KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Esas-Karar No
- 2025/134 - 2025/412
- Esas no
- 2025/134
- Karar no
- 2025/412
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/03/2021
- Numarası
- 2020/193 E. - 2021/106 K.
- Davanın konusu
- Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali
Karar Metni
1.907 kelime·10 dk okuma·6 bölüm
Dairemizce verilen 09/03/2023 tarih, 2021/830 Esas - 2023/296 Karar sayılı karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/09/2024 tarih, 2023/3612 Esas - 2024/6624 Karar sayılı kararı ile bozulmuş olmakla, dosya okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZET
Davacı vekili, müvekkilinin 2018/118148 numaralı “...” ibareli markanın 30, 40 ve 43. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için yaptığı başvurunun davalılardan ... Dondurma ve Gıda Maddeleri A.Ş.’nın “...”, davalı ...’ın ise “...” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptıkları itiraz üzerine davalı ...
Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markaları benzer olmayıp karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığını, YİDK kararında markaların kapsamlarındaki emtia farklılığının dikkate alınmadığını, “...” ibaresinin tescilinden itibaren 5 yıldır kullanılmadığını, müvekkilinin markasının kelime anlamının farklı olması nedeniyle “...” ibaresi ile karıştırılmayacağını, markaların karşılaştırılmasının bütünü itibariyle bıraktıkları izlenim dikkate alınarak yapılması gerektiğini ileri sürerek,
YİDK’nın 2020-M-2833 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin markasını 5 yıl boyunca kullanmadığı iddiasının doğru olmadığını, taraf markalarının benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Dondurma ve Gıda Maddeleri A.Ş. vekili, başvuru ile müvekkilinin itiraza mesnet markalarının iltibas derecesinde benzer olduklarını, başvuru kapsamındaki 40. sınıfın da 30 ve 43. sınıf mal ve hizmetlerle benzer olduğunu, SMK’nın 6/1. maddesindeki koşulların gerçekleştiğini, marka kapsamlarındaki emtianın niteliği gereği kolay ve günlük tüketimde tüketicilerin dikkat düzeyinin azalmasının iltibas ihtimalini artırdığını, müvekkiline ait markaların tanınmış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuru kapsamındaki çekişmeli 30, 43. sınıftaki malların ve hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/benzer oldukları, taraf markaları incelendiğinde davalı markasının ayırt edici karakterini oluşturan “...” kelimesinin birebir aynı şekli ile dava konusu "..." ibareli marka içerisinde de yer aldığı, her iki marka arasındaki tek farkın dava konusu markada “...” ve davalı markasındaki “cafe” yan unsurundan ibaret olduğu, ancak ayırt edici karakterlerin aynı olmasının markaların bütün olarak da benzer olmasına sebep olduğu; diğer davalı ...
Dondurma ve Gıda Maddeleri A.Ş.’nin ret gerekçesi markalarının ise “...” ayırt edici unsurundan oluşturulduğu, davalı yan markalarının ayırt edici karakteri olan “...” ile dava konusu markanın ayırt edici karakteri olan “...” kelimesinin ise benzer kelimeler olduğu, taraf markalarının her ikisinin de 4 harften oluştuğu, bu harflerin her iki taraf markasında da aynen yer aldığı, yalnızca “o” ve “a” harflerinin yerlerinin farklı olduğu, ancak bu farklılığın özellikle fonetik olarak bir fark yaratmadığı,
bu harflerin görsel olarak da benzer yapıya sahip olmaları sebebiyle "..." veya "..." kelimelerinin benzerliğini ortadan kaldırmaya yetecek mahiyette bir farklılık yaratamadığı, sonuç olarak taraf markalarının görsel ve işitsel anlamda benzer olduğu, tüketicinin bu yoğunlukta bir benzerlikte iki ayrı marka karşısında olduğunu algılayamayabileceği, bununla birlikte işaretler arasındaki bu benzerliğin, taraf markaları kapsamında benzer görülen 30. ve 43. sınıf emtialar bakımından tüketici nezdinde bir yanılgıya ve dolayısıyla iltibas ihtimaline yol açacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, 40 sınıf bakımından açıklama yapılmaksızın davanın tümden reddinin hatalı olduğunu, davalı ... Dondurma ve Gıda Maddeleri A.Ş.'nin bu sınıfta tescili bulunmayıp söz konusu sınıfın tüketicilerinin de farklı olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markalar arasındaki anlam farklılığının karıştırılmayı engelleyeceğini, "..." ve "..." ibarelerinin karıştırılmayacağı hususunda Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.07.2017 tarih ve 2015/13440 E.-2017/1517 K. sayılı kararının bulunduğunu, itiraza mesnet "..." markasının 5 yılı aşkın süredir kullanılmadığını, itirazın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Katılma yoluyla davalı ... Dondurma A.Ş. vekili, 40 sınıf bakımından değerlendirme yapılıp davanın bu sınıf bakımından da reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın bu gerekçeyle reddini istemiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Dairemizin 09.03.2023 tarih ve 2021/830 Esas 2023/296 Karar sayılı kararıyla, davacının dava konusu 2018/118148 sayılı "şekil+..." ibareli başvurusu ile davalılardan ...
Dondurma ve Gıda Maddeleri AŞ'nin itirazına mesnet "..." ibareli markalarının benzer olmadığı, ancak, diğer davalı ...'ın itirazına mesnet "..." ibareli markanın iltibas koşullarının oluştuğu, davacı tarafça davalı ...'ın markasını kullanmadığı iddiası, anılan davalının itirazına karşı görüşte ileri sürülmediğinden, YİDK karar iptali talebiyle açılan eldeki dava da ileri sürülemeyeceği gerekçesiyle, davalı ...
Dondurma ve Gıda Maddeleri A.Ş vekilinin tüm, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu YİDK kararının emtia benzerliği gerçekleşmeyen 40. sınıf "Gıdaların kurutulması, konservelenmesi, dondurulması, pişirilmesi, tütsülenmesi, salamura edilmesi hizmetleri; gıda işleme ve üretimi konularında bilgi verilmesi hizmetleri." yönünden kısmen iptaline karar verilmiştir.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 19/09/2024 TARİH VE 2023/3612 ESAS, 2024/6624 KARAR SAYILI KARARININ ÖZETİ: Dairemiz kararının taraf vekillerince temyizi üzerine, anılan Yargıtay İlamı ile özetle, davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, davalı ...'ın itirazına mesnet teşkil eden "..." ibareli markasının kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğünün davacı ... tarafından talep edildiği,
Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.10.2021 tarih, 2020/282 E., 2021/214 K. sayılı kararıyla markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verildiği ve karar 10.10.2023 tarihinde kesinleştiğine göre itiraza mesnet "..." markası benzerlik nedeniyle tescil engeli olmaktan çıktığından, davacının YİDK iptali davasının itiraza mesnet "..." markası yönünden kabul edilmesi gerekirken (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.02.2023 tarih, 2023/11-83 E., 2023/7 K. Sayılı kararı) YİDK kararının ...'ın itirazı yönünden kısmen iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
GEREKÇE
Dava, YİDK marka kararı iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
5000 sayılı Kanunu'nun 15/C maddesinde Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararlarına karşı iki ay içinde dava açılabileceği düzenlenmiş olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2013 tarih ve 2013/11-97 E.-2013/1580 K. sayılı kararında hükümsüzlük davalarından farklı olarak YİDK tarafından verilen karara karşı açılan iptal davasında yapılması gereken incelemenin YİDK önüne sunulan gerekçe ve belgeler çerçevesinde bu kurum tarafından verilen kararın, kararın verildiği anda kurum nezdinde mevcut olan delillere göre kurum tarafından varılan sonucun hukuka uygunluğunun denetimiyle sınırlı olduğu vurgulanmıştır.
Gerçekten de esasen idari nitelikte olan ve 6769 sayılı SMK'nın 156. maddesindeki düzenleme uyarınca adli yargı yerlerinde görülen YİDK kararının iptali davasında, Kurum kararının verildiği tarihten sonra ortaya çıkan hukuki duruma göre, Kurum kararının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi mümkün değildir. Aksi durumda, Kurumun karar verdiği tarihte ortada olmayan hukuki koşullara göre Kurum kararının yerinde olup olmadığının denetimi sonucu doğacaktır. Bu durumun da eldeki davanın niteliği ile uyuşmadığı açıktır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.12.2024 tarih ve 2024/1467 - 9242 E.-K.; 09.10.2024 tarih ve 2023/5347 E.-2024/7278 K.; 11.09.2024 tarih ve 2023/4300 E.-2024/6263 K. sayılı kararları ve emsal çok sayıda kararı da bu yöndedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve yer verilen Yargıtay ilamları çerçevesinde, eldeki davanın YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu, iptali istenen YİDK kararının 28.03.2020 tarihinde verildiği, Kurum kararının iptaline yönelik davada, karar tarihi itibariyle henüz ortada olmayan iptal kararının değerlendirilmesine imkan bulunmadığı, aksi takdirde Kurum karar tarihinden çok sonra ortaya çıkan hukuki durumlara göre Kurum kararının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gibi bir sonucun ortaya çıkacağı açıktır.
Bununla birlikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26.11.2024 tarih ve 2023/6935 E.- 2024/8310 K. sayılı kararında SMK'nın 27/2. maddesinde "26 ncı madde gereğince markanın iptaline karar verilmesi hâlinde ise bu karar, iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarihten itibaren etkilidir. Ancak talep üzerine, iptal hâllerinin daha önceki bir tarihte doğmuş olması hâlinde iptal kararının bu tarihten itibaren etkili olacağına karar verilebilir." hükmünü haiz olduğu belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta da (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/282 Esas- 2021/214 Karar sayılı dosyasında, davalı ...'ın mesnet 2012/12932 sayılı ve "..." ibareli marka aleyhine açılan dava "kullanmama nedeniyle iptal" davasıdır. Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin anılan kararında iptalin daha önceki bir tarihte etkili olacağına karar verilmediğinden, davanın kabulü üzerine mesnet markanın iptalinin hüküm ifade edeceği tarih de yine 30.06.2020 dava tarihidir ve belirtildiği gibi bu tarih, YİDK kararından sonradır. Bu durumda anılan kararın hüküm ifade edebileceği tarih dahi YİDK karar tarihinden sonradır.
Kaldı ki eldeki davada iptali istenen YİDK kararı 28.03.2020 tarihinde verilmiş iken, söz konusu iptal davası ise YİDK kararı tarihinden sonra, 30.06.2020 tarihinde açılmıştır. Dolayısıyla YİDK karar tarihi itibariyle henüz açılmamış bir davanın sonucunun beklenmesi gerektiğinin söylenebilmesi de mümkün görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle YİDK karar tarihi itibariyle, açılmış ve dolayısıyla kesinleşmesi beklenebilecek bir iptal davası bulunmamaktadır. Dairemizce de, YİDK karar tarihindeki hukuki duruma göre, temyiz incelemesine konu karar verilmiştir.
Bu nedenlerle, hem kurum tarafından verilen kararın hukuka uygunluğunun kararın verildiği anda kurum nezdinde mevcut olan delillere göre değerlendirilmesi gerektiğinden, hem de mesnet markanın iptali talepli dava, YİDK kararından sonra açıldığından, Dairemizce bozma ilamına uyulmamış ve davanın kısmen kabulüne ilişkin kararda direnilmesine karar verilmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 26/03/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2025/134, K. 2025/412, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama