KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- Esas-Karar No
- 2023/2062 - 2025/2332
- Esas no
- 2023/2062
- Karar no
- 2025/2332
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/02/2023
- Numarası
- 2022/352 E. - 2023/83 K.
- Davanın konusu
- Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.062 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/02/2023 tarih ve 2022/352 E. - 2023/83 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2000/17787, 2001/19191, 2003/12043, 2003/37097, 2004/42602, 2007/08531, 2010/37274, 2010/39414, 2010/49777, 2011/51497, 2011/55709, 2011/64761, 2011/81812, 2011/81813, 2011/92774, 2011/93093, 2011/95922, 2012/36140, 2013/04955, 2013/04959, 2013/08159, 2013/28821, 2013/29261, 2013/36635, 2013/36638, 2013/49078, 2013/54429, 2013/56777, 2013/59122, 2013/63644, 2013/70198, 2013/70201, 2013/78180, 2013/78185, 2014/101597, 2014/21213, 2014/39708, 2014/39733, 2014/83958, 2014/83962, 2015/17645, 2015/30595, 2015/30601, 2015/30611, 2015/30618, 2015/30631, 2015/30638, 2015/30644, 2015/30663, 2015/30667, 2015/30672,
2015/31332, 2015/55476, 2016/01385, 2016/05746, 2016/28733, 2016/41843, 2016/41859, 2016/52023, 2016/62017, 2016/68293, 2016/92376, 2016/92380, 2016/94843, 2017/04027, 2017/109120, 2017/109121, 2017/12939, 2017/12942, 2017/12950, 2017/14535, 2017/15978, 2017/18875, 2017/18877, 2017/18881, 2017/20307, 2017/28710, 2017/35187, 2017/35190, 2017/36580, 2017/38073, 2017/38075, 2017/44589, 2017/45451, 2017/53088, 2017/54021, 2017/74796, 2017/97337, 2018/09496, 2018/111811, 2018/111818, 2018/111856, 2018/40446, 2018/48386, 2018/49492, 2019/19694, 2019/45775, 2020/112548, 2020/125259,
98/019484 sayılı ve "..." esas ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2020/70001 numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itiraz yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davacı şirket adına tescilli markalar ile "..." ibareli başvuru markası arasında SMK 6/1, 6/3, 6/5,
6/9 maddeleri anlamında, hitap ettiği ortalama tüketici kitlesi açısından, karıştırılma ihtimali yaratacak kadar benzerlik bulunduğunu, davacı şirket markasının eskiye dayalı kullanımının bulunduğunu ve tanınmış olduğunu, taraf markalarının 05. sınıfta yer alan aynı mallara ilişkin olduğunu, davalının davacının markalarının tanınmışlığından yararlanma amacı ile hareket ettiğini, davalının aynı zamanda kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, ...
YİDK'nun 2022-M-8168 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/70001 başvuru numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, markaların iltibasa neden olabilecek düzeyde benzer olmadığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markalar benzer olmadığından itiraz gerekçesi markaların önceki kullanımları ya da piyasadaki bilinirlik düzeyinin de markalar arasında karışıklığa neden olmayacağını, davacı markalarının ün ve itibarından haksız kazanç elde etme ya da bunlara zarar verme ihtimallerinin bulunmadığını, itirazda ileri sürülen kötü niyet iddiasının ise yeterli bilgi ve delille ispatlanmadığını, dava konusu kararın hukuka uygun olduğunu, davanın haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı savunmada bulunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının dava konusu marka başvurusunun kapsamındaki 5. sınıf malların bilinç düzeyi yüksek tüketiciye hitap eden mal grubunda bulunduğu, “...” esas ibareli marka başvurusu ile itirazına mesnet gösterilen "..." esas ibareli markalar arasında, görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı,
işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürün ve hizmetler için ayırdığı satın alım süresi içinde, “...” ibareli işareti gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun "..." ibareli markalardan farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, SMK'nın 6/1. maddesinde koşulların somut uyuşmazlıkta bulunmadığı, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin oluşmadığı,
davalının başvurusuyla davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yarar sağlanmadığı, markanın itibarına zarar verilmediği, 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı, taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin bulunmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı, iltibas tehlikesi olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece “...” ibareli markanın “colosturbeta” ibaresiyle karıştırılma ihtimali bulunmadığı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, her iki markanın fonetik, işitsel, kavramsal ve görsel açıdan yüksek derecede benzerlik gösterdiğini, aynı sınıfta (5) yer alan benzer mal ve hizmetleri kapsadığını, müvekkilinin markasının piyasada bilinirlik kazandığını, davalının kötü niyetli şekilde benzer markayı tescil ettirdiğini, ortalama tüketici nezdinde markaların bağlantılı olduğu izleniminin doğacağını, benzerlik değerlendirmesinde bütünsel algının esas alınması gerektiğini,
“...” ibaresinin “...” markasının serisi niteliğinde olup ayırt edicilik yaratmadığını, mahkemenin delilleri eksik değerlendirdiğini ve gerekçesiz biçimde reddettiğini ileri sürerek, kararın kaldırılması ve davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve tarafların markalarını kullanmak istedikleri 5. sınıf için "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu,
anılan emtianın tüketici kitlesinin bilinç düzeyi yüksek doktor, eczacı, veteriner gibi sağlık çalışanlarından oluştuğu gözetildiğinde, "..." ibareli dava konusu marka ile davacının itirazına mesnet "..." asli unsurlu markaları arasında, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, mahkemece görüşüne başvurulan, aralarında eczacılık fakültesi öğretim üyesi bilirkişinin de yer aldığı heyet tarafından düzenlenen raporda da aynı tespitlere yer verildiği,
nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2029 tarih, 2017/5448 Esas, 2019/1987 Karar sayılı kararının da bu yönde olduğu, keza başvuruda "..." ibaresinin ön plana çıkarılmadığı, bu itibarla mahkemenin taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı yönündeki kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, dosya kapsamı itibariyle 5. sınıftaki uyuşmazlık konusu emtia yönünden SMK'nın 6/5. maddesindeki şartların ortaya çıkacağının ve başvrunun kötüniyetle yapıldığının ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/2062, K. 2025/2332, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama