KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/484
- Karar No
- 2024/834
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ... -
- Davalı
- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... -
- Dava
- Alacak (Kooperatif Aidat ve Ara Ödeme Borcundan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- ***
- Karar tarihi
- ***
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ***
Karar Metni
3.184 kelime·16 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat ve Ara Ödeme Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili kooperatifin Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu, bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yapıldığını, davalının ise müvekkil kooperatif üyesi olarak müvekkili kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, müvekkili kooperatifin halen tasfiye sürecine giremediğini, 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerden kesin maliyet bedeli alınmadığının anlaşıldığını ve üyelerden ödenmeyen kesin maliyet bedellerinin talep ve dava edildiğini,
Kayseri Asliye Ticaret Mahkemelerinde 160'dan fazla dava açıldığını ve bu davaların konusu, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerin kesin maliyet borcuna ilişkin olduğunu, müvekkili kooperatif açısından, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan zaten muaccel aidat alacağının bulunduğunu, davalının, kooperatiften 150 m2 ev temin etmiş olduğundan 150m2 evler için genel kurulda düzenlenen aidat borcundan sorumlu tutulacağını, davalının 2003 yılı Ocak Ayından dava tarihinde temerrüde düşen son aidat borcu olan 2023 yılı Nisan ayına kadar ödemesi lazım gelen aidat borcunu,
değeri tam olarak hesaplanıncaya kadar şimdilik 100-TL'nin davalıdan tahsilini talep ettiklerini, müvekkili kooperatif tarafından yapılan genel kurullarda tüm üyelerin tek seferlik ödeme yapmasına karar verildiğini, bu ödemenin, aidat borcu gibi her ay ödenmesi lazım gelen ödemeler olmayıp tek sefere mahsus şekilde talep edildiğini, ara ödeme, yargıtay içtihatları tarafından ek ödeme yahut ortakların şahsi sorumlulukların ağırlaştırılması olarak bilinen tek seferlik bir alacak kalemi olduğunu ve yalnızca genel kurul kararı ile alındığını,
davalının 2003 yılı Ocak Ayından dava tarihine kadarki ara ödeme alacağımıza karşılık şimdilik 100-TL'nin davalıdan tahsilini talep ettiklerini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yapılan somut norm denetimi başvurusu neticesinde Anayasa Mahkemesinin ***K.
Sayılı 16.02.2023 tarihli kararının 11 nolu paragrafında "üyenin yükümlülüğünün kooperatif tasfiye oluncaya kadar aidat ödemek." olduğu hususunun hükme bağlandığını, davalının mal kaçırma ihtimali bulunduğunu, davalıların böyle bir tavır sergilemesi halinde taraflarınca açılacak tasarrufun iptali davalarında tapuları devralan üçüncü kişilerin mağduriyetinin oluşmaması açısından davalının kooperatiften temin ettiği taşınmaz olan Kayseri ili Melikgazi ilçesi Yıldırım Beyazıt mahallesi *** Ada 1 Parsel B Blok Bağımsız Bölüm No:9'da kayıtlı bulunan mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine "davalıdır şerhi" konulmasını,
fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL aidat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili kooperatife ödenmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL ara ödeme (ek ödeme) alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili kooperatife ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı kooperatif tarafından müvekkili aleyhine kesin maliyet bedelinin tahsil edilmesi amacıyla Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin *** Karar sayılı dosyası ile alacak talebinde bulunulduğunu, yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama neticesinde, müvekkilinin davacı kooperatife borcunun olduğuna karar verildiğini, verilen bu karar müvekkili tarafından istinaf edildiğini, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin ***Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verildiğini, müvekkili tarafından verilen bu karara karşı yasal süresi içerisinde temyiz yasa yoluna başvurulduğunu,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı ve 18.04.2022 tarihli ilamı ile "...kooperatif yukarıda belirlenen gerekçeyle geçersiz olan ana sözleşmenin 61 ve 62. maddesi uyarınca kesin maliyet hesabı çıkartıp bu bedeli davalıdan talep etmiş ise de henüz tüm inşaatlar bitmeden yapılacak kesin maliyet hesabı hiçbir zaman kesin maliyet sonucunu vermeyecek, her genel kurul sonrasında yapılacak hesaplamaya göre ortaklardan yeniden talepte bulunma zorunluluğu doğacaktır.
Bu gerekçeler doğrultusunda kanuna aykırı olarak düzenlenen ana sözleşme uyarınca belirlenen bedelin davalıdan talep edilebilmesini kabul etmek mümkün değildir. Ancak kooperatif, inşaatlarının bitmesini müteakip yapılacak kesin hesap sonucunda belirlenen bedeli bağımsız bölüm teslim alan ortaktan kooperatiften istifa edip etmediğine bakılmaksızın talepte bulunulabilecektir.
Bu durumda mahkemece eldeki davanın erken dava olduğu gerekçesiyle reddi ile masraf ve vekalet ücretinin bu doğrultuda sonuçlandırılması gerekirken..." gerekçesi ile bozma kararı verildiğini, bu bozma kararı üzerine, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin*** Karar sayılı dosyası ile davanın "erken dava" gerekçesi ile reddine karar verildiğini, verilen bu karar 15.02.2023 tarihinde kesinleştiğini, davacı kooperatif tarafından müvekkilden talep edilen ve yukarıda özeti verilen kesin maliyet dosyası ile aynı zamanda aidat bedelinin de talep edildiğini, zira kooperatifin kesin maliyet bedelleri,
iş bu dosyada talep edilen aidat kalemlerinden oluştuğunu, dolayısı ile iş bu davanın öncelikle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i hükmü gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline karşı açılan bu davada 2003 Nisan ayından itibaren dava tarihine kadar olan tüm aidat ve ek ödemelerin talep edildiği beyan edildiğini, açılan bu davaya karşı zaman aşımı itirazında bulunduklarını, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı ve 25.02.2019 tarihli ilamında; "...Kooperatif aidatları ay sonunda muaccel hale gelir.
Kooperatif ile üyesi arasında kural olarak zaman aşımı işlemez ise de bu kural ortağın bağımsız bölüm talebinin zamanaşımına uğramaması nedeniyle ödenmesi gereken aidata ilişkindir. Ancak dava konusu olayda üst birlik tarafından talep edilen aidatın bu kuralın dışında olduğu bu nedenle TBK'nın 147/4 maddesi uyarınca 5 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunun kabulü gerekir.
Bu itibarla takip tarihinden geriye doğru 5 yıl gidilerek muaccel ve zaman aşımına uğramamış aidatların hüküm altına alınması gerekirken, zaman aşımına uğramamış alacaklar için de zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir..." denilmiştir.
Davacı tarafından talep edilen aidat bedelleri zaman aşımına uğradığından davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin kooperatife üyeliği, eski üye ...’dan Kayseri 8. Noterliğinin 24.03.2014 tarihli ve ... yevmiye numaralı üye devir sözleşmesi ile 150.01.647 numaralı üyeliğin devralınması sonucu ile başladığını, üyeliği devreden ... tarafından, üyeliğe isabet eden ...
Ada 1 Parsel üzerinde bulunan B Bloktaki 9 numaralı dairenin kesin maliyet bedeli 140.976,58TL ödendiğini, bu ödeme üyeliği devreden şahıs tarafından yapıldıktan sonra ilgili taşınmaz 23.04.2014 tarihinde müvekkil tarafından devralındığını, bu tarihten itibaren de kendisine davacı kooperatif tarafından 2019 yılı Haziran ayına kadar hiçbir şekilde herhangi bir borç kaydı oluşturulmadığı gibi o tarihe kadar bir alacak talebinde de bulunulmadığını, yine müvekkilinin 21.04.2019 tarihli genel kurula kadar da hiçbir genel kurula da çağrılmadığını, Hazirun cetvellerinde dahi ismi bulunmadığını,
müvekkilinden üyeliği devraldığı tarih olan 23.04.2014 tarihten dava tarihine kadar uzunca bir süre inşaat finansmanı için aidat istenilmediğini, bilançolarda, hesap cetvellerinde, faaliyet raporlarında, genel kurullarda ve üye kayıt defterlerinde;
bu yönde bir borç kaydı yer almamış olması müvekkilinin peşin bedelli üye olarak davacı kooperatif tarafından zımnen kabul edildiğini gösterdiğini, müvekkilinin son yapılan 24.06.2023 tarihli genel kurul da dahil olmak üzere hiçbir genel kurula davet dahi etmeyen, müvekkilinir üyeliği devraldığı ve eski üyeye toplu ödemeyi yaptığı 23.04.2014 tarihten dava tarihine kadar kooperatif defter ve kayıtlarında herhangi bir borç kaydı oluşturulmayan, aidat ve genel gider talebinde bulunulmayan, bununla ilgili ihtarname keşide edilmeyen, müvekkilinden davacı tarafça aidat istenmesi TMK 2'de izah edilen iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu,
kabul anlamına gelmemekle birlikte; mahkemece müvekkilinin aidat ödemeli üye olduğu kabul edilecek ise, müvekkilin üyeliğini devraldığı ...’ın üyeliğin devredildiği 24.03.2014 tarihine kadar üyelik aidatlarını ödediği nazara alındığında müvekkilinin 24.03.2014 tarihinden önceki aidatlardan sorumlu olmayacağını, yine müvekkilinin üyeliği devraldığı ...'ın kesin maliyet bedeli olarak davacıya ödediği 140.976,58TL'nin dava tarihindeki güncel karşılığının da hesaplanarak mahsup edilmesi gerektiğini, yukarıda kısaca açıklanan nedenlerle;
müvekkili aleyhine açılan iş bu davanın gerek usulden gerekse esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olmakla;
Bilirkişi Prof. Dr. ***'dan alınan 13/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Davalının 23.12.2011 tarihli maliyet raporunda belirtilen tutarı ödediği ve bu maliyetten borcu
kalmadığı, bu tarihten sonraki tutarları davalının ödemesi gerektiği yönünde mahkemede kanaat
oluşması durumunda bahse konu 23.12.2011-30.04.2023 dönemi aidatlar toplamı 186.950 TL
olarak hesaplanmış olup, davalının bu aidatlara yönelik bir ödemesi dosyadaki hesap ekstresinde
gözükmemektedir.
Davalının maliyet raporunun hazırlandığı 23.12.2011 tarihinden önceki ve sonraki tüm
aidatların hesaplamaya dahil edilmesi durumunda (davacı talebi) davacının aidat alacağı (228.010 TL– 135.585 TL =) 92.425 TL olarak hesaplanmaktadır.
Davacı taraf davalıdan ara ödeme tutarları için şimdilik 100 TL talep etmiştir. Kooperatif genel
kurul kararlarına göre ödenmesi gereken ara ödeme toplamı dava tarihi itibariyle 121.000 TL (Ek
Tablo-4) olarak hesaplanmış olup davalının bu borç yönünden bir ödemesi gözükmemektedir.
Davacının ticari defterlerindeki kayıtların ayrıntısı niteliğindeki muavin defter kayıtları
incelendiğinde davalıya 429.220 TL borç tahakkuku yapıldığı görülmektedir. Davalı ödemesi ise
135.585 TL olarak kayıtlıdır. Bu durumda davacının raporumuz ekindeki muavin defterlerinde kayıtlı
davalıdan olan alacak tutarı (429.220 – 135.585 TL=) 293.635 TL hesaplanmıştır,
hususunda kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi *** alınan 13/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
15 Haziran 2022 tarihinde Resmî Gazetede yayınlanan 7410 sayılı Çevre Kanunu ile Bazı
Kanunlarda Değişiklik yapılmasına dair kanun ile Kooperatifler Kanunu’na eklenen geçici madde
11 Anayasa Mahkemesi tarafından *** K. sayılı 16/02/2023 karar tarihli karar
ile Anayasanın 10. ve 48. Maddelerine aykırı olması gerekçesi ile iptal edilmiştir. Bu nedenle
incelemelerimiz Yargıtay 6. Hukuk dairesinin son içtihatları çerçevesinde yapılmıştır.
Yargıtay son içtihatlarında inşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin
taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceğini, bağımsız bölümleri teslim
edilenlerin istifa edebilecekleri yönündeki ana sözleşme değişikliğinin yok hükmünde olduğunu ve
maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yönünde karar
vermektedir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2101 E. 2023/1889 K. sayılı ilamında; “Konut sahibi olmak
isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir.
Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma
hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından
geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği”
hususunun yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edildiğine işaret etmiştir.
Bu kararların temel dayanağının eşitlik ilkesi olduğunu söylemek mümkündür.
Kooperatiflerde ortakların hak ve borçlarının dayandırıldığı temel ilke eşitlik ilkesidir. Bu
ilke Kooperatifler Kanunu’nun 23. Maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre;
Hak ve vecibelerde eşitlik;
Madde 23 – Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler.
Bu eşitlik ilkesini hem mutlak hem nispi eşitlik olarak anlamak gerekmektedir. Mutlak eşitlik
dediğimizde anlaşılması gereken ortaklara aynı haklar ve aynı borçlar yüklenirken ortakların
katkısının, özverisinin veya ortakların içinde bulunduğu şartların bir etkisinin bulunmamasıdır.
Örneğin ortaklardan her birine, sermaye payları ne olursa olsun bir oy hakkı verilmesi durumunda
mutlak eşitlikten bahsederiz. Bunun yanı sıra iptal davası açma hakkı, sorumluluk davası açma hakkı
gibi haklar mutlak eşitlik esas alınarak tanınmış haklardır. Nispi eşitlik ise; farklı şartlar içinde
bulunan veya farklı özelliklere sahip olan ortaklara, belirli bir objektif ölçü kullanılarak, hak ve
menfaatin farklı ama göreceli olarak eşit şekilde sağlandığı ya da borcun farklı ama göreceli olarak
eşit şekilde yüklendiği hallerde söz konusu olur. Düşük aidat ödeyen ortağa düşük maliyetli, yüksek
aidat ödeyen ortağa yüksek maliyetli konutların tahsis edilmesi durumunda nispi eşitlikten
bahsedilecektir.
Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki
genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak
şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali
ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar)
Yukarıda da ifade edildiği üzere kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını tamamlar ve
amaçlarını gerçekleştirir. Bu nedenle bağımsız bölümün alınmış olması kooperatife aidat ödeme
borcunu sona erdirmez. Kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması durumunda kooperatifin
aidat toplamaya devam etmesi doğaldır. (Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar)
hususunda kanaatini bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Davalı vekilinin 02/03/2024 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunduğu, görülmüştür.
Mahkememizin 09/05/2024 tarihli celsesinde ;Davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazların ayrı ayrı tek tek değerlendirilerek genel giderler konusunda bir ayrıştırma yapılacağı hususunda ek rapor alınmasına karar verilmekle, bilirkişilerce yapılan ödemelerin endekslenip endekslenmediği noktasında değerlendirme yapılmasının istenilmesi üzerine dosyanın ek rapora gönderildiği görülmüştür.
Bilirkişi heyeti *** alınan 22/05/2024 tarihli ek raporda;
İtiraz-1: Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde müvekkilinin
150.01.647 numaralı üyeliği devraldığını, üyeliği devreden ortağın 140.976,58 TL
kesin maliyet bedeli ödettiğini, bilirkişi raporunda 150.01.647 numaralı üyelik için
ödenen bedelin 135.585,28 TL olarak dikkate alındığını, davalı ödemesinin 5.391,30
TL eksik hesaplandığını belirtmiştir.
Değerlendirme-1: Kök rapor ekinde sunulan davalının
hesap ekstresi ve davalıya üyelik devri yapan ...’ın hesap ekstresi
incelenmiş ve davalının hesap ekstresinde yapılan toplam ödeme 135.585,28 TL
olarak tespit edilmiştir. Davalının belirtmiş olduğu 140.976,58 TL, kooperatifin daha
önceki maliyet çalışmasında belirlenen maliyet bedelidir. Bu tutardan 7.384,30 TL
eskalasyon farkı düşülerek ödenmesi gereken tutar 133.592,28 TL olarak tespit
edilmiştir. Davalının toplam ödemesinin 133.592,28 TL’si daire bedeline, 1.993,00
TL’si ise mesken ve doğalgaz bedeli ile gecikme borçlarına mahsup edilmiştir. Kök
raporda yaptığımız hesaplamada ise davalının hesap ekstresindeki 135.585,28
TL toplam ödeme olarak dikkate alınmıştır. Davalı vekilinin iddia ettiği gibi
140.976,58 TL ödemesi kayıtlı değildir.
İtiraz-2: Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, genel kurullarda peşin bedelli üye alımına yönelik genel kurul kararı bulunmadığı davalının peşin bedelli üye olmadığına yönelik değerlendirmeye katılmanın mümkün olmadığını belirtmiştir.
Değerlendirme-2: Davalı ve üyeliği devreden üyenin ödemelerini gösteren hesap ekstreleri incelendiğinde yapılan ödemenin aylık düzenli aidat ödemesi olduğu görülmektedir. Kök raporumuzda zaten genel kurulda alınmış bir peşin bedelli sabit fiyatlı üye alım kararı olmadığı belirtilmiştir. Davalı vekilinin belirttiği müvekkilinin zımnen peşin bedelli üyelik iddiasının takdir ve değerlendirmesi mahkemece yapılmalıdır.
İtiraz-3: Davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, kooperatif genel
gider payına ilişkin zamanaşımı itirazına yönelik iddianın dikkate alınmadığını
belirtmiştir.
Değerlendirme-3 Davacı kooperatif genel kurulları incelendiğinde inşaat
finansmanı için ayrı diğer giderler1 için ayrı aidat toplama kararı alınmadığı
görülmektedir. Kooperatifçilik uygulamalarında üyelerden toplanan aidatlar inşaat
finansmanına ve diğer giderlere harcanır, kesin maliyet aşamasında ise tüm giderler
hesaplamaya dahil edilerek üyenin ödeyeceği toplam maliyet bedeli bulunur.
Üyelerden ödenmeyen aidat alacağı talep edilirken de genel kurul kararı
doğrultusunda ödenmeyen aidatlar talep edilir. İnşaat finansmanı için ayrı genel
giderler için ayrı talepte bulunulmaz. Zaten gider türleri için ayrıştırılmış genel kurul
kararı da bulunmamaktadır.
Ancak kesin maliyet çalışması yapıldıktan sonraki tasfiye döneminde alınan
aidat kararları tasfiyenin sonlandırılması sürecindeki genel giderleri karşılamaya
yöneliktir. Bu durumda kesin maliyet çerçevesinde inşaat finansmanı için ayrı, genel
giderler için ayrı talep söz konusu olabilir.
Davacı kooperatifin aidat kararları incelendiğinde üyelerden inşaat finansmanı
için ayrı, genel giderler için ayrı veya borçlanma maliyetleri için ayrı ya da pazarlama
ve tanıtım giderleri için ayrı karar alınmamış ve ayrı bir bedel tahsil edilmemiştir.
Yargıtay’ın 5 yıllık zamanaşımını esas aldığı genel giderlerin, takdiri mahkemeye ait
olmak üzere tasfiye döneminde ortaya çıkan yönetim giderlerinin karşılanması
amacıyla üyelerden periyodik olarak tahsil edilen aidatlara ve genel kurulda alınan
ayrı yönetim gideri kararı uygulama imkanı olduğu düşünülmektedir. Kök
raporda belirttikleri tutarlar genel kurulda herhangi bir ayırıma tabi
tutulmadan alınan aidat kararları doğrultusunda hesaplanan tutarlardır.
İtiraz-4: Davalı vekili müvekkilinin ödemiş olduğu tutarın dava tarihine kadar
endekslenmesi gerektiğini belirtmiştir.
Değerlendirme-4:Davalı vekilinin belirtmiş olduğu endeksleme uygulaması
kesin maliyet aşamasında teknik heyetçe yapılması gereken bir çalışmadır. Derdest
davanın konusu kesin maliyet olmadığı için ödenmesi gereken toplam aidat
tutarından ödenen tutarın mahsubu ile bakiye borç hesaplaması yapılmıştır, hususunda kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişi ek raporundan birer suret taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görülmüştür. Davacı vekilinin 22/04/2024 tarihli dava değerinin ıslahına ilişkin ıslah dilekçesi ve ıslah harcını mahkememize sunduğu, ıslah dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiği görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Davacı vekili, davalının kooperatifin üyesi olduğunu, Ocak 2003 ile Mayıs 2022 tarihleri arasında birikmiş aidat borcu bulunduğunu ileri sürerek alacağın faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar)
Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.
Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar)
Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği, genel kurul kararlarının iptal edilmediği anlaşılmaktadır.
Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir.
Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir.
(Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/871 Esas 2021/1256 Karar)Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar)
Alınan genel kurul kararları uyarınca davacının 213.425,00 TL alacağı bulunduğundan davanın ıslah istemi dikkate alınarak, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi kararı uyarınca alınan ek rapor dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, yıllık %18 faiz işletilmesi isteminin ise feragat olması ancak yasal faizin %18 oranından yüksek olması karşısında yıllık %18 faizi geçmemek kaydı ile yasal faiz uygulanmıştır. Mahkememiz kararına benzer mahiyette aynı nitelikte alacaklar için Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nin *** K. sayılı ilamları bulunmaktadır.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/484, K. 2024/834, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama