KÜNYE
T.C. Adana Bam 9. Hukuk Dairesi T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2023
- Dosya no
- 2021/496
- Karar no
- 2023/1397
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/12/2020
- Numarası
- ... Esas, ... Karar
- Davacı
- ... -TCK NO:..., ...
- Vekili
- Av. ..., ...
- Davalı
- ... -TCK NO:..., ...
- Vekili
- Av. ..., ...
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 27/12/2023
- Yazım tarihi
- 27/12/2023
Karar Metni
1.454 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin zirai tarım işiyle uğraştığını, davalıya mal alımı-satımı karşılığı senet verdiğini, satın alınacak mallara karşılıkta banka kanalıyla 4.000,00.TL de ödeme yapıldığını, bu durumun davalının ticari defterleriyle de banka kayıtlarıyla da sabit olduğunu, ancak davalının taaahüt ettiği malları müvekkiline vermediğini, buna rağmen kendilerine bono sebebiyle icra takibi başlatıldığını belirterek davacının dava konusu icra takibi dolayısıyla davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, tahsil edilen 4.000,00.TL'nin iadesine, teminat karşılığında icraya yatacak paranın alacaklıya ödenmemesine ve %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davaya ve icra takibine konu senedin araç kiralamasından ötürü alındığını, 4.000,00.TL'lik ödemeyi kabul etmediklerini, davacının kötü niyetli olduğunu, ticari defterler incelenecek olursa alım satıma ilişkin hiçbir kayıt bulunamayacağını, bu nedenle ticari defterlerin incelenmesine yönelik taleplerinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; dava konusu bonoda "bedeli malen ahzolunmuştur" ibaresinin bulunması, davalı tarafın malen ibaresine aykırı, bunu talil eden bir beyanda bulunmaması, imzası ikrar edilmiş bono alacağın varlığını ispatlayan kati delillerden olması,
istirdat talebine konu banka dekontunda açıklama kısmının bulunmaması menfi tespit ve istirdat isteminde bulunan davacı tarafın önce temel ilişkiyi sonra da bono ve ödeme bedelinin bu ilişki kapsamında ödendiğini ispatlayarak bedelsizlik iddiasında bulunabileceği, bu hususların davacı tarafça yazılı delille ispatlanabileceği (HMK m 200), davacı tarafça bu hususlara dair yazılı bir delil sunulmadığından iddialarının ispatlanmamış kabul edilmesi gerektiği belirtilerek davanın reddine, mahkemece verilen tedbir kararının red kararı ile birlikte kaldırılması gerektiği, İİK'nin 72/4 maddesi gereği davacının,
davalının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını karşılanması amacıyla icra dosyası asıl alacak bedeli olan 16.900,00.TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece menfi tespit davasında ispat külfetinin kendilerinde olduğu ve borçlu olmadıklarını ispat edemediklerinden ötürü davanın reddine karar verildiğini, ancak ispat külfetinin davalıda olduğunu, bononun kira sebebi ile kendisine teslim edildiğini söylediğini fakat buna ilişkin herhangi bir belge veya ispatlayacak delil sunulamadığını, davalının herhangi bir vergi kaydının olup olmadığının da vergi dairelerine sorulduğunu ve herhangi bir kayda ulaşılmadığını, bu durumda aslında davalının herhangi bir kiralama dahi yapamayacağını, senede karşı senet kuralının esas olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, menfi tespit ve alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının zirai ilaç işiyle uğraştığını, davalının davacıya zirai ilaç getireceğini söylediğini, dava konusu bononun davacı tarafından avans olarak davalıya verildiğini ayrıca davalının banka hesabına 4.000,00.TL ödeme yapıldığını, ancak vaad edilen zirai ilacın getirilmediğini belirterek dava konusu bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve ödenen paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili savunmasında dava konusu bononun araç kiralama işi kapsamında düzenlendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklı davalı vekili tarafından borçlu davacı ... hakkında 16.900,00.TL asıl alacak, 343,09.TL işlemiş faiz, 50,70.TL komisyon olmak üzere toplam 17.293,79.TL alacak için dava konusu bono hakkında kambiyo senedine özgü icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini içeren davada ispat yükü, kural olarak senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin talili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir.
Senedi talil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. Senette borcun nedeni "mal" ya da "nakit" olarak belirtilmişse, tarafların yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, lehine olan senet karinesi çürümüş sayılacak, bunun sonucu olarak da, iddiası paralelinde ispat yükünü de üstlenecektir. Buna senedin talili denmektedir.
Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir.
Takibe konu 27/01/2018 tanzim, 27/02/2018 vade ve 16.900,00.TL bedelli senedin keşidecisinin davacı, lehtarının ise davalı olduğu, senedin malen kaydını içerdiği, araç kiralama sözleşmesi gereğince teminat senedi olarak verildiğine dair senette herhangi bir kaydın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı takip dayanağı senedin mal karşılığı davalıya verildiğini, ancak mal teslim edilmediğini iddia etmiş; davalı vekili ise senedin ... plakalı aracın kiralama ücreti karşılığı düzenlendiğini ve takibe konulduğunu, senedin araç kiralama sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini savunmuş olup, davalının malen düzenlenmiş senet metnindeki ihdas sebebini talil ettiği anlaşılmıştır.
Davacı, malen kaydı bulunan bono karşılığında mal almadığını, bononun bedelsiz olduğunu iddia ettiğine göre, kural olarak ispat yükü bunu iddia eden davacı şirkettedir. Ancak davalı taraf bonoda yazılı ihdas nedenini talil ettiğinden (değiştirdiğinden), ispat yükünün davalı tarafa geçtiğinin kabulü gerekir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/19-1409 Esas, 2015/885 Karar sayılı kararı)
Hal böyle olunca, mahkemece; senedin ihdas nedeninin davalı tarafından talil edildiği, bu sebeple ispat yükünün davalıya geçtiği, davalı vekilinin 04/04/2019, 23/01/2019 ve 17/10/2018 tarihli duruşmalardaki beyanına göre senedin araç kiralanması nedeniyle alındığının iddia edildiği, ancak taraflar arasında bu hususu kanıtlar mahiyette yazılı bir sözleşme bulunmadığı, bu haliyle senedin ihdas sebebini talil eden davalının iddia ettiği vakıayı ispatlayamadığı, dolayısıyla mahkemece dava konusu bono yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi yönde düşünce ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı,
ancak dava konusu 4.000,00.TL ödemeye ilişkin davacı tarafından dekont sunulamadığı, mahkemeye sunulan 1.500,00.TL dekontun açıklama kısmında her hangi bir şey yazmadığı, mahkemece dava konusu 4.000,00.TL alacak talebinin reddine karar verilmesinde her hangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
... · Başkan · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Üye · ... · ¸e-imzalıdır · ... · Katip · ... · ¸e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/496, K. 2023/1397, 27 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama