KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
- T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/17 - 2025/1144
- Dosya no
- 2024/17
- Karar no
- 2025/1144
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- .... Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 25/10/2023
- Numarası
- ... Esas, ...
Karar Metni
1.373 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
Karar
DAVACI : ... -
VEKİLİ : Av.
DAVALI
Türkiye Sigorta Anonim Şirketi - VEKİLİ : Av.
DAVA
Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat)
KARAR TARİHİ : 08.05.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08.05.2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.10.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 04.08.2019 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan ... plakalı aracın, ... ili ... Bulvarı eski otogar ışıklarında, ... plakalı araca çarpması sonucu iki taraflı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği ve bu olay neticesinde davacı müvekkil ... ağır yaralandığı, akabinde kaldırılmış olduğu ...
Şehir Hastanesi'nde vücudunun önemli yerlerinde zedelenme, kırık ve çıkıklar tespit edildiğini, meydan gelen iş gücü kaybı için şimdilik bu maddi zararın karşılığı olarak 10.000.00-TL tazminat talep ettiklerini, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı araç davalı sigorta şirketi nezdinde ... poliçe numarası ile ZMSS kapsamında sigortalandığını, sigorta başlangıç tarihi 11.07.2019 bitiş tarihinin ise 11.07.2020 olduğunu, söz konusu zararların sigorta şirketlerince karşılanması gerektiğini,
davalı sigorta şirketine 04.08.2019 tarihinde yaşanan kaza neticesinde meydana gelen zararların karşılanması için yapılan başvurunun tebellüğ tarihi 10.02.2020 olduğunu, başvurunun hemen akabinde davalı tarafça eksik olan belgelerin giderilmesi istenildiğini, tamamlanmış şekilde davalı tarafa gönderildiğini, eksik olan belgelerin davalı tarafa tebellüğ tarihi 02.03.2020 olduğunu, ancak müvekkilinin uğramış olduğu zarar karşılanmadığından,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatının karşı taraftan tahsilini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davanın kabulü ile; 369.750,00 TL geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı toplamının 10.000,00 TL lik kısım yönünden 21/02/2020 temerrüt tarihinden itibaren, bakiye kısım yönünden ise 12/09/2023 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla), davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği görüldü.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ
Karara karşı davacı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde özetle; faizin başlangıç tarihinin hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili kurumu dava açılmadan önce yaptığı başvurusunun usulüne uygun olmadığı ve eksik evrakla yapıldığını ve talebin reddinin gerektiğini, talebin reddine karar verilmemesi halinde dahi yasayla getirilen temerrüt şartı oluşmadığından aleyhlerine faiz, yargılama gideri ve ücreti vekalete hükmedilmemesinin gerektiğini, davacı yanın kaza tarihi itibarıyla SGK hizmet dökümüne göre aynı şekilde maaşını almaya devam etmesi nedeniyle Yargıtay 4. HD. Sinin son içtihatı ışığında, raporda hesaplanan 7.301,28 TL'ye hükmedilemeyeceğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.
Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde 25.10.2023 günlü karar ile davanın kabulü ile; 369.750,00 TL geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı toplamının 10.000,00 TL lik kısım yönünden 21/02/2020 temerrüt tarihinden itibaren, bakiye kısım yönünden ise 12/09/2023 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla), davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, bu karardan sonra davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup dosya dairemizdeki esası almakla davalı vekili tarafından gönderilen 21.04.2025 ve 24.04.2025 tarihli dilekçeler ile istinaftan feragat edildiği, davacı vekilince gönderilen 21.04.2025 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği görülmüştür.
HMK’nın 310. maddesinde feragat veya kabulün hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda karar verileceği; 311. maddede ise feragatin kesin hükmün gibi sonuç doğuracağı düzenlenmiştir.
Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. İstinaf edilen karar, usul hukuku çerçevesinde kesinleşmiş olmadığından, bu aşamada davadan feragat mümkündür. Davacı vekilinin 21.04.2025 günlü dilekçesi ile davadan feragat ettiği, davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinden davadan feragat yetkisinin bulunduğu ve yine davalı vekilinin 21.04.2025 ile 24.04.2025 tarihli dilekçeleri ile istinaftan feragat ettiği ve davalı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinden kanun yollarından feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla davacı tarafından açılan davanın feragat sebebi ile reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekili 21.04.2025 ve 24.04.2025 tarihli dilekçeleri ile davacının feragati nedeniyle ücreti vekalet ve yargılama gideri talebi bulunmadığını belirtmiş olup, davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle feragat dilekçesi dikkate alınarak, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun, bu yönüyle kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 310 ve 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2024/17, K. 2025/1144, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama