KÜNYE
- Mercii
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/71
- Karar No
- 2025/510
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
Karar Metni
2.817 kelime·14 dk okuma·27 bölüm
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
T.C. GEREKÇELİ KARAR
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
KARAR NO
BAŞKAN
ÜYE
ÜYE
KATİP
DAVACILAR : 1-
2- 3- 4- 5-
VEKİLLERİ
DAVALI : 1-
VEKİLİ
DAVALI : 2-
VEKİLİ
İHBAR OLUNAN : 1-
VEKİLLERİ
İHBAR OLUNAN : 2-
DAVA : TAZMİNAT
DAVA TARİHİ
KARAR TARİHİ
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle. 28.10.2023 tarihinde İlyas Işık sevk ve idaresindeki davalı ... Belediye Başkanlığına ait ... plaka sayılı çöp kamyonunun yaya olarak seyir halinde olan müteveffa ...'ya çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda müteveffanın bir kusurunun bulunmadığını, ... plakalı araç kaza tarihi itibariyle davalı ...
Sigorta A.Ş.nin teminatı kapsamında olduğunu, davacı müvekkillerinin ölüm nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını, davalı belediyenin kontrolündeki aracın sürücüsü İlyas Işık'ın aracı kullanmaya elverişli ehliyetinin olmadığı ve ilgili sürücünün ehliyetinde kazadan önce sınırlamalar olduğunu, sürücünün kaza esnasında alkollü olduğunu, sürücünün kaza mahalline ters yönde girdiğini, müteveffanın ölümünde %100 kusur ile sorumlu olduğunu, müvekkil İsmihan adına sigorta şirketine 31.10.2023 tarihinde müracaat edilerek hasar dosyası açıldığını, hasar dosyasına rağmen sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını,
meydana gelen ölümlü trafik kazası nedeniyle müvekkili ... eşi ...'yı kaybetmesi nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatın davalılardan tahsilini, müvekkil ... için 300.000,00 TL, müvekkil Saniye Uygun için 200.000,00 TL, müvekkil Sefa Nur için 200.000,00 TL, müvekkil ... için 200.000,00 TL ve müvekkil... için 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...
Belediye Başkanlığından tahsili ile müvekkillerine ayrı ayrı verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...
Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesiyle özetle; hizmet kusurundan doğan davalarda görevli yargı yolu idari yargı yolu olduğu için davanın idari yargı mercilerinde görülmesi gerektiğini, bu nedenle yargı yolu caiz olmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını, müvekkil kurumun tacir sıfatının bulunmadığını görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, davanın görülmesinde yetkili mahkeme ... mahkemeleri olduğunu, davacının dava konusu taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın İlyas Işık ve ...
Belediyesi Gıda ve İht. Mad. Tar. Hay. Ve Pet. Ür. Tic. Paz. Ltd.
Şti.ne ihbar edilmesi gerektiğini, kazanın oluşumunda kamyon sürücüsünün kusurunun olmadığını, yaya olarak yolun karşısına geçmeye çalışırken yaya yolunu kullanmayan, hareket halindeki kamyonun önünden geçen müteveffa ağır ve tam kusurlu olduğunu, sürücünün kaza esnasında ehliyetinin bulunduğunu, müvekkili belediyenin olayın meydana gelmesinde bir kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağında sürücünün alkollü olmadığı belirtilmiştir, usule ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesiyle özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde trafik sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, bu nedenle kusur durumunun belirlenmesinin gerektiğini, adli tıp kurumundan kusur raporu alınmasını gerektiğini, destekten yoksunluk zararı hesaplanırken müteveffanın dava dışı hak sahiplerinin pay oranların da dikkate alınması gerektiğini, müteveffanın resmi geliri çerçevesinde hesaplama yapılmasını,
tazminattan indirim gerektiren hususların araştırılma yapılmasını, davacıların kazadan sonra SGK'dan herhangi biri ödeme alıp almadığının tespiti gerektiğini, müvekkili şirketinin faizden sorumluluğu sınırlı olduğunu, esasa ilişkin itirazlarının dikkate alınarak davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 05.05.2025 tarihli değer artırım dilekçesiyle özetle; müvekkili İsmihan için 1.000-TL olarak talep ettikleri maddi tazminatı talebini 1.340.720,79 TL artırılarak 1.341.720,79 TL olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
İhbar olunan ... ... Paz. Ltd. Şti.
Vekili 03.06.2025 tarihli dilekçeyle özetle; davanın görülmesinde yetkili mahkeme ... mahkemeleri olduğunu, davacıların hem dava dilekçesindeki talepleri hem de bedel artırım dilekçesinde taleplerinin zamanaşımın uğradığını, kazanın müteveffanın kusuru nedeniyle meydana geldiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu doğuran bir kusurun olmadığını, sürücü İlyas Işık'ın bir kusurunun bulunmadığını, yaya olarak yolun karşısına geçmeye çalışırken yaya yolunu kullanmayan, hareket halindeki kamyonun önünden geçen müteveffa ağır ve tam kusurlu olduğunu, sürücünün kaza esnasında ehliyetinin bulunduğunu,
dosya içerisinde mevcut olan bilirkişi raporlarında aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, davacıların taleplerinin haksız olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, müvekkiline ihbar olunan davaya fer'i müdahil edilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Somut olayda davacı ... davaya konu trafik kazası neticesinde vefat eden ...'nın desteğinden yoksun kaldığını iddia ederek destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmuştur. Yine, tüm davacılar ölüm nedeniyle manevi zarara uğradıklarını iddia ederek manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davaya konu 28/10/2023 tarihli trafik kazasının,sürücü İlyas Işık sevk ve idaresindeki ... plakalı ... Belediyesine ait çöp kamyonu ile ... caddesi üzeri ters yönde seyirle gelerek no:1 önünde bulunan çöp konteynerını boşaltıp yine aynı yönde 45 metre ileride bulunan çöp konteynerına ters yönde devam ettiği esnada aracının ön kısımları ile; aracın sağından gelip yolun karşısına geçmek isteyen yaya ...'ya çarpması neticesinde meydana geldiği, kaza sonucu ...'nın vefat ettiği anlaşılmıştır.
Kaza sonrasında görevli kolluk tarafından tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile, trafik kazasının oluşmasında yaya ... ve sürücü İlyas Işık'ın kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Soruşturma dosyasında tanzim edilen 05/12/2023 tarihli bilirkişi raporunun da kaza tespit tutanağı ile aynı yönde olduğu, Mahkememizce tanzim ettirilen 04/09/2024 tarihli ATK raporu ile yaya ... ve sürücü İlyas Işık'ın % 50'şer oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, yine 02/03/2025 tarihli Karayolları Fen Heyeti raporunun da bu yönde olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce, 02/03/2025 tarihli Karayolları Fen Heyeti raporundaki tespitlerin dosya kapsamına ve olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle, davaya konu trafik kazasının oluşmasında müteveffa ...'nın ve dava dışı araç sürücüsü İlyas Işık'ın % 50'şer oranında kusurlu oldukları kabul edilmiştir.
Kazada vefat eden ... davacı ...'nın eşi olup, kural olarak davacı ile müteveffa arasında desteklik ilişkisinin bulunduğu kabul edilmelidir. Davalı tarafça bu karinenin aksi usulünce ispatlanamadığından davacı ... ile müteveffa arasında desteklik ilişkisi bulunduğu kabul edilmiştir.
Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda 2918 sayılı KTK'da ve 6098 sayılı TBK'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu kapsamda hesaplamanın yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerekir. Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda Konya BAM . HD. nin uygulamaları ile Yargıtay uygulamaları farklılık arz etmektedir.
Konya BAM . HD.'nin yerleşik hale gelen uygulamalarına göre, 2918 sayılı KTK ile genel şartlara yapılan atfın, AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı kararı ile iptaline karar verilmesi nedeniyle bakiye yaşam süresinin PMF 1931 yaşam tablosuna göre belirlenmesi gerekir. (Konya BAM . HD.'nin 17/02/2023 gün ve ... E ... K)
TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı.
Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir.
Gelinen aşamada, mahkemeler takdir yetkisi kapsamında gerek PMF 1931 yaşam tablosunu, gerekse TRH 2010 tablosunu esas alabilecektir. Ancak takdir hakkının, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerekir. Bu takdir hakkı kapsamında, genel kabul gören yaşam tablosunun esas alınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/12/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve 21/12/2021 tarihli, ... E., ...
K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Yine, Yargıtay Daireleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin uygulamaları da bu yönde olmuştur. Bu nedenle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı kabul edildiğinden, Konya BAM. HD.'nin PMF 1931 yaşam tablosunun dikkate alınmasına yönelik görüşüne iştirak edilmemiştir.
Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur.
18/04/2025 tarihli hesap raporu ile, TRH 2010 yaşam tablosuna göre davacı ...'nın destek zararının 1.341.720,79 TL olduğu tespit edilmiştir.
6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre. Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.
Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir.
Nitekim bu husus Yargıtay. Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda, desteğin yaya konumundayken kazaya karıştığı, desteğin kendi ölümünde müterafik kusurunun bulunduğuna dair bir delilin mevcut olmadığı, dolayısıyla hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı sonucuna varılmıştır.
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K. sayılı ilamı; "...Kazaya karışan davalının sigortalısı olan aracın dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, Kırıkhan belediyesine ait, trafik kayıtlarında çöp kamyonu vasfında olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece avans faize hükmedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Oysa zarara neden olan araç Belediyeye ait olup, kamu hizmeti gören bir araçtır. Bu nedenle yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faize hükmedilmesi doğru olmayıp..." şeklindedir.
Her ne kadar davacı hükmedilecek alacağa avans faizi işletilmesini talep etmiş ise de, araç kamu hizmetinde kullanılan bir araç olduğundan anılan emsal içtihatta da belirtildiği üzere hükmedilebilecek faiz türü yasal faizdir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında sigortalı araç sürücüsü İlyas Işık ile müteveffa ...'nın eşit oranda kusurlu oldukları, kaza neticesinde ...'nın vefat ettiği, müteveffanın davacı ...'nın eşi olduğu, karine olarak aralarında desteklik ilişkisinin mevcut olduğunun kabulünün gerektiği, aksinin davalı tarafça ispatlanamadığı, davacının destek zararının 1.341.720,79 TL olduğu, davalı belediyenin işleten, davalı sigorta şirketinin ise ZMMS sigortacısı sıfatıyla bu zarardan sorumlu olduğu, ancak sigortacının sorumluluğunun poliçe limiti olan 1.200.000,00 TL ile sınırlı olduğu sonucuna varıldığından davacı ...'nın maddi tazminat davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... -... )
Somut olayda, kazanın oluş şekli ve sonucu, davacıların müteveffa ile olan bağları, tarafların kusur oranları, paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları, manevi tazminatın tatmin ve caydırıcılık fonksiyonu dikkate alınarak davacıların manevi tazminat davalarının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
MUHALEFET ŞERHİ
Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında Konya BAM . Hukuk Dairesinin kararları nazara alınarak PMF 1931 yaşam tablosunun esas alınması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun maddi tazminat davasına ilişkin kararına muhalefet ediyorum. ... Üye Hakim-... ¸
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/71, K. 2025/510, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama