KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi İhtiyati Tedbir Vekili Kararına İtiraz Eden Davalılar
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2024
- Esas-Karar No
- 2024/112 - 2024/184
- Esas no
- 2024/112
- Karar no
- 2024/184
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/11/2023
- Numarası
- 2022/307 E.
- İsteyen davacı
- —
- Talebin konusu
- İhtiyati Tedbirin Kaldırılması
Karar Metni
923 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/11/2023 tarih ve 2022/307 Esas sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbirin kaldırılmasını isteyen davalılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati tedbirin kaldırılmasını isteyen davalılar vekili, müvekkilleri aleyhine Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/25 D.İş sayılı dosyasında ihtiyati tedbir kararı verildiğini, bu karara yaptıkları itirazın reddedildiğini, müvekkilinin sadece kendi adına tescilli markalarını kullandığını, davacı markalarına tecavüz teşkil eden bir eylem gerçekleştirmediğini, davacının ise markalarını kullanmadığının tespit edildiğini ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, bu talebin reddi halinde ihtiyati tedbirin ters teminata çevrilerek kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, talebin reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, Ankara 1. FSHHM'nin 2022/25 D.iş sayılı dosyasında "tespite konu olan online platformlarında yer alan “...” ibaresinin “çamaşır
deterjanı” ürünü üzerinde kullanılmış olduğu ve bu platformlarda “...” ibareli
ürünlerin reklam ve tanıtımının yapıldığının tespit edildiği, ayrıca, “...” ibareli çamaşır deterjanlarının internette satışının yapıldığı, tespit isteyen adına 2000/25904, 2007/36569, 2014/07251 sayılı "..." ibareli markaların
03. sınıfa dahil mallarda tescilli olduğu, bu markaların tescil kapsamında bulunan “Sınıf 3:
Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler, çamaşırda, bulaşıkta, her türlü eşya ve mekan
temizliğinde kullanılan maddeler” mallarının tespite konu kullanımların gerçekleştiği “çamaşır deterjanı” malı ile aynı ve aynı tür olduğu, karşı taraf tarafından tespite konu sosyal medya hesaplarında ve online satış
platformunda reklam, tanıtım ve satışı gerçekleştirilen “çamaşır deterjanı” ürünü üzerinde
yer alan “...” ibareleri, bu ürünün piyasadaki benzer ürünlerden ayırt edilmesini
sağlayacak ve ürünün menşeine/üreticisine işaret ederek ortalama tüketiciler tarafından
marka olarak algılanacak şekilde, başka bir ifadeyle markasal fonksiyon icra edecek nitelikte
kullanıldığı, bahse konu ürünler üzerinde yer alan “...” ibaresi ile “...” ibaresinin farklı
boyutlarda, farklı renk ve yazı karakterinde kullanılmak suretiyle birbirinden ayrıştırıldığı, tespite konu ürünler üzerinde
bulunan “...” ibaresinin markasal algıya katkısı olmadığı ve “...” ibaresinde
markasal algı yaratır nitelikteki ibarenin “...” ibaresi olduğu, bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, talep eden adına tescilli “...” markaları ile karşı tarafların kullanımına konu olan “...” ibarelerinin güçlü bir benzerlik arz ettiği, dolayısıyla verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması veya ters tedbire karar verilmesini gerektirecek nitelikte yeni bir delil bulunmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbirin kaldırılması veya ters tedbire çevrilmesi isteminin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbirin kaldırılmasını isteyen davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının tedbire dayanak markalarını kullanmadığını, markaların hükümsüzlük ve iptal tehdidi altında olduğunu, SMK'nın 6/1. maddesi şartlarının oluşmadığını, tedbir kararında kararlaştırılan teminatın düşük olduğunu, müvekkilinin sadece kendi adına tescilli markaları kullandığını ileri sürerek, yerel mahkemenin ara kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını, bu talebin reddi halinde ihtiyati tedbir kararının ters teminata çevrilerek kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
Talep, ihtiyati tedbirin kaldırılması ya da 6769 sayılı SMK’nın 159. maddesi gereğince belirlenecek uygun bir teminat karşılığında verilecek ihtiyati tedbir kararı ile değiştirilmesi istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın, durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasını düzenleyen 396. maddesine göre, durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir.
İtiraza ilişkin olarak ise 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları kıyas yoluyla uygulanacak olup, maddede kanun yoluna başvuru imkanını düzenleyen 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmadığı anlaşılmaktadır.
HMK'nın 396 maddesinin gerekçesinde de, hâl ve şartların değişmesi, hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı bir husus olduğu, ayrıca, aynı yargılama süreci içinde, bir çok kez hâl ve şartlarda değişiklik olması sebebiyle, tedbirde değişiklik yapılması veya kaldırılması,
bu yönde talepte bulunulması ya da talebin reddi söz konusu olabileceği, her talepten sonra verilecek karar hakkında kanun yoluna başvurulmasının, ihtiyatî tedbirler için kanun yoluna başvurulmasında istenen amacı da sağlamayacağı belirtilmiş olup, hal ve şartların değişmesi nedeni ile verilen kararlar hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı kararlar olduğundan ve her değişiklikten sonra verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulması halinde, kanun yolundan beklenilen amaçtan uzaklaşılması sonucunu doğuracağından,
bu kararlara karşı kanun yolunun kapalı olması öngörülmüştür.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması ya da 6769 sayılı SMK’nın 159. maddesi gereğince ters ihtiyati tedbir kararı verilmek suretiyle değiştirilmesi yönündeki talebinin reddine ilişkin karar, durum ve koşulların değişmesi nedeniyle verilen bir karar olduğundan ve 6100 sayılı HMK'nın 396. maddesinin ikinci fıkrasında, 391. ve 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmadığından mahkemenin ara kararına karşı kanun yolu kapalı olup, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 10/02/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2024/112, K. 2024/184, 26 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama