KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1154
- Karar No
- 2024/549
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2024
- Esas no
- / Esas
- Karar no
- /
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- Av.
- Davalı
- —
- Vekili
- Av.
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 27/12/2023
- Karar yazım tarihi
- 03/06/2024
Karar Metni
833 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle.
Davalının maliki ve yöneticisi olduğu Kayseri Forum Alışveriş Merkezi tesisatında yaşanan sızıntı nedeniyle, 22.09.2019 tarihinde dava dışı sigortalıya ait iş yerinde hasar meydana geldiğini, söz konusu hasarın sigortalıya ödenmesinin akabinde, yapılan ödemenin sorumlu davalıdan rücu amacıyla Ankara 9. İcra Müdürlüğü / E. sayılı dosyası (icra dairelerinin birleşmesinden sonra Ankara 6. Genel İcra Dairesi esas) ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun işbu takibe itiraz etmesi neticesinde takibin durduğunu, öncelikle arabuluculuk süreci ile anlaşma sağlanmaya çalışıldığını,
anlaşma sağlanamaması nedeniyle aşağıdaki gerekçelerle işbu itirazın iptali davasını açma zorunluluğu hasıl olduğunu, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; müvekkili şirket, ri adresinde bulunan Forum Kayseri Alışveriş Merkezinin maliki olduğunu, müvekkili şirket ile dava dışı üçüncü kişi konumundaki ve davacı sigorta şirketinin sigortalısı ... Ev San. Ve Tic.
A.Ş. ( ) arasında 06.12.2013 tarihli Kira Sözleşmesi akdedilerek, no’lu işyeri kiralandığını, bahse konu kira sözleşmesinde kararlaştırıldığı üzere davacının sigortalısı tarafından yapılan poliçe kapsamında gerçekleştirildiği iddia edilen ödeme uyarınca işbu huzurda görülen dava ile davacı sigorta şirketi rücu talebinde bulunduğunu, dava, dava dışı sigortalı şirketin kiracısı olduğu mecurun ödeme emrinde yer aldığı üzere 22.09.2019 tarihinde hasara uğraması sonucunda davacı sigorta şirketinin hasarı tazmin ettiğini belirterek,
ttk’ nın 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesi nedeniyle hukuken sigortalının yerine geçtiğinden bahisle hasar bedelinin rücu talebine ilişkin başlatılan takibe taraflarınca yapılan itirazın, iptali talebi olduğunu, öncelikle görevli ve yetkili mahkemede açılmamış işbu dava konusu talep ayrıca zamanaşımına uğraması sonrasında talep konusu edilmiş olması nedeni ile davanın ilk inceleme neticesinde reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca husumet yönünden de itirazlarının bulunduklarını, dava konusu hasarın oluşumu ile ilgili de müvekkili şirketin hiçbir kusuru da bulunmadığını, usule ilişkin itirazları olduğunu,
zamanaşımı ve hakdüşürücü sürelere aykırılık nedeni ile ayrıca davanın reddini, huzurdaki davada müvekkili şirkete dava dışı sigortalının dava konusu olay nedeni ile başvurma hakkı bulunmuyorken davacı halefinin husumet yöneltmesinin mümkün olmaması nedeni ile husumet ehliyeti yokluğundan öncelikle davanın usulden reddini, bu nedenlerle davanın reddedilmemesi halinde açıklanan nedenlerle esastan reddine karar verilmesi ile davacı tarafa dava tutarının %20 sinden az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatı yükletilmesini, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, ticari paket sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibinde itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir.
Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.
Öte yandan, 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde (6762 sayılı TTK'nun 1301. md.) "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda, davacı sigorta şirketinin sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasında taşınmaz kira sözleşmesi akdedildiği, sigorta ettirenin kiracı, davalının kiraya veren (kiralayan) olduğu davalının sunmuş olduğu 06.12.2013 tarihli sözleşmeden anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nın 4/a maddesinde; "Kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre ilâmsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları" dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülür denilmektedir.
Dava konusu uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı, HMK.'nun 4. maddesinin 1/a bendine göre, kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıkları konu alan davalara Sulh Hukuk Mahkemelerinde bakılması gerektiği, bu davayı görmeye mahkememizin görevli olmadığı sonucuna varılmıştır. Tüm bu hususlar dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1154, K. 2024/549, 30 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama