KÜNYE
T.C. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Kayseri
- Esas No
- 2025/797
- Karar No
- 2026/353
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2026
- Esas no
- ...
- Karar no
- ...
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ....
- Vekili
- Av. ....
- Davalı
- ....
- Vekili
- Av. ...
- Dava
- İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- ...
- Karar tarihi
- ...
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- ...
Karar Metni
1.535 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dişlerindeki sorunlar sebebiyle tedavi olmak amacı ile dava dışı Dr. ... ile implant tedavisi için anlaştığını, 28/12/2022 tarihinde dava dışı Dr ... yanlış bir redavi yöntemi ile 1 günde müvekkilin agız içine 6 adet implant vidasını monte ettiğini, bu işlemden sonra müvekkilinin yüzünde şişme ve morarma ile şiddetli ağrılar meydana geldiğini, Dr ...'ün bunun normal bir komplikasyon olduğunu söylediğini, yapılan bu anlaşmada Dr ...'ün müvekkilinden 24.000 TL para istediğini, müvekkilinin emekli olduğunu ve parasının olmadığını söylediğini, bunun üzerine doktorun,
ayda 4.000 TL olmak üzere 6 taksitte emekli maaşından öde bunun karşılığında da bana 1 adet teminat senedi ver dediğini, müvekkilinin karşının doktor olması sebebiyle güvenerek yanında ... isimli arkadaşı da bulunduğu halde boş senet imzalayıp verdiğini, müvekkilinin bu ağrılara dayanamaması üzerine Nimet Bayraktar Ağız ve Diş Sağlığı hastanesine başvurduğunu, 06/01/2023 tarihinde dişlerine film çekildiğini, vidaların yanlış monte edildiğini, bu sebeple ağrı ve tehlike olduğunun kendisine iletildiğini, müvekkilinin süreçte kısa zamanlarda 3 4 kez gittiğinde en son doktorun yaptığı işlemin yanlış olduğunu kabul ettiğini,
bu aşamalarda müvekkilinin yanında ... ve ...'un da bulunduğunu, daha sonra dava dışı Dr ...'ün kemik tozu kullanarak tekrar yapmayı teklif ettiğini, müvekkilinin yanında ... olduğu halde durumu kabul etmeyerek dava dışı doktora bir dilekçe verdiğini, doktorun dilekçeye daha sonra cevap vereceğini beyan ettiğini ve dilekçe altına kaşe vurarak imza ettiğini, müvekkilinin sonraki zamanda dilekçe sonucunu sormak için gittiğinde müvekkilden 24.000 TL para istenildiğini, müvekkilinin tedavinin yanlış yapıldığını, ödemek istemediğini ve senedinin iade edilmesini talep ettiğini,
doktorun kabul etmediğini ve icra ile alacağını söyleyerek müvekkili kovduğunu, müvekkilinin bunun üzerine Kayseri İl Sağlık Müdürlüğüne ve Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü'nün dava dilekçesinin ekinde yer alan raporu düzenleyerek müvekkilinin haklı olduğunu da resmi olarak kabul ettiğini, müvekkilinin bu rapordan sonra dava dışı doktordan senedinin iadesini istediğini, doktorun müvekkilini oyaladığını ve senedi iade etmediğini, paranın ödenmesi durumunda senedi vereceğini söylediğini ve paranın ödenmesi için de ... isimli birisinin ibanını müvekkiline verdiğini,
müvekkilinin bunun kim olduğunu sorduğunda ortağı olduğunu beyan ettiğini, müvekkilinin daha sonra bu yanlış olan implantları söktürdüğünü ve başka bir tedaviye başladığını, bu aşamalarda dava dışı Dr ... senedi ... adına keşide ettirerek Kayseri Genel İcra Müdürlüğü 'nün ...
Es sayılı dosyası ile icra takibine konu ettiğiniğ ve müvekkiline haciz işlemlerine başladığını, müvekkilinin ING bank, Şeker Bank, Halkbank, İş Bankası ve Garanti bankası hesaplarına haciz konulduğunu, Erzincan da bulunan 4 taşınmazına Tunceli de bulunan 2 taşınmazına haciz konulduğunu, müvekkilinin cebri icra baskısı altında söz konusu dosya borcunu ödemek zorunda kaldığını ve ödeme açıklamasına istirdat hakkının saklı tuttuğunu da beyan ettiğini, 02.08.2024 42.728,46 TL Borç Tahsilatı - Istirdat hakkının saklı olduğu,
05.08.2024 1.414,97 TL Borç Tahsilatı - istirdat hakkının saklı,05.08.2024 80,00 TL Masraf Avansı Tahsilatı - haciz fekki masrafı olmak üzere toplamda 44.223,43 TL ödeme yaptığını, dava dışı doktorun söz konusu senedi kötüniyetli olarak ...'a vererek kanunu dolanmaya çalıştığını, müvekkilinin alacaklı görünen ... isimli birisiyle herhangi bir alacak verecek ilişkisi olmadığını,
fakat daha sonra müvekkil dava dışı doktorda gördüğü tedavi sürecine ilişkin belgeleri incelediğinde söz konusu alacaklının davalı ...'ın dava dışı Dr ...'ün müvekkilinin implant taktığı sırada yanında bulunan ve sonrasında da müvekkiline bir kaç defa DR ...'e ait reçete ilaç yazarak kendi kaşesini vurmak suretiyle reçete yazıp veren kişi olduğunu gördüğünü beyanla davanın kabulü ile,
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün...Es sayılı dosyasından ödemiş olduğu toplam 44.223,43 TL nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak bedelin istirdatı ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, arabuluculukta vekille temsil edilmeden kaynaklı arabuluculuk avukatlık temsil vekalet ücreti, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına 05/08/2024 tarihinde dosya borcunun tamamını kapatmak suretiyle ödeme gerçekleştirdiğini, eldeki istirdat davasının açılabilmesi için kanun tarafından öngörülen hak düşürücü sürenin ise 1 yıl olduğunu, davacı tarafın eldeki davanın açılabilmesi için kanunda ön görülen süreyi kaçırdığını, bu nedenle usulden reddi gerektiğini, dava açılmadan önce dava konusuna ilişkin arabuluculuk sürecinin yürütülmediğini, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini,
senedin hüküm ve gücünü ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikteki hukuksal işlemler karşı tarafın muvafakati olmadıkça tanık ile ispatlanamayacağını, söz konusu iddiaların tanıkla ispatlanmasına ilişkin muvafakatleri olmadığından davacının iddialarını “senede karşı senetle ispat” kuralı gereği aynı kuvvette delillerle, yani kesin delille ispatlama mecburiyetinde olduğunu beyanla dava süresi içerisinde açılmamış olup davanın hak düşürücü süre yönünden öncelikle usulden reddini, istirdata ilişkin bir arabuluculuk süreci yürütülmemesi nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine,
mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde haksız ve yersiz davanın esastan reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası Uyap üzerinden celp edilmiş, incelenmesinde, alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, toplam 31.010,31-TL alacak üzerinden takibin yapıldığı, ödeme emrinin borçluya 15/04/2024 olduğu, borçlunun 16/04/2024 tarihinde borca itiraz ettiği, dosyanın 05/08/2024 tarihinde infaz ile kapatıldığı görülmüştür. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma sayılı dosyası Uyap üzerinden celp edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava, istirdat istemine ilişkindir.
İstirdat davası, İcra İflas Kanununda düzenlenmiş olmasına rağmen, uyuşmazlığı, maddi hukuk bakımından sona erdirme amacına yönelik bir davadır.İstirdat davası,normal bir eda davası olup, bununla icra takibi sırasında sebepsiz olarak ödenmiş olduğu iddia edilen paranın geri verilmesi istenir.
İstirdat davasının biri takip hukukuna, diğeri maddi hukuka ilişkin olmak üzere iki şartı vardır.İstirdat davası açılması için ilk şart, geri verilmesi istenen paranın icra takibi sırasında ödenmiş olmasıdır. İcra dairesine yapılmış olan ödemenin, borçlunun ödeme emrine itiraz etmemesi veya itiraz etmiş olmasına rağmen itirazın kesin olarak kaldırılmış olması nedeniyle kesinleşmiş olan icra takibi dolayısıyla, bu parayı gerek nakten, gerekse malların haczedilip satılması suretiyle cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olması gerekir.
İstirdat davasının açılmasının ikinci şartı ise, maddi hukuk bakımından aslında borçlu olmadığı bir parayı cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olmasıdır. (İİK.m.72/VII) Burada BK.m.62’dekinin aksine, davacı (borçlu) yalnız borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kaldığını ispat etmekle yükümlü olup, bu parayı hataen, kendisini borçlu sanıp ödemiş olduğunu ispat etmek zorunda değildir.
İstirdat davasının borç olmayan paranın tamamen ödendiği tarihten itibaren 1 (bir) yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerekir.Dolayısıyla, borçlunun bu parayı doğrudan doğruya alacaklıya veya icra dairesine ödediği veya borçlunun haczedilen mallarının satılıp, bedelinin icra dairesine ödendiği tarihte, 1 yıllık istirdat davası açma süresi başlar.Paranın icra dairesince alacaklıya ödendiği an, 1 yıllık istirdat davası açma süresinin başlaması bakımından önemli değildir.Borcun ödenmesi takside bağlanmışsa, 1 yıllık dava açma süresi son taksidin ödendiği tarihten itibaren işlemeye başlar.Kanunda öngörülen 1 yıllık süre,
hak düşürücü süre olduğundan taraflarca ileri sürülmese bile, mahkemece re’sen göz önüne alınır.İcra İflas Kanununun 72.maddesinde öngörülen ve yukarıda özellikleri açıklanan istirdat davası, TBK.m.77 ve devamı maddelerinde öngörülen istirdat davasının özel bir türü olup, bu nedenle kendine has özellikler taşır.
Bilindiği üzere 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 72/7.maddesi uyarınca takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. Kanun maddesinden de anlaşılacağı üzere istirdat davası bir yıllık süre içerisinde açılabilir. Bu bir yıllık süre zamanaşımı süresi değil, hak düşürücü süredir. Bu nedenle, davanın süresinde açılıp açılmadığı, mahkemece doğrudan doğruya araştırılır (Uyar, Talih: İcra ve İflas Kanunu Şerhi 2.Baskı, İzmir 2004, s.6762-6763)
Bu açıklamalar ışığında davacının davasının 2004 sayılı İİK'nın 72/7.maddesi uyarınca açılan istirdat davası olduğu; davacı-borçlu tarafından, Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasında takibe konulan borcun 05.08/2024 tarihinde yapılan ödeme ile sona erdiği, davacının eldeki davayı 06/09/2025 tarihinde açtığı ve 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmakla davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
14/04/2026 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/797, K. 2026/353, 14 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama