KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1094
- Karar No
- 2025/1354
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2025
- Başkan
- ....
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 12/09/2022
- Numarası
- ....
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali
Karar Metni
1.438 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/09/2022 tarih ve 2021/231 Esas - 2022/220 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 2020/23654 ve "... ..." ibareli başvurusunun davalı Şirketin "..." ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa tarafların markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin önceki "..." ibareli tescilli markaları nedeniyle müktesep hakkının bulunduğunu ileri sürerek, .... sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekil, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, davacının "... ..." ibareli marka başvurusu ile davalının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu,
işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının "... ..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının "..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, benzerlik nedeniyle her iki markada yanılgı yaşayabileceği ,
ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından yargılama konusu mallarda başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan SMK 6/1 maddesindek iltibas, karıştırılma koşulları oluştuğundan dava konusu YİDK kararının yerinde ve doğru olduğu, davacının önceki marklarının müktesep hak koşullarını sağlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, tarafların markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını, ayrıca müvekkili yararına müktesep hak koşullarının da oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden, davacının 25.02.2020 tarihinde "... ..." ibaresinin 29 ve 30 sınıf mallarda tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davalı Şirketin "..." ibareli markalarına dayalı olarak başvuruya yaptığı itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından, dava konusu başvuru ile davalı Şirketin .... sayılı ve "..." asıl unsurlu markaları arasında iltibas bulunduğu gerekçesiyle kabul edilerek, başvurunun reddine karar verildiği, dava konusu başvuru sahibi davacının bu karara yaptığı itirazının ise .... sayılı YİDK kararı ile reddine karar verildiğii, anılan kararın dava konusu başvuru sahibi davacıya 14.06.2021 tarihinde tebliğ edildiği işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 12.08.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu başvuru ile ..... sayılı redde mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, bu bağlamda dava konusu YİDK kararının yerinde olup olmadığı noktasındadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez.
Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.
İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 29 ve 30 sınıf mallar, 2000/14671, 2007/29843, 2013/82752 ve 2019/87999 sayılı redde mesnet markalar redde mesnet markalar kapsamında da yer aldığından, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmiş olup bu husus, ilk derece mahkemesinin de kabulündedir.
Tarafların marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince, dava konusu başvuru "... ...", redde mesnet markaların asli unsuru da "..." ibarelerinden oluşmaktadır. Dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresi ile redde mesnet markalarını oluşturan ibare arasında benzerlik bulunmadığı açık olup esasen taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresinden kaynaklanmaktadır.
Her ne kadar mahkemece başvuruda yer alan "..." ibaresi ile redde mesnet markaların asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğu kabul edilmişse de, anılan ibareler arasındaki tek benzerliğin ilk heceden kaynaklandığı, sırf ilk heceden hareketle benzerlik değerlendirmesinde bulunulmasının doğru olmayacağı, markaların bir bütün olarak korunabileceği, karşılaştırma sırasında işaretlerin parçalara ayrılarak incelenmesinin ve iltibasın bulunup bulunmadığının bir parçaya bağlı olarak yapılmasının mümkün bulunmadığı,
buna göre dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliğin sağlandığının kabulü gerektiği ve dava konusu başvuruda redde mesnet markaları çağrıştıracak başkaca bir unsura yer verilmediği hususları gözetildiğinde, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Diğer bir deyişle Dairemizce, taraf marka işaretleri arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerliğin olmadığı, taraf markalarının, ortalama tüketicilerce ilişkilendirilmeyeceği ya da dava konusu başvurunun, redde mesnet markaların serisi olarak algılanmayacağı sonucuna ulaşılmış, aksi yöndeki ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, her ne kadar taraf markaları arasında emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmişse de taraf marka işaretlerinin benzer olmadığı, bu itibarla, dava konusu başvuru ile .......sayılı redde mesnet markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı kabul edilmiş ve davacı tarafın bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmüştür.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.
Dairemizce, tarafların markaları arasında iltibas bulunmadığı kabul edildiğinden, davacının müktesep hak iddiası sonuca etkili bulunmamış ve bu yönde bir inceleme yapılmasına gerek görülmemiştir.
İlk derece mahkemesince açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1094, K. 2025/1354, 27 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama