KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/3168 - 2024/3152
- Dosya no
- 2022/3168
- Karar no
- 2024/3152
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- .... Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av.
- Davalılar
- 1- ... Gıda Dağıtım ve Pazarlama Tic. Ltd. Şti.
Karar Metni
3.707 kelime·19 dk okuma·12 bölüm
:2- ... VEKİLLERİ : Av.
DAVALI
3- Türkiye Sigorta Anonim Şirketi VEKİLİ : Av.
DAVA
Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)
KARAR TARİHİ : 26.12.2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26.12.2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/06/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 31/05/2019 tarihinde ... plakalı motorsikleti ile seyir halindeyken ...
Dağıtım ve Pazarlama Ltd.Şti.'ye ait ...'ın sevk ve idaresinde ... plakalı aracın müvekkiline çarphması sonucu müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kaza mahallinde tutulan trafik kazası tespit tutanağında kazanın davalı sürücü ...'ın 2918 Sayılı KTK'nın 57/A uyarınca kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak kuralını ihlal etmesi sonucunda meydana geldiğinin tespit edildiğini, müvekkili ...'a herhangi bir kusurun yüklenmediğini, kazaya sebebiyet veren aracın davalı ...
Sigorta A.Ş tarafından ... numaralı ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketine zorunlu başvuru neticesinde ... numaralı hasar dosyası ile kendilerine bir miktar tazminat ödenmesi teklif edilmiş ise de söz konusu teklifin gerçek zararın oldukça altında bir tazminat ödemesi olduğundan taraflarınca kabul görülmediğini, poliçedeki klozlar icabı davalı şirketin tam tazminatla mükellef olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; tüm davalılar yönünden şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan alınarak davacı müvekkiline verilmesine, davalılardan ... ve ...
Gıda Dağıtım ve Pazarlama Tic. Ltd.Şti.'den 50.000,00 TL manevi tazminatın alınarak müvekkili davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ....
Asliye Ticaret Mahkemesinde aynı davalılara karşı açtığı davada maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden asıl davada sehven faiz talebinde bulunmamış olduğunu ve Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre talep edilmeyen faiz alacağının ek dava ile davalılardan talep edilebileceğini ve bu davayı bu nedenle açtığını beyan ederek asıl dosyadaki maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak 30.05.2019 tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizine hükmedilmesini ve davaların birleştirilmesini talep etmiş olup, bu talebinin kabul edildiği ve ....
Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasından verilen birleştirme kararı ile dosyanın asıl dosya ile birleşmesine hükmedildiği ve dosyanın birleştiği ... Esas sayılı dosyadan yapılan 14.06.2022 tarihli duruşmada birleşen ... Esas sayılı dosyanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verildiği görüldü.
ISLAH
Davacı vekili 28.04.2022 tarihli dilekçesi dava dilekçesinde bildirdiği 1.000,00 TL'lik maddi tazminatın 400,00 TL'sinin kalıcı, 400,00 TL'sinin geçici iş göremezlik tazminatı olduğunu, 200,00 TL'nin ise bakım gideri tazminatı olduğunu beyan ederek, kalıcı iş göremezlik tazminatını 197.284,85 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatını 14.399,90 TL'ye, bakıcı gideri tazminatını ise 3.837,60 TL'ye ıslah etmiştir.
CEVAP
Davalılar ... ve ... Ld. Şti.
Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sürücü belgesine sahip olmadığını, motosiklet kullanmaya ehil olmadığını, davacının motosikleti kullanımı sırasında alması gereken tedbirlerin hiçbirini almadığını, davacının ışıkları yanmayan bir motosiklet ile kavşağa hızını azaltmaksızın yaklaştığını, davacının hiçbir ışığı yanmayan motosikletiyle birlikte hızını azaltmaksızın yol aydınlatması bir süredir çalışmayan yönden gelmesi nedeniyle, şirket çalışanı müvekkilinin, motosikleti görebilmesinin imkansız hale geldiğini, davacının maluliyetinin tamamen kendi kusuru ile meydana geldiğini,
müvekkili şirketten bu kapsamda manevi tazminat talep edilemeyeceğini, kaza tutanağının hiçbir maddi gerekçesinin olmadığını, davacının davada geçici iş göremezlik talebinde bulunulmadığını, dava sırasında davacının taleplerini genişleterek geçici iş göremezlik tazminatı talep etmesine onaylarının bulunmadığını belirterek davacının haksız açılan davasının ve davadaki tüm taleplerinin esastan reddine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...
Sigorta A.Ş (Yeni ünvan Türkiye Sigorta A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayda meydana gelen iki taraflı kazada trafik kaza tespit tutanağında müvekkilİ şirkete sigortalı araca kazanın meydana gelmesinde %100 kusur verilmiş ise de düzenlenen tutanağın tek taraflı tutulmuş olup, gerçeği yansıtmadığını, hatalı sollama yapan davacı yanın kazanın meydana gelmesindeki kusuruna değinilmediğini, bu nedenle dava konusu olaya bağlı olarak açılan ve takipsizlikle sonuçlanan ...
Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma nolu dosyadaki kazanın oluş şeklini gösteren bağlayıcı maddi olgulara göre kusur raporunun ...
Adli Tıp ya da Karayolları Fen Heyetinden alınması gerektiğini, müvekkil şirkete ZMSS sigorta poliçesi ile sigortalı aracın kazanın meydana gelmesindeki kusuru dışında, davacı yanında sürücü belgesiz araç kullanma ve kaza esnasında motosiklet sürücü belgesiz araç kullanma ve kaza esnasında motosiklet kask ve dizliklerinin takılı olmaması nedeniyle efor kaybının artmasında müterafik kusurunun olduğunu, bu nedenle davacı için çıkan tazminattan %20 müterafik kusur indiriminin yapılmasının yasa ve Yargıtay 17.HD.'sinin yerleşik içtihatları gereği olduğunu,
Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu tarafından davacı yanın kazaya bağlı kalıcı maluliyeti olup olmadığı hazırlanırken, kazanın hemen akabinden sonra çekilen film ve grafiler ışığında maluliyet ile kaza arasındaki illiyet bağının sorgulanarak raporlandırılması gerektiğini, davacı yanın dava açmadan önceki başvurusunun usulüne uygun olmadığından,
poliçe şartnamesinde belirtilen evraklarla başvuru yapılmadığından müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden davacı yanın usulüne uygun olmayan başvurusundan sonraki 8 iş gününün temerrüt tarihi olamayacağını, bu nedenle davanın açılmasına sebebiyet veren konumunda olmadıklarından özel kanunla belirlenen dava şartı yerine getirilmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek, tüm itirazları saklı kalmak kaydı ile haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile. 197.284,85 TL kalıcı işgöremezlikten kaynaklanan tazminatın ve 14.399,90 TL geçici iş görmezlikten kaynaklanan tazminatın davalılar ..., ...
Gıda A.ş yönünden kaza tarihi olan 31/05/2019 tarihinden itibaren davalı Türkiye Sigorta A.Ş'nin 20/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının bakıcı gideri yönünden usulüne uygun olarak açılmış bir davası olmadığından bakıcı gideri yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüyle. 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...
Gıda A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 31/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu kaza nedeniyle ağır bir şekilde yaralandığını, vücudunun çeşitli yerlerinde kırıklar oluşmuş ve dalağının alınmış olduğunu, müvekkilin vücudunda çeşitli kırıklar oluştuğunun hükme esas alınan ATK raporunda da tespit edildiğini,
müvekkilinin sol femur trochanter majorda kırık olduğuna dair tespitler yapıldığını ve yerel mahkemenin gerekçeli kararında müterafik kusur hususuna ilişkin değerlendirmede bu kırıktan bahsettiğini ancak ATK tarafından maluliyet oranı hesaplanırken yalnızca sindirim sistemi ve dalak probleminin baz alındığını ve sol femur trochanter major kırığının puanlamaya esas alınmadığını, eksik puanlama yapılan ATK raporuna itiraz ettiklerini ve üst kuruldan rapor aldırılmasını talep ettiklerini ancak bu taleplerinin değerlendirilmemiş olduğunu,
yerel mahkemenin eksik puanlama yapılan ATK maluliyet raporunu baz alması sonucunda hesap bilirkişi tarafından eksik hesaplama yapıldığı ve müvekkilinin gerçek alacağından mahrum kaldığını, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğunu, kazaya neden olan, davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, davalı ... Dağıtım ve Pazarlama Tic. Ltd. Şti.'ye ait olduğunu, ticari bir şirket olan davalı ...
Dağıtım'ın maliki olduğu aracın kullanım amacının ticari faaliyet olduğunu ve ticari faaliyet için kullanımı sırasında meydana gelen kazalar nedeniyle temerrüt faizi olarak ticari faizi uygulanması gerektiğine ilişkin Yargıtay'ın yerleşik içtihatları bulunduğunu bu nedenle yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Karara karşı davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; ıslah dilekçesine karşı itiraz dilekçesinde bildirdikleri üzere eldeki davanın dava dilekçesinin sonuç istem kısmında faiz talebinde bulunulmamış olduğunu ve bu hususun ıslahla değiştirilemeyeceğinden mahkeme tarafından talebin aşılarak faize hükmedilmiş olduğunu, dava tarafından faiz talep edilen ek davaya ilişkin olarak dosyasına sundukları itiraz dilekçesinde de bildirdikleri üzere, davacı tarafın zorunlu dava şartı olan başvuru şartını yerine getirmeden,
arabuluculuk yoluna gidip arabuluculuk görüşmesinin anlaşmama olarak sonuçlandıktan sonra açtığı davanın HMK 114/2 ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesinin gerektiğini, hükmedilecek tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması taleplerinin yerel mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle kararın kaldırılmasının gerektiğini, bir an için dava dilekçesinin sonuç istem kısmında faiz talebinde bulunulduğu düşünülse dahi, davacı yanın davasının niteliği itibariyle belirsiz alacak davası niteliğinde olabileceği,
ancak davacının davayı belirsiz alacak davası olarak açmayıp kısmi dava olarak açtığından ıslahla arttırılan miktara itirazlarına rağmen ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmemiş olmasının kararın kaldırılmasını gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Karara karşı davalılar ... Gıda Dağıtım ve Pazarlama Ticaret Ltd.
Şti. ve ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde faiz talep edilmemiş olması nedeniyle hükümde faize hükmedilemeyeceğini, davacının faiz talep etmemiş olmasına ilişkin bu hususu sonradan fark ederek ayrı bir dava açtığını ve söz konusu davanın asıl dava ile birleştirilmiş olmasına ve birleşen dosya yönünden red kararı verilmesine rağmen bu hususta gerekçeli kararda tek bir bilgi ve değerlendirmeye yer verilmediğini ve sanki hiç böyle bir adva yokmuş gibi hükümde kurmamış olduğunu, HMK 26. madde gereği davanın,
davacının talepleriyle bağlı olması nedeniyle dava açılırken faiz talebinde bulunulmadığı göz önüne alınarak bu hususun ıslahla dahi değiştirilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının davasının kısmi eda davası değil belirsiz alacak davası olduğu kabul edilse dahi, hükmedilecek faizin dava tarihinden değil, ıslah tarihinden yürütülmesi gerektiği halde hatalı olarak davacı lehine dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olduğunu,
davacının sigortasız çalıştığı bir işletmeye ait trafiğe çıkma niteliğine sahip olmayan bir motosikletle gece vakti yaptığı sürüş sonrasında dava konusu kazanın meydana geldiğini ancak yerel mahkememin davacının kusurlu hareketlerini değerlendirmemiş olduğundan kusur tespitinin hatalı olduğunu, tazminattan müterafik indirimi yapılmasının gerektiğini, yerel mahkemece gerekçede davacının %25 oranında kusurlu olduğu değerlendirilmiş olmasına rağmen manevi tazminata hükmedilmesinin, yasalara aykırı hareket eden davacıyı ödüllendirir nitelikte olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, maddi ve manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili, davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili ve davalılar ... Gıda Dağıtım ve Pazarlama Ticaret Ltd. Şti. ve ... vekili istinaf etmiştir.
Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekilinin dava açılmadan evvel, davalı şirketi 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun bir başvuruda bulunulmadığına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Davacıların dava dilekçesinin dilekçesi ekinde 16.12.2020 gününde Kaza Tespit tutanağı, davacılara ait TC kimlik Numarası ve Kimlik fotokopisi, kaza yapan araca ait ekspertiz raporu, araca ait ruhsat bilgisi, kaza tarihini de kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ZMMS poliçe örneği, nüfus kayıt örnekleri, muayene tutunakları ve başvuran davacının vekiline ait vekaletname ile gününde başvuru yapmış olduğu, bu başvuruya rağmen davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmüştür.
Buna göre başvuran davacıların, dava açmadan evvel önce gerekli evraklar ile zararın karşılanması için 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun şekilde başvuru yaptığı bu başvurunun davalı sigorta şirketi tarafında kabul edildiği hatta davalı sigorta şirketi tarafından başvurulan evraklar üzerinde inceleme yapıldığı anlaşılmakla, davacıların başvuran tarafından usulüne uygun bir şekilde başvuru yapılmadığına ilişkin istinaf başvurusu kabul edilmemiştir.
Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekilinin, birleşen ... esas sayılı dosyaya ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
İlk derece mahkemesinin 14.06.2022 tarihli celsesinde iş bu asıl dava dosyası ile birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı davası yönünden davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verildiği dikkate alındığında, bu husustaki istinaf başvurusu yersiz bulunmuştur.
Davalı ... Gıda Dağıtım ve Pazarlama Ticaret Ltd. Şti. ve ... vekilinin hükme esas alınan kusur oranına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Somut olayda, 30.05.2019 günü saat 03:00 sıralarında davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ... Bulvarını takiben ... Bulvarı istikametinden seyirle geldiği olay yeri ışıklı kavşakta istikametine göre solundan gelerek seyir yoluna giren davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonet ile çarpışması neticesinde sürücü ...’ın yaralandığı dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
Trafik Kazası Tespit Tutanağında sürücü ...’ın KTK 57/A (kavşaklarda geçiş önceliğine uymamak) maddesini ihlal ettiği, sürücü ...’ın ise kazada kusurunun olmadığı görüş ve kanaati belirtilmiştir.
Dosyada mevcut ATK iligili ihtisas dairesi tarafından hazırlanan 22.03.2021 tarihli kusur bilirkişi raporuna göre davalı sürücü ...’ın %75 oranında, davalı sürücü ...’ın ise %25 oranında kazada kusurunun olduğu belirtilmiştir.
Dosyada mevcut olan tüm veriler heyetimizce incelenip durum değerlendirmesi yapıldığında; davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahalde gece vakti seyri sırasında geldiği olay yeri ışıklı kavşakta seyir yönüne hitaben bulunan kırmızı fasılalı ışığa uyarak durup istikametine göre sağından kavşağa gelen motosiklete ilk geçiş hakkını bırakması gerekirken bu kurala uymadığı, seyir hızıyla ve yeterli kontrolü yapmadan giriş yaptığı kavşakta ilk geçiş hakkını bırakmadığı motosiklet ile çarpışmasıyla meydana gelen olayda dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle %75 oranında kusurlu olduğu,
davacı sürücü ..., sevk ve idaresindeki motosiklet ile meskun mahalde gece vakti seyrederken olay yeri kavşağa yaklaşımı sırasında hızını kavşak şartlarına göre ayarlamadığı, kavşakta seyir yönüne yanan sarı fasılalı ışığa uyarak kavşaktan dikkatli yavaş ve kontrollü geçiş yapması gerekirken bu kurala uymadığı, seyir hızıyla giriş yaptığı kavşakta istikametine göre solundan gelen kamyonet ile çarpışmasıyla meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareketiyle %25 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla, iş bu husustaki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
İstinaf eden taraf vekillerinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlenrdilmesinde;
Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre, 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir.
Mahkemesinde hükme esas alınan 04.01.2022 tarihli ATK ilgili ihtisas dairesi tarafından hazırlanan maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 30.05.2019 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %10 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.
Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... Gıda Dağıtım ve Pazarlama Ticaret Ltd. Şti. ve ... vekilinin müterafik kusura yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.
Dosya kapsamında bulunan kolluk kuvvetlerince düzenlenmiş kaza tespit tutanağı incelendiğinde, motosiklet sürücüsü davacının kaza sırasında motosiklet kullanımı için gerekli ve zorunlu koruyucu tertibat olan kask kullanmadığı belirsizdir.
Davacının sürücünün maluliyeti sol femur dizi kapağı haraket kısıtlılığına bağlı kalıcı maluliyete sebep olmuş olup, davacının kask ve koruyucu ekipman takmadığını, bu nedenle zararın oluşmasında kendisinin kusurlu olduğu belirtmiş ise de, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150/1-a bendi gereğince motosiklet sürücü ve yolcularının koruyucu kıyafet olarak kask takması mecburi iken, yönetmelikte dizlik veya koruyucu tertibat takılması gerektiğine ilişkin olarak herhangi bir hüküm bulunmamaktadır.
Davacının yaralanmasının sağ femur diz kapagı oluştuğu, buna bağlı olarak kask takılı olmaması oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunmadağı, Karayolları Trafik Kanunu Yönetmeliği gereğince koruyucu ekipman olarak takılması zorunlu olan ekipmanın kask olması gerektiği, davacının maluliyetinin kafa bölgesinde oluşmadığı anlaşılmakla davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haklı görülmemiştir.
Davalı Türkiye Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... Gıda Dağıtım ve Pazarlama Ticaret Ltd. Şti. ve ... vekilinin hükmedilen faize ilişkin ve davacı vekilinin ise hükmedilen faiz türüne ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Faiz asıl alacağa bağlı olmasına rağmen, asıl alacaktan ayrı olarak dava veya takip konusu edilebilir. Asıl alacak için açılan davada faize ilişkin hakkın saklı tutulmamış olması, daha sonra faiz için ayrı bir dava açılmasına veya ıslah ile faiz talep edilmesine engel teşkil etmez. O halde; davacı tarafından dava dilekçesinde faiz talep edilmese bile yazılı şekilde 28.04.2022 tarihli ıslah dilekçeleri ile faiz talep edilebileceğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. (Yargıtay 3. Hukuk 2020/8977 esas ve 2021/2307 karar sayılı ilamı)
Öte yandan, 30.05.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın sürücüsü, diğer davalı ... Gıda Dağıtım ve Pazarlama Ticaret Ltd. Şti.'ın işleteni olduğu aracın ruhsat kaydı incelendiğinde kullanım amacının hususi olmakla beraber, aracın işleteninin tüzel kişi tacir olduğu adi nitelikte bir işi olamayacağı, buna bağlı olarak haksız fiilden kaynaklanan iş tazminat davasından kaynaklanan sorumluluğunun da ticari nitelikte bir iş olduğu dikkate alındığında, hükmedilmesi gereken faiz türünün ticari faiz olması gerekirken yazılı şekilde hükmedilmiş olması hatalı görülmekle, davacı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
Davalı ... Gıda Dağıtım ve Pazarlama Ticaret Ltd. Şti. ve ... vekili ile davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına ilişikin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda 30.05.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın sürücüsü, diğer davalı ... Gıda Dağıtım ve Pazarlama Ticaret Ltd. Şti.'ın işleteni olduğu aracın, davacının sürücü olduğu motosiklete çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının vücudunda %10 kalıcı maluliyet oluşacak şekilde yaralandığı, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ve işletenin % 75 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin reddine, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/3168, K. 2024/3152, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama