KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- Esas-Karar No
- 2023/1178 - 2025/1292
- Esas no
- 2023/1178
- Karar no
- 2025/1292
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
- Tarihi
- 23/03/2023
- Numarası
- 2022/279 E. - 2023/97 K.
- Davanın konusu
- YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
777 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/03/2023 tarih ve 2022/279 Esas - 2023/97 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markları arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik olduğunu, tescil edilmek istenen 32. sınıfta yer alan “Enerji içecekleri (alkolsüz), proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri” malları yönünden emtia benzerliği şartının da gerçekleştiğini, dava konusu markanın müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını,
dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2022-M-6226 sayılı YİDK kararının 32. sınıfta yer alan “Enerji içecekleri (alkolsüz), proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri” malları yönünden iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde sayılan mallar yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, dava konusu başvurunun bir bütün olarak "..." ibaresinden oluştuğunu, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük bulunduğunu, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamında yer alan uyuşmazlık konusu mallar ile davacı markalarının tescili kapsamında bulunan mallar aynı/benzer olmakla birlikte markaların karıştırılacak düzeyde benzer olmadığı, markaların işaret ve kapsam benzerliğini aynı anda barındırmamaları karşısında halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, somut olayda Paris Sözleşmesi anlamında tanınmışlıktan kaynaklı bir tescil engelinin bulunmadığı, davacının “... ...” markasının “bisküvi, kraker” türü ürünlerdeki kullanımı, reklam ve tanıtımları sonucunda Türkiye’de tanınır hale geldiği,
bununla birlikte, davalı markası ile davacı markaları karıştırılacak düzeyde benzer olmadığından, davalı markasının davacıya ait markaların ürünün haksız kazanç elde etme ya da bu markaların ün ve itibarına zarar verme ihtimalinin bulunmadığı, kötü niyet iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, dava konusu marka ile itirazlarına mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkili markalarının asli unsuru olan"..." ibaresini aynen içerdiğini, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlamadığını, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, dava konusu markanın müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ve ayırt ediciliğini zedeleyeceğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı konusu "..." ibareli başvuru ile davacının "..." esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak 6769 sayılı kanun 6/1 anlamında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı,
Yargıtay 11. HD.'nin "... " ibaresini davacının markları ile benzer bulmayan 18.01.2024 tarih ve 2022/4053 E- 2024/438 K sayılı, "..." ibaresini davacı markaları ile benzer bulmayan 26.10.2020 tarih ve 2020/616 E.- 2020/4442 K. sayılı, "..." ibaresini davacı markaları ile benzer bulmayan 12.10.2020 tarih ve 2020/119 E.- 2020/3987 K. sayılı, "..." ibaresini davacı markaları ile benzer bulmayan 10.04.2018 tarih ve 2016/7123 E.- 2018/2557 K. sayılı, "..." ibaresini davacı markaları ile benzer bulmayan 04.11.2019 tarih ve 2019/141 E.- 2019/6786 K. sayılı ilamlarının da bu yönde olduğu,
tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili bulunmadığı, kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/06/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1178, K. 2025/1292, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama