KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/3259 - 2024/3044
- Dosya no
- 2022/3259
- Karar no
- 2024/3044
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/03/2022
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... -
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ
- Vekili
- Av.
- Davalı
- 2- ... -
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 19/12/2024
Karar Metni
1.066 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.03.2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 07/05/2020 günü sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin ... Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığını, gerekli ameliyatların aynı hastanede yapıldığını, sonrasında ise ...
Sağlık Hastanesi'ne sevk edildiğini, Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen rapora göre trafik kazası sonucunda müvekkilinde meydana gelen yaralanmanın BTM ile giderilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığını, vücutta kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını etkilediğini, müvekkilinin kalıcı biçimde sakatlığa maruz kaldığını, Adli Tıp Kurumuna sevk edilmesi durumunda bu durumun belirleneceğini belirterek kalıcı sakatlık nedeniyle uğranılan zarar için 100,00 TL,
geçici iş göremezlik nedeniyle uğranılan zarar için 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden başvuru tarihini müteakip temerrüdün oluştuğu tarih itibariyle, davalı asil yönünden ise olay tarihi itibariyle işletilecek ticari veya yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı asilden tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesi davalılara usulünce tebliğ edilmiş, ancak davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece gerçekleşen kazada davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ZMMS poliçesi ile sigortaladığı ... plakalı araç sürücüsü ...'in kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde; meydana gelen kazada davalı sürücünün kusurlu olduğunu, mahkemece kendi içerisinde çelişkiler bulunan bilirkişi raporu esas alınarak sürücünün kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek çelişkilerden uzak bir kusur raporu alınması gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasında meydana gelen yaralanma nedeni ile geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile meydana gelen kazada davalı sürücünün kusurlu olduğunu, kendi içerisinde çelişkiler bulunan bilirkişi raporu esas alınarak sürücünün kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek çelişkilerden uzak bir kusur raporu alınması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Eldeki dosyaya baktığımızda kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağı incelendiğinde, davacı sürücünün motosikleti ile tek yönlü kara yolunda ters şeritten ilerlemiş olması nedeni ile asli ve tam kusurlu olduğu belirlenmiştir.
... C. Başsavcılığının ... Soruşturma ... Karar sayılı dosyası ile dosyamız davalısı hakkında üzerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş, söz konusu karara karşı davacı vekili tarafından yapılan 03.11.2020 tarihli dilekçe itirazda bulunulmuş, .... Sulh Ceza Hakimliğinin ... D. İş sayılı dosyası ile itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.
Mahkemece yapılan keşif sonrası alınan 14.03.2022 günlü kusur raporu incelendiğinde raporun iki halli olarak düzenlendiği, A halinde; kazanın oluşumu davalı sürücü ... ve trafik kazası tespit tutanağında belirtilen şekilde meydana geldiğinin kabulü halinde; sürücü ...'in asli kusurlu olup kusur oranının % 100 olduğunu, davalı ...'in ise kusurunun bulunmadığı, B halinde; sürücü ... idaresindeki ... plakalı motosiklet ile ...
Mah. ... içerisi ... sokağı takiben gelip bölünmüş yol konumunda bulunan ... sokak kavşağına bu yoldan gelen taşıtları dikkate almadan giriş yaparak ... istikametine geçiş yaptığı sırada motosikletinin sağ ön yan kısımları ile istikametine göre sağ tarafından bölünmüş karayolu olan ... sokağı takiben ... sokak istikametinden gelip ... sokağa girmek üzere sağa dönüşe geçen davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile sol ön kısımlarının çarpışması şeklinde kabulü halinde; sürücü ...'in %75, sürücü ...'in ise %25 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece bilirkişi raporunda A halinde belirtilen şekilde kazanın meydana geldiğinin kabulü ile davacının %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacının olay günü emniyette verdiği ifadesinde; "ben yolun sol tarafından gidiyordum direk karşımdan gelen plakasını hatırlamadığın yolun sağ şeridinden gelen araçla çarpıştım." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Tüm bu tespit ve bilgilere göre davacının kaza anında yolun sol şeridinde seyir halinde olduğu, davalı sürücünün ise direk davacının karşısında seyir halinde olduğu anlaşıldığına göre bilirkişi raporunda belirtilen A halinin olayın oluşuna uygun olduğu, raporda belirtilen A halinini kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu, davacının kaza tespit tutanağının aksine bir delil gösteremediği anlaşılmakla, mahkemece davacının tek yönlü kara yolunda ters şeritten ilerlemiş olması nedeni ile meydana gelen kazada tam kusurlu olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir yanlışlık olmadığı kanaatine varılmış, davacı vekilinin kusura yönelik istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/3259, K. 2024/3044, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama