KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2025
- Esas no
- 2025/809 KARAR NO:2025/868
- Esas no
- 2025/809
- Karar no
- 2025/868
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/07/2024
- Numarası
- 2024/444 Esas 2024/504 Karar
- Talep
- Yargı Yerinin Belirlenmesi
Karar Metni
507 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davada Ankara 36. Asliye Hukuk ve Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, alacak istemine ilişkindir.
Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesince; tarafların adi ortaklığın ortağı oldukları, uyuşmazlığın adi ortaklığın tasfiye sözleşmesinden kaynaklandığı, davanın şirket ortaklığını gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi ise ; tarafların tacir olmadığı, davanın mutlak yada nispi ticari dava niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir.
Ticaret Mahkemelerinin görev alanı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. Maddesinde; "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." ifadesi ile ticari davalar ile sınırlandırılmıştır. Ticari davalar ise TTK'nın 4. maddesinde sayılmıştır. Buna göre 4/1. maddesinde nispi ticari davalar, 4/1-a fıkrasından f fıkrasına kadar sayılan hususlar ise mutlak ticari davalar olarak sayılmıştır.
Bir davanın nispi ticari dava sayılması için TTK'nın 4/1. maddesi birinci fıkrasında belirtildiği gibi her iki tarafında tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olması gerekmektedir.
Mutlak ticari davalar ise, TTK'nın 4/1-a maddesinde her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda düzenlenen hususlar ile yine TTK'nın 4/1-f fıkrasına kadar sayılan yasalarda belirtilen davalar olarak sayılmıştır.
Somut olayda; davacı vekili, davalı ve müvekkilinin kuaförlük faaliyeti üzerine ortaklık yaparak uzun süre birlikte faaliyet gösterdiklerini, bu süreçte müvekkili ve davalının ortaklaşa konut, yazlık vb. şekillerde kullanmak üzere birçok taşınmaz edindiklerini, bu taşınmazları şahısları adına kaydederek paydaş olduklarını, ayrılma yönünde ortak karar aldıklarını ve aralarında 01/04/2008 tarihli protokol düzenleyerek ortaklığı sona erdirdiklerini, protokol ile şirketlerin ve taşınmazların paylaşımına ilişkin anlaşma yaptıklarını, taşınmaza ilişkin paylaşımın fiili hayata geçirilmediğini,
ödenmesi gereken bedellerin ve devredilmesi gereken taşınmaz hisselerinin devredilmediğini ileri sürerek ...
Parsel, E Blok, 94 numaralı bağımsız bölümün değerinin tespit edilerek 1/3 hisse bedelinin, 3 yıllık kira bedeli ve faizleriyle birlikte müvekkiline verilmesine, ada parsel bilmedikleri ancak tapuda davalı üzerine kayıtlı olan Ankara-Çamlıdere'de bulunan yayla evinin değerinin tespit edilerek 1/3 hisse bedelini, 5 yıllık kullanım bedelleri ve faizleriyle birlikte müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosya kapsamından, tarafların tacir olmadığı, uyuşmazlığın adi ortaklık ilişkisinden kaynaklandığı, davanın mutlak yada nispi ticari dava niteliği taşımadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın genel hükümlere göre 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2025/809, K. 2025/868, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama