KÜNYE
- Mercii
- Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/673
- Karar No
- 2024/472
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
Karar Metni
1.363 kelime·7 dk okuma·13 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar T.C.
KONYA " TÜRK MİLLETİ ADINA"
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili 26/10/2023 tarihli dilekçesiyle. Müvekkilinin Konya'da vinç çalışma ve kiralama işi yaptığını, davalıya yapmış olduğu çalışma sonrasında cari hesap ekstresinden de görüleceği üzerine müvekkil ile davalı arasında devam eden ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili tarafından davalıya kesilen faturalardan 9.440 TL'sinin davalı tarafından ödenmediğini, buna istinaden davalıdan olan alacağın tahsili için davalı hakkında Konya. İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı icra dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, ödeme emri davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafından borca ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, ayrıca alacağın likit olduğundan ve borçlu takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden itirazın iptali ile birlikte alacağın %20'den az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı tarafça Mahkememize herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı gibi duruşmalara da katılmadığı görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)" davasıdır. Mahkememizce Konya Selçuk Vergi Dairesinden ve Konya Vergi Dairesine müzekkere yazılmış tarafların BA-BS formları dosyamız arasına konulmuştur. Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden alınarak dosyamız içerisine konulmuştur.
Mahkememizce Bilirkişi ... rapor alınmış, raporda özetle.
Dava konusunun, davacının incelenen e-ticari defterlerinin dava konusunu kapsayan dönemlere ait beratlarının yasal süresi içerisinde onaylandığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu, lehine delil niteliğinin bulunduğu davalı şirketin açılan davaya cevap dilekçesi sunmadığı, sayın mahkemenizin ticari defterlerin yerini bildirmesi için vermiş olduğu 2 haftalık süre içerisinde de defterlerinin yerini bildirmediğinden davalı defterlerinin incelenemediği, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacı yanın düzenlemiş olduğu 9.440,00 TL bedelli faturanın hem davacı hem de davalı BA/BS formlarında beyan edildiği,
Davacı Yanın Ticari Defter ve Belgelerine göre. Takibe konu 9.440,00 TL bedelli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturaya ilişkin davalı tarafından yapılan bir ödeme kaydı bulunmadığı, takip tarihi itibariyle 9.440,00 TL davalı şirketten alacaklı olarak göründüğü, rapor olarak derç ettiği görülmüştür.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse. HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.(Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır.
Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura.
“Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems:Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)
Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı)
Somut olayda; davacı tarafından davalı tarafa yapılan vinç çalışmasına rağmen davalı tarafından ödemede bulunulmaması nedeniyle, ödenmeyen fatura bedelinin tahsili amacıyla, Konya. İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyasında takip yapıldığı, yapılan takibe itiraz üzerine mahkememizde itirazın iptaline yönelik dava açıldığı, mahkememizce davacı ve davalıya ait BA-BS form kayıtlarının dosyamız arasına alındığı görülmüştür.
Mahkememizce uzman bilirkişi vasıtasıyla davacı tarafın ticari defterleri incelenmiştir. Uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacı yanın düzenlemiş olduğu 9.440,00 TL bedelli faturanın hem davacı hem de davalı BA/BS formlarında beyan edildiği, Davacı Yanın Ticari Defter ve Belgelerine göre.
Takibe konu 9.440,00 TL bedelli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturaya ilişkin davalı tarafından yapılan bir ödeme kaydı bulunmadığı, takip tarihi itibariyle 9.440,00 TL davalı şirketten alacaklı olarak göründüğü, yönünde tespitte bulunulmuştur. Davalı tarafa tanınan kesin süreye rağmen ticari defterlerini sunmaması nedeniyle ticari defterler üzerinde inceleme yapılmamıştır.
Ticari defter kayıtları doğrultusunda davacının takibe konu fatura nedeniyle alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Davalı tarafça takibe konu faturanın ödendiğine yönelik bir belgenin dosyaya sunulmadığı görülmüştür. Açıklanan nedenlerle bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davasının kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/673, K. 2024/472, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama