KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/950
- Karar No
- 2025/346
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
- Esas no
- ***
- Karar no
- ***
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ***
- Vekilleri
- Av.
Karar Metni
4.529 kelime·23 dk okuma·11 bölüm
Av. ... - *** Av. ... - Av. ... - Av. ... - Av. ... - Av. ... -
DAVALI : ***
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile ...Sanayi Tic. Ltd.
Şti. arasındaki alışveriş için mülkiyeti davacıya ait Erzurum İli, Merkez İlçe, *** Köyü, 16***pafta, *** parselde kayıtlı taşınmazın 2/3 hissesi üzerinden 1.000.000,00-TL bedelli birinci dereceden ipotek konulduğunu, davalı şirkete olan borçların ödendiğini, ayrıca müşteri senetleri verilerek borçların kapatılmaya çalışıldığını, ayrıca Erzurum sınırları içerisinde bulunan *** İlçesi, *** Beldesi'ndeki *** m2 taşınmazın 700.000,00-TL bedel karşılığı olmak üzere davalıya devredildiğini, davalı şirketle olan alışverişe ilişkin borcun tamamının ödendiğini, yapılan hesaplamalar sonucunda bir miktar borç çıkabileceğini,
ancak büyük miktarda icra takibi yapılmasını gerektirmediği, bu büyüklükte bir borç bulunmadığını, ipotek bedeli de ödenmiş olduğundan artık ipoteğin sürdürülmesive bu yolla icra takibi yapılmasıan imkan bulunmadığını, 21/07/2009 ve 01/01/2009 tarihlerini kapsayan *** Mobilya Şirketi'nin ödemelerini gösteren listenin mahkemeye sunulduğunu, davalı şirketin Kayseri 8. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas numaralı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığını, bu konuda yetkili icra dairesinin ipotekli gayrimenkulün bulunduğu yer icra dairesi olduğunu, bu bakımdan icra takibini reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek davalı şirkete borcun bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, davacının bir müddet davalının ürünlerini satmak için bölge bayiliğini yürüttüğünü, kendisine bağlı alt bayiler ile bu ürünlerin satışını yaptığını, davalı alacağının garantisi için davalı lehine ipotek tesis edildiğeini, davacının bölge bayiliği döneminde genelde alt bayilerin çeklerini davalıya verdiğini, davacının malın alımıyla ilgili itirazının olmadığını, itirazının ödeme konusunda olduğun, davacının ürün bedellerini zamanında ve eksiksiz ödemesi gerekirken bunu yapmadığını, davalının davacıdan şu an itibariyle 7.701.138,21-TL alacaklı olduğunu,
alacağın bir kısmını karşılamak amacıyla Kayseri 8. İcra Müdürlüğü'nün ...
E sayılı dosya ile ipoteğin paraya çevrilmesi konusunda takip yaptıklarını, davacı tarafça verilen çeklerin karşılıksız kaldığını, bunun üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna gidildiğini, ancak davacının kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacının dilekçesinde bahsettiği çeklerin hiçbirisinin ödenmediğini, borcun sona ermesi için ödemelerin yapılması gerektiğini, çekin verilmiş olmasının borcu sona erdirmeyeceğini, davacı tarafça verilen ipotek miktarının borcunu karşılamaya yetmediğini, davacının dilekçesinde bahsettiği ***, ***,
*** ve davacının bahsetmediği birkaç alt bayi çekinin ödeme gününde karşılığı olmadığından tahsil edilemediğini, karşılıksız çek keşide etmekten suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının ileri sürdüğü *** Halı Mobilya çeklerinin davalının kayıtlarında bulunmadığını, böyle bir çekin davalıya verilmediğini ve ödeme yapılmadığını, davacının bahsettiği ve davalıya devri yapıldığı iddia edilen taşınmazla ilgili olarak davalının bir alakası olmadığını, bu konuda açıklama yapma haklarını davacının açıklamasından sonraya bıraktıklarını, davacının ödeme iddiasını ancak belge ile ispatlayabileceğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerince sunulan belgeler, Yapı Kredi Bankası'nın, Erzurum Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün cevabı yazıları, Kayseri 8. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası, Kayseri 7. İcra Dairesi'nin ***sayılı dosyası, Kayseri 7. İcra Dairesi'nin *** sayılı dosyası, Kayseri 7. İcra Daires'nin *** sayılı dosyası, Kayseri 6. İcra Dairesi'nin*** sayılı dosyası celbedilmiştir.
GEREKÇE
Dava; davacının davalı şirkete borçlu olmadığının ve verilmiş olan ipotek bedelinin ödendiğinin tespiti talebine ilişkindir.
Palandöken Tapu Sicil Müdürlüğü'nden davaya konu taşınmazın tapu kaydı, ipotek kaydı celbedilip incelenmiştir. Buna göre taşınmazın Erzurum İli, *** İlçesi, *** Mahallesi, *** Parsel sayılı taşınmaz olduğu, davacının 2/3 oranında hisse maliki bulunduğu, taşınmazın davacı hissesi kaydında davalı şirket lehine verilmiş ipotek kaydının bulunduğu, davacının bu taşınmazdaki hisselerinin tamamını dava dışı İkra Limited Şirketi'nin davalı şirketten aldığı borca karşılık 1.000.000,00-TL miktarındaki borcunun teminatını teşkil etmek üzere davalı şirket lehine ipotek verdiği anlaşılmıştır.
Kayseri 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiştir. Kayseri 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davalı alacaklının davacı borçlu ... ve ... aleyhine 1.203.898,18-TL ipotek asıl alacağı, 42.136,44-TL ipotek faiz alacağı olmak üzere toplam 1.246.034,62-TL toplam tutardaki alacağın icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek ödeme emri düzenlendiği görülmüştür.
Kayseri 7. İcra Müdürlüğü'nün *** Esas sayılı takip dosyası celp edilmiştir. Kayseri 7. İcra Müdürlüğü'nün *** Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davalı alacaklının borçlu *** ve ... aleyhine 103.608,00-TL çek alacağı, 310,80- TL komisyon alacağı, 5.180,40-TL karşılıksız çek tazminatı alacağı, 8.576,43-TL vadeden takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 117.675,63-TL tutarındaki alacağın icra gideri , vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek ticari faizi ile tahsili talebi ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılacak takipte ödeme emri düzenlendiği görülmüştür.
Kayseri 7. İcra Müdürlüğü'nün *** Esas sayılı takip dosyası celp edilmiştir. Kayseri 7. İcra Müdürlüğü'nün *** Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davalı alacaklının borçlu ***, *** ve *** adına 25.000,00-TL çek alacağı, 75,00-TL komisyon alacağı, 1.250,00-TL karşılıksız çek tazminatın alacağı, 2.347,22-TL vadeden takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.672,22-TL tutarındaki alacağın icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek ticari faizi ile tahsili talebi olmak üzere kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılacak takipte ödeme emri düzenlendiği görülmüştür.
Kayseri 7. İcra Müdürlüğü'nün *** Esas sayılı takip dosyası celp edilmiştir.Kayseri 7. İcra Müdürlüğü'nün *** Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davalı alacaklının borçlu ... ve ... adına 104.572,00-TL çek alacağı, 313,70-TL komisyon alacağı, 5.228,60-TL karşılıksız çek tazminatı alacağı, 10.788,60-TL vadeden takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 120.902,90-TL tutarındaki alacağın icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek ticari faizi ile tahsili talebi ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılacak takipte ödeme emri düzenlendiği görülmüştür.
Kayseri 6. İcra Müdürlüğü'nün *** Esas sayılı dosyası celp edilmiştir. Kayseri 6. İcra Müdürlüğü'nün *** Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davalı alacaklının borçlular ... ve ... adına 46.000,00-TL çek alacağı, 138,00-TL komisyon alacağı, 2.300,00-TL karşılıksız çek tazminatı alacağı, 5.148,00-TL vadeden takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 53.586,00-TL tutarındaki alacağın icra gideri, vekalet ücreti, ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek ticari faizi ile tahsili talepli kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılacak takipte ödeme emri düzenlendiği görülmüştür.
Davacı taraf işbu davasında teminat ipoteği verilen borcun ödendiğini bu nedenle davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini iddia ve talep ettiğinden işbu ödeme iddiasının ispat yükü davacıdadır. Davacı tarafın bu konuda dayandığı tüm delil ve ödeme iddialarına ilişkin çekler ve belgelerle ilgili banka şubelerine ödeme ve ibraz durumlarını soracak şekilde yazılar yazılmış ve gelen cevaplar dosyasına konulmuştur.
Davacı taraf bu ödeme iddiasında bulunurken Erzurum Aziziye Tapu Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı bulunan *** Parsel sayılı taşınmazın da borca mahsuben devredildiğini bildirmiştir. Bu taşınmazla ilgili olarak tapu sicil müdürlüğüne yazı yazılmış, satış ve devirlerine ilişkin resmi akit tabloları da istenmiştir.
Gelen cevap incelendiğinde bu taşınmazın 1/2 hissesi *** 1/2 hissesi de*** adına kayıtlı iken hisse malikleri bu hisselerinin tamamını 500 TL bedelle ***'a sattığı tapuda satış ve devir işleminin yapıldığı, 29/12/2008 tarihli bu satışla taşınmazın tamamının *** adına kayıt ve tescil edildiği görülmüştür. Davalı taraf davacının bu taşınmazla ilgili iddialarını kabul etmemiştir.
Tüm delil ve belgeler toplandıktan sonra dosya bilirkişilere tevdi edilerek rapor alınmıştır. Bilirkişiler Prof. Dr. ***, Yrd. Doç. Dr. *** tarafından düzenlenen 22/04/2013 tarihli raporda özetle; "... dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle davalı şirket kayıtları üzerinde yaptığımız incelemelerden elde ettiğimiz bulgulara göre davacının davalıya 1.257.663,78-TL cari hesap borcu olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı taraf davalı şirket ortağına mevcut borçları için 700.000,00-TL değerinde gayrimenkul devri yaptığını ileri sürmektedir. Tapu kayıtlarından davalı şirket ortağı***a adı geçen gayrimenkulün devrinin yapıldığı görülmektedir. Bu gayrimenkul devri ve tutarı davacı ödemesi olarak kabul edildiğinde yukarıdaki borç tutarından düşülmelidir. Davacı taraf davalıya bir kısım çekler verdiğini ileri sürmektedir.
Davalı kayıtlarında yer alan çekler ve bunların tahsil edilenler ile protesto olanlar raporumuz ekinde yer alan tablo 9'da bulunmaktadır. Davacı taraf protestolu olarak belirtilen çeklerden ödenenler varsa bunu ispatlamalıdır. Ayrıca tabloda olmayan ancak davalıya verilidği ileri sürülen çekler varsa bunları da davacı ispatlamalıdır. Takdiri mahkemenize ait olmak üzere arz ederiz. .." şeklinde tespitler yapılmıştır.
Bu rapora karşı davacı taraf itirazlarda bulunmuş, itiraz sebeplerini itiraz dilekçesinde ayrıntılı olarak ileri sürmüştür. Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden davalı şirketin ortaklarının kimler olduğu sorulmuş, verilen cevaba göre söz konusu tapu kaydını satış yoluyla devralmış olan ***'ın davalı şirketin ortaklarından olduğu görülmüştür.
Ancak davalı şirket vekili bu taşınmazı tapudan satış yoluyla devralan ***'ın müvekkili şirketin ortağı ise de bu taşınmaz satışının ve devrinin müvekkili şirketle ilgili ve adına olmadığını, ancak satış ve devrin taraflarını ilgilendiren ve birbirlerine karşı ileri sürebilecekleri hususlar olduğunu savunmuştur. Davacı taraf bu taşınmaz satışının ve devrinin dava konusu borca mahsuben yapıldığına ilişkin yazılı bir delil ve belge de sunamamıştır.
Davacı tarafın rapora karşı itirazlarında ileri sürdüğü hususlarla ilgili banka şubelerine tekrar yazılar yazılmış söz konusu çekler yönünden de ibraz ve ödeme durumları sorulmuştur. Tüm bu yazışmalar tamamlandıktan sonra dosya tekrar bilirkişi heyetine tevdi edilerek gerek rapora karşı yapılan itirazlar gerekse rapordan sonra yazılan yazılara verilen cevaplarla birlikte yeniden incelenip değerlendirilmek suretiyle ek rapor sunmaları istenilmiştir.
Bilirkişiler Prof. Dr. ***, Yrd. Doç. Dr. *** tarafından düzenlenen 13/11/2014 tarihli ek raporda özetle; "... Davalı tarafça 10/02/2014 tarihli dilekçede ödeme idddiasında bulunulan çek ve senetlerden yukarıdaki (1) numaralı başlıkta belirtilen 9.500,00-TL tutarlı çekin tahsil edildiği kök raporumuzda dikkate alınmıştı. Diğer çek ve senetler (toplam tutarı 117.875,00-TL'dir) davacı tarafça ödeme iddiasıyla asılları mahkeme kalemine sunulmuştur.
Söz konusu çek ve senetler tarafımızca mahkeme kaleminde incelenmiş ve davalının cirosu olmakla beraber bu ciroların iptal edilmiş oldukları görülmüştür. Cirosu iptal edilen çek ve senetlerni davalı tarafça tahsil edilmediği anlaşılacağından kök raporumuzda belirtmiş olduğumuz görüş ve kaanatlerimizde bir değişiklik söz konusu olmamıştır.
Davalı tarafça 31/10/2013 tarihli dilekçede belirtilen ödeme iddialarından kök raporumuzda belirtilenlerin dışında bir ödeme ispati söz konusu olmamıştır. Ayrıca kök raporumuzda belirtmiş olduğumuz davacının davalı şirket ortağına 700.000 TL değerindeki gayrimenkul devrinin davacı borcuna mahsuben yapılıp yapılmadığı mahkemenin takdirindedir. ..." şeklinde değerlendirme yapılmıştır.
Gerek bu asıl ve ek rapora yapılan itirazlar ve dava ile talebin niteliği ile dosya kapsamına göre ve mahkememizin 23/01/2015 tarihli celsesinin ara kararında belirtilen gerekçelerle yeniden başka bir bilirkişi kurulundan talimat yoluyla rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu amaçla dosya İstanbul Ticaret Mahkemesi'ne talimat yoluyla gönderilmiştir. Talimat mahkemesince oluşturulan bilirkişi heyeti tarafından rapor sunulmuştur.
Prof. Dr. ***, Doç. Dr. *** ve *** tarafından düzenlenen 01/09/2015 tarihli raporda özetle; "... Davacının *** yevmiye nolu resmi senet mucibi 1.000.000,00-TL limitli akdi faizli, FBK süreli (1.) derecede ipotek tesisi ile borcunu teminat altına aldığı asıl borçlu *** Mobilya Ltd. Şti.'nin ipotek lehtarı *** A.Ş.'ne dava tarihi (21/10/2011) itibariyle 1.701.138,21-TL borçlu bulunduğu, davacının asıl borçlu *** Mobilya Ltd. Şti.'nin *** A.Ş.'ne vaki 1.701.138,21-TL tutarındaki borcunun 1.000.000,00-TL'lik kısmından sorumlu bulunduğu ..." şeklinde tespit yapılmıştır.
Bu rapora da davacı tarafça itirazlarda bulunulduğundan itirazları yönünden tekrar bir inceleme ve değerlendirme yapılması, bu konuda ek rapor sunulması için dava dosyası yeniden işbu bilirkişi kuruluna tevdi edilmek üzere İstanbul Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmıştır. Prof. Dr. ***, Doç. Dr. *** ve *** tarafından düzenlenen 29/09/2016 tarihli ek raporda özetle; "... Davacı vekilinin 02/11/2015 havale tarihli dilekçesi ile yapmış olduğu itirazlarının 01/09/2015 tarihli kök raporda belirli bilirkişi görüşünün değiştirici nitelikte olmadığı ..." şeklinde açıklama yapılmıştır. Bilirkişi heyetinden alınan raporlar ve ek raporlar birbirini doğrulamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Evvelce yapılan yargılama sonunda mahkememizin 20/03/2017 tarihli, ***Esas ve *** Karar sayılı gerekçeli kararı ile davacının borca mahsuben davalıya decredildiğini iddia ettiği Erzurum İli, *** Beldesi'ndeki taşınmazın tapu kayıtlarından söz konusu taşınmazın davalı ortağı bulunan ***'a satıldığının anlaşıldığı bu hali ile borca mahsuben devrin kanıtlanamadığı, dava dışı müşteri çeklerinin davalıya ciro edildiği iddiasının da kesin ve yeterli kanıtlarla ispat edilemediği, davacının resmi senet gereği tapuda kaydedilen 1.000.000,00-TL limitli akdi faizli, 1. derecede ipotek tesisi ile borcu teminat altına aldığı,
asıl borçlu dava dışı ***Mobilya Limited Şirketi'nin ipoteğin lehtarı olan alacaklı davalı şirkete dava tarihi itibariyle halen 1.701.138,21-TL borçlu bulunduğu, ilk bilirkişi raporundaki toplam borç miktarı olarak hesaplanan 1.257.663,78-TL miktarında borçlu olduğu kabul edilse bile bu miktarın da verilen ipotek miktarından fazla olduğu dolayısıyla işbu 1.000.000,00-TL'lik ipotek miktarı yönünden davacının davalıya karşı borçlu ve sorumlu olduğu anlaşıldığından ipotek bedelinin ödendiğine ve bundan dolayı da davacının davalı şirkete borçlu olmadığına dair tespit talep ve davasının sübut bulmaması nedeniyle reddine ve koşullarının oluşmaması
nedeniyle davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin 20/03/2017 tarihli, *** Esas ve *** Karar sayılı gerekçeli kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi tarafından icra edilen istinaf incelemesi sonunda 19/10/2021 tarihli, ***Esas ve *** Karar sayılı karar ilamı ile mahkememizin yukarıda belirtilen kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 19/10/2021 tarihli, *** Esas ve ***Karar sayılı karar ilamına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce icra edilen temyiz incelemesi sonunda 25/04/2023 tarihli, 2021/8880 Esas ve 2023/2441 Karar sayılı ilamı ile "1.Dava 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi uyarınca açılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipten dolayı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olup menfi tespit davalarında alacak borç durumunun dava tarihi itibari ile tespiti gerekir.
Mahkemece alınan iki ayrı bilirkişi heyeti raporları ve ek raporları çelişkili olup taraflar arasındaki alacak-borç durumunu kesin tespite imkan tanımamaktadır. Mahkeme gerekçesinde borcun her iki bilirkişi raporuna göre de her halükarda ipotek limiti olan 1 milyon TL'den fazla olduğu bu nedenle de davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiş ise de bu değerlendirme hatalıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığı kısmen çözümleyecek şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Mahkemece kesin alacak borç durumunun tespit edilerek buna göre hüküm kurulması gerekir.
2.Bununla birlikte, bilirkişiler tarafından davacı tarafça ödeme iddiası ile asılları mahkeme kasasına sunulan çek asılları ile ilgili olarak, çeklerde davacı cirosu olmakla beraber bu ciroların iptal edilmesi nedeniyle bu çeklerin bedellerinin davalıya ödendiğinin kabul edilemeyeceği gerekçesi ile çek bedellerinin borçtan düşümü kabul edilmeyerek nihai hesaplama yapılmıştır. Ancak, davalının kendisine teslim edilen çeklerin arkasındaki kendi cirosunu silmesi ve çek asıllarını dava dışı asıl borçluya iade etmesi çek bedellerinin ödendiğine karine teşkil eder. Çek asıllarının bedelsiz olarak iade edildiğini iddia eden davalının bu iddiasını yazılı delil ile ispatlaması gerekir.
3.Yine dava dışı *** Mobilya-*** şahıs firması tarafından davalı şirkete verildiği belirtilen 250.000,00-TL bedelli çeklerin de dava dışı asıl borçlu şirket tarafından, davalıya olan kendi borcunun ödenmesi kapsamında 3. kişilerden olan alacağının devri mahiyetinde bulunduğu iddia edilmiş olup davalı ise söz konusu çeklerin dava dışı ***Mobilya-*** isimli şahıs firması ile kendi aralarındaki ticari ilişki nedeniyle verildiğini savunmuştur.
Dava dışı borçlu şirket ile dava dışı ***Mobilya-*** isimli şahıs şirketi arasındaki protokolde bu çeklerin asıl borçlunun borcuna karşılık olarak davalıya verildiği belirtilmiş olup bu durumda davalı alacaklı bu çeklerin dava dışı*** Mobilya-*** şahıs firması ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle borcuna karşılık olarak verildiğini usulüne uygun şekilde yazılı delillerle ispatlaması gerekir." nedenleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve mahkememiz 20/03/2017 tarihli, *** Esas ve *** Karar sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İade edilen dava dosyasının mahkememizin *** Esas sırasına kaydı yapılmıştır.
Yapılan duruşmada Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 25/04/2023 tarihli, 2021/8880 Esas ve 2023/2441 Karar sayılı ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak; Kapatılan Kayseri 6. İcra Müdürlüğü'nün *** Esas, Kapatılan Kayseri 7. İcra Müdürlüğü'nün *** Esas, Kapatılan Kayseri 7. İcra Müdürlüğü'nün *** Esas, Kapatılan Kayseri 7. İcra Müdürlüğü'nün *** Esas ve Kapatılan Kayseri 8. İcra Müdürlüğü'nün *** Esas sayılı icra takip dosyalarının fiziki olarak, bunun mümkün olmaması halinde her bir takip dosyasının tüm uyap kayıt örneklerinin gönderilmesi istenmiş dosya örnekleri dosyamız arasına alınmıştır. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
Her ne kadar daha önce davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmışsa da, aradan geçen zaman zarfında daha önce bilinen ticari defterlerin bulunduğu adresin değişikliği olma ihtimaline nazaran davalı vekiline davalı şirketin uyuşmazlık konusu dönemlere ilişkin tüm ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere mahkememize sunması veya bu mümkün değilse nedenleri ile birlikte bilirkişi incelemesine hazır edileceği en son tarih itibari ile mevcut açık adresinin, bu adreste tüm ticari defter ve kayıtları bilirkişiye sunacak kişinin adı, soyadı ve telefon numarasını bildirmesi istenilmiştir. Davalı vekilince 27/11/2023 tarihli dilekçe ile istenen bilgileri mahkemeye sunmuştur.
Uyulan Yargıtay bozma ilamı çerçevesinde mahkememizce daha önce alınan iki ayrı bilirkişi kurulunun rapor ve ek raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacı ile yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının daha önce rapor verenlerin dışında re'sen seçilecek bir mali müşavir-muhasebeci bilirkişi ve bir nitelikli hesap bilirkişisinden oluşturulacak bilirkişi kuruluna tevdine, bilirkişilere HMK'nun 268. maddesi gereği davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapması,
raporuna esas alacak olup da dosya içinde bulunmayan kayıt ve belgeler olursa birer suretinin raporuna eklemesi için yetki verilmesine, Bilirkişilere davacı tarafından mahkememiz kasasına sunulan çek asıllarını mahkememiz kaleminde inceleme yetkisi verilmesine, HMK'nun 273. maddesi gereğince davalı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının, açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığı,
iddia, savunma, davalının ticari defterleri, bankalardan gelen yazı cevapları, davacı tarafından mahkememiz kasasına sunulan çek asılları, önceki bilirkişi kurullarının rapor ve ek raporları, sunulan uzman görüşü, toplanan tüm deliller ve Yargıtay bozma ilamı incelenmek sureti ile davalının dava dışı İ*** Tic. Ltd.
Şti.'nden dava tarihi olan 21/10/2011 tarihi itibari ile alacağı olup olmadığı, varsa alacak miktarının kaç TL olduğunun, yargıtay bozma ilamının "değerlendirme" bölümündeki hususların dikkate alınmak sureti ile tespiti, önceki iki ayrı bilirkişi kurulunun rapor ve ek raporlarındaki çelişkilerin giderilerek hangi rapordaki tespitin hangi sebeple doğru ya da yanlış olduğunun, bunun benimsenip benimsenmeyeceğinin tartışılması,
dava tarihinden sonra yapılan tahsilatlar varsa tahsilatların kaçar TL olduğunun tespiti konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişilere yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Görevlendirilen Mali Müşavir bilirkişi***ile Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişi ***ı'ndan oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 26/02/2024 tarihli raporda özetle.
"Defter tasdik incelemeleri bölümden detayı gösterildiği üzere davalının 2009, 210 ve 2011 yıllarına ait defterlerinin kapanış tasdiklerinin olmadığı ve kebir ve envanter defter ibrazı olmadığı, 2012, 2013 ve 2014 yılı kebir ve envanter defterlerinin ibrazı olmadığından defterlerin HMK'nun 222/2. maddesine uygun olmadığı, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde olduğu defterlerin içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin bu haliyle HMK'nun 222/2. maddesine uygun olduğu tespit edilmiştir.
Davalı kayıtlarında tespit edilen *** Mobilya'nın 1.679.138,21-TL borcundan; mahkeme kasasındaki çeklerden 117.875,00-TL'si, davalıyı dava dışı *** tarafından verilen toplam tutarı 250.000,00-TL'lik çek ve davalı şirket ortağına verilen arsa bedeli 700.000,00-TL'nin mahsubunun yapılarak; davalının dava tarihi itibari ile 611.263,21-TL alacaklı olacağı hesap ve tespit edilmiştir." şeklinde tespitler yapılmıştır.
Tarafların 26/02/2024 tarihli rapora karşı beyan ve itirazları ile talepleri dikkate alınarak dava dosyasının rapor veren bilirkişilere tevdine, 26/02/2024 tarihli rapora karşı tarafların vaki itirazlarının mahkememizce daha evvel verilen gerekçeli kararın ve Yargıtay bozma ilamının tetkiki ile tüm deliller incelenmek sureti ile itirazları karşılar şekilde ek rapor düzenlemeleri için bilirkişilere görev verilmesine karar verilmiştir.
Görevlendirilen Mali Müşavir bilirkişi*** ile Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkiş***'ndan oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 28/06/2024 tarihli raporda özetle; "... Davalı kayıtlarında davacı aleyhine 01/10/2017 tarihinde "*** San. V. Ted. Fno: ***" açıklama ile yapılan 88.149,88-TL borçlandırmanın; yazılı olarak ispatlanmış bir borçlandırma olmadığı tespit edilmiştir.
Kök raporda hesap edilen davalı alacağından Yargıtay ilamı doğrultusunda davalıya ödeme olarak verilen ancak cari hesapta davacıya iade olarak görünen ancak davacı tarafından veya keşideci tarafından bankaya ibraz edilen çekler bu alacaktan düşüldüğünde dava tarihi 21/10/2011 itibari ile davalının 248.521,21-TL alacaklı olduğu hesap ve tespit edilmiştir.
İcra dosyalarının hesaplamaya dahil edilebilmesi için; söz konusu icra dosyalarına ait icra ödeme emirlerinin ve kapak hesaplarının celp edilmesi ile değerlendirme yapılabilcektir." şeklinde tespitler yapılmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak; Kayseri Kapatılan 6. İcra Müdürlüğü'nün*** Esas, Kayseri Kapatılan 7. İcra Müdürlüğü'nün *** Esas, Kayseri Kapatılan 7. İcra Müdürlüğü'nün *** Esas, Kayseri Kapatılan 7. İcra Müdürlüğü'nün *** Esas ve Kayseri Kapatılan 8. İcra Müdürlüğü'nün *** Esas sayılı takip dosyalarının daha önce celpe deilen uyap kayıtlarında ödeme emrinin tespit edilemediğinden her bir dosyaya ait ödeme emirlerinin ve dava tarihi olan 21/11/2011 tarihi itibarı ile her bir takip dosyasının kapak hesabının çıkarılarak ivedi olarak mahkememize gönderilmesi istenmiştir.
İcra dairesinden istenilen belge ve bilgi örnekleri geldikten sonra dava dosyasının rapor veren bilirkişilere tevdine mahkememizin daha önceki görevlendirmesi, 28/06/2024 tarihli raporda belirtilen eksikler, tarafların rapora karşı beyan ve itirazları, uyulan Yargıtay bozma ilamı çerçevcesinde gerekli hesapların yapılması konusunda ek rapor hazırlaması için bilirkişilere görev verilmesine karar verilmiştir.
Görevlendirilen Mali Müşavir bilirkişi ***ile Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişi ***'ndan oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 20/01/2025 tarihli raporda özetle; "... 28/06/2024 tarihli ek raporda yapılan hesaplama ile tespit edilen davalı alacağı 248.521,21-TL (+)
Davacı itirazları değerlendirmesinin 1.maddesi gereği mahsup edilecek tutar 775.948,00-TL (-)
Davacı itirazları değerlendirmesinin 6. maddesi gereği mahsup edilecek tutar 120.000,00-TL (-)
Davacı itirazları değerlendirmesinin 7. maddesi gereği mahsup edilecek tutar 50.000,00-TL (-)
Davacı itirazları değerlendirmesinin 8. maddesi gereği mahsup edilecek tutar 90,00-TL (-)
Davacı itirazları değerlendirmesinin 9. maddesi gereği mahsup edilecek tutar 345.984,00-TL (-)
Davalı Alacağı -1.043.500,79-TL (=)
Bunun yanısıra davalı kayıtlarında dava tarihinden sonra kaydedilen 22.000,00-TL ve 88.149,88-TL'nin de dayanaksız olduğu dolayısı ile dava tarihinden sonra davacının davalıya borçlu olacağı bir işlemin kalmadığı, bununla beraber dava tarihinden sonra davalı kayıtlarında davacı hesabının alacağına kaydedilen 433.674,43-TL çek girişi, 9.800,00-TL nakit tahsilat, 300.000,00-TL havale, 350.000,00-TL havale lerinde davacı alacağı olacağından; tüm bu tespitler ile davacının davalıdan 02.08.2016 itibari ile 1.790.991,22-TL (697.516,79 + 433.674,43 + 9.800,00 + 300.000,00 + 350.000,00) alacaklı olacağı hesap ve tespit edilmiştir." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Eldeki davada taraflar arasındaki uyuşmazlık; satım sözleşmesinin teminatı olarak verilen ipotek nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin ve kavramların açıklanmasında yarar vardır.
Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı (Kuru-El Kitabı), İstanbul 2013, s. 346).
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır.
Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir. Bunun için, takip devam ederken alacaklıya karşı menfi tespit davası açabileceği gibi, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise ödemiş olduğu paranın kendisine verilmesi için alacaklıya karşı istirdat davası açabilir (Kuru, Baki: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233).
Başka bir şekilde ifade etmek gerekirse, menfi tespit davası icra takibinden önce sonuçlanmaz ve ihtiyati tedbir kararı verilmemiş olması (veya ihtiyati tedbir kararının kaldırılması) nedeniyle, (menfi tespit davası görülmekte iken) borç alacaklıya (davalıya) ödenmiş olursa, menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir (m.72/6); yani menfi tespit davası (kendiliğinden) istirdat davasına dönüşür; bu hâlde mahkeme menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam eder (Kuru, Baki: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Ankara, 2017, s. 146). Bu durumda İİK’nun 72/6. maddesi gereğince bedele dönüşen istemin temeli menfi tespit davasıdır.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise, hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6).
Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nun 6. maddesi gereğince davacı tarafa aittir. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer.
Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372).
Aynı ilkeler, HGK’nun 17/12/2003 gün ve 2003/19-781 Esas, 2003/768 Karar sayılı ilamında da benimsenmiştir. Somut uyuşmazlıkta uyulan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda davacı tarafça ödeme iddiası ile asılları mahkeme kasasına sunulan çek asılları ile ilgili olarak, davalının kendisine teslim edilen çeklerin arkasındaki kendi cirosunu silmesi ve çek asıllarını dava dışı asıl borçluya iade etmesi çek bedellerinin ödendiğine karine teşkil ettiği, çek asıllarının bedelsiz olarak iade edildiğini iddia eden davalının bu iddiasını yazılı delil ile ispatlayadığı değerlendirilmiştir.
Yine dava dışı *** Mobilya-*** şahıs firması tarafından davalı şirkete verildiği belirtilen 250.000,00-TL bedelli çeklerin de dava dışı asıl borçlu şirket tarafından, davalıya olan kendi borcunun ödenmesi kapsamında 3. kişilerden olan alacağının devri mahiyetinde bulunduğu iddia edilmiş olup davalı ise söz konusu çeklerin dava dışı ***Mobilya-*** isimli şahıs firması ile kendi aralarındaki ticari ilişki nedeniyle verildiğini savunmuştur.
Dava dışı borçlu şirket ile dava dışı *** Mobilya-*** isimli şahıs şirketi arasındaki protokolde bu çeklerin asıl borçlunun borcuna karşılık olarak davalıya verildiği belirtiltiği dikkate alındığında, davalı alacaklının bu çeklerin dava dışı *** Mobilya-*** şahıs firması ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle borcuna karşılık olarak verildiğini usulüne uygun şekilde yazılı delillerle ispatlayadığı değerlendirilmiştir.
Yargılama sonunda uyulan Yargıtay bozma ilamı, celp edilen icra takip dosyaları, tarafların ticari defter ve kayıtları, Mali Müşavir bilirkişi***ile Nitelikli Hesap Uzmanı bilirkişi ***'ndan oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen rapor ve ek rapor içeriği, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalıya borçlu olmadığı görüş ve kanaatine varılmış ve bu nedenle davanın kabulüne karar vermek gerektiği değerlendirilmiştir. Davacı taraf, dava dilekçesinde kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuştur.
İcra ve İflâs Kanunu'nun 72/5. maddesinde borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması durumunda istem üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere borçlunun dava nedeniyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verileceği öngörülmüştür. Ancak, menfi tespit davasını kazanan borçlu lehine tazminata karar verilebilmesinin bazı şartları vardır.
Öncelikle, alacaklının yapmış olduğu icra takibi ile borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlamış olması gerektiğinden, borçlu aleyhine yapılmış bir icra takibinin bulunması gerekmektedir. Bu bakımından borçlu aleyhine yapılmış bir icra takibi yoksa tazminatta söz konusu olmayacaktır. Ayrıca, borçlunun menfi tespit davası sırasında bu konuda istemde bulunması yanında borçluyu dava açmaya zorlayan icra takibinde alacaklının haksız ve kötüniyetli olması gerekmektedir.
Önemle belirtmek gerekir ki burada alacaklının icra takibinde sadece haksız olması yeterli olmayıp, yasa maddesindeki açık düzenleme uyarınca aynı zamanda takibin kötüniyetle yapılmış olması da zorunludur.
Takibin haksızlığı, alacaklının hiç ya da talep ettiği miktarda bir alacağı bulunmadığı hâlde icra takibine girişmesi hâlinde söz konusu olur. Madde metninde yer alan kötüniyet ise alacaklının haksız olduğunu bildiği hâlde sırf borçluyu zarara uğratmak amacıyla takibe girişmesi hâlinde gerçekleşir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; eldeki dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olup, davalının takipte kötüniyetli olduğu ispat edilmediğinden davacının kötüniyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan ... · E-imzalıdır · Üye ... · E-imzalıdır · Üye ... · E-imzalıdır · Katip ... · E-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/950, K. 2025/346, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama