KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- Dosya no
- 2022/3473
- Karar no
- 2025/283
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/04/2022
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacılar
- 1- ... - ... ...,
Karar Metni
1.665 kelime·8 dk okuma·11 bölüm
2- ... - ... ..., 3- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1- ... -
VEKİLİ : Av. ... - : 2- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 06/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/04/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 05/10/2020 tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın kaza yapması sonucu müvekkillerinin murisi ...'ın vefat ettiğini, ... plaka sayılı aracın davalı ... nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek,
müvekkili ... için 900,00 TL ve 100,00 TL cenaze ve defin giderleri olmak üzere toplamda 1.000,00 TL maddi tazminatın her iki davalıdan, müvekkillerinin uğramış olduğu manevi zarar nedeniyle ... için 100.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL ve ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplamda 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ayrıca belirsiz alacak davası olarak açılmış olunan davada, 17/08/2021 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava değerinin 66.661,13 TL arttırarak,
toplam 67.561,13 TL destekten yoksun kalma tazminatının faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP
Davalı ... şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 27/01/2020-27/01/2021 tarihleri arasında 972407 nolu ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, raporların Adli Tıp kurumundan alınması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumlu olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'ın vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde müvekkili olan davalının hiç bir kusurunun olmadığını, müvekkilinin maddi tazminattan sorumlu tutulamayacağını, haksız ve hukuksuz mesnetlerle açılmış olunan davanın gerekçeden yoksun olup yasada belirtilen tazminat unsurlarını taşımadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat talepli davanın KISMEN KABULÜ ile;
a)Davacı ...'ın destekten yoksunluk tazminat talebinin KABULÜ ile; 67.561,13 TL tazminatın davalılardan ... yönünden kaza tarihi olan 05/10/2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle, diğer davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 31/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b)Davacı ...'ın cenaze ve defin giderine yönelik tazminat talebinin REDDİNE,
2-Davacılar ..., ... ve ... tarafından açılan manevi tazminat talepli davanın her bir davacı yönünden KISMEN KABULÜ iLE;
a)Davacı ... yönünden; 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05/10/2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b)Davacı ... yönünden; 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05/10/2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
c)Davacı ... yönünden; 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 05/10/2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacılar vekili; müvekkillerinin somut olaydaki mağduriyeti dikkate alınarak manevi olarak tatmini sağlayacak, karşı tarafta caydırıcılık etkisi oluşturacak, günümüz alım gücü de dikkate alınarak tarafların ekonomik ve sosyal durumları karşılaştırılarak daha yüksek bir manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken hükmedilen manevi tazminatın çok düşük olduğunu, davalı gerçek kişi lehine manevi tazminat yönünden vekalet ücretinin de hakkaniyete uygun olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili; müvekkilinin kusuru bulunmadığını, arabuluculuk tutanağı ibraz edilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, eksik inceleme sonucunda rapor düzenlendiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ölümlü trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın maddi tazminat yönünden kabulüne, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacılar ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Mahkemece 21.06.2022 tarihli ek kararla davacı taraf ile davalı ... Şirketinin sulh olması nedeniyle maddi tazminat yönünden her iki davalı için de KVYO kararı verilmiştir.
Davalı vekilinin Kusur raporuna yönelik istinaf incelemesinde;
05/10/2020 tarihinde Davalı sürücü ..., kendi sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobiliyle ... bulvarını takiben ... istikametine seyir halindeyken ... sokak kavşağına yaklaştığında otomobilinin direksiyon hakimiyetini kaybederek kendi istikametine göre yolun solunda bulunan orta refüj üzerine çıkıp savrulduktan sonra otomobilinin yan kısımlarıyla, yolun karşı istikametinden gelip orta refüj üzerine çıkmak üzere olan yaya ...'a çarparak 37 mt kadar sürüklendikten sonra orta refüj üzerindeki trafik işaret ve levhasına çarpması sonucu meydana gelen kazada yaya ...'ın vefat ettiği ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
... C.Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyasında alınan 25/10/2020 tarihli kusur bilirkişi raporunda ve ilk derece mahkemesince alınan 17.05.2021 tarihli kusur raporunda; 2.16 promil alkollü sürücü ...'ın kazanın oluşunda asli ve tam kusurlu olduğu, yaya ...'ın alkollü araç kullanan sürücünün virajlı yolda hızını azaltmaması nedeni ile kazaya karıştığı ve kazanın oluşumunda kazaya etken kural ihlalinin olmadığı belirtilmiştir. Her iki rapor da dosya kapsamı ve olay ve oluşla uyumlu olup mahkemece hükme esas alınması yerindedir.
Ayrıca ölenin kazada müterafik kusuru anlamında bir kusuru olmadığından mahkemece müterafik kusur bulunduğuna yönelik savunmaya itibar edilmemesi de yerindedir. Davalı vekilinin kusur raporuna yönelik yapmış olduğu istinafın reddi gerekmiştir.
Taraf vekillerinin Manevi tazminat miktarına yönelik istinaflarının incelemesinde;
Hâkim, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Manevi tazminat zenginleşme ve cezalandırma aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
Zira, TMK'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Bu sebeple hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
İçtihadı Birleştirme Kararı'nın ışığında; olayın oluş şekli, kusur durumu, vefat eden kişinin davacı ...'in eşi, diğer davacıların babaları olması, müteveffanın yaşı, müterafik kusurun yokluğu, tarafların ekonomik ve sosyal durum ile hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde hükmedilen tazminatın düşük olduğu anlaşılmıştır. Bu sebeple davacılar vekilinin istinafı yerinde, davalı vekilinin istinafı yersiz bulunmuştur.
Davalı vekilinin arabuluculuk dava şartına yönelik istinaf incelemesinde;
Davalı ... kazaya karışan aracın sürücüsü gerçek kişi olup bu davalı yönünden davadan önce arabulucuya başvurma zorunluluğu bulunmamaktadır. Davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaati ile heyete sunulur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2022/3473, K. 2025/283, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama