KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 20. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2026
- Esas-Karar No
- 2026/54 - 2026/418
- Esas no
- 2026/54
- Karar no
- 2026/418
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/03/2022
- Numarası
- 2021/88 E. - 2022/75 K.
- Davanın konusu
- Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük
Karar Metni
952 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/03/2022 tarih ve 2021/88 E. - 2022/75 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, 1984’de dondurma sektörüne giriş yapan müvekkilinin "..." esas
unsurlu seri markalarının bulunduğunu, davalı yanın 2019/120236 numaralı, "... ..." ibareli ... görselini
haiz ve hakim unsuru “...” ibaresi olan markası ile müvekkilinin “...” ibaresi ve ... görselini içeren markalarının asli unsurlarının ortak olduğu, başvuru markasındaki
“...” kelimesinin İngilizce’de “mutlu” anlamına geldiğini ve herhangi bir ayırt
ediciliğinin bulunmadığını, başvuru markasının davacıya ait seri marka imajı yarattığını,
tüketicilerin işbu markayı taşıyan malların aynı işletmeden geldiğini ya da üreticileri
arasında ekonomik, organik bağlantı bulunduğunu düşünmelerine yol açılacağından
iltibas tehlikesinin söz konusu olduğunu, davalı markasının
toplumun genelinde yüksek oranda tanınmışlık kazanmış olan davacı markaları ile iltibasa sebebiyet verip bu tanınmışlıktan haksız kazanç sağlanmasına neden olacağını, somut olayda, davaya konu
başvurunun davacının meşhur ve maruf hale getirmek için 1985’den bu yana yoğun
maddi-manevi yatırımlar yapmak sureti ile kullandığı “...” ibareli markaları ile iltibas
teşkil edecek şekilde kötü niyetli olarak gerçekleştirildiğini, davalının marka başvurusuna karşı itirazlarını reddeden davalı Kurum kararının hatalı olduğunu ileri sürerek, 2021-M-247 sayılı YİDK kararının iptali ile tescil edilmesi
halinde 2019/120236 başvuru sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şahıs vekili, davalıya ait markanın "..." değil
"... ..." ibareli olduğunu, davacı markalarının dondurma sektöründe tanındığını, davacının dondurma sektöründe hitap ettiği kitle ile dava konusu markanın hedef
kitlesinin tamamen farklı olduğunu, iki markanın görsel ve işitsel açıdan oluşturduğu
ilk izlenimin de ayrıştığını, markaların ayırt edici niteliği düşük ortak
unsurlar içermesi halinde, karıştırılma ihtimalinin tespit edilebilmesi için ilke olarak
ortak olmayan unsurlara bakılması gerektiğini, "..." kelimesi
söylendiğinde akla ilk gelen şeyin dondurma değil ... türündeki hayvan olduğunu, bu şekilde herkesin kullanımına açık bir kelimenin de bir kişinin inhisarına terk edilmesinin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının 2019/120236 sayılı "... ... " ibareli marka başvurusu ile davacının mesnet markalarından 2004/19692 sayılı " ... + şekil " ibareli tescilli markası arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan 35. sınıfa konu "ithalat-ihracat acente hizmetleri, açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.
İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık hizmetleri, Sanatçılar için menejerlik hizmetleri, Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri" yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, her iki markada "..." ibaresinin asli ayırt edici olduğu, sayılan emtia açısından SMK'nın 6/1.maddesi koşullarının oluştuğu, bunun dışındaki hizmetler bakımından oluşmadığı,
SMK 6/5 maddesi uyarınca davalının marka başvurusunda davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan "haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " hususlarının ve dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, Türk Patent'in 2021-M-247 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2019/120236 sayılı markanın kapsamında yer alan 35. sınıfa konu "ithalat-ihracat acente hizmetleri, açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.
İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık hizmetleri, Sanatçılar için menejerlik hizmetleri, Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri" yönünden iptaline, markanın bu hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarında ortak olarak bulunan "..." ibaresinin toplumun her kesimince bilinen ve sık kullanılan bir hayvan türü olması nedeniyle kimsenin tekeline verilemeyeceğini, davacı tarafından yaratılmış bir ibare olmadığını, taraf markalarının kapsamlarının da benzer olmadığını, markalar arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru ile davacının 2004/19692 sayılı "..." ibareli markası arasında, başvuru kapsamında yer alan 35. sınıf "ithalat-ihracat acente hizmetleri, açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.
İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık hizmetleri, Sanatçılar için menejerlik hizmetleri, Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri" yönünden karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markalarının asli unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu markada da asli unsur olarak kullanıldığı, dava konusu markada yer alan "... şekli" ile "..." kelimesinin "..." ibaresine vurgu yaptığı ve başvuruyu davacı markalarından uzaklaştırarak yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı,
bunun yanında sayılan hizmetler yönünden SMK'nın 6/1 maddesi anlamında emtia benzerliğine ilişkin koşulun da gerçekleştiği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2026/54, K. 2026/418, 26 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama