manevi zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak taraflarına ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... şirketi vekilinin cevap dilekçesi özetle: davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi içeriğinde davalı müvekkili olduğu şirket...
Deposu A.Ş nin maliki olduğu davalılardan araç sürücüsü ... sevk ve idaresinde ki... plakalı araç ile davacının malik bulunduğu ... plaka nolu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde davacı aracının pert olduğu gerekçesiyle ikame araç bedeli ve manevi tazminat talepli olarak dava açtığını, dava dilekçesi içeriğinde kazanın oluşumunda ... plaka nolu aracın %100 kusurlu olduğu yönündeki davacı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağı içerisinde davacı araç sürücüsünün kusurunun olmadığı yönündeki tespit ve değerlendirmenin bağlayıcılığının bulunmadığını,
kusur tespiti uzmanlık gerektiren bir konu olduğunu, kazanın oluşumunda taraf kusur oranlarının konusunda uzman bilirkişi marifeti ile tespiti yasal gerekliğini gerektiğini, taraf kusur oranlarının kesin ve hiç bir şüpheye mahal vermeyecek derecede tespiti bakınından ilgili trafik ihtisas dairesinden rapor alınması ve buna göre taraf kusur oranlarının belirlenmesinin gerektiğini, Yargıtay yerleşik kararlarının da bu yönde olduğunu, bu nedenle davalı müvekkili olduğu aracın kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğu yönündeki davacı iddiasının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını,
ikame araç bedeli yönünden davacının davacının bu talebi yönünden ( kabul anlamına gelmemek üzere )aracın tamir süresinin (makul süre), tamir için geçen süredeki kaybın (ikame araç bedeli) belirlenmesi için bilirkişiden, ayrıntılı, açıklamalı, denetime elverişli şekilde rapor alınması gerektiğini, makul tamir süresinin belirlenmesi hususunun özel ve teknik bilgi gerektiren konu olduğu gözetilerek,
aracın makul tamir süresi, bu süre içinde davacının ikame araç için ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir rapor almak suretiyle davacının mahrumiyet bedeli talebi hakkında karar verilmesinin gerektiğini, davacı aracın pert olduğu yönünde beyanda bulunduğunu, bu durumda emsal nitelikle bir aracın temin süresinin bilirkişi marifeti ile belirlenip bu süre yönünden davacı iddia ve talebinin değerlendirilmesinin gerektiğini, manevi tazminatın esasının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu,
dava konusu olay yönünden değerlendirme yapıldığın da davacının kişilik haklarına bir saldırının varlığının kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, manevi tazminatın taktirinde tazminat borcu doğuran somut uyuşmazlığın niteliği ve somut olaydaki özel durumlar tarafların maddi durumu ve ödeme gücü, tarafların kusur derecesi, talepçinin duyduğu elem ve acının büyüklüğü ve genel kurallar çerçevesinde kabul edilebileceğini, hukuki dayanaktan yoksun davacı taleplerinin reddine, yargılama giderinin davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Mahkememizce davalılar yanında... sigorta aleyhine açılan davanın mevcut dosyadan tefriki ile ... esas sırasına kaydının yapıldığı ve... yönünden arabuluculuk başvurusu olmadığından davanın usulden reddine dair ... karar sayılı ilam ile hüküm kurulduğu ve iş bu dosya taraflarının yukarıda belirtilen şahıslardan oluştuğu görülmüştür.
Davalı Muhammet tarafından cevap verilmemekle iş bu davalı yanın davasını inkar çerçevesinde savunduğu anlaşılmakla dilekçelerin teatisi aşamasının usulüne uygun tamamlandığı görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 03/08/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacının aracı pert kullanılamaz halde olduğundan aracından mahrum kaldığı süre içerisinde araç kiralamak zorunda kaldığından ikame araç bedeli ile davacının olay nedeniyle yaşadığı üzüntü, korku, endişe ve araç hava yastığı açılması nedeniyle kolunda oluşan yanıktan kaynaklı manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesi talebine ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Her ne kadar taraflar arası uyuşmazlığın yukarıdaki şekilde oluştuğu anlaşılmakta ise de gelen yazı cevapları göz önüne alındığında öncelikli olarak dava şartlarından olan görev yönünden uyuşmazlığın değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmış, bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Yukarıdaki belirilen husus kapsamında somut uyuşmazlığın değerlendirilmesi neticesinde her ne kadar davacı tarafça yukarıda belirtildiği şekilde davalılardan alacaklı olduğuna dair iş bu tazminat davası açılmış ise de Mahkememizce yukarıda belertilen davalılar yanında aynı zamanda... Sigorta A.Ş.
(ZMMS sıfatı ile) aleyhine de dava açıldığı, adı geçen sigorta şirketi yönünden Mahkememizce 13/12/2022 tarihinde tefrik kararı verilmekle yine Mahkememizin ...esas sırasına kaydı yapılmakla... karar sayılı ilam ile arabuluculuk başvurusunda bulunulmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği,
kararın kesinleşmediği ve ayrıca... sigorta yönünden arabuluculuk başvurusunda bulunulup bulunulmadığı yönünde karar tarihi olan 12/10/2023 tarihine kadar da bir beyanda da bulunulmadığı dolayısı ile adı geçen sigorta yönünden arabuluculuk sürecine yönelik usulü işlemin yerine getirilmesi beklenmeksizin mevcut dava dosya tarafları yönünden değerlendirme yapılmasının gerektiği anlaşılarak davanın temelinin haksız fiil sorumluluğu çerçevesinde ileri sürüldüğü,
zarar gördüğü iddia edilen davacı aracının hususi vasıfta olduğu anlaşılmakla uyuşmazlığın mutlak nitelikte bir ticari davaya sebebiyet vermediği gibi nispi nitelikteki ticari davaya da sebebiyet vermediği değerlendirilerek uyuşmazlığın genel nitelikteki Mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varılmakla davanın görevsizlik nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
12/10/2023 Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/903, K. 2023/732, 12 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama