KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/2217 - 2025/2306
- Dosya no
- 2023/2217
- Karar no
- 2025/2306
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 14.07.2020
- Numarası
- 2015/... Esas, 2020/... Karar
- Davacılar
- ... -
Karar Metni
1.495 kelime·7 dk okuma·13 bölüm
1- ... - 2- ... - VEKİLİ : Av.
DAVALI
1- ...Sigorta A.Ş. - VEKİLLERİ : Av. Av. Av.
DAVALI : 2- ... -
VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : 3- ... -
DAVA
Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2025
İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 14.07.2020 tarih ve 2015/... Esas, 2020/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
01/12/2012 tarihinde müvekkili davacının sürücüsü bulunduğu ... plakalı motosiklet ile davalı ...'un kullandığı, davalı ...'in işleticisi olduğunu, davalı sigorta şirketine sigortalı olan ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının ağır yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'un kusurlu olduğunu, kaza anında alkollü olduğunu, kaza nedeniyle İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/... nolu dosyası ile soruşturma başlatıldığını, kaza sonrası hayati tehlike geçirdiğini, İskenderun Devlet hastanesinde 3 defa ameliyat olduğunu, halen tedavisinin devam ettiğini,
kaza sonrasında trafik polislerince tutulan trafik tespit tutanağında müvekkili davacının asli kusurlu olarak gösterildiğini, bu tespit tutanağını kabul etmediklerini, kaza sonrası çok büyük acı ve üzüntü çektiğini, davalarının kabulü ile 5.000,00 TL gelir kaybı, 10.000,00 TL meslekte kazanma ve iş gücü kaybı nedeniyle toplam 15.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı işleten ve sürücüden müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; mülkiyeti davalılardan ...'e ait bulunan ... plaka sayılı aracın 26/06/2012-26/12/2013 tarihleri arasında zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile müvekkil sigorta şirketi nezdinde sigortalandığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle davacıdan meydana gelen maluliyet oranı ve tarafların arasındaki kusur oranının Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini,
davacının talep edebileceği tazminat miktarının uzman bir aktüerya bilirkişiden alınarak rapor ile tespit edilmesi gerektiğini, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenerek ödeme yapılaması halinde tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, açılan davayı kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; dava dilekçesinde belirtilen hususları kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde davacının asli kusurlu olduğunu, ehliyetsiz araç kullandığını, kavşaklarda geçiş üstünlüğü kuralını ihlal ettiğini, kullandığı aracın farlarının yanmadığını, davacının kullandığı aracın kaza mahalline göre oldukça hızlı olduğunu, davacının motosikleti ile hızını kontrol edemeyerek müvekkilinin aracına çarptığını, davacının genel olarak ehliyetsiz ve hızlı araç kullandığını, bu kazanın davacının ilk kazası olmadığını, daha öncede yaptığı kazaların mevcut olduğunu, açılan davayı kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, maddi tazminat davası yönünden; davacının davasının feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat davası yönünden; davacının davasının kısmen kabulü ile, 6.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01/12/2012 tarihindenitibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu kaza nedeniyle, basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde yaralanmış, tedavisi için hastaneye gidip gelmek zorunda kalmış ve söz konusu kaza sebebiyle birkaç defa ameliyat olmuş ve daimi sakat kalmış olduğunu, dosya içeriğine göre hükmedilen manevi tazminat miktarının Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, davacı aleyhine hükmedilen maddi tazminat yönünden vekalet ücretinin usul ve yasalara aykırı olduğunu,
davalı sigorta şirketi ile karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığına ilişkin beyanda bulunulmuşsa da diğer davalı şahıslarla ilgili herhangi bir beyanda bulunulmamış olduğunu, feragat edilen maddi tazminata ilişkin davalı ... lehine vekalet ücreti hükmedilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda 01.12.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'in sürücüsü, diğer davalı İpek'in işleteni olduğu aracın, davacıya çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının vücudunda %25 oranında kalıcı maluliyet oluşacak biçimde yaralandığı, alınan kusur raporlarına göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ve işletenin asli kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı vekilinin maddi tazminat yönünden aleyhe hükmedilen vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;
Davalı sigorta şirketi ile davacı taraf karşılıklı olarak maddi tazminat yönünden anlaştıkları, bu hakkın özünden bir feragat olmadığı, keza taraflar vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığına ilişkin beyanda bulunulduğu da anlaşılmıştır. Bu bakımdan maddi tazminattan müşterek ve müteselsil sorumlu olan diğer davalılar yönünden de hakkın özenden bir feragat söz konusu olmadığından, maddi tazminat için davalı ... lehine vekalet ücreti hükmedilmesi hatalı görülmüştür. Bu yönü ile davacı vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/2217, K. 2025/2306, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama