KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1506 - 2025/1303
- Dosya no
- 2022/1506
- Karar no
- 2025/1303
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/05/2022
- Numarası
- ... ESAS ... KARAR
- Davacı
- ... DİŞLİ MAKİNA İML.SAN.TİC.LTD.ŞTİ.
- Vekili
- Av.
- Davalı
- ... MADEN TİCARET VE SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf kararının karar tarihi
- 26/06/2025
- Yazım tarihi
- 26/06/2025
Karar Metni
1.821 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2022 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle. Davalı ...
A.Ş.'ye bir takım makine imalat hizmetleri nedeniyle tanzim olunan ve toplamı 230.100,00.TL olan dört adet faturadan kaynaklanan borcuna mahsuben 14/05/2019 tarihinde 15.000,00.TL ve 03/06/2019 tarihinde 15.000,00.TL olmak üzere toplam 30.000,00.TL ödeme yaptığını, davalı firma tarafından yapılan 30.000,00.TL ödemenin, 12.980,00.TL'si gecikme faizine ve 17.020.TL'si ana paraya mahsup edilerek, davacı şirketin ödenmeyen 213.080,00.TL bakiye alacağı ve işlemiş ticari avans faizi için davalı şirkete karşı, Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin takibe itirazı üzerine icra takip işlemlerinin durdurulduğunu, bu nedenlerden ötürü, davalı şirketin icra dosyasında yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin devamına, dava masraf ve ücreti vekaletin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı şirket aleyhine Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı başlatılan icra takibinin sebebi olarak makine imalat hizmetlerine istinaden kesilen faturalar gösterildiğini, davalı şirketin bu faturalarda belirtilen iş kapsamında herhangi bir hizmet almadığını, belirtilen faturalara ilişkin taraflar arasında bir ticari ilişki meydana gelmediğini, davacı tarafın makine imalat işini usulüne uygun olarak yaptığını ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın yapılan bu ödemelerin gecikme faizine mahsup etmesini kabul etmediklerini, vadesi gelmiş bir borcun söz konusu olmadığını,
iki taraf arasında bir ticari ilişkinin varlığı kabul edilse dahi burada davalı şirket ile takip alacaklısı davacı arasında cari işleme dayalı bir ticari ilişkin söz konusu olacağını, bu doğrultuda davalı ile davacı arasındaki ticari ilişki tekil olaylar üzerinden değil, belli dönemlerde kesilen toplam rakamlar üzerinden yürüyeceğini, davacının icra inkar tazminatı talebinin icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, bu nedenlerle haksız açılan davanın reddine, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini,
yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Yerel mahkemece verilen karar ile.
Uyuşmazlık konusu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, uyuşmazlık konusu toplam 230.100,00.TL fatura bedelinden 30.000,00.TL'lik kısmının davalı tarafından davacıya ödenmiş olduğunun her iki tarafın ticari defterinde kayıtlı olduğunu, sonuç olarak davacının davaya ve takibe konu 200.100,00.TL tutarında davalıdan alacaklı olduğunu, davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davalının Adana 13. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı icra takibine vaki itirazının takip konusu 200.100,00.TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu tutar üzerinden devamına, 200.100,00.TL alacağın takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, uyuşmazlık konusu alacak likit ve davalı itirazıda kısmen haksız bulunduğundan İİK'nın 67/2.maddesi gereğince alacağın %20'si oranına karşılık gelen 40.020,00.TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddi ile davalının İİK'nın 67/2.maddesinde belirtilen yasal koşulları bulunmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 11. fıkrasına aykırı olarak müvekkili şirket aleyhine/davalı şirket lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, bu durumun kanuna aykırı olduğunu, çünkü davalı şirketin geçerli bir mazeret göstermeksizin arabuluculuk ilk toplantısına katılmadığını ve bu durumun son tutanakta da belirtildiğini, hal böyle iken, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilse dahi, müvekkili şirket aleyhine/davalı şirket lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; faturadan kaynaklanan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı; toplamı 230.100,00.TL olan dört adet faturadan kaynaklanan borcuna mahsuben, davalının 14/05/2019 tarihinde 15.000,00.TL ve 03/06/2019 tarihinde 15.000,00.TL olmak üzere toplam 30.000,00.TL ödeme yaptığını, davalı firma tarafından yapılan 30.000,00.TL ödemenin, 12.980,00.TL'si gecikme faizine ve 17.020.TL'si ana paraya mahsup edilerek,
davacı şirketin ödenmeyen 213.080,00.TL bakiye alacağı ve işlemiş ticari avans faizi için davalı şirkete karşı icra takibi başlatıldığını, ileri sürmüş, davalı taraf ise belirtilen faturalara ilişkin taraflar arasında bir ticari ilişki meydana gelmediğini, davacı tarafın makine imalat işini usulüne uygun olarak yaptığını ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın yapılan bu ödemelerin gecikme faizine mahsup etmesini kabul etmediklerini, vadesi gelmiş bir borcun söz konusu olmadığını savunmuş, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup,
iş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı; davacı tarafından davalıya 10/04/2019 tarih ve 17927 fatura numaralı ve 12.980,00.TL bedelli, 25/04/2019 tarih ve 17944 fatura numaralı ve 55.460,00.TL bedelli, 22/05/2019 tarih ve 18021 fatura numaralı ve 48.498,00.TL bedelli, 20/09/2019 tarih ve 18244 fatura numaralı ve 113,162,00.TL bedelli fatura olmak üzere toplam 230.100,00.TL bedelli 4 adet faturanın düzenlenmiş olduğu,
tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına göre davacının sözkonusu faturalara konu imalat işini yaparak davalıya teslim ettiğini ve davalının da bu faturalara konu bedeli davacıya ödediğini ispat yükü altında olduğu, tarafların kayıtlı olduğu vergi dairelerinden getirilen bilanço satış (BS) ve bilanço alış (BA) formlarına göre uyuşmazlık konusu faturaların taraflarca kendilerinin kayıtlı olduğu vergi dairelerine bildirilmiş olduğu, uyuşmazlık konusu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu,
buna göre davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup vergi dairesine bilanço alış (BA) formuyla beyan ettiği faturalara konu malları davacıdan teslim aldığının kabulü gerektiğine dair mahkemece isabetli şekilde değerlendirilme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu arada davacı, davalı şirketi tarafının arabuluculuk toplantısına katılmadığından davanın reddedilen kısmı yönünden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinafa getirmiştir.
6325 sayılı HUAK'ın karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 18/A maddesinin 11.fıkrası "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.
Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerilerinde bırakılır".
13.fıkrası ise "Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. ... Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." hükmünü içermektedir.
Anayasa Mahkemesi'nin 2023/160 esas, 2024/77 karar sayılı ve 14/03/2024 tarihli kararıyla, 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 11. fıkrası kısmen iptal edilmiş ve fıkranın birinci cümlesinde yer alan "... bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur." ibaresi ile fıkranın "Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez." şeklindeki ikinci cümlesi Anayasa'ya aykırı bulunarak iptaline ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Söz konusu iptal kararı 18/4/2024 tarihli ve 32521 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmıştır.
Bu karar yürürlüğe girmeden önce 07/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanunun 25.maddesinde 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 11.fıkrası, "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur (Değişik ikinci cümle:7/11/2024-7531/25 md.).
Ayrıca bu taraf lehine AAÜT'ne göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerilerinde bırakılır." şeklinde değiştirilmiştir. Söz konusu değişiklik 14/11/2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, bir usul hükmü olduğundan, derhal uygulanması gerekmektedir.
Bu nedenle Dairemizin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan değişik kanun hükmünün uygulanması gerekmektedir.
Hal böyle olunca, davalının 7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-11. maddesi uyarınca arabuluculuk toplantısına mernis adresine davet mektubu ve bilgilendirme mesajları dikkate alındığında mazeretsiz katılmadığı anlaşılmakla yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinin yarısından sorumlu tutulması gerekirken tamamı yönünden aleyhe hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kabulü ile HMK 353/1-b/2 m. uyarınca hükmün kaldırılmasına ve yukarıdaki açıklamalar uyarınca yeni hüküm kurulmasına karar verilmiştir
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1506, K. 2025/1303, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama