İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/3291 K.2024/3101

....Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/09/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;

Esas2022/3291Karar2024/3101Tarih24 Aralık 2024Okuma10 dk · 1.929 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
24 Aralık 2024
Dosya no
2022/3291
Karar no
2024/3101
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
15/09/2022
Numarası
... Esas, ... Karar
Davacı
... - ... ...
Vekilleri
Av.
Davalı
... - ...
Vekili
Av. ...
Dava
Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
24/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.929 kelime·10 dk okuma·7 bölüm

....Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/09/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

27.10.2016 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobili ile seyir halinde iken tek taraflı trafik kazası yaptığını, arka koltukta yolcu konumunda olan müvekkili ...'ın yaralanmasına ve beden gücü kaybına uğramasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin 15.08.1993 doğumlu olduğunu, kaza geçirip hem koldan hem bacaktan ciddi hasar görüp kalıcı sakatlık yaşadığını, müvekkilinin vücudunun çeşitli yerlerinde çok sayıda platin bulunmakla birlikte bacağında kısalık da mevcut olduğunu,

arz olunan nedenlerle davalı aleyhine beden gücü kaybına uğrayıp daimi maluliyeti olan davacı için şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu taleplere ilişkin müvekkili sigorta şirketine yapılmış başvurusu bulunmadığını, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkemenin takdiri ile sürekli sakatlık tazminatı hesabı yapılması halinde özürlülük oranı tespitinin Adli Tıp Kurumu . İhtisas Kurulu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davaya konu kazada davacının yolcu olması nedeniyle kendi can güvenliği korumak için gerekli güvenlik tedbirleri alıp almadığının tespiti gerekitiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle müvekkili sigorta şirketi aleyhine açılan tamamen haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep eder.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, davacının tedavi giderleri talebi yönünden feragat ettiği anlaşılmakla bu talep yönünden davanın reddine, 247.960,00-TL kalıcı iş görmezlik tazminatı ve 40,00-TL geçici iş görmezlik zararının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Karara karşı davacı vekili; hatır taşımasına ilişkin indirim yapılıp yapılmayacağı ya da ne kadar indirim yapılacağının somut olayın şartlarına göre belirleneceğini, tamamen kusursuz olan müvekkili hakkında %20 gibi yüksek bir oranda indirim yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, 26.03.2018 tarihli sigorta cevabında sigortaya başvuru tarihinin bu tarihten önce olduğunun anlaşıldığını, bu durumda başvuru tarihinin 26.03.2018 tarihi olarak belirlenmesi gerekirken dava tarihi olarak belirlenmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, faiz başlangıcının kaza tarihi olarak belirlenmeyecekse dahi sigortaya başvuruluş tarihinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Karara karşı davalı vekili; davacının usulüne uygun başvurusunun bulunmadığını, davacı tarafın başvuru sırasında sunulması gereken evrakları sunmadığını, usulüne uygun bir başvuru yapılmamasının dava açılmasına sebep olduğundan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 1,8 teknik faiz ve TRH tablosu esas alınmak üzere yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini, müvekkili şirketin poliçe kapsamında yalnızca kalıcı sakatlığa yönelik taleplerinin teminat altına alındığını,

davacının ise kalıcı maluliyeti tespit edilmediğinden geçici iş göremezliğe ve bakıcı giderlerine ilişkin ödeme yapılmasının mümkün olmayıp davanın reddinin gerektiğini, hükmedilecek tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, buna uygun olmayan yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, araç sürücüsünün olay anında ehliyetinin bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğunun davacı tarafından bilindiğini ve bu durumu bilerek hareket ettiğini, hesaplamaya müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini,

yolcu konumundaki şahısların olay anında emniyet kemeri takıp takmadığı ve kendi can güvenliği için gereken önlemi alıp almadığının büyük önem arz ettiğini, hatır taşıması indiriminin müterafik kusur indirimi ile birlikte uygulanabileceği konusunda da duraksama bulunmadığını, bu takdirde hesaplanan tazminattan %40 oranında indirim yapılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan maddi tazminat davasıdır.

Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.

Usulüne uygun başvuru yapılmadığına yönelik yapılan incelemede:

Davacının dava açmadan önce sigorta şirketine başvurduğu, dosyanın içinde kaza tespit tutanağı, sağlık raporu ve tüm hastane/tedavi evraklarının bulunduğu, şirketçe bir kısım belgelerin (maluliyet raporu) eksik olduğuna ilişkin 26.03.2018 tarihinde cevap verildiği, yargılama sırasında dosyada alınan maluliyet raporunun davalıya tebliğ edildiği, halen dahi ödeme yapılmamış olması da gözetildiğinde başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulü gerektiği, yine taraflar arasında 26/04/2019 tarihinde arabuluculuk anlaşmazlık tutanağının düzenlendiği, bu nedenle anılan maddede düzenlenen başvuruya ilişkin dava şartı gerçekleştiğinden uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi ve yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması yerinde olmakla bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Geçici iş göremezlik tazminat yönünden yapılan istinaf incelemesinde:

Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının geçici iş görmezlik zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından davacının uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği, zararın teminat kapmasında olduğu anlaşıldığından bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. (Aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/6271 Esas ve 2020/8104 Karar sayılı 03/12/2020 günlü kararı)

Faiz başlangıç tarihine yönelik yapılan istinaf incelemesinde:

Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9. gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir.

Somut olayda, söz konusu zararın tazmini davacı vekili tarafından sigorta şirketine başvuru yapıldığı, tam olarak başvuru tarihinin belli olmadığı ancak 26.03.2018 tarihinde cevap verildiğinden başvurunun en geç bu tarihte yapılmış sayılacağı, bu tarihten itibaren 8 iş günü sonrası olan 06.04.2018 tarihinde davalı temerrüte düştüğünden bu tarihten itibaren faizin işletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı görülmekle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmüş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda PMF yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiğianlaşılmaktadır.

Davalı vekili tarafından 1,8 teknik faiz ve TRH tablosu esas alınmak üzere yeniden rapor alınması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de hesap raporunda esas alınan hesaplama yöntemi doğru olmakla beraber PMF yaşam tablosu değil TRH 2010 yaşam tablosu esas alınmalı ise de, PMF yaşam tablosu davalı lehine olduğundan, TRH 2010 yaşam tablosu istinaf eden davalı aleyhine sonuç doğuracağından, istinaf edenin sıfatı dikkate alınarak bu yöndeki istinaf talebi de yerinde görülmemiştir.

Davalı vekilinin müterafik kusur indirimi, davacı vekilinin hatır taşıması indirimine ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

Davacı ile araç sürücüsünün arkadaş oldukları, birlikte dışarıda yemek yiyip alkol aldıkları, davacının araç sürücüsü arkadaşının alkollü olduğunu bilerek aracına bindiği anlaşılmaktadır. Şu halde davacının alkollü sürücünün aracında yolculuk yapmış olması nedeniyle kendi güvenliğini tehlikeye soktuğu, dolayısıyla müterafik kusurunun bulunduğu anlaşıldığından belirlenen tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiği halde bu yönde indirim yapılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönden kabulü gerekmiştir.

Hatır taşıması indirimi yönünden,

6100 sayılı HMK'nun İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi başlıklı 141. maddesi ile; ''(1) Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; öninceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler... Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez.'' hükmü düzenlenmiştir.

Dava konusu uyuşmazlıkta davalı tarafça cevap ve cevap süresi içinde hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği itirazında bulunmamış olmasına rağmen yargılama sırasında ileri sürülmesi sebebiyle belirlenen tazminat miktarından hatır taşıması indirimi yapılması hatalı olmuştur. Bu nedenle süresinde hatır taşıması indirimi yapılması gerektiği ileri sürülmediğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Buna göre 05.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda davacının sürekli iş göremezlik zararının 319.720 TL, geçici iş göremezlik zararı 12.603,86 TL olarak belirlenmiş, davacı vekili taleplerini 40,00 TL geçici, 309.960,00 TL sürekli olmak üzere toplam 310.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.

Bilirkişice belirlenen miktardan % 20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğinden davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik zararı 255.776,00 TL, geçici iş göremezlik zararı 10.083,08 TL olmak üzere toplam 265.859,08 TL'dir. Davacı geçici iş göremezlik yönünden 50,00 TL talep etmiş olduğundan 255.776,00 TL sürekli iş göremezlik, 50,00 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 255.826,00 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince bilirkişice belirlenen toplam tazminat miktarı üzerinden hakkaniyet indirimi yapılması gerekirken ıslah edilen tutar üzerinden indirim yapılmasının hatalı olduğu, hatır taşıması değil müterafik kusur sebebiyle indirim yapılması gerektiğinden yine temerrüt tarihi olan 06.04.2018 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/09/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2-Davanın KISMEN KABULÜ ile,

- 255.776,00-TL kalıcı iş görmezlik tazminatı ve 50,00-TL geçici iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 255.826,00 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 06.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

3-a-)Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 17.475,47 TL karar harcından, peşin ve ıslah ile yatırılan toplam 1.114,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.361,07 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

b-)İlk derece mahkemesince 15.09.2022 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,

4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 40.932,16 TL TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

-Reddedilen kısım hakkaniyet indirimine dayandığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen 54,40 TL peşin harç, 54,40 TL başvurma harcı, 1.060,00 TL ıslah harcı, 600,00 TL bilirkişi ücreti, 281,00 TL posta ve tebligat ücreti ve 1.393,00 TL ATK fatura ücreti olmak üzere toplam 3.442,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine,

İstinaf giderleri açısından;

7-Taraflar tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

8-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

9-Davacı tarafından yapılan 54,00 TL istinaf yargılama ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

10-Davalı tarafından yapılan 120,50 TL istinaf yargılama ücretinin kendi üzerinde bırakılmasına,

11-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından (toplam 255.826,00 TL) miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.24/12/2024

... ... ... ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/3291, K. 2024/3101, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. Dava
  6. Cevap
  7. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  8. İstinaf Nedenleri
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3291
Karar No
2024/3101
Tarih
24 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/3311 K.2024/3105
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1 K.2024/946
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/2 K.2024/873
  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/2 K.2024/785
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/2 K.2024/843
  • İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/2 K.2024/242

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.