KÜNYE
- Mercii
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/66
- Karar No
- 2025/600
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2025
Karar Metni
1.972 kelime·10 dk okuma·19 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
KARAR NO
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI : 1-
VEKİLİ
DAVALI : 2-
VEKİLİ
DAVA
Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
KARAR YAZMA TARİHİ
Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin : ... Esas ... sayılı görevsizlik kararıyla dosya mahkememize gönderilmiş olup, mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davaya konu 31/07/2024 tarihinde ... idaresindeki ... plakalı kamyoneti ile ... Sokağı takiben seyredip ... Caddesi kavşağından caddeye çıkış yaparak yolun soluna geçmek istediğini aracının sol arka yan kısmına, solundan ...
Caddesini takiben doğru seyreden sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin ön kısımlarıyla çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada davacıya ait ... plakalı ... marka, 2009 model sedan otomobil için Pert Raporu verildiğini, bu nedenle davacıya 18.09.2024 tarihinde 300.800,00 TL tutarında "Sovtaj Bedeli",
24.09.2024 tarihinde 139.200,00 TL tutarında "Hasar Ödemesi" yapıldığı gibi nedenlerle ... yönünden pert farkı olarak olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla yargılamanın ilerleyen aşamalarında uzman bilirkişiler tarafından belirlenecek olan alacak talebini artırarak harçlarını tamamlamak üzere şimdilik 1.000,00TL, meydana gelen trafik kazası neticesinde ... yönünden olay tarihinden itibaren manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte 30.000,00TL manevi tazminat, meydana gelen trafik kazası neticesinde ...
Sigorta A.Ş(limitleri dahilinde ise) ve ... yönünden araç mahrumiyet bedeli olarak olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizili ile birlikte fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla HMK 109.
Madde uyarınca yargılamanın ilerleyen aşamalarında uzman bilirkişiler tarafından belirlenecek olan alacak talebi artırarak harçlarını tamamlamak üzere şimdilik 5.000,00TL,davanın uzun sürebilecek olması ve dava sonucunda davalılardan tahsil kabiliyetinin kalmayabileceği göz önüne alınarak davalı adına kayıtlı ... plaka sayılı araç üzerine, söz konusu araç değiştirilmiş ise tespit edilecek başka bir aracı üzerine teminatsız olarak tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta şirket vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;huzurdaki uyuşmazlığa konu kaza kapsamında davalı şirket tarafından davacı asile 139.200,00-TL maddi hasar ödemesi yapıldığını, yapılan bu ödeme ile davalı şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, davalı şirketin sorumluluğu, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, davalı şirketin talep edilen KDV yönünden sorumluluğu bulunmadığı gibi nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın meydana geldiği esnada ...
Caddesine çıkışını yaptığını, bu esnada davalının seyrettiği cadde üzerinde arkadan hızlı ve kontrolsüz bir şekilde gelen davacıya ait aracı kullanan sürücü ...'un davalıya ait ... plakalı araca arka kısmından çarptığını, sürücü ...'un trafikte seyir halinde iken telefonla konuştuğunu ve önünde bulunan davalıya ait aracı fark etmeyerek kazaya sebebiyet verdiğini, davalı ve davacı, arasında kaza tespit tutanağı tanzim edildiğini trafiğin aksamaması için tarafların olay yerinden ayrıldığını, davacının aracının arka tamponunda hasar meydana geldiğini,
ancak gelinen aşamada davacı tarafından kötü niyetli olarak sağlam olan parçalar da hasarlı gösterildiğini ve davalının ZMMS poliçesindeki tüm teminat araç servisi tarafından kullandırıldığını, dava konusu araçta bu denli büyük bir hasar meydana gelmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı, dava konusu aracı kazadan 17 gün önce 485.000,00 TL satın aldığını sigortadan aldığı ödemeleri de göz önünde bulundurduğunda 45.000,00 TL araç bedelinden zararının doğduğunu iddia ettiğini ancak bu hususun kabulünün mümkün olmadığı gibi nedenlerle haksız davanın reddini,
yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın trafik kazası nedeniyle davacı aracında oluşan fark pert bedeli, değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli ve manevi tazminat hususunda olduğu anlaşılmıştır. ... Sigorta Şirketine, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine, Türkiye Sigortalar Birliğine yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür. Mahkememizin 24/02/2025 tarihli tensip zaptının 4 numaralı ara kararı gereğince dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 09/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle. Dava konusu trafik kazasında ... Plakalı araç sürücüsü ...'nın %100 kusurlu olduğu, ... Plakalı araç sürücüsü ...'un kusurunun bulunmadığı, Dava konusu ... Plakalı aracın dava konusu trafik kazasından önceki rayiç bedelinin 440.000,00 TL olarak hesaplandığı, davalı sigorta şirketinin perte total işleminin ve sovtaj bedeli olarak belirlediği 300.800,00 TL nın uygun olduğu, Davacı ... 'un, ...
Plakalı aracına 440.000,00 TL olarak tespit edilen rayiç bedelden 300.800,00 TL lık sovtaj bedeli düşüldükten ve davalı şirketçe ödenen 139,200,00 TL mahsup edildikten sonra alacağının kalmadığı, aracın pert işleminin yapılması nedeni ile değer kaybı oluşmayacağı, dava konusu 34-GVS-547 Plakalı aracın araç mahrumiyeti süresinin 30 gün günlük araç kirasının 1.000,00 TL toplam araç mahrumiyetinin 30.000,00 TL olduğu, 4.213,70 TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldüğünde 25.786,30 TL kaldığı bu tutardan da poliçe teminatlarında olmadığından davalı ...'nın sorumluluğu bulunduğu görüş ve kanaati bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa pert farkı bedeli, araç mahrumiyet bedeli ve manevi zararın tahsiline ilişkindir.
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı, sürücüsü olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı da bu zararlardan (hasar bedeli ve değer kaybı yönünden) poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır.
Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Mahkememize sunulan 09/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu trafik kazasında ... Plakalı araç sürücüsü ...'nın %100 kusurlu olduğu, ... Plakalı araç sürücüsü ...'un kusurunun bulunmadığı değerlendirilmiştir. Her ne kadar davalı tarafın savunmaları kapsamında kamera görüntüsü olup olmadığına yönelik araştırma yapılmış ve sonuç alınamamış ise de kazanın gerçekleşme biçimi gözetildiğinde davalı taafın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu değerlendirilmekle başkaca araştırma yapmaya gerek görülmemiştir.
Dava konusu ... Plakalı aracın dava konusu trafik kazasından önceki rayiç bedelinin 440.000,00 TL olarak hesaplandığı, davalı sigorta şirketinin perte total işleminin ve sovtaj bedeli olarak belirlediği 300.800,00 TL nın uygun olduğu, Davacı ... 'un, ...
Plakalı aracına 440.000,00 TL olarak tespit edilen rayiç bedelden 300.800,00 TL lık sovtaj bedeli düşüldükten ve davalı şirketçe ödenen 139.200,00 TL mahsup edildikten sonra alacağının kalmadığı, aracın pert işleminin yapılması nedeni ile değer kaybı oluşmayacağı, dava konusu ...
Plakalı aracın araç mahrumiyeti süresinin 30 gün günlük araç kirasının 1.000,00 TL toplam araç mahrumiyetinin 30.000,00 TL olduğu, 4.213,70 TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldüğünde 25.786,30 TL kaldığı bu tutardan da poliçe teminatlarında olmadığından davalı ...'nın sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmiştir.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmakla tarafların kazadaki kusur durumları ile yapılan hesaplamalar ve arttırım dilekçesi doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Manevi tazminat talebi yönünden;
TBK 56/1 maddesinde'' hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayanı özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar veribilir'' hükmü mevcuttur.
TBK 56 maddesi uyarınca bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda zarar gören lehine uygun miktarda manevi tazminat takdir edilmesi söz konusu ve ruh sağlığı da bedensel bütünlük içerisinde olup her ne kadar davacı tarafından meydana gelen trafik kazası nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu iddia edilmiş ise de; trafik kazası geçiren birinin psikolojik olarak bundan etkilenmesi olağan olduğundan fiziki bir yaralanma olmaksızın manevi tazminat takdiri için bu etkilenmenin ruh sağlığının bozulması derecesinde olması gerekmektedir. Ancak davacı tarafça ruh sağlığının bozulduğununun ispat edilememesi karşısında trafik kazası nedeniyle yaralanması bulunmayan davacının koşulları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekir (Yargıtay .HD 08/12/2020 tarih ... E ... K).
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
Katip Hakim
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/66, K. 2025/600, 25 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama