KÜNYE
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/388
- Karar No
- 2025/205
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
Karar Metni
1.970 kelime·10 dk okuma·18 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI : 1-
VEKİLİ
DAVALI : 2-
VEKİLİ
DAVA
Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
KARAR YAZMA TARİHİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. 16.11.2022 tarihi saat 15.00 sularında davacının sevk ve iradesindeki ... plakalı araç Konya ili ... ilçesi ... Caddesi üzerinden ... İstikametine doğru seyir halinde ilerlerken davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın dönüşü yasak olan , ...
Caddesi kesişiminde geçiş hakkı olan ve seyir halindeki davacının aracına çarptığını, davalı tarafın 1. Organize Sanayi üst geçidinin alt kısmında yeşil ışık yandığında hareket eden davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı araca, hızla, 2918 sayılı KTK'nun 47/1-c maddesini ihlal ederek, sağ ön teker kısmına çarpması sonucu tek ve asli kusurlu olarak maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sonucu sağ ön koltukta oturmakta olan davacının eşinin yaralandığını, bunun üzerine davacı ve eşinin şikayetçi olduğunu, Konya.
Asliye Ceza Mahkemesi ... E. ... K. Sayılı dosya sonucunda davalının Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Sebep Olma suçundan cezalandırıldığını, davacının meydana gelen kazada kusurunun olmadığını ve davalının kusurlu olduğunu, davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın ...
Sigorta tarafından sigortalandığını, davaya konu trafik kazası sebebiyle oluşan zararların karşılanabilmesi adına öncelikle sigorta şirketine 04.04.2023 tarihinde mail yoluyla ihbar edilmiş olmasına rağmen sigorta şirketinden bir dönüş alınamadığını dolayısıyla davacının zararının giderilmediği gibi nedenlerle davalı ... adına ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile menkul, gayrimenkul ve banka hesaplarına , ait araçların trafik kayıtlarına 3. kişilere devrinin , satışların önlenmesi için tedbir konulmasına karar verilmesini, 16.11.2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasından doğan;
hasar bedeli ve değer kaybı talepleri yönünden Kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, sonradan artırılmak üzere şimdilik 100 TL, aracın ve onarımı sebebiyle aracı kullanamamadan kaylanan zarar talebi yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte sonradan artırılmak üzere şimdilik 100 TL toplamda kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 300 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
Davalı ... sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davalı şirketin, davacı tarafından yapılan başvurunun ardından dosya ile ilgili gerekli incelemelerini yaptığını, inceleme sonucunda davacının aracındaki hasarı hesapladıklarını ve davacıya 11.835,88 TL hasar bedeli ödemesi yapıldığını, davacının kendisine araç hasar bedeli ödemesi yapılmış olmasına rağmen mahkeme nezdinde dava açarak tekrar hasar bedeli tazminatı isteminde bulunduğunu, dosya içerisinde yer alan kaza tespit tutanağı kazaya karışan taraflar tarafından düzenlendiğini, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bir tutanak olduğunu,
kusur durumunun konusunda uzman kurum veya kişiler tarafından oran gösterir şekilde tespit edilmesi gerektiği gibi nedenlerle davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle davacı şirket yönünden usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının meydana gelen trafik kazasında kusurlu olmadığını, kusur incelemesinin yeniden yapılması gerektiğini, davacı tarafın araç mahrumiyet taleplerine dayanak olarak sunulan faturalarda da görüleceği üzere;
ikame araç kiralayan ve iddia olunan zarara katlananın ... olup, davacı tarafın şahsında doğmuş bir mahrumiyetin zararının bulunmadığını, kazaya karışan araçtan yararlanan ve ikame araç masrafına katlanan kişinin davacı olmaması karşısında davacının iş bu tazminat bedeli yönünden taraf sıfatı bulunmadığından hiç bir incelemeye dahi gerek kalmaksızın davasının usulden reddinin gerektiğini, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddini yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; Araç zararı nedeniyle maddi tazminat, talep eden kişi: Mustafa Sabri Büyükcam, Zarar kalemleri: Hasar bedeli: 100 TL (kimden talep edildiği: davalılar), Değer kaybı: 100 TL (kimden talep edildiği: davalılar), Mahrumiyet bedeli: 100 TL (kimden talep edildiği: davalı ...'dan ), şeklindeki zarar kalemlerine ilişkin toplam:300 TL tazminat ve yasal faiz talep ettiği anlaşılmakla, davacı tarafın taleplerinin haklı olup olmadığı zarar miktarlarının ne olduğu ve varsa zararın davalı taraftan tazmininin gerekip gerekmediği, gerekiyorsa kimin hangi miktarda sorumluluğunun bulunduğu hususları olduğu görülmüştür.
Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak; davaya konu kaza tarihinde davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Mahkememize sunulan 28/01/2024 tarihli adli trafik bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'nın 2918 Sayılı KTK'nun 47/c mad.(Karayolundan faydalananlar, trafik işaret levhaları, cihazları ve yer işaretlemeleri ile belirtilen veya gösterilen hususlara uymak zorundadırlar) trafik kuralını ihlal ettiği sürücülerin kusur durumları oransal olarak istendiğinden dolayı sürücü ...'nın %100 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı otomobilin sürücüsü ... kural ihlalinin bulunmadığı hususunu bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür.
Mahkememize sunulan 22/06/2024 tarihli hasar sigorta bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı aracın kaza tarihindeki bakiye hasar miktarının 2.930,56 TL olduğu değer kaybı miktarının 30.000,00TL olduğu, mahrumiyet bedeli tutarının 6.000,00 TL olduğu kanaatini bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür.
Taraf vekillerinin bilirkişi raporlarına karşı beyan ve itirazları değerlendirilerek mahkememizin 07/11/2024 tarihli duruşmasının 1 numaralı ara kararı gereğince dosyaya ek rapor sunulmasına karar verilmiştir.
Hasar sigorta bilirkişisi tarafından dosyaya sunulan 11/12/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kök rapor üzerinde yapılan tekrari inceleme neticesinde kök raporda belirtilen görüşlerimde herhangi bir değişikliğe mahal olmadığı kanaatini bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür.
Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa bakiye hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsiline ilişkindir.
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı ve sürücüsü olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı da bu zararlardan poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır.
Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararındada- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısmı hükme esas alınmıştır.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmakla ve davacıya yapılan ödemeler, tarafların kazadaki kusur durumları ile arttırım dilekçesi doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir.
2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.
Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 13/04/2023 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
Faizin ticari avans faizi / yasal faiz olup olmayacağı değerlendirmesinde, kazaya sebebiyet veren ve davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı ile teminat altına alınan aracın hususi araç olduğu anlaşılmakla yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir.
Arabuluculuk ücreti bakımından; davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olmasına, dava şartı niteliğindeki bu başvuru şartı nedeniyle de arabuluculuğun işbu davada zorunlu olmamasına rağmen (6325 S. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrası), davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmuş olması halinde, yargılama sonucunda bu ücretin davalı sigorta şirketine yüklenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Şöyle ki;
Dava kabul edilmiş ve davacı taraf yargılamada haklı bulunmuş olmasına göre, arabuluculuk giderinin davacı üzerinde bırakılmasının mümkün olmadığı, ayrıca davanın taraflarının, dava açılmadan önce, zorunlu olmasa dahi dava açılmasının son çare olduğunu gözeterek uyuşmazlığı gidermek amacıyla ve makul olacak şekilde ihtiyari uyuşmazlık çözüm yöntemlerine başvurmasının ve buna bağlı olarak yaptıkları ihtarname masrafı, ihtiyari arabuluculuk ücreti gibi masraflarını haklılık oranlarına göre eldeki davada talep etmelerinin kabul edilebilir olduğu düşüncesiyle davacı taraf aleyhine bu konuda hüküm kurmanın hakkaniyetli olmayacağı, son olarak, sigorta şirketine başvurmak ile arabuluculuk müessesesinde tarafların çözüm aramasının aynı durumlar olmadığı değerlendirilmiştir.
Katip Hakim
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/388, K. 2025/205, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama