KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- Esas-Karar No
- 2023/2059 - 2025/2329
- Esas no
- 2023/2059
- Karar no
- 2025/2329
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/05/2023
- Numarası
- 2022/444 E. - 2023/169 K.
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
998 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/05/2023 tarih ve 2022/444 E. - 2023/169 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2019/33949, 2019/33997, 2019/34004, 2019/34010, 2019/34018, 2019/34028, 2019/34040, 2019/34049, 2019/50007 sayılı ve "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2021/050042 numarasını alan başvuruya müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına yapılan itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini,
oysa taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markaların işitsel, kavramsal ve görsel açıdan aynı bulunduğunu, ayrıca markaların uhdelerinde birebir benzer hizmetleri bulundurduğunu, SMK 6/1 madde hükmü gereğince davaya konu markanın tescil engelinin olduğunu, davacıya ait “...” esas unsurlu tescilli markaların Türkiye nezdinde bilinir bulunduğunu, davacının “...” ibaresini ürünler üzerinde kullandığı gibi web sitesi üzerinde de kullandığını ve tüketici nezdinde “...” ibaresi ile bilindiğini, davalı tarafın kötüniyetli olduğunu, bu durumun aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, ...
YİDK'nun 2022-M-11018 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2021/050042 başvuru numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davalı markasının tertip tarzı dikkate alındığında davacı markalarıyla aralarında herhangi bir benzerlik olmadığını, davacı markalarındaki gerek şekil unsuru, gerekse siyah zemin üzerine beyaz renklerle "..." kelimesinin yazıldığını ve özellikle "..." harfinin kullanıldığı hususları birlikte dikkate alındığında, davalı markasının davacı markalarının serisi olarak kabul edilemeyeceğini, nihayetinde davalı markasının bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde davacı markaları ile SMK 6/1 maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, somut olayda SMK madde 6/5 koşullarının oluşmadığını, ayrıca kötüniyete ilişkin somut verilerin bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın 2 aylık süre içinde açılmadığını, davacı şirketin markasının tanınmış olduğuna dair bilgi ve belgelerin dosya kapsamına sunulmadığını, davalı şirkete ait markanın 01.11.2018 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, ilk tescil tarihinin ise 25.04.2019 tarihi olduğunu, akabinde 26.03.2021 tarihinde yenileme başvurusunda da bulunup 01.09.2022 tarihinde tescil edildiğini, davacı şirketin ilk başvuru tarihinin ise 03.04.2019 olduğunu, her iki marka arasında yer alan yazı biçimi/renk, anlam, görünüm, işitsel, vurgu, izlenim anlamında büyük farklılıklar bulunduğunu,
davalı markasının beyaz zemin üzerinde siyah harflerle resmi yazı karakterleri ile yazıldığını, ancak davacı markasının mavi zemin üzerinde fuşya kenarlıkları olan yuvarlak içinde beyaz harflerle "..." olarak yazıldığını, davalı şirkete ait marka ile davacı şirkete ait marka/markalar renk görünüm bakımından birbirinden farklı olduğunu, davalının ürünleri ile yeterince tanınırlığı olan bir firma olduğunu, dava konusu kararın yerinde bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markaları işitsel olarak değerlendirildiğinde "..." ve "..." ibarelerinin ilk iki harfi ve son harfleri aynı olmakla birlikte orta seslerinin farklı harflerden oluştuğu, taraf markalarının bütüncül olarak değerlendirildiğinde, markalar arasındaki şekilsel ve anlamsal farklılığın markaları ayrıştırdığı, markaların işitsel olarak da benzer olmadığı, ortalama tüketicinin markalar arasında benzerlik görmesinin mümkün bulunmadığı,
24, 25, 35. sınıf emtialara yönelen tüketicinin genel olarak ortalama bilinç düzeyine sahip olup, markalarda yer alan bir kısım emtialara yönelen tüketicinin bilinç düzeyinin bir miktar daha yüksek olacağı kabul edildiğinde de markaların rahatlıkla ayırt edilebileceği, taraf markaları arasında emtia benzerliği şartı oluşmuş ise de taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer bulunmadığı, davalının başvurusuyla davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlanmadığı, markanın itibarına zarar verilmediği, 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı,
taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin bulunmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı, iltibas tehlikesi olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ... A.Ş.’nin ... yönetiminde olduğu için harçtan muaf bulunduğunu, “...” ibareli markanın müvekkilinin “...” markalarıyla görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayırt edilemeyecek düzeyde benzer olduğunu, bilirkişi raporunun hatalı ve itirazlar karşılanmadan hükme esas alındığını, markalar arasında aynı sınıflarda (24, 25, 35) emtia benzerliğinin bulunduğunu, müvekkilinin markasının uzun yıllar süren yoğun kullanımla tanınmışlık kazandığını, davalının müvekkilin tanınmışlığından haksız yarar sağlamak amacıyla kötü niyetle marka tesciline yöneldiğini ileri sürerek, istinaf incelemesi yapılarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve taraf markaları arasında emtia benzerliği şartı oluşmuş ise de taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer bulunmadığı, zira "..." ve "..." ibarelerinin ilk iki harfi ve son harfleri aynı olmakla birlikte, orta seslerinin farklı harflerden oluştuğu, taraf markalarının bütüncül olarak değerlendirildiğinde, markalar arasındaki şekilsel ve anlamsal farklılığın markaları ayrıştırdığı, markaların işitsel olarak da benzer olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/2059, K. 2025/2329, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama