KÜNYE
T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/47
- Karar No
- 2025/530
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Hakim
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- —
- Davalı
- ... - ... ...
- Vekilleri
- —
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- —
- Karar tarihi
- —
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- —
- Kararın mahiyeti
- RED
Karar Metni
1.989 kelime·10 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Konya . İcra dairesinde ... sayılı dosyası takibe konu senedin teminat senedi olmasına binaen müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, icra dosyasındaki paranın ödenmesi halinde kanuni faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini, Mahkemenin uygun göreceği bir teminat karşılığında vezneye yatan paranın davalıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Davalının kötü niyetli olmasından dolayı %20 oranında tazminata mahkum edilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderilerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle;) davacının (borçlunun) icra takibinin açılmasına neden olduğundan takip giderlerini, harçları ve icra vekalet ücretini ödedikten sonra İcra Dairesine müracaat etmesi, talebinin kabul görmemesi halinde İcra Hukuk Mahkemesine "memur muamelesini şikayet" davası açması gerekirken, bunun yerine işbu menfi tespit davasını açmakta herhangi bir hukuki yararı bulunmadığından, Davanın usulden reddini, Dava usulden reddedilmeyecek olursa; davanın esas yönünden de haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olmasının nedeniyle, davanın esastan reddini, İİK,'nın 72/4 maddesi uyarınca, davalının (alacaklının);
davacıdan (borçludan) alacağını ihtiyati tedbir nedeniyle geç almış olmasından doğan zararlarına karşılık, icra takibine konu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere takdir olunacak tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesini, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini, talep ettiği anlaşılmıştır.
Dava; "Menfi Tespit" davasıdır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı Konya . İcra dairesinde ... sayılı dosyası takibe konu senedin teminat senedi olmasına binaen müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptalini istemiştir.
Davanın İİK.72.maddesine dayalı menfi tespit davası olduğu, İİK.72.maddesi "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir." İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar.
Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.(1) (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur.
İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.
Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.(1) Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.
Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur.
"
Çumra Sulh Hukuk Mahkemesinin ... E, ... K, sayılı ilamında ... ve ...'in davalı olduğu, davanın kabul edildiği "Konya İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Ada ... Parsel, ... Ada ... Parsel, ... Ada ... Parsel, ... Ada ... Parsel ve ... Ada ... Parsel ile Konya İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Parsel sayılı taşınmazların SATIŞ SURETİ İLE GİDERİLMESİNE, Satıştan elde edilecek miktarın, masraf çıkıldıktan sonra tapu kaydındaki paylar oranında hissedarlar arasında PAYLAŞTIRILMASINA" kararı verildiği anlaşılmıştır.
Konya . İcra Dairesinin ... ESAS sayılı dosyasında alacaklının ... olduğu, borçlunun ... olduğu, alacağa dayalı senedin 310.000,00 TL Miktarlı 30/10/2023 Tanzim Tarihli,20/12/2023 Vade Tarihli Senet olduğu, alacak miktarının avans faizi ve komisyonu ile birlikte 312.770,62 TL olduğu anlaşılmıştır.
TARAFLARIN ARALARINDA İMZALAMIŞ OLDUĞU SULH PROTOKOLÜNDE "Çumra Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Esas sayılı davalar ile Çumra Satış Memurluğunun ... Ort. Gid. Satış sayıl dosyası nedeniyle, Av. ... 'a en geç 20.11.2023 tarihinde 70.000,00.TL, 20.12:2023 tarihinde ... ve ... tarafıdan ...'e 310,000,00 TL, ... ve ... tarafından ...'e 120.00,00 TL, ödenecektir.
Bugün 30.10.2023 günü Av. ... tarafından satış memurluğu dosyasından yapılacak olan satıştan vazgeçilmesi dilekçesi gönderilecektir. Bahsi geçen ödemeler yapıldığında, bahsi geçen dava ve satış dosyaları nedeniyle tarafların birbirlerinden hak ve alacağı kalmayacak ve taraflar birbirlerini karşılıklı olarak ibra etmiş olacaktır.
Bahsi geçen paraların tamamı Av. ...'a verilecek, taşınmazlar üzerindeki ...'in borcundan dolayı bulunan hacizlerin kaldırılması için gerekli paralar bu paradan avukat tarafından ödenecek olup, icra dosyalarına ödenecek paralar düşüldükten sonra kalan para ...'e ödenecektir." kararı verilmiştir.
Mahkememiz dosyasında 10/02/2025 tarihli ihtiyati tedbir ara kararında; "İİK.72/3.maddesi gereğince dava konusu edilen miktarın takdiren % 20 (yüzde yirmi) oranındaki 62.554,124TL nakdi teminat tutarını mahkememiz veznesine yatırdığında veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz, kayıtsız ve şartsız nitelikteki teminat mektubunu mahkememize ibraz ettiğinde Konya 10. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki icra takibi nedeniyle icra veznesine hangi yolla olursa olsun girmiş veya girecek her türlü paranın tedbiren davalı ...'e ÖDENMEMESİNE/ VERİLMEMESİNE,"
Kararı verilmiştir.
Yargıtay . HD. 20/06/2013 tarih, ... Esas, ... K. Sayılı İlamı, Yargıtay HD. 19/12/2003 Tarih. ... Esas, ... K. Sayılı ilamı, Yargıtay HD. 14/04/2015 Tarih, ... Esas, ... K. Sayılı İlamı, Yargıtay emsal ilamların özü; MENFİ TESPİT DAVASINDA DAVALI ALACAKLI YARARINA TAZMİNATA HÜKMEDİLEBİLMESİ İÇİN İHTİYARİ TEDBİR KARARI VERİLİP FİİLEN UYGULANMIŞ OLMASI İÇİN EMSAL KARAR
YARGITAY . HUKUK DAİRESİNİN ... E, ... K, SAYILI İLAMINDA
"En basit anlamıyla yenileme (tecdit). “Yeni bir borcun ihdası suretiyle eski bir borcun ıskatıdır. Alacaklının kendisine yapılması lazım gelen bir eda yerine borçluya karşı yeni bir alacak elde etmesi; borçlunun da edayı yerine getirmeksizin alacaklıya karşı yeni bir borç taahhüt etmek suretiyle borcundan kurtulmasıdır. Alacağın eskisi yerine kaim olmasıdır. Tecditte borçlunun kendisi borçlu olarak kalır ancak borcu eski borç ilişkisine değil yenisine taalluk eder.
Yeni alacağın eskisi yerine kaim olması önemli iki sonuç doğurur. Birisi, eski alacağı sakatlayan fesat sebeplerinin ve iş bu alacağa karşı ileri sürülebilen def’ilerin yeni alacağa tesir etmemesi, diğeri de eski alacağa ilişkin teminatların eski alacakla birlikte sakıt olmasıdır.
(6098 sayılı TBK 133/II maddesi) 818 sayılı BK 114/II maddesinde (İBK 116/II) yer alan karineye göre bir tecdit iddiasında olan kimse tarafların bu husustaki anlaşmasını (animus novandi =tecdit kastı) ispat ile mükelleftir.
Kural olarak açık bir anlaşma olmaksızın salt yeni bir senet düzenlenmesi tecdit anlamına gelmemektedir. Yenilemenin (tecdidin) varlığını kabul için ; yeni bir alacak olmalı ve yenilemenin ıskat etmesi lazım gelen eski bir alacak da mevcut olmalıdır. Tecdit daima, aslında, akdin taraflarını teşkil eden kimseler arasında yapılmaz. Alacaklı ya da borçlunun değişmesi olanaklıdır. Her iki halde de tecdit alacağın temliki ve borcun naklinden ayrılır, zira eski alacak sükut etmiş yerine başka bir borçluya karşı veya diğer bir alacaklı lehine bulunan ve çoğunlukla mücerret olan yeni bir alacak kaim olmuştur” şeklinde açıklanmaktadır. (... -Borçlar Hukuku 1-2 Cevat Edege çevirisi Ankara,1983 sh.653-660).
Kısacası yenileme (tecdit) ile yenilenen borç ilişkisi değil, bu ilişkiden doğmuş borç veya borçlardır. Objektif yani konuda değişiklik ya da subjektif yani taraflarda değişiklik olarak da kendini gösterebilir. Yenilemede borç ilişkisi eski olmakla birlikte doğan yeni borç söz konusudur. (Prof.Dr.... Türk Borçlar Hukuku , Cilt I Genel Hükümler, İstanbul, 1976, Sh.1183 vd.)
Yapılan açıklamalar ışığında görülmektedir ki, borcun yenilenmesi dar anlamda borcu sona erdiren nedenlerden birisidir. Bir borcun yerine yenisinin geçmesi suretiyle eski borcun sona erdirilmesi sözleşmesine yenileme (Neuerung=Novation) denir. Borç ilişkisinde değil dar anlamda borçta söz konusudur. Örneğin satım sözleşmesinde satım parası borcu yenilendiğinde satım sözleşmesi eskiden olduğu gibi geçerli şekilde varlığını devam ettirir. Yenilenen sadece satım parası borcudur.
Borcun yenilenmesi alacaklı veya borçlu arasında yapılacak bir sözleşme ile gerçekleşir. Buna yenileme sözleşmesi (neuerungsvertrag) denir. Bu sözleşme tarafların eski bir borç yerine yenisini geçirme iradelerinden oluşur. Yenilemenin varlığını kabul için öncelikle eski bir borç olmalı, yeni borç onun yerine geçmeli ve taraflar yenileme iradesine sahip olmalıdır. Eş söyleyişle, taraflar eski borç yerine geçecek yeni bir borç kurma iradesine sahip olmalıdır.
Bu irade yeni bir borç kurmak suretiyle eski borcu ortadan kaldırma, onu sona erdirme iradesidir. Yenileme iradesi sözleşmeden açık bir şekilde anlaşılmalıdır. Tarafların açık iradesi yenileme yönünde birleşmelidir. Yenileme, sözleşmeye dayalı bir tasarruf işlemidir. Her tasarruf işleminde olduğu gibi yenileme de hukuki bir nedene dayanır. Yenileme sebebe bağlı bir işlem olduğu için temeldeki hukuki sebebin geçerli olması gerekir.
Yenileme eski borcu sona erdirir ve onun yerine geçecek bir borç doğar. Borç ilişkisi varlığını korur ama borç yenilenmiş olur. İki borç arasında bir fark olmalı, taraflar yenileme iradesiyle hareket etmeli, yeni bir borç meydana getirirken eskisini ortadan kaldırma iradesi ortaya konulmalı anlaşılmalıdır. (... , Borçlar Hukuku Genel Hükümler Cilt2 İstanbul, 1985 sh. 1325)
Hemen belirtilmelidir ki, yukarıda açıklanan 6098 sayılı TBK.nun 133. maddesinde de açıkça ifade edildiği üzere, mevcut bir borç için salt poliçe taahhüdünde bulunmak veya yeni bir alacak senedi düzenlemek tek başına yenileme anlamına gelmez. Yenilemenin varlığını kabul için bu konuda yenileme sözleşmesi yapılmış olmalıdır. Bu sözleşmenin varlığını ispat yükü ise bunu iddia edene aittir.(Hukuk Genel Kurulu’nun 23.03.2005 tarih ve ... E, ... K) Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince;
Alacaklı tarafça da kabul edildiği anlaşılan taraflar arasında yapılan 01.09.2010 tarihli protokolün ilk sayfasında, söz konusu icra takibinde gelinen aşamada vekalet ücreti ve icra harçları da dahil toplam alacağın 480.000 TL olarak sabitlendiği ve Ankara ....
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasındaki bütün hacizlerin kaldırılacağı ve dosyanın derhal işlemden kaldırılacağı, bu dosyadan dolayı başkaca hak ve alacağının kalmadığı hususunda mutabakata varıldığı, belirlenen borcun 01.09.2010 tarihinde tanzim edilen ve her biri 20.000,00 TL değerinde birer aylık vadelerle 10.10.2010-10.09.2012 tarihleri arasında düzenlenen 24 adet senetlerle ödeneceğinin protokolde kararlaştırılarak alacaklı vekiline senet asıllarının teslim edildiği protokolün 2. sayfasının son paragrafında ise.
“Yukarıdaki senetler ödendiği takdirde karşılıklı ibralaşmış sayılacaktır.” ifadelerine yer verildiği görülmektedir.
Taraflar arasında varlığı çekişmesiz bulunan bu protokole göre derdest bir icra takip borcunun ifası amacıyla 24 adet bono verildiği bu bonoların ödenmesi halinde icra dosya borcunun kalmayacağının belirtilmesi nedeniyle, taraflar arasında borcun yenilenmesi sözleşmesinin yapılmadığı, mevcut borç için bono verilmesinin tek başına yenileme anlamına gelmediği sonucuna ulaşılmaktadır" KARARI VERİLDİĞİ GÖRÜLMÜŞTÜR.
İhtiyati tedbir nedeniyle eldeki dosya istinaf kanun yolundan geçtiğinden görev değerlendirmesi yapılmamıştır.
Somut olayımızda dosya kapsamı, mevcut delil durum, mezkur protokol ve emsal Yargıtay kararı birlikte değerlendirildiğinde; ortada yenileme (tecdit) olmadığı, kural olarak kambiyo ödemelerin ifa uğruna edim olduğu da düşünüldüğünde (zira yapılan kambiyo takibinde tahsilde tekerrür olmamak kaydı da içerdiğinden) davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer taraftan takibe konu bononun teminat senedi olduğuna ilişkin Yargıtayın aradığı şartların olmadığı da ortadadır.
TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır."
Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu,
Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar bir bütün halinde değerlendirildiğinde TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile Davacının, davalı aleyhine açtığı Menfi Tespit davasının reddine, İİK 72/4 maddesi gereği, taleple bağlı kalınarak asıl alacak olan 310.000,00TL'nin %20'si olan 62.000,00TL tazminatın davacıdan alınıp davalıya verilmesine, dair Mahkememizce oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE
1-Davacının, davalı aleyhine açtığı Menfi Tespit davasının REDDİNE,
2-İİK 72/4 maddesi gereği, taleple bağlı kalınarak asıl alacak olan 310.000,00TL'nin %20'si olan 62.000,00TL tazminatın davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 4.725,95TL'nin davacıya İADESİNE,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 50.043,30-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davalı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan 30-TL yargılama giderinin ve 1.683,10TL İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcı'nın toplamı olan 1.713,10 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından dava başında yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
8-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 3.200,00-TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/09/2025
Katip ... Hakim ...
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/47, K. 2025/530, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama