KÜNYE
T.C. Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi "Türk Milleti Adına" Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/343
- Karar No
- 2025/268
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2025
- Esas no
- —
- Karar no
- —
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- Davacılar
- 1- ... - ...
Karar Metni
1.036 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
2- ... - ...
VEKİLİ
DAVALI
... - ... ...
VEKİLİ
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili şirketinin konut ve iş yeri imalatı yapan marka değerini ve itibarını gözeten bir tacir olduğunu, diğer müvekkili ...'in ise müvekkili şirketin sahibi olduğunu, davalının ise ticaret ile iştigal ettiğini, müvekkilleri ile davalı aralarındaki ticarete istinaden mal teslimi şartı ile davaya konu 25.07.2022 keşide, 30.03.2024 ödeme tarihli 4.000.000,00 TL bedelli bono keşide edilerek davalıya duyulan güven ve ticari emtianın teslim edileceği nedeniyle teslim edildiğini, davalının müvekkiline teslim edilmesi gereken ticari etmiaları teslim etmediğini,
edimini yerine getirmemesine rağmen davaya konu bonoyu Konya. İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu ettiğini, mezkur bono nedeni ile müvekkillerinin herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının edimini ifa etmemesinin kötü niyetinin göstergesi olduğunu, mezkur bonolardan dolayı icra takibine maruz kalınması nedeniyle müvekkillerinin ticari itibarını zedelendiğini, icra takibine karşı müvekkillerinin telafisi imkansız, mağduriyeti mucip zararlara uğrayacaklarını, icra dosyasını infaz edilmesi paranın davalının uhdesine geçmesi halinde olası kabul kararında tekrar davalıdan tahsilinin güçleşeceğini,
verilecek ihtiyati tedbir kararı ile hem müvekkillerinin hem de davalının hukuki menfaatleri korunmasının sağlanacağını, açıklanan nedenlerle meblağın yüksek olması da dikkate alınarak öncelikle teminatsız olarak icra takibinin durdurulmasını, olmadığı takdirde İİK 72/3. madde ve fıkrası gereğince icra veznesine depo edilecek paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir vaazına, müvekkili tarafından keşide edilerek davalıya teslim edilen dava konusu bono nedeniyle müvekkilinin borcunun bulunmadığının tespiti ile bononun iptaline, dava sürecinde ödeme yapılması halinde davanın istirdat davası olarak devamına,
dava değerinin %20sinden aşağı olmamak üzere haksız talep tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve ücreti vekaletinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle; müvekkili tarafından davacı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığı ve icra takibi devam ettiğini, icra takibine konu bononun tüm unsurları taşıdığını, bononun bağımsız borç ikrarını içeren bir senet olduğunu, tüm kambiyo senetleri illetten mücerret olduğunu, tanık delili dahil tüm yazılı olmayan delillere itiraz ettiklerini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit isteminden ibarettir. Taraflar arasındaki ihtilaf; davaya ve takibe konu keşidecisi ... Ltd. Şti., aval vereni ..., lehtarı ... olan, 25/07/2022 tanzim tarihli, 30/03/2024 vade tarihli, 4.000.000 TL bedelli bononun davalıya avans olarak verilip verilmediği, avans olarak verilmişse karşılığında davacıya mal teslim edilip edilmediği, bononun bedelsiz olup olmadığı ile davacıların bu bono ve bu bonoya istinaden başlatılan takip nedeniyle davalıya borçlu olup olmadıkları hususlarından ibarettir. Davacı ...'in davası yönünden yapılan değerlendirmede;
Davacılardan ... avalist, ... ... Ltd. Şti. ise keşidecidir. Dolayısıyla davacılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmamaktadır. Bu nedenle de yargılama harçlarının ayrı ayrı yatırılması gerekmektedir. Ancak, davacılardan ..., dava açılırken ödenmesi gereken başvuru ve peşin harcı yatırmamıştır. 06/11/2024 tarihli celsede davacı ... yönünden eksik harçların yatırılması için süre verilmiş ise de 25/12/2024 tarihli celseye kadar eksik harçlar yatırılmamıştır.
Eksik harçların yatırılmamasına dayalı olarak 25/12/2024 tarihli celsede dosyanın 3 ay süreyle işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı 3 aylık süre zarfından eksik harcı ikmal ederek davayı yenilemediklerinden davacı ...'in davasının Harçlar Kanunu'nun 30. Maddesindeki atfı nedeniyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 150/5. Maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacı ... ... Ltd. Şti.'nin davası yönünden yapılan değerlendirmede;
Davacı bononun avans olarak verildiğini iddia etmiş, davalı ise bu iddiayı kabul etmemiştir. Avans iddiası yönünden ispat yükü davacı üzerinde olup, davaya konu bononun avans olarak verildiğinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Nitekim bu husus Yargıtay. HD.nin 11/04/2016 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ancak, davacı tarafından bononun avans olarak verildiği iddiasına dayanak yazılı bir delil ibraz edilmemiştir.
Davacı senet metninin talil edilmesi nedeniyle ispat yükünün yer değiştirdiğini iddia etse de, davalının talil niteliğinde bir beyanı olmadığından bu yöndeki iddiaya da itibar edilmemiştir. Davacı açıkça yemin deliline dayandığından kendisine yemin delili hatırlatılmış, yemin teklifine istinaden isticvabına karar verilen davalı 05/03/2025 tarihli celsede bononun avans olarak verildiği iddiasının doğru olmadığına ve bonoya dayalı olarak alacaklı olduğuna yemin etmiştir.
Bu kapsamda, davacı avans iddiasının yemin delili ile de ispatlayamadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacı tazminat isteminde bulunmuş ise de, dava borçlu konumundaki davacı lehine neticelenmediğinden davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Davalının tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede, davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilebilmesi için tedbir kararına dayalı olarak davalının alacağına geç kavuşmuş olması gerekir. 29/05/2024 tarihli ara karar ile davacının tedbir talebi kabul edilmiş ise de, süresinde teminat yatırılmadığından tedbir kendiliğinden kalkmış, diğer ifadeyle uygulanmamıştır. Dolayısıyla, davalı alacaklının alacağına geç kavuşmasına neden olacak bir tedbir kararı bulunmadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Anılan nedenlerle davacı ...'in davasının açılmamış sayılmasına, davacı ... ... Ltd. Şti.'nin davasının ise reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/343, K. 2025/268, 9 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama