KÜNYE
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/356
- Karar No
- 2023/835
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2023
Karar Metni
1.892 kelime·9 dk okuma·20 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K. T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALILAR : 1-
VEKİLİ
2-
VEKİLLERİ
3-
VEKİLLERİ
DAVA : TAZMİNAT
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 20/08/2020 tarihli dilekçesiyle; davacının kullandığı plakasız motosiklet ile davalılardan ...'na ait olup, davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ZMMS poliçesi de ...
Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ... plakalı aracın, 29/10/2018 tarihinde kaza yapması sonucu davacının yaralandığını, geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararı ile bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararına uğradığını ayrıca, bu kaza nedeniyle büyük bir acı ve üzüntü de yaşadığını, kusurun karşı tarafta olduğunu beyan ederek,
geçici iş göremezlik zararından dolayı 500 TL. sürekli iş göremezlik zararından dolayı 500 TL, bakıcı gideri zararından dolayı 500 TL. ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararından dolayı 500 TL. olmak üzere toplam 2.000 TL. maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline ve ayrıca 25.000 TL. manevi tazminatın da yine kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte sigorta şirketi hariç diğer iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Davalılardan sigorta şirketi vekili ile ... vekilleri, öncelikle 2918 s. KTK'nin 97. maddesine göre dava şartının bulunmadığını beyan etmişler, davalılardan ... vekili ayrıca davacının kaza sırasında kaskının ve koruyucu ekipmanlarının bulunmaması nedeniyle müterafik kusur itirazında bulunmuş, davalılardan ... vekili kazaya karışan aracın kazadan 2 ay önce satıldığı gerekçesiyle pasif husumet yokluğu itirazında bulunmuş, bütün davalılar vekilleri ayrıca davanın esastan da reddini istemişlerdir.
Mahkememizin 22/12/2022 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile davacının davasının kabulüne karar verilmiş, karara karşı istinaf yoluna gidilmesi üzerine Konya BAM . HD'nin 07/06/2023 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile Mahkememizin kararının kaldırıldığı ve davanın Mahkememizin ... E. sırasına kaydedildiği belirlenmiştir.
Davacının yaralanmasına ilişkin olarak ilgili hastanelerden tedavi belgeleri, sigorta şirketinde hasar dosyası ilgili belge suretleri, kazaya ilişkin Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasına ilişkin belge suretleri, davalı tarafa ait aracın trafik kaydı dosyamıza getirtilmiş, SGK tarafından davacıya yapılan bir ödeme olup olmadığı araştırılmış, gerçek kişi olan tarafların ekonomik ve sosyal durumları incelenmiş, davacı tarafından iş gücü kaybına ilişkin olarak 12/12/2019 tarihli (özel) rapor sunulmuş, Mahkememiz tarafından Meram Tıp Fakültesi Bilirkişi Heyetinden iş gücü kaybı zararı,
bakıcı ihtiyaç süresi ve tedavi giderleri yönünden 10/03/2021 tarihli rapor, 28/02/2022 tarihli 1. ek rapor, 21/04/2022 tarihli 2. ek rapor, kusur yönünden Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden 21/05/2021 tarihli rapor ve tazminat bilirkişisinden de 13/01/2022 tarihli rapor, 21/07/2022 tarihli 1. ek rapor, 04/08/2023 tarihli 2. ek rapor alınmıştır.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "Tazminat" davasıdır.
Somut olayda ; her ne kadar davalılardan sigorta şirketi ile ... vekilleri tarafından davacının sigorta şirketine başvuru dava şartını yerine getirmediği savunulmuş ise de; davacının 27/01/2020 tarihinde sigorta şirketine başvurmuş olması karşısında buna ilişkin dava şartının mevcut olduğu görülmüştür.
Davalılardan ... kazaya karışan aracı kazadan 2 ay önce 3. kişilere sattığını ve pasif husumet sıfatının bulunmadığını savunmuş ise de; trafik kayıtlarının incelenmesi sonucu, ... plakalı aracın kaza tarihinden ... üzerine kayıtlı olduğu, kazadan sonra ...'ya devredildiği görülmüş, ...'nın da işleten sıfatıyla pasif husumetinin ve zarardan sorumluluğunun bulunduğu kabul edilmiştir.
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan ve Konya BAM . HD tarafından da yerinde bulunan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 21/05/2021 tarihli raporuna göre, meydana gelen kazada davalı sürücü ...'nın %100 kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı belirlenmiştir.
Davalı taraf müterafik kusur itirazında bulunmuş ise de; önceki kararımızda ve Konya BAM . HD'nin kararında açıklandığı üzere, davacının yaralandığı bölgelerin kask takmamakla ilgisinin bulunmaması nedeniyle davalı tarafın müterafik kusur itirazı reddedilmiştir.
Konya BAM . HD'nin kaldırma kararında çalışma gücü yönetmeliğinin esas alınarak maluliyet durumunun belirlenmesi ve yaşam tablosu yönünden PMF 1931 yaşam tablosunun esas alınarak tazminat raporu alınması gerektiği bildirilmiş, BAM kararına karşı direnme imkanı olmadığından BAM kararı gereğince Meram Tıp Fakültesi Bilirkişi Heyetinin 10/03/2021 tarihli ve Çalışma Gücü Yönetmeliğini esas alan raporu hükme esas alınmış, yine tazminat bilirkişisinin de BAM kararına uygun olarak hazırlanan 04/08/2023 tarihli 2. ek raporu hükme esas alınmıştır.
Meram Tıp Fakültesi Bilirkişi Heyetinin 10/03/2021 tarihli ve çalışma gücü yönetmeliğine göre düzenlenen raporuna göre; davacının sürekli iş göremezlik oranının %15,20 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 ay, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararlarının ise 11.280,51 TL. olduğu belirlenmiştir.
Tazminat bilirkişisinin 04/08/2023 tarihli 2. ek raporuna göre; davacının geçici iş göremezlik zararının 23.757,37 TL., sürekli iş göremezlik zararının 1.068.012,76 TL., bakıcı gideri zararının 9.175 TL. olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekili 29/10/2022 tarihli talep arttırım dilekçesiyle, maddi tazminat taleplerini geçici iş göremezlik yönünden 23.757,37 TL.'ye, sürekli iş göremezlik yönünden 318.158,60 TL.'ye, bakıcı gideri zararı yönünden 9.175,80 TL.'ye ve tedavi gideri zararı yönünden 11.280,51 TL.'ye yükseltmiştir.
Davacı vekili, Konya BAM . HD'nin kararı sonrası alınan tazminat bilirkişisinin 2. ek raporuna uygun olarak 04/10/2023 tarihli ıslah dilekçesi sunmuş ve sürekli iş göremezlik tazminatını 1.068.012,76 TL.'ye yükseltmiştir. Islah dilekçesinde sigorta şirketinin poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu tutulması ve faiz yönünden de sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 10/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek, diğer davalıların ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulmaları istenilmiştir.
Talep arttırım ve ıslah dilekçesi ile istenilen maddi tazminatlar, tazminat 2. ek raporuna uygun olduğundan davacının davasının maddi tazminat yönünden kabulüne, sigorta şirketinin poliçe limitleriyle sınırlı sorumlu tutulmasına, faiz yönünden sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan 12/02/2020 tarihinden itibaren, diğer davalıların ise haksız fiil hükümlerine göre kaza tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu tutulmalarına karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar ıslah dilekçesinde sürekli iş göremezlik yönünden yasal faiz istenilmiş ise de, dava dilekçesinde ve talep arttırım dilekçesinde diğer tazminat talepleri yönünden mevduata uygulanan en yüksek faizin istenilmesi, kazaya karışan ve davalı tarafa ait olan aracın hususi araç olup ancak, yasal faize hükmedilebilecek olması nedeniyle bütün maddi tazminat kalemleri yönünden yasal faize hükmedilmiştir.
Davalılardan ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe limitlerinin kaza tarihi itibariyle tedavi gideri yönünden 360.000 TL., sakatlık yönünden 360.000 TL. olduğu görülmüştür. Davalı sigorta şirketinin maddi tazminattan poliçe limitleri dahilinde sorumluluğunun tedavi gideri limitlerinde kalan geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri yönünden 44.213,68 TL., sürekli iş göremezlik (sakatlık) tedavi gideri yönünden ise poliçe limiti olan 360.000 TL. esas alınarak toplam 404.213,68 TL. olduğu sonucuna varılmıştır.
Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede de; kazanın meydana geldiği tarih, tarafların kusur durumu, davacının yaralanmasının derecesi, manevi tazminatın amacı ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözönünde bulundurularak manevi tazminat talebinin de tamamen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Manevi tazminat yönünden mevduata uygulanan en yüksek faiz istenilmiş ise de kazaya karışan davalı tarafa ait aracın hususi araç olması nedeniyle manevi tazminat yönünden de faize, haksız fiil hükümlerine göre kaza tarihinden itibaren ancak, yasal faiz olarak hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacı tarafından dava öncesi arabulucuya başvurulmuş ve 14/07/2020 tarihli arabuluculuk anlaşmazlık son tutanağı düzenlenmiş ise de;
2918 s. KTK'nin 97. maddesine göre, "zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."
6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz."
Yargıtay . HD’nin 29/09/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz."
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı işleten ve sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, 14/07/2020 tarihli arabuluculuk tutanağı zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen, gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacının sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak, önceki kararda bu yargılama giderlerinden sigorta şirketi sorumlu tutulmuş ve bu husus istinaf sebebi yapılmamış olduğundan davacı lehine usuli kazanılmış hak meydana geldiği sonucuna varılmış ve yine arabuluculuk giderlerinden davalı sigorta şirketi sorumlu tutulmuş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan Üye Üye Katip
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/356, K. 2023/835, 13 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama