İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2083 K.2025/2268

Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/06/2023 tarih ve 2021/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

Esas2023/2083Karar2025/2268Tarih23 Ekim 2025Okuma9 dk · 1.876 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
23 Ekim 2025
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/2083 - 2025/2268
Dosya no
2023/2083
Karar no
2025/2268
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Numarası
2021/... Esas, 2023/... Karar
Davacı
... -
Vekili
Av.
Davalı
... HESABI -
Vekili
Av.
Dava
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
23/10/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.876 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/06/2023 tarih ve 2021/... Esas, 2023/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 10/01/2019 plakası bilinmeyen araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki aracıyla ...

Bulvarı üzerinden güney istikametine giderken aracının ön sol yan kısımlarıyla önünde yolun yol şeridi üzerinden müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekiklinin ciddi oranda kalıcı sakatlığa duçar olduğunu, müvekkilinin tüm tedavilerine rağmen eski sağlığına kavuşamamış ve esaslı oranda daimi sakat kaldığını, kazanın meydana gelmesinde plakası bilinmeyen araç sürücüsü %100 oranında kusurlu olduğunu, plakası bilinmeyen araç sürücüsünün karıştığı kaza ile ilgili olarak davalı ... hesabının sorumlu olduğunu,

davalı şirkete usulüne uygun olarak başvuru yapılmış olup ... numaralı hasar dosyası oluşturulmuş ancak şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını anlaşılmış olup, maddi tazminat manasında fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile; şimdilik kalıcı iş göremezlik nedeniyle 100,00 TL geçici iş göremezlik nedeni ile 100,00 TL ve bakıcı gideri nedeniyle 100,00 TL olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren, aksi halde davalı şirkete ilk başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal ve ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Hesabı teminat limiti ile sorumlu olduğunu, SGK'dan rücuya tabi ödemelerin sorulması gerektiğini, müvekkil ... Hesabı sigortasız araç sürüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, zarar ile kaza arasında uygun illiyet bağının bulunması gerektiğini, faile meşhul aracın sigortaya tabi olduğunun davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, başvuru tarihinden itibaren temerrüt faizi talebinin yerinde olmadığını, ...

Hesabı geçici iş göremezlik zararlarından ve geçici bakıcı gideri zararlarından sorumlu olmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olduğundan yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, dava kesin hüküm nedeni ile red edilmesi gerektiğini belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 8.083,60 TL geçici iş göremezlik, 176.086,95 TL kalıcı iş göremezlik olmak üzere toplam 184.170,55 TL'nin 15/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davanın bakıcı gideri yönünden reddine, karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ

Karara karşı davalı vekili; trafik kazasına sebebiyet verdiği iddia edilen plakası tespit edilemeyen bir aracın varlığının ve bu aracın kusurlu olduğunun davacı tarafından usulüne uygun olarak ispatlanması gerekirken bu konuda bir delil bulunmadan davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, kusur raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dava açılmadan önce başvurulan Sigorta Tahkim Komisyonu kararı varken yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, sağlık kurulu raporuna göre eksik inceleme ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ...

Hesabının geçici iş göremezlik zararlarından sorumlu olmadığı ile müterafik kusur indirimi uygulanamadan hüküm kurulduğunu belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, meydana gelen yaralanmalı trafik kazası sonucu açılmış olan maddi (geçici-kalıcı iş göremezlik ve bakıcı gideri) tazminata ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı ... Hesabı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Husumete ve olayın kaza olmadığına yönelik yapılan istinaf incelemesinde:

Davacı ...'ın 10.01.2019 tarihinde trafik kazası nedeniyle Seyhan Devlet Hastanesine yatırıldığı, Hastanenin ... hasta numaralı işleminde tanı olarak "Trafik Kazası Sonrası muayene" yazdığı, ardından Davacının Adana Şehir Hastanesine sevk edildiği, Adana Şehir Hastanesinin 17.01.2019 tarihli Epikriz Detay Raporunda da "YAKINMASI" kısmında "2-3 gün önce motosiklet kazası Seyhan DH'den sevkli" yazdığı, dolayısıyla davacının motosiklet kazası sonucu yaralandığının sabit olduğu, davacının iddiasının aksine bir delil olmadığı,

kimi epikrizlerde darp yazılı ise de bu durumun maddi hatadan kaynaklanmış olabileceği, darp şeklindeki ifadenin davacının ilk teşhisi ve hastane kaydıyla çeliştiğinden ilk teşhis raporlarına ve davacının beyanına itibar edilmesi gerektiği anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinafı haksız bulunmuştur.

Davalı vekilinin davacının Sigorta Tahkim Komisyonuna yaptığı başvurunun derdestlik/kesin hüküm oluşturduğu yönündeki istinafının incelenmesinde:

Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından 10.01.2019 tarihinde gerçekleşen kazaya yönelik olarak yapılan yargılamada tahkim komisyonunun sunulan belgelere dayalı olarak karar verilebileceği, davacının iddialarının geniş çaplı yargılama gerektirdiği gerekçesiyle usuli yönden karar verilmiştir. Başka deyişle Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından uyuşmazlığın esasına girilerek uyuşmazlık sonuçlandırılmamıştır. Bu sebeple davalı vekilinin derdestlik/kesin hüküm itirazları yerinde değildir.

Kusur raporuna, müterafik kusur bulunduğuna ve illiyet bağı bulunmadığına yönelik istinafları yönünden yapılan incelemede;

Mahkemece trafik bilirkişisinden alınan 05.05.2023 tarihli raporda;

"Kazanın oluşumunu aydınlatıcı davacının beyanı dışında başkaca bir bilgi veya belge bulunmadığı,... Polis merkezine şikayetini kazadan tam bir ay sonra yaptığı, (kazanın oluşumunu aydınlatıcı başkaca bilgi, belge ve kamera kaydı bulunmaması nedeni ile davacının beyanlarının mahkemece kabul görmesi halinde.....)" şerhiyle; "davacının kullandığı motosiklete takip mesafesini korumayarak arkadan çarpan ve kaza yerinden kaçan ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 56/1c maddesinde belirtilen ''sürücüler önlerinde giden bir aracı güvenli ve yerli mesafeden izlemek'' kuralını ihlal ettiği bu sebeple kazanın oluşumunda asli ve tam kusurlu olduğu" tespit edilmiştir.

Davacının iddiası, Seyhan Devlet Hastanesi ve Adana Şehir Hastanesi Epikriz raporları ile doğrulandığından kusur bilirkişisinin olayın iddia edildiği gibi gerçekleştiği varsayımına göre belirlediği kusur oranına itibar edilmesi yerindedir.

Davalı vekili ayrıca davacının müterafik kusurunun bulunduğunu da ileri sürmüşse de davacının kaza anında kask takıp takmadığının belli olmadığı gibi, yaralanmanın bacak kısmında meydana geldiği ve kask takıp takmamasının zararına bir etkisinin olmayacağı anlaşılmıştır.

Davacının bacağındaki kırığın kaza neticesinde oluştuğunun Seyhan Devlet Hastanesi ve Adana Şehir Hastanesi Epikriz raporları ile doğrulandığı ve maluliyetinin de bundan kaynaklı olduğu anlaşıldığından meydana gelen zararla davaya konu trafik kazası arasında illiyet bağı bulunmaktadır. Davalı vekilinin bu yöndeki istinafları kabul edilmemiştir.

Maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir.

Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi 10.01.2019 olup mahkemesince hükme esas alınan 27/01/2023 tarihli ATK 2 İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihinde yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davacının son film ve grafileri incelenmek sureti ile raporun hazırlandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.

Hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;

Davalı vekili hükme esas alınan hesap raporunun hatalı olduğunu, hesaplamanın 1.8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini ileri sürmüşse de, hükme esas alınan 03.04.2023 tarihli aktüer raporunun Anayasa Mahkemesinin 2019/...

Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı, Danıştay 8. Dairesinin 2020/... sayılı dosyasında ZMMS genel şartlarının bazı maddelerine ilişkin verilen yürütmeyi durdurma kararı sonucu oluşan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararları ile uyumlu şekilde TRH 2010 yaşam tablosu ve yıllık gelirin %10 arttırımlı %10 iskontolu hesaplandığı prograsif rant yöntemi kullanılmak sureti ile ve rapor tarihindeki asgari ücret verileri esas alınarak hazırlandığı, SGK'nın 18.01.2022 tarihli cevabi yazısı ile davacıya rücuya tabi ödeme yapılmadığının anlaşıldığı görülmekle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalı vekilinin geçici işgöremizlik tazminatından sorumlu olmadıklarına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortacının ödeyeceği tazminat, 2918 Sayılı Kanun’un 91.maddesinin yollamasıyla aynı Kanunun 85.maddesine göre belirlenir. Buna göre; sigortacı, sigorta ettiren işleten tarafından, motorlu aracın işletilmesi sırasında ortaya çıkan maddi zararlar ile kişinin yaralanması veya ölmesi gibi bedeni zararlardan sorumludur. Kişinin bedenine gelen zararlarda tedavi giderlerinin ödenmesine ilişkin koşullar 98. maddede düzenlenmiştir.

Söz konusu bu madde 25.02.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 13.02.2011 tarih, 6111 Sayılı Yasanın 59. maddesi ile değiştirilmiştir.

Değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. maddesine göre, trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.

(Ek cümle: 4/4/2015-6645/60 md.) Söz konusu düzenlemeye göre, hastanelerce sunulan sağlık hizmet bedelleri yönünden sigorta şirketlerinin ve ... Hesabı’nın yükümlülükleri sona ermekte, ancak kazazedelerin bunun dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair harcamaları yönünden ise, sigorta şirketlerinin ve ... Hesabının tedavi teminatları kapsamında sorumlulukları devam etmekte olup, teminat kapsamının yasaya aykırı genel şart hükmü ile daraltılması mümkün değildir.

Bu nedenle geçici iş göremezlik zararının poliçe teminatı kapsamında olduğu kabul edilmiş ve davalının aksi yöndeki istinafına itibar edilmemiştir. Davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir.

Sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir.

Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. Yerleşik yargıtay içtihatlarına göre ... Hesabı yönünden ise. 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren ödemesi gerekmekte olup, davalının temerrüte düştüğü kabul edilir.

Bu nedenle yazılı şekilde, davalı kuruma başvuru tarihi olan 15.07.2019 tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması yerinde görülmüştür. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/... K nolu içtihatları).

HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.580,69-TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 3.145,17-TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 9.435,52-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına

3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 23.10.2025

Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/2083, K. 2025/2268, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  7. İleri Sürülen İstinaf Nedenleri
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2083
Karar No
2025/2268
Tarih
23 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2096 K.2025/2349
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2099 K.2025/2321
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2100 K.2025/2329
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2108 K.2025/2212
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2114 K.2025/2232
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/2116 K.2025/2338

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.