KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- Esas-Karar No
- 2021/402 - 2024/1494
- Esas no
- 2021/402
- Karar no
- 2024/1494
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/10/2020
- Numarası
- 2019/317 E. - 2020/329 K.
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- YİDK Tasarım Kararının İptali, Tasarım Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.687 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/10/2020 tarih ve 2019/317 Esas - 2020/329 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekil, davalı şirket vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 20 yılı aşkın süredir, dünyanın farklı mutfak kültürlerine uygun özellikte ve yüksek kalitede ürünler sunduğunu ve “...” markası altında pazarladığını, davalı şirketin 2018/06556 nolu çoklu endüstriyel tasarım başvurusuna yaptıkları itirazın davalı ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvuruya konu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığını, dikey soğutucu tasarımlarının ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin daha önce Türkiye’de ve dünyada üretilip pazarlandığını, bunların anonim hale gelen tasarımlar olduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2019/T-352 sayılı kararının iptalini ve 2018/06556-1, 2, 3, 4, 5 sayılı tasarımların tescil taleplerinin reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket vekili, müvekkilinin 1980 yılından beri ticaret hayatında faaliyet gösterdiğini, beyaz eşya, makine imalatı, otomotiv, tarım makinaları gibi sektörlere ve yan sanayi kuruluşlarına hizmet ettiğini, müvekkilinin tasarımların yeni ve ayırt edici olduğunu, davacının mesnet gösterdiği tasarımlara benzemediklerini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, bilirkişi raporundaki "Dava konusu 2018/06556-1 sıra numaralı tasarımın, dosya kapsamında yapılan incelemeler sonucunda 2013/08051-4 sayılı tasarım karşısında ayırt edicilik kriterini sağlamadığı, 2018/06556-2, 3, 4 ve 5 sıra numaralı tasarımların ise dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde yeni ve ayırt edici oldukları" şeklindeki görüşe aynı gerekçelerle iştirak edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 2019/T-352 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2018/06556 sayılı 1 sıra nolu tasarım yönünden iptaline, tasarımın bu kısım açısından hükümsüzlüğüne, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, bilirkişi raporunun 2, 3, 4 ve 5 nolu tasarımlar yönünden hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olmadığını, 2 sıra nolu ürünün birleşik ürünün parçası olduğunu, ana iskelet yapısı olan tasarıma kapak, tekmelik ve kanopi takıldığında sadece sağ ve sol kenarlarının görülebileceğini, normal kullanımda görünebilir olma şartının bulunmadığını, yan yüzeylerin yenilik ve ayırt edicilik şartını taşımadığını, bu haliyle bağımsız kullanıma konu edilemeyeceğini, 3 sıra nolu tasarımın da daha önce ... firması tarafından üretildiğini, 4 sıra nolu tasarımın benzerini bir çok firma tarafından üretildiğini,
inceleme yapılırken sadece taraflarınca sunulan delillerin dikkate alındığını, dünyanın herhangi bir yerinde tescil başvuru tarihinden önce benzer bir tasarımın kamuya sunulup sunulmadığının araştırılması gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davaya konu tasarımların yeni ve ayırt edici olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şirket vekili, müvekkilinin tasarımlarının yeni ve ayırt edici olduğunu, teknik zorunluluklar dışında kalan tasarımlarda küçük farklılıkların ürünü yeni ve ayırt edici hale getirebildiğini, 1 sıra nolu tasarımın da mesnet tasarımdan farklı olduğunu, bilgilenmiş kullanıcının aradaki farkı tespit edebileceğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK tasarım kararının iptali ile tasarım hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince hükme alınan bilirkişi raporuna taraf vekillerinin ciddi itirazlarının giderilmediği, raporda mutlak yenilik incelemesinin de yapılmadığı anlaşıldığından, Dairemizce, anılan eksikliklerin giderilmesi için duruşma açılmasına karar verilmiştir.
İşlem dosyasının incelenmesinden, davalı şirketin 2018/06556-1, 2, 3, 4, ve 5 sıra nolu soğutucu dolap çoklu tasarımlarının tescili için davalı ... başvuruda bulunduğu, tasarımların tesciline davacı şirket tarafından yapılan itirazın YİDK'nın 2019/T-352 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiği, anılan YİDK kararı davacı tarafa 26.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın iki aylık yasal süre içerisinde 16.07.2019 tarihinde dava açıldığı anlaşılmıştır.
Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı Yasa'nın 56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır.
Anılan hüküm ile tasarımlar yönünden mutlak yenilik kriteri kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24.04.2017 tarih ve 2015/13749 E. - 2017/2336 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere bir tasarımın mutlak yenilik kriterini haiz olup olmadığı resen gözetilmelidir.
Bu nedenle dava konusu olan bir tasarımın, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıyıp taşımadığı, davaya konu tasarım tescil belgesindeki ürün tasarımı ile söz konusu ürünün piyasada mevcut, bilinen tasarımlarla arasında belirgin bir farklılığın bulunup bulunmadığı, davaya konu tasarımın harcı alem bir tasarım olup olmadığı hususlarının tasarımın ilgili olduğu alanda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Dairemizce, bu doğrultuda ek rapor aldırılmıştır.
Ek raporda, taraf vekillerinin itirazları değerlendirilmiş; davacı vekilinin 2 nolu tasarıma yönelik itirazlarına ilişkin olarak, raporda "2 nolu tasarımın birleşik bir ürünün bir parçası olduğu ve nihai kullanımda görünmeyeceği yönündeki itirazların, başvuru konusu edilen tasarım görseli karşısında, bu yönde bir algı edinimine yol açmaya elverişli olmadığı, başvuru konusu edilen görselin başlı başına bir tasarım olarak değerlendirilmesinin mümkün olduğu,
tasarımın mevcut görselinde kanopi ve tekmelik bölümlerinin olmayışının, anılan tasarımın dolap vasfını ortadan kaldırmadığı" yönünde görüş belirtilmiş, anılan rapor mutlak yenilik incelemesi bakımından hüküm kurmaya elverişli olmadığından, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
İçerisinde tasarım konusunda uzman bilirkişilerin bulunduğu ikinci heyet tarafından düzenlenen kök ve ek raporda bu kez, 1 ve 3 sıra sayılı çoklu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadıkları belirtilip, 2 nolu tasarımın ise "bir temel form değil, karkas/taşıyıcı yapı olduğu, bu yapının farklı tasarımlarının olmasının muhtemel olduğu, dolaplarda düz yüzeyler çıkarıldığında ortaya çıkacak yapıya ilişkin bir kestirimde bulunmanın doğru olmayacağı ve 2 nolu tasarımın mesnet tasarımlarla karşılaştırılmasının mümkün olmadığı" ifade edilmiştir.
İlk iki rapor arasında çelişki oluşması üzerine, bu çelişkinin giderilmesi için üçüncü bir bilirkişi heyetinden rapor alınması yoluna gidilmiş, üçüncü bilirkişi kök ve ek raporunda ise, sadece 1 sıra nolu tasarımın ayırt edicilik kriterini sağlamadığı, 2 sıra nolu tasarımın ise "soğutucu dolap ana iskelet yapısının çıplak görseli olduğu, söz konusu görselden, tasarımın nihai kullanım esnasında bileşik parçanın görünmeyen bölümünü oluşturacağından bahsedilmesinin mümkün olmadığı, bu tasarımın dolabın ek parçaları bulunmayan ana kasa yapısı olduğu,
kaldı ki, tasarımın bu haliyle dahi tek başına kullanılabilir bir dolap örneği olduğunun düşünüldüğü, bu anlamda bağımsız bir kullanıma konu edilmesi de mümkün olan bu tasarımın tek başına tasarım korumasına konu edilmeyeceği yorumunda bulunulmasının doğru olmayacağı" yönünde görüş oluşturulmuştur. Alınan üçüncü raporla, ilk iki rapor arasında oluşan çelişki bu şekilde giderilmiştir.
2 sıra nolu tasarımın ise, tasarım konusunda uzman bilirkişilerin aynı yöndeki değerlendirmeleri dikkate alınarak, SMK'nın 56/2. maddesi kapsamında korunma şartlarını taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu 2018/06556-1 sıra nolu çoklu tasarımın ayırt edici olmadığı, 2, 3, 4, ve 5 sıra nolu çoklu tasarımların ise tescil şartlarını taşıdığı anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/10/2024
Başkan V.
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2021/402, K. 2024/1494, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama