KÜNYE
T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Mart 2025
- T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/842 - 2025/524
- Dosya no
- 2022/842
- Karar no
- 2025/524
- Başkan
- —
- Üye
- —
- Üye
- —
- Katip
- —
- İncelenen kararın mahkemesi
- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/02/2022
- Numarası
- ... ESAS ... KARAR
- Davacı
- ... BANKASI TÜRK ANONİM ORTAKLIĞI
- Vekilleri
- Av.
- Davalı
- ...
- Vekili
- Av.
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- İstinaf kararının karar tarihi
- 24/03/2025
- Karar yazım tarihi
- 24/03/2025
Karar Metni
1.367 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili bankanın ... Şubesi ile ... Zirai İlaçlar Gübre Paz. Tic. Ltd.
Şti. arasında imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden adı geçen borçluya kredi açıldığını ve kullandırıldığını, davalı borçlunun bu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzalamak suretiyle borcu üstlendiğini, borçluya kullandırılan kredinin geri ödemesini sözleşme hükümlerine uygun olarak yapmadığını ve kredi hesabı kesildiğini ve borçlulara hesap kat ihtarnamesi gönderilerek hesabın kat edildiğini, hesap kat tarihi itibariyle tespit edilen 449.236,84.TL borç bakiyesinin ödenmesinin bildirildiği,
kefil ...'in ... nolu riskin borcundan sorumlu olmakla iş bu riskin ana parasının bittiğini, kefilin bu riskten kalan 31.648,71.TL akdi faizinden ve bu faizin 1.507,08.TL BSMV'sinden 26.183,98.TL temerrüt faizi ve bunun 4.112,609.TL BSMV'sinden olmak üzere toplam 146.951,399.TL'sinden sorumlu olduğunu, taraflar arasında imzalanmış olan kredi genel sözleşmesine göre borçluya uygulanacak gecikme faiz oranının ise cari faiz oranının %50 fazlası olduğunu,
bankanın takip tarihi itibariyle uygulayacağı cari faiz oranının %26 olduğundan bu meblağın %50 fazlası olan %39 olarak talep edildiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak koşuluyla davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğü'ne ait ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazlarının reddine, takibin takip tarihindeki şartlar ile devamına, dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davalı vekili, davacı banka tarafından dava dilekçesindeki açıklamalar kısmında alacak kalemlerinin toplam kısmının 146.951,399.TL sinden sorumlu olduğunu, ancak dava dilekçesinde belirtilen alacak kalemlerinin toplamının 63.452,37.TL olduğunu, taleplerinin birbirinden farklı ve çelişkili olduğunu belirterek, davanın HMK ilgili maddeleri gereğince reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Yerel mahkemece verilen karar ile; " kefilin kefaletinden kaynaklı kredi borcuna vermiş olduğu rıza beyanın geçerli olduğu, dolayısıyla takip konusu edilen kredinin taşınmaz satışından elde edilen tutar ile kredinin kapanmış olduğu ve bu kredinin akdi ve temerrüt faizleri ile vergilerinden davalının sorumlu olmadığı, davacı bankanın 14.05.2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde davalının kefaleti bulunmamasına rağmen bu krediden davalı adına kayıtlı taşınmazın satışından elde edilen meblağdan kredi borcuna mahsup yaptığı, bu mahsubun yerinde olmadığı,
davacı bankanın davalı kefilin sonraki tarihli krediden kaynaklı kefaletinin bulunmamasına rağmen taşınmaz satışından bu kredi için mahsup yaparak ilk kredinin açık bırakıldığı ve akdi ve temerrüt faizi talep edildiği, davalı kefilin borcu bulunmamasına rağmen haksız ve kötü niyetli olarak takip başlattığı, davalının kötü niyet tazminatı talebinde bulunduğu anlaşılmakla davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.
DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; müvekkili banka ile borçlu arasında imzalanan kredi sözleşmeleri uyarınca kullandırılan kredi, tüketici kredisi olmadığını, cari hesap şeklinde işleyen ticari kredi olduğunu, müvekkili banka ile asıl borçlu ve davalı arasında imzalanan Kredi Genel Sözleşmesi süresiz olmakla birlikte tarafların önceden noter aracılığı ile veya taahhütlü mektupla ihbarda bulunmak sureti ile sözleşmeyi feshedebileceğini, fesih halinde müşterinin borç bakiyesinin tamamı ödeninceye kadar sözleşmede belirtilen temerrüt faizi, KKDF, BSMV, komisyon,
masraf ve diğer kesintilerden dolayı sözleşmeyi fesheden müteselsil kefilin sorumluluğunun devam ettiğini, davalı tarafından müşterek borçlu kefil sıfatı ile imzalamış olduğu sözleşmenin feshedilmesi gibi bir husus mevcut olmadığını, dava dışı borçlu ... Zirai İlaçlar Gübre Paz. Tic. Ltd.
Şti.'nin kullanmış olduğu kredilerin teminatını teşkil etmek üzere müvekkili banka lehine ipotek olarak verilmiş olan taşınmazın bedeli borçlunun borçlarına mahsup edildiğini, borcunun tamamı ödenmediğini, asıl borçlunun krediden kaynaklanan borcunun devam ettiğini, asıl borç sona ermediği için kefil ...'in kefalet borcu devam ettiğini, açılan itirazın iptali davasının reddi halinde davalı borçlu lehine tazminata hüküm verilebilmesi için icra takibinin haksızlığı yanında ayrıca alacaklının kötü niyetli olduğunun da sübuta ermiş olmasının zorunlu olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.
DELİLLER
Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı başlatılan icra takibine yapılan itiraz nedeniyle itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı tarafından, dava dışı asıl borçlu ... Zirai İlaçlar Gübre Paz. Tic. Ltd.
Şti. ile imzalanan kredi sözleşmelerinde davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı, davalının kefil olduğu sözleşmedeki riskin ana parasının bittiği, ancak kefilin bu riskten kalan akdi faiz ve BSMV olarak toplam 146.951,399.TL borçtan sorumlu olduğu iddia edilmiş, davalı ise, kefaletindeki eş rızasının TBK yürürlüğü sonrası tamamlanmadığını, davacı lehine tesis edilmiş ipoteğin ise paraya çevrilmesi sırasında, taşınmazın satışına, yapılacak tahsilatın kendisinin kefil olduğu kredinin kapatılması şartıyla muvafakat verdiğini, ancak bankanın tahsilatı kefili olmadığı kredi borcuna mahsup ettiğini,
davanın reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince, dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davacı banka ile asıl borçlu ...
Zirai İlaçlar...Ltd.Şti. arasında 08.06.2011 tarihli 1.000.000,00.TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi ile 14.05.2014 tarihli 5.000.000,00.TL limitli Genel Kredi Sözleşmeleri bulunduğu, davalının, 08.06.2011 tarihli genel kredi sözlemesinde kefaleti bulunduğu ve kefaletin geçerli olduğu, diğer sözleşmede ise kefalet imzasının bulunmadığı, davalının 08.06.2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı olarak maliki olduğu 2 adet taşınmazı davacı bankaya ipotek ettiği, söz konusu ipoteğin doğmuş ve doğacak borçlara karşılık olarak verildiği,
davalının kefil olduğu 08/06/2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine dayanarak ... nolu kredinin kullandırıldığı, davalı kefil adına olan taşınmazın, 2 adet ve aynı tarihli (06.11.2017) kefil rıza beyanının birisinde taşınmaz satışından elde edilecek meblağın ... nolu kredi borcuna mahsup edilerek borcun sıfırlanması kaydıyla ipotek karşılığında satışa muvafakat edildiği, diğerinde her hangi bir kredi belirtilmeksizin yasal mevzuata uygun olarak mahsup edilmesi koşuluyla ipotekli taşınmazın satışına muvafakat ettiği, taşınmazın 06.11.2017 tarihinde 650.000,00.TL bedel ile satışının yapıldığı,
bu satıştan elden edilen meblağın bir kısmının 14.05.2014 tarihli 5.000.000,00.TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi ile kullandırılan ... nolu krediye mahsup edildiği, davacı bankanın bu kredi sözleşmesinde davalının kefaleti bulunmamasına rağmen, taşınmaz satışından bu kredi için borca mahsup yaptığı, davalının her ne kadar kefil rıza belgesinde bu kredi için de taşınmazın satışından kaynaklı mahsup yapılmasına muvafakat ettiği düşünülse de, kefil rıza beyanlarının her ikisinin de aynı tarihli olduğu, hangi rıza beyanının önce ya da sonra verildiğinin tespit edilemediği ve davalı kefilin sonraki kredi sözleşmesinde kefaletinin bulunmadığı,
davalının, kefaletinden kaynaklı kredi borcuna vermiş olduğu rıza beyanın geçerli olduğu, dolayısıyla takip konusu edilen kredinin taşınmaz satışından elde edilen tutar ile kapanmış olduğu ve bu kredinin akdi ve temerrüt faizleri ile vergilerinden davalının sorumlu olmadığı, davacı bankanın 14.05.2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde davalının kefaleti bulunmamasına rağmen bu krediden davalı adına kayıtlı taşınmazın satışından elde edilen meblağdan kredi borcuna mahsup yaptığı, bu mahsubun yerinde olmadığı,
davacı bankanın davalının, sonraki tarihli krediden kaynaklı kefaletinin bulunmamasına rağmen, taşınmaz satışından bu kredi için mahsup yaparak, ilk kredinin açık bırakılarak, akdi ve temerrüt faizi talep edilmiş olduğu, davacı bankanın, davalının borcu bulunmamasına rağmen başlattığı takibin haksız ve kötü niyetli olduğu, bu nedenlerle, mahkemece davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/842, K. 2025/524, 24 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama