İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

KONYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARAR

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/997 K.2024/824

2- ... - ... ...

Esas2024/997Karar2024/824Tarih25 Aralık 2024Okuma10 dk · 1.935 kelime

KÜNYE

T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi

Mercii
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/997
Karar No
2024/824
Karar tarihi
25 Aralık 2024
Esas no
—
Karar no
—
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
Davacılar
1- ... - ... ...
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.935 kelime·10 dk okuma·14 bölüm

2- ... - ... ...

VEKİLİ

DAVALI : 1-

VEKİLİ

DAVALI : 2-

DAVA

İtirazın İptali

DAVA TARİHİ

KARAR TARİHİ

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH

Mahkememizde görülmekte olan davanın dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda,

HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

TALEP

Davacılar vekili 22/02/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin karı koca olup oto alım satım işiyle uğraştıklarını, müvekkillerinden ...'ün kendisine ait şahıs şirketi olduğunu, diğer müvekkilinin eşinin şirketinin işlerini vekalet yoluyla takip ettiğini, davalı ... ...'nun Konya Barosu avukatlarından olup diğer davalı şirketin de %99 hissesi ile ortağı olduğunu aynı zamanda davalı şirketinde avukatı olduğunu, müvekkillerinin davalı şahıstan ve sonrasında davalı şirketten yaklaşık 15 adet araç satın aldığını, taraflar arasında bu şekilde birçok ticari ilişki oluştuğunu,

sonrasında müvekkillerinin davalı taraftan ... plakalı aracın alımı için yazılı sözleşme yapıldığını, bu araç dışında da ... plakalı araç alımı içinde sözlü olarak anlaşma sağlandığını, iki adet araç alımına ilişkin olarak toplamda 875.000,00TL banka havalesi yoluyla davalı tarafa ödeme yapıldığını, ödemesi yapılan bu iki aracın noter satış devrinin talep edildiğini ancak davalı tarafça çeşitli bahanelerle devir işleminin yapılmadığını, defalarca karşı tarafla görüşülmesine rağmen araç devir işleminin yapılmadığını araçların da teslim edilmediğini,

davalı şirketin %99 hissesinin diğer davalıya ait olduğunu kalan %1 hissesinin de davalının annesi olan ...'ya ait olduğunu, şirket müdürünün ... olduğunu, davalının avukat olması sebebiyle kendi adına iş yeri açamayacağını, şirket kuramayacağını, davalının müvekkilleri ile birlikte birçok kişiyi dolandırma kastı ile hareket ettiğini, davalının her ne kadar taraflar arasında düzenlenen sözleşmeleri şirket vekili olarak imzalamış ise de davalı şirketin %99 oranında ortağı olduğunu, konuya ilişkin şikayet üzerine Konya C.

Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, müvekkillerinin araç alımına ilişkin davalı tarafa göndermiş oldukları bedellerin tahsili için Konya.

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi dosyasında davalı tarafın kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, dava öncesi yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını beyanla fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, müvekkiller lehine %20'den icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacılar vekili her iki davalının cevap dilekçesine karşı mahkememize vermiş olduğu 07/04/2022 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçelerinde bahsettikleri üzere davalı tarafla birçok araç alım satım işi yapılarak taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, son olarak iki araç bedeli olarak 875.000,00TL banka havalesi yoluyla ödeme yapıldığını, anlaşma sağlanan araçların teslim edilmediğini, ödenen paranın da iade edilmediğini, davalı tarafların cevap dilekçelerindeki bu miktara yönelik beyanlarına karşı söyleyecek ifade bulamadıklarını,

müvekkillerinin emek emek kazandıkları bu paradan küçümsenerek bahsedilmesinin bile davalıların kötü niyetli olduklarının göstergesi olduğunu, küçümseyerek bahsettikleri miktara karşı da borçlarının olmadığını beyan ederek icra takibine itiraz etmelerinin de yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davalı ... dava tarihine kadar davalı şirketle aynı adreste avukat olarak faaliyette olduğunu, dava açıldıktan sonra adresini değiştirerek borçtan kurtulma yoluna gittiğini, davalı tarafın kendilerinin dolandırıldığı iddiasının iş bu dava konusuna etkisinin olmadığını,

davalı tarafların ayrı ayrı vermiş oldukları cevap dilekçelerindeki beyanları kabul etmediklerini beyanla talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAPLAR

Davalı ...

25/03/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın beyanlarının iftira mahiyetinde beyanlar olduğunu, kendilerine atılı dolandırıcılık iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacılar hakkında birçok dosyada tanık olarak beyanlarının alındığını, tedarikçinin usulsüz ve hakkaniyetsiz hareketlerinden dolayı kendilerininde mağdur olduğunu, tedarikçi firma yetkililerine kendisinin yönetiminde bulunan şirkete ait 24.000.000,00TL ödeme yapılması nedeniyle davalı şirketin ödeme güçlüğü yaşadığını,

şirketin ve şahsının menkul ve gayrimenkullerinin şirket borcunun ödenmesine karşın tedarikçi firma yetkililerince kendilerine iade edilmediğini bu nedenle ekonomik olarak zor durumda kalındığını, hem kar edilebilecek maddi zararlarının hem de manevi zararlarının olduğunu, davalının icra takibi başlattığı borcun muaccel olmadığını, muaccel borç olması için gerekli şartların oluşmadığını, alacaklı tarafından usulüne uygun ihtarname çekilmediğini, muaccel olmayan borcun temerrüdünden bahsedilemeyeceğini, ifa yükümlülüğünün de olamayacağını, müvekkil şirketin icra takibine konu edilen bir borcunun olmadığını,

usulünce kurulan şirketlerde kanunen şirketin mevcut borçlarının şirketin kendine ait malvarlıgıyla sorumlu olduğunu, şirket borcu için şirket ortağına başvurulamayacağını bu nedenle kendinin şahıs olarak şirket borcundan sorumlu tutulamayacağını, taraflar arasındaki ticari ilişkide birçok defa araç alım satımı yapıldığını, talep üzerine para iadeleri yapıldığını bu durumun banka hesaplarının incelenmesi ile ortaya çıkacağını, avukat olmasının şirket ortağı olmasına engel bir durum olmadığını bu husustaki davacı beyanlarını kabul etmediğini, davacı tarafın şahsının güvenilirliğini sorgulamayacağını,

şahsına yönelik suçlamaları kabul etmediğini, davacı tarafın sunmuş olduğu tanığın kendisiyle husumeti olduğunu, tanık olarak dinlenmesine muvafakatının olmadığını, şikayetçi oldukları tedarikçi firma hakkındaki soruşturmanın devam ettiğini, tedarikçilerden ana tedarikçi firma yetkilisi olan ... cezaevinde olduğunu, diğer yetkilisi ... kaçak olduğunu, para transferi yapılan tedarikçi firma yetkilisi ... da vefat ettiğini, bu firmadan alacaklarına ilişkin arabuluculuk sürecinin tamamlandığını ve dava sürecinin başlatıldığını beyanla şahsına yönelik açılan davanın reddine, ilgili soruşturma dosyalarının dosyaya celbine,

davacılar hakkında %40'tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili 24/03/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirkete yönelik başlatmış oldukları icra takibine konu borcun muaccel olmadığını, borcun ne zaman ödeneceği hususunda herhangi bir tarih belirlenmediğini, borcun temerrüde düşmesi içinde herhangi bir ihtarat yapılmadığını, Borçlar Kanunu'nun 118 maddesi uyarınca borcun geç ifasının ispat edilemediğini, müvekkili şirket hakkında Konya ve İstanbul C.

Başsavcılıklarında başlatılan soruşturmalarda müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, yine TTK'nun 18. maddesi uyarınca her tacirin basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini ancak davacı tarafın usulünce ihtar yapmayarak basiretli bir tacir gibi davranmadığını, Yargıtay içtihatlarına göre borcun muaccel olması için gerekli şartlardan olan ihtarnamenin gönderilmediğini bu nedenle borcun muaccel olmadığını, henüz vadesi gelmemiş borç hakkında icra takibi yapılamayacağını, dava açılamayacağını, davacılardan ...'ün şirket ortağına karşı başlatmış olduğu icra takibinin de usulsüz olduğunu,

müvekkili firmanın tedarikçileri tarafından zarara uğratıldığı ve müvekkilinin bu nedenle zor durumda kaldığını beyanla açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...

Kuşçu hem kendi adına hemde davalı şirket vekili olarak mahkememize vermiş olduğu 08/05/2022 tarihli ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacının dosya kapsamında sunmuş olduğu arabuluculuk tutanağının usulüne uygun olmadığını, öncelikle arabuluculuk dava şartı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, davacı tarafın kendi şahsı hakkındaki ithamları kabul etmediğini, şirket olarak iki müşterilerinin zararlarının giderilemediğini, bunlardan birininde davacılar olduğunu, şirket ve şahıs olarak zararların giderilmesi noktasında çaba sarfettiklerini, tüm mal varlıklarını zararların giderilmesi için kullanıldığını,

şahsi olarak adresinin dava sonrası değiştirildiği iddiasını kabul etmediğini, daha önce satın aldıkları ofisin tapu kaydının alındıktan sonra bu ofise taşındıklarını, hesap hareketlerinin incelenmesi ile davacı tarafa yapılan ödeme ve iadelerin ortaya çıkacağını bu durumun kötü niyetli olmadıklarının ifadesi olduğunu, hesap hareketlerine ilişkin 81 sayfalık hesap hareketlerini gösterir beyanlarını dosyaya sunacaklarını, şirket adına araç alım satım, araç bedellerini almaya, sözleşme feshine, sözleşme düzenlemeye ilişkin vekaletnamesinin olduğunu, davacı tarafın iftira mahiyetindeki beyanlarını kabul etmediklerini,

tedarikçi firma tarafından dolandırıldıklarına ilişkin birçok delilin mevcut olduğunu, tedarikçi firma hakkında soruşturma aşamasında ve ceza yargılaması devam eden birçok dosyanın mevcut olduğunu beyanla önceki cevap dilekçelerindeki beyanlarını tekrarla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... hem kendi adına hemde davalı şirket vekili olarak mahkememize vermiş olduğu 30/11/2022 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; davacıların davaya konu araçlar yönünden şirketlerine ödemiş oldukları bir bedel olmadığını buna ilişkin hesap hareketlerinin dosyaya sunulabileceğini, davacıların araçların piyasa rayiç bedellerini ödemediğini, kendilerinin alacaklı durumunda olduğunu, defter ibrazına ilişkin olarak limited şirketlerde tacirlik vasfının olup olmadığının araştırılması gerektiğini, bu haliyle defter ibrazı ve hasretme kurumunun dava konusu uyuşmazlıklarda uygulanmasına olanak ve yer olmadığını,

TBK'na göre sözleşmeden dönme haklarının olduğunu davacıların ticari hayatlarını mahvına sebep olduğunu bu nedenle yapılan tüm sözleşmeleri geriye etkili olarak feshettiklerini, davaya konu araçların rayiç bedellerinin tespit edilmesi gerektiğini, taraflar arasında araç alım satımına ilişkin süre gelen bir ticari alış veriş olduğunu, davacıların sunmuş olduğu satış sözleşmelerindeki imzaların da davacılara ait olduğunun şüpheli olduğunu, imzaların tam teşekkül etmediği kanaatinde olduklarını, dosya kapsamında sunulan hesap hareketlerinin incelenmesinde bedellerin eksik ödendiğinin ortaya çıkacağını,

dekontların hukuk sisteminde kesin delil sayılamayacağı, yan delil olarak değerlendirilebileceğini, davacı tarafın satışı yapılan araçlara yönelik kesilen fatura bedellerine süresinde itiraz etmeyerek fatura bedelini kabul etmiş sayılacağını, davacı tarafın kendilerine karşı açmış oldukları davada hukuki yararlarının olmadığını ayrıca kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacı tarafın elinde alacaklarına yönelik kesin bir delil bulunmadığını, talepleri doğrultusunda noterlik satış belgelerinin celbine, maliyeden fatura bilgilerinin celbine ve yeniden bilirkişi raporu alınmasına karar verilmesi talep etmiştir.

DAVANIN NİTELİĞİ, DELİLLER, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE

Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacılar tarafından davalılar aleyhinde Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında ilamsız genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, davaların icra dosyasına süresinde sundukları itiraz dilekçeleri ile asıl borç miktarına ve ferilerine itiraz ettikleri, davacılar vekilinin yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde söz konusu icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı taraf ise, yukarıda özetlendiği gibi davanın reddini savunmuştur.

Mahkememiz 21/12/2022 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile;

"...A)1-DAVANIN DAVALI ... YÖNÜNDEN REDDİNE,

2-Davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine yer olmadığına,

B) 1-DAVANIN DAVALI .... LTD. ŞTİ. YÖNÜNDEN KABULÜ İLE; adı geçen davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın tümden iptali ile takibe aynen devam olunmasına,

2-Takip bedelinin %20'si olan 175.000,00TL icra inkar tazminatının davalı ... şirketinden alınarak davacılara verilmesine..." şeklinde karar verilmiştir.

Bahse konu mahkememiz kararının davacılar vekili tarafından istinafı üzerine Konya BAM . Hukuk Dairesinin 03/12/2024 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile;

"...Somut olaya gelince; davacıların davalılar hakkında Konya .İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı dosyasında yaptıkları takibe davalıların yaptıkları itirazların iptalini talep ettikleri, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre davacıların tacir kaydının bulunmadığı, dosyada mevcut vergi kayıtlarına göre davacı ...'ün potansiyel vergi mükellefi olduğu, davacı ...' ün ise dava tarihinden önce 31/01/2022 tarihinde işi terk ettiğinden davacıların dava tarihinde tacir olmadıkları, bu nedenle eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu,

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 ve 115. maddelerine göre dava şartı olarak görev kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece res'en göz önünde bulundurulması zorunludur ve görev konusunda kazanılmış hak da söz konusu olmayacağından ilk derece mahkemesince görev hususu değerlendirilmeden davanın esası hakkında karar ittihazının usul ve yasaya uygun bulunmadığı anlaşıldığından, davacıların istinaf başvuru taleplerinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,

dosyanın görev hususunda değerlendirme yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacıların istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/12/2022 tarih ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA..." denilerek mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Göreve ilişkin istinaf mahkemesi kararlarının ilk derece mahkemeleri için bağlayıcı nitelikte olması ve dava tarihinde dava taraflarının tamamının tacir olmaması ve uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde bulunmaması hususları gözetilerek mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekliyle hüküm tesisi gerekli olmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın mahkememizin görevli olmaması nedeniyle HMK nun 114/1-c maddesi ve HMK nun 115/2. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,

2-HMK nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, verildiği anda kesin olan kararlarda kararın tebliği tarihinden, süresinde kanun yoluna başvurulmadığından kesinleşen kararlarda kararın kesinleştiği tarihten ve kanun yoluna başvurulan kararlarda da kanun yolu başvurusunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren yasal iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dava dosyasının görevli KONYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

3-Belirtilen iki haftalık süre içinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar (ek karar) verileceğinin taraflarca bilinmesine, HMK 331/2. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılması hakkında karar verilmesi halinde talep halinde yargılama giderleri konusunda karar tayin olunmasına,

4-Harç, yargılama giderleri ve sair hususların görevli mahkemece karara bağlanmasına,

5-İş bu karar dosya üzerinden verildiğinden gerekçeli kararın ve istinaf mahkemesi kararının resen dava taraflarına tebliğine,

Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu karar verildi.25/12/2024

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/997, K. 2024/824, 25 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekili
  4. Davalı : 1-
  5. Vekili
  6. Davalı : 2-
  7. Dava
  8. Dava Tarihi
  9. Karar Tarihi
  10. Gerekçeli Kararın
  11. Yazıldığı Tarih
  12. Heyetimizce Gereği Görüşüldü
  13. Talep
  14. Cevaplar
  15. Davanın Niteliği, Deliller, Değerlendirilme Ve Gerekçe
  16. Hüküm
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/997
Karar No
2024/824
Tarih
25 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/997 K.2025/1
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/997 K.2024/972
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/997 K.2024/887
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/997 K.2024/780
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2024/998 K.2024/1650
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/998 K.2024/888

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.