KÜNYE
T.C. Adana Bam 3. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Dosya no
- 2023/730
- Karar no
- 2025/1049
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- .... Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 17/01/2023
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 1- ... SİGORTA A.Ş. - ...
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- 2- ... - ... ...
- Vekili
- Av. ... - ...
- Dava
- Tazminat
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 24/04/2025
Karar Metni
1.392 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.01.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
10/11/2019 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile aynı yolda seyir halinde bulunan alkollü olarak araç kullanan ve aşırı hızla giden davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın davacıya çarpması neticesinde müvekkilinin çok ağır ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, olayla ilgili savcılık tarafından resen soruşturma başlatıldığını, davalının taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan yargılandığını, kazada davalının en az 2,92 promil alkollü olduğunun tespit edildiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın,
davalı ... tarafından16/09/2019 -16/09/2020 tarihleri arasında geçerli ... poliçe nolu ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 750,00 TL maddi tazminatın (250 TL bakıcı masrafı, 250 TL kalıcı iş göremezlik ve 250 TL geçici iş göremezlik) haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu olan davalılar ...
Sigorta AŞ ve ...'dan tahsiline, 150.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ISLAH
Davacı vekili 05.12.2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini kalıcı iş göremezlik tazminatını 449.892,30 TL'ye, bakıcı gideri tazminatını 662.907,24 TL'ye ıslah etmiş, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden ıslah talebinde bulunmamıştır.
CEVAP
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapmadığını, eksik belgelerle müracaat ettiğini, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili sigorta şirketi nezdinde trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığını, geçici iş göremezlik tazminatının teminat dışında kaldığını, bakıcı giderlerini sürekli sakatlık teminatı içinde yer aldığını, davacının iddia ettiği maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan maluliyet raporu alınmasını, kusur oranı ve tazminat miktarının tespiti yönünden hazineye kayıtlı bir aktüer bilirkişiden rapor alınmasını talep ettiklerini, davacının faiz talebinin yerinde olmadığını, olay tarihinden itibaren faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin alkollü olduğu yönündeki iddianın doğru olmadığını, müvekkiline kaza sırasında alkol testi yapılmadığını, kazadan 12 saat sonra alkol testinin yapıldığını ve müvekkilinin 1.27 promil alkollü olduğunun anlaşıldığını, oysa müvekkilinin kazadan sonra strese girdiğinden alkol aldığını açıkladığını, kaza sırasında alkollü olup olmadığının belli olmadığını, müvekkilinin kusurlu olduğu varsayılsa bile davacının istemiş olduğu tazminatın çok yüksek olduğunu, manevi zararın giderimi için yeterli ve orantılı olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, kalıcı iş gücü kaybından kaynaklanan 449.892,30 TL maddi tazminatın, davalı ... tamamından, davalı ... A.Ş ise 390.000,00 TL sinden diğer davalı ile birlikte sorumlu olacak şekilde davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakıcı giderinden kaynaklanan 662.907,24 TL maddi tazminatın, davalı ... tamamından, davalı ...
A.Ş ise 390.000,00 TL sinden diğer davalı ile birlikte sorumlu olacak şekilde davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, tazminat alacaklarına davalı ... yönünden kazanın gerçekleştiği 10/11/2019 tarihinden itibaren, diğer davalı ... A.Ş yönünden ise 27/01/2020 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, geçici iş gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile.
60.000,00 TL manevi tazminatın 10/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davalı ...
A.Ş. vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava şartı yerine getirilmemiş olup, eksik evrakla başvuru yapılmış olup bu nedenlerle davanın, HMK 115. maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini talep ettiklerini, sürekli bakıcı giderinin, sürekli sakatlık tazminatı içerisinde değerlendirilmesinin gerektiğini ve ayrıca bakıcı gideri tazminatı hesaplaması ve bu hesaplamaya esasen hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Anayasa Madde 135/5 uyarınca iptal kararlarının geriye yürümeyeceğini, 09.10.2020 tarihli Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından önceki uyuşmazlıklarda,
kanunun iptal edilmemiş halinin uygulanmasının gerektiğini, aktüer bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve hatalı yönetmeliklere göre hazırlandığını, davacının talebine konu geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve bakıcı bakıcı gideri tazminatının trafik sigortası genel şartları a.5.b maddesi gereği sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu ve sağlık gideri teminatının ise SGK’nın sorumluluğunda bulunduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (maluliyet), bakıcı gideri tazminatı ve manevi tazminat davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı ... vekili istinaf etmiştir.
Davalı ... vekilinin başvuru şartına yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede;
Davalı vekili her ne kadar davacı tarafından müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle davanın başvuru şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, davacı vekili tarafından davanın açılmasından önce davalı ... şirketine gerekli tüm belgelerle 14.01.2020 gününde başvuru yapıldığı, sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin usulüne uygun başvuru yapılmadığı yönündeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinafının incelenmesinde:
Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü iptali kararından sonra dahi vermiş olduğu yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre, 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelen kazalar için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6247 E - 2021/9135 K; 2021/5898 E - 2021/8467 K; 2021/4501 E - 2021/7401 K sayılı kararları)
Mahkemesinde hükme esas alınan 17.08.2022 tarih ve ... sayılı Adli Tıp Kurulu 2. İhtisas Darisenin maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 10.11.2019 tarihinde yürürlükte bulunan; Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlendiği dikkate alındığında, bu yönüyle davalı vekilinin istinaf başvuru haklı bulunmamıştır.
Davalı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda PMF yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği anlaşılmaktadır.
Yine davalı vekili sürekli bakıcı gideri tazminatının sürekli sakatlık tazminatı teminatı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüşse de; sürekli bakıcı gideri zararının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı iş gücü kaybından kaynaklanan zararın ise sakatlık teminatından karşılanması gerektiğinden (Yargıtay 4. HD 2021/23363 E. 2022/5489 K) ve davalı ... şirketinin, bu tazminatın SGK tarafından ödenmesi gerekmekle sorumlu olmadığı yönündeki savunması yerinde olmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinafı haksız bulunmuştur.
HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/730, K. 2025/1049, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama