KÜNYE
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/427
- Karar No
- 2026/141
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2026
Karar Metni
2.554 kelime·13 dk okuma·22 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI : 1-
VEKİLİ
DAVALI : 2-
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
KARAR YAZMA TARİHİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle. Vekili olduğu ... adına kayıtlı olan ... plaka sayılı çekici ve buna bağlı ... plaka sayılı yarı römork (dorse) araç ...
Sigorta Şirketi tarafından ... poliçe numaralı sigorta poliçesi ile sigorta edilen ... plaka sayılı araç arasında maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, şirket tarafından sigorta edilen ... plaka sayılı araç sürücüsü ... kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğunu, bu kaza neticesinde vekili olduğu ... adına kayıtlı olan ... plaka sayılı yarı römotkta (dorse) 102.900,00 TL hasar meydana geldiğini, müvekkili aracı daha önce hatasız ve boyasız olup bu kaza nedeniyle değer kaybına uğradığını,
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun "Trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller" başlıklı 84'üncü maddesinde "arkadan çarpma" bir asli kusur sebebi olarak düzenlendiğini, trafik ekiplerince 23/12/2024 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında kusur dağılımının yapılmış olduğunu, dilekçelerinin deliller kısmında göstermiş oldukları kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu incelendiğinde, müvekkili aracına arkadan çarpan ve takip mesafesini korumayan ...'in sevk ve idaresinde olan ... marka kamyonu yasal hız sınırları üzerinde seyrettiği, takip mesafesini korumadığı,
yerde fren izine bile rastlanmadığı gözükmediğini, müvekkili aracını tamir esnasında geçen süre boyunca kullanamayıp aracından mahrum kaldığını, ayrıca kaza sonucu hasar alan araçta, onarım, parça değişimi gibi işlemler nedeniyle aracın 2. El piyasası düşmüş ve değer kaybı gündeme geldiğini, müvekkili aracını ticari amaçla kullandığı için onarım süresi boyunca kazanç kaybına uğradığını, müvekkili aracının kaza tarihi baz alındığında aylık getirisinin 150.000,00 / 200.000,00 TL arasında olduğunu, fazlaya ilişkin hak ve alacakları, bilirkişi incelemesi neticesinde alacak miktarları tam ve net olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda,
iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu talepleri artırma hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkiline ait araçta oluşan şimdilik 1000,00 TL , değer kaybı tazminatının ( Sigorta şirketi açısından teminat limitleriyle sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, hasar gören aracın onarım süresince kullanılamamasından ve müvekkil aracını ticari amaçla kullanıyor olmasından kaynaklı şimdilik 1000,00 TL kazanç kaybı bedelinin, sadece Davalı ...'den tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı tarafça dava öncesi müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından kanunda öngörülen başvuru şartı gerçekleşmediğini, müvekkili şirkete dava öncesi inceleme yapabilmesi adına davacı tarafça yeterli bilgi ve belge sunulmadığını, davacı tarafından, dava öncesi müvekkil şirkete başvuru şartı yerine getirilmemiş olduğunu, bu suretle müvekkili şirketin temerrüde düşmesi söz konusu olmayacağı gibi, henüz miktarı ve niteliği belirlenmemiş bir alacağa dair talep hakkının borcu muaccel hale getirmesi de imkânsız olduğunu, davacı tarafın, dava dilekçesinde konu davayı belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini ifade ettiğini,
belirsiz alacak davasının açılabilmesi için gereken şartlar somut olayda gerçekleşmediğinden davacının konu nitelemesi haksız olup davanın öncelikle usulden reddi gerekmekte, Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise dava ancak ve ancak kısmi dava olarak kabul edilebileceğini, kaldı ki, belirsiz alacak davası açabilmek için kanun sübjektif bir belirlenemezliği değil alacağın gerçekten objektif olarak belirlenemez olmasının arandığını, ...
Sigorta A.ş.'ye 102.900,00 tl rücu ödemesinin mahsubuyla kaza tarihinde bakiye teminat limiti 97.100,00 TL olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla zarar hesabında anlaşmalı tamirhane iskontosunun uygulanması gerektiğini, piyasada oldukça yaygın olan tedarik parça iskontosu istisnasız tüm anlaşmalı tamirhanelerde uygulanacağını, yasal olan anlaşmalı tamirhane iskontosunun uygulanmamasının söz konusu edilemeyeceğini, anlaşmalı tamirhane iskontosu sigortacı ile tamirhane arasında yapılan bir sözleşme olduğundan iskontonun yapılması aracın layıkıyla onarılmadığı sonucunu doğurmaz kaldı ki davacı böyle bir iddiada da bulunmadığını,
bilindiği üzere KDV devlet adına yapılan tahsilat olup gerçek veya tüzel kişilerin önceki faaliyetlerinden dolayı maliyeden KDV alacağı bulunması halinde tahsil ettiği vergiyi alacağından mahsup edeceği gibi alacağı bulunmaması halinde ise alacak olarak muhasebeleştireceği belirgin olduğunu, sonuç olarak;
davaya konu araç ekonomik ömrünü tamamlamış bir araç olmakla beraber kullanılmışlık düzeyi had safhada bir araç olduğunu, dolayısıyla davacının aracında söz konusu kaza sonucu değer kaybı meydana geldiğinin düşünülemeyeceğini, davacı tarafça değer kaybına ilişkin iddia ve talepte bulunulması haksız ve hukuka aykırı olduğunu, sigorta bedelinin muaccel hale gelebilmesi için usulünce TTK’nun ilgili maddeleri uyarınca ihbarda bulunulması,
ihbarın ardından hasar miktarının sigorta şirketi tarafından hesaplanması gerektiğini, sigorta tazminatına faiz uygulanabilmesi için alacağın muaccel hale gelmesi gerektiğini, arz ve izah edilen ve Mahkememizce de re'sen nazara alınacak sebeplerle, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin Dava değer arttırım dilekçesinde özetle; Davanın kabulüne, toplamda 40.000,00 TL değer kaybı yönünden ıslahı ile, işletilecek ticari faizi ile birlikte TMK m. 369 dayanak gösterilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine , toplamda 24.657,53 TL mahrum kalma bedelinden yalnızca davalı ... kaza tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
I.DAVANIN NİTELENDİRİLMESİ
Taraflar arasında görülmekte olan davanın; 23/12/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının uğradığını iddia ettiği değer kaybı ve ikame araç bedelinin tazmini talepli maddi tazminat davası olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın ise; 23/12/2024 tarihinde meydana gelen kazada davalılara atfı mümkün bir kusur olup olmadığı, davacının iddia ettiği maddi zararları olup olmadığı, var ise miktarı ve davalılardan tahsilini talep edip edemeyeceği hususunda olduğu görüldü.
II.DEĞERLENDİRME VE NETİCE
(1) DAVALI SÜRÜCÜ/İŞLETENİN CEVAP DİLEKÇESİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Davalılardan ...'in yasal süre içerisinde cevap dilekçesi vermediği, 6100 Sayılı Kanunun 128/1 maddesi gereğince davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayıldığı kabul edilerek Mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur.
(2)KUSUR AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE; Mahkememizce mahallinde keşif icra edilmiş, taraf tanıkları dinlenmiş ve akabinde T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 14/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı çerçevesinde adli trafik bilirkişisinden kusur raporu aldırılmıştır.
04/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde güvenli takip mesafesini korumayan ve aracının hızını trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmayan ... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kanunun 56/1-c ve 52/1-b maddesinde yer alan kuralları ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... ve ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı rapor edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 04/12/2025 Tarihli Kusur Raporunda yer alan tespitlerin, Kaza Tespit Tutanağında yer alan tespitlerle örtüşmesi, davalı sigorta şirketi tarafından dava öncesinde kendi sigortalısı %100 oranında asli ve tam kusurlu kabul edilerek davacının KASKO şirketine rücu ödemesi yapılması ve dahi söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(3) HESAP RAPORU AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Mahkememizce dava konusu araca ilişkin olarak sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası ile Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine müzekkere yazılarak davaya konu kaza tarihinde, davacının maliki olduğu aracın değerine ait bilgi ve belgelerin ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın tüm tramer kayıtlarının onaylı suretleri dosyamız arasına kazandırılmış, akabinde yukarıda detayı verilen Yüksek Mahkeme ilamları çerçevesinde davacının var ise değer kaybı ve ikame araç bedeli maddi zararının hesaplanması hususunda Motorlu Araç Değer Kaybı, Motorlu Araç Sigortaları/Hasar Tespiti alanında uzman bilirkişiden bilirkişi raporu aldırılmıştır.
04/12/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olduğu, değişmesi gereken parçalar, işçilik ve KDV hariç tramer kayıtlarına işleyecek hasar/onarım miktarının 41.000,00 TL olacağı, kaza tarihinde 2. El piyasa değerinin 750.000,00 TL olduğu, kazalı hali ile değerinin 710.000,00 TL olacağı, davacının değer kaybı maddi zararının 40.000,00 TL olacağı, aracın makul tamir süresinin 5 gün olduğu, kaza tarihi itibariyle davacının aynı marka model bir aracı günlük 5.000,00 TL'ye kiralayabileceği, davacının yapması gereken zorunlu masrafların düşülmesi sonrasında ikame araç bedeli maddi zararının ise 24.657,53 TL olacağı rapor edilmiştir.
T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 10/03/2020 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında ifade edildiği üzere usulüne uygun tebligata rağmen davacı ile davalı gerçek kişinin rapora yönelik herhangi bir itirazda bulunmamaları sebebiyle raporda aleyhine olan hususlar yönüyle karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşması, T.C. Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 27/12/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C.
Konya Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 21/02/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 10/12/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı, T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 29/09/2022 Tarih ve ... Esas-...
Karar sayılı ilamı da emsal alınarak Sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası, Türkiye Reasürans Şirketler Birliği ile Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinin müzekkere cevapları, kazanın oluş şekli, çarpma noktaları, dava konusu aracın modeli, markası, özellikleri, kaza sebebiyle yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, kaza neticesinde araçta meydana gelen hasar miktarı ve Yüksek Mahkeme içtihatları gereğince araçta meydana gelecek değer kaybının kaza tarihi itibariyle hesaplanmak durumunda olunması,
kaza sebebiyle dorsede meydana gelen hasar/onarım miktarı ile 04/12/2025 tarihli bilirkişi raporu ekinde yer alan emsal nitelikteki ilanlar/görseller de nazara alındığında söz konusu raporun Yüksek Mahkemenin denetimine elverişli, ayrıntılı, gerekçeli ve yöntemine uygun olarak hazırlandığına kanaat edilmekle bu raporun hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
(4) NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde.
23/12/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında zarar meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde güvenli takip mesafesini korumayan ve aracının hızını trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmayan ... plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kanunun 56/1-c ve 52/1-b maddesinde yer alan kuralları ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ... ve ... plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı, 04/12/2025 Tarihli Bilirkişi Raporuyla tespit edildiği üzere kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olduğu,
değişmesi gereken parçalar, işçilik ve KDV hariç tramer kayıtlarına işleyecek hasar/onarım miktarının 41.000,00 TL olacağı, kaza tarihinde 2. El piyasa değerinin 750.000,00 TL olduğu, kazalı hali ile değerinin 710.000,00 TL olacağı, davacının değer kaybı maddi zararının 40.000,00 TL olacağı, aracın makul tamir süresinin 5 gün olduğu, kaza tarihi itibariyle davacının aynı marka model bir aracı günlük 5.000,00 TL'ye kiralayabileceği, davacının yapması gereken zorunlu masrafların düşülmesi sonrasında ikame araç bedeli maddi zararının ise 24.657,53 TL olacağı anlaşılmakla davacının davasının bu tutarlar üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
(5) DAVA ŞARTI ARABULUCULUK YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE
(a) Sigorta Şirketi Açısından. T.C. Yargıtay. Hukuk Dairesinin 09/09/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin bağlı bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 11/07/2025 Tarih ve ... Esas-...
Karar sayılı ilamları emsal alınarak davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği bir başka ifade ile eldeki davada alternatif uyuşmazlık çözüm yolu öngörüldüğünden arabuluculuğun zorunlu dava şartı olmadığı anlaşılmakla yapılan arabuluculuk masrafının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
(b) Diğer Davalı Açısından: Sigorta şirketi dışındaki davalı ile davacı arasındaki ilişkinin nispi ya da mutlak ticari davaya vücut vermediği, T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 24/10/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında bu davalılar yönüyle arabuluculuğun dava şartı olmaması sebebiyle arabuluculuk masrafının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
(6) FAİZ TÜRÜ VE BAŞLANGIÇ TARİHİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE
(a) Faiz Türü Açısından Yapılan Değerlendirmede: Kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın ruhsat bilgilerinin incelenmesinde kamyonet olarak kullanıldığı anlaşılmakla T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 01/12/2020 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alınarak hükmolunan tazminatlara avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
(b) Faiz Başlangıç Tarihi Açısından Yapılan Değerlendirmede: T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi. Hukuk Dairesinin 18/10/2021 Tarih ve ... Esas-...
Karar sayılı ilamında "2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir." ifade edildiği üzere sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda zararın karşılanmaması halinde sigorta şirketi yönüyle faizin başlayacağı,
somut olayımızda davacı tarafından dava öncesinde sigorta şirketine yapılan başvurusunun 12/03/2025 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiği, tebliğ tarihi itibariyle sigorta şirketinin 25/03/2025 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla hükmolunan tazminatlara sigorta şirketi açısından bu tarihten, işleten/sürücü açısından ise kaza tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Katip Hakim
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/427, K. 2026/141, 24 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama