KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2024
- Dosya no
- 2022/3183
- Karar no
- 2024/3148
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/02/2022
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacılar
- 1- ... - ...
Karar Metni
1.324 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
2- ... - ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 26/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/12/2024
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/02/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 17.06.2020 tarihinde ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikleti ile ... istikametinden D-400 Karayolunu takiben ... Köprüsü kavşağına geldiği esnada kendisine hitap eden kırmızı ışığı dikkate almadan geçişi sırasında motosikletinin ön kısımları ile ... Caddesi istikametinden ... Bulvarını takiben gelen ve kavşak girişinde kırmızı ışıkta durakladıktan sonra yeşil ışık yanması ile ...
Caddesi istikametine doğru geçmek isteyen sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ yan kısımlarına çarpması neticesi sürücü ...'nin kaza neticesinde olay yerinde hayatını kaybettiğini, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı ... nezdinde sigortalı olduğunu belirterek, ...’nin vefatından kaynaklı babası ... ve annesi ...’ya olan destekliği nedeniyle 6100 sayılı Yasa’nın 107. maddesine göre ödenmeyen destekten yoksun kalma tazminatının şimdilik 100,00 TL (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) hesaplatılarak ...
Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıya ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule yönelik itirazlarının karara bağlanmasını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili; Hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunu kabul etmediklerini belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan destekken yoksun kalma tazminatı istemi istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davacılar vekilinin kusur raporuna ve desteğin kusurunun destek alacaklılarına yansıtılamayacağına yönelik istinafı yönünden yapılan incelemede:
17.06.2020 tarihinde müteveffa ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikletle meydana gelen kazada davacıların murisi ...'nın vefat ettiği, iş bu dava yoluyla müteveffanın anne ve babası olan davacıların destekten yoksun kalma nedeniyle 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili talep ettikleri, ... plaka sayılı aracın davalı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmıştır.
Olay tarihli kaza tespit tutanağında; kazanın oluşumunda sürücü ...'nın kavşak girişinde kendisine hitap eden kırmızı ışığı dikkate almadan kavşağa giriş yaptığı, 2918 sayılı KTK'nun 47/B (kırmızı ışıkta geçme) maddesinde belirtilen kuralı ihlal ettiği, sürücü ...'in kavşağa yeşil ışıkta geçerek giriş yaptığı kazanın oluşumunda trafik kural ihlalinin olmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece alınan trafik kusur bilirkişisinin 18.12.2021 tarihli raporunda, ... plaka sayılı motorsikletin sürücüsü ...'nin meydana gelen kazanın oluşumunda % 100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, ... plaka sayılı hususi otomobil sürücüsü ...' in ise kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı bildirilmiştir.
Davacı vekili 25.11.2021 tarihli raporda davalı sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için ATK'dan yeni bir rapor alınmasını talep etmişse de.
25.11.2021 tarihli raporun davacı vekilinin talebi doğrultusunda hazırlandığı, raporda davalı sürücünün de ("Işıklı trafik işaretleri izin verse bile trafik akımı, kendisini kavşak içinde durmaya zorlayacak veya diğer doğrultudaki trafiğin geçişine engel olacak ise, sürücülerin kavşağa girmeleri yasaktır" kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle) %25 oranda kusurlu olduğunu belirtmişse de, davalı araç sürücüsünün kaza öncesinde kırmızı ışıkta beklediği, ardından kendisi için yeşil ışık yanması nedeniyle hareket ettiği, kalkış noktası ile çarpma noktası arasında 26 mt mesafe olduğu,
dolayısıyla süratli bir biçimde kavşaktan geçtiğinin de iddia edilemeyeceği, davalı sürücünün sağında bulunan araç nedeniyle davacıların desteğinin kullandığı motorsikleti görememesinin normal ve olağan olduğu, dolayısıyla davalı araç sürücüsüne bir kusur atfedilemeyeceği, mahkemece alınan 18.12.2021 tarihli kusur raporunun kaza tutanağı ve olay ve oluşla uyumlu olduğu, bu nedenle mahkemece bu rapora itibar edilmesinde bir yanlışlık bulunmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin kusur raporuna yapmış olduğu istinaf yerinde bulunmamıştır.
Diğer yandan; 6098 sayılı TBK 49. maddesi uyarınca, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. 53. maddeye göre, ölüm hâlinde uğranılan zararlar; cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplardır. Davaya konu olayda ... plakalı motosikletin yaptığı kazada davacıların desteği ve motosikletin sürücüsü ... vefat etmiş olup alınan kusur bilirkişi raporlarına göre kazanın oluşumunda davacıların desteği motosiklet sürücüsünün tam kusurlu olup başkaca kusurlu taraf olmadığı tespit edilmiştir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.6 maddesi uyarınca destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri ZMM poliçesi teminatı dışında kalmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.11.2017 tarih 2017/17-1315/1239 sayılı kararında; “...Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ışığında bir motorlu aracın işletilmesinin bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde araç işleteninin bu zarardan sorumlu olacağı düzenlendiğine göre, ilke olarak sürücünün (desteğin) ölümünden işletenin sorumlu olduğu, dolayısıyla davacıların işletenden talepte bulunma haklarının bulunduğu kabul edilmelidir.
Yansıma yoluyla zarar görmüş olan destek tazminatı isteyenlerin, kendisine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olmaları mümkün değildir. Nitekim BK’nun 44/I. maddesi, hiç kimse kendi kusurundan yararlanamaz ilkesine dayanmaktadır. Zararın artmasına veya doğmasına sebep olan kişi sonuçlarına da kendisi katlanmalıdır.
Diğer bir deyişle, nasıl ki desteğin ölümü sebebiyle meydana gelen zararın yansıma yoluyla destek görenleri etkilediği kabul ediliyorsa, desteğin kusurlu davranışlarının da aynı şekilde destek görenlere yansıyacağının kabul edilmesi gerekir.
Zira zarara uğramamak için gerekli özeni göstermeyen veya hatta zararın meydana gelmesini isteyen kimse, bu hareket tarzının sonuçlarına katlanmalı ve bu davranışının zararın meydana gelmesinde oynadığı role, etkisine ve derecesine göre zararı kısmen veya tamamen üzerine almalıdır.
Çünkü kendi kusuruyla sebebiyet verdiği ya da artmasına neden olduğu zararın ödettirilmesini istemek Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen doğruluk ve dürüstlük kurallarına aykırı olacaktır.
O halde somut olayda objektif iyi niyet kurallarına (TMK m.2) göre davacıların murisinin %70 kusuruyla meydana gelen kaza sonucu ölümü nedeni ile davacıların talep ettikleri destekten yoksunluk tazminatından işletenin sorumlu olmadığı kabul edilmelidir...” görüşüne yer verilmiştir.
Buna göre, desteğin ölümü sebebiyle meydana gelen zararın yansıma yoluyla destek görenleri etkilediği kabul ediliyorsa, desteğin kusurlu davranışlarının da aynı şekilde destek görenlere yansıyacağının kabul edilmesi gerekir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davacıların desteğinin dava konusu kazanın oluşumunda tam ve tek kusurlu taraf olduğunun dosyaya alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu, kazanın 17.06.2020 tarihinde gerçekleştiği, davalı aracın sigorta sözleşmesinin 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş olması sebebiyle dava konusu zararın poliçe teminatı dışında olduğu anlaşılmış olup mahkemece davanın -Yargıtay 17.H.D'nin 2019/3704 Esas, 2020/5573 Karar sayılı ilamı ve Adana BAM. 3. Hukuk Dairesi'nin 2019/117 Esas, 2019/822 Karar sayılı ilamından hareketle- reddedilmiş olması yerindedir. Davacılar vekilinin istinafı bu nedenle yerinde görülmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/3183, K. 2024/3148, 26 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama