KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Esas No
- 2022/1014
- Karar No
- 2024/1249
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
Karar Metni
2.424 kelime·12 dk okuma·14 bölüm
.
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/03/2022
NUMARASI : ....
DAVA TARİHİ : 17/02/2021
KARAR TARİHİ : 21/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/11/2024
Taraflar arasındaki tazminata ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kasko poliçesini tanzim ettiğini, müvekkiline ait aracın kaza sonucunda hasarlandığını, araçta oluşan hasarın bilirkişi marifetiyle tespit edildiğini, zarardan sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, aracın onarım yapılmaksızın 44.500,00 TL bedel karşılığında satıldığını, davalının ödemeye yanaşmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını bildirerek şimdilik 75.000,00 TL hasar bedelinin davalı şirketten alınarak müvekkiline verilmesine, delil tespit masrafı ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmştir.
Davacı vekili 07/12/2021 ıslah dilekçesinde özetle; 92.800,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ olunmasına rağmen cevap dilekçesi vermediği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; kira sözleşmesinin dava konusu trafik kazasını kapsadığı, kiralayanların TC bilgilerinin dava konusu trafik kazasına karışan sürücünün TC bilgileriyle uyumlu olduğu ve dava dosyasına sunulan belgeler dikkate alınarak davanın 92.800,00 TL hasar bedeli yönünden davanın kabulüne, davalı ... şirketinin dava tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne ilişkin evrak sunulmadığından davalı ... şirketinin dava tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, somut ve denetime elverişli olmayan renkli resim ve flash disk üzerinden inceleme yapılmadan hazırlanan ve kazaya ilişkin hiçbir fotoğrafın dahi olmadığı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının doğru olmadığını, bilirkişi raporunun davacının iddiaları üzerine hazırlandığını, dava dilekçesi ile sunulmayan ... kaydı ve kira sözleşmesinin, muvafatleri olmadan incelemeye esas alındığını,
Kasko sigorta sözleşmelerinin iyi niyet esasına dayalı sözleşmeler olduğunu, bu nedenle sigortacının risk gerçekleştiğinde iyi niyetli olma zorunluluğu bulunduğu gibi sigortalının da riski ihbar da iyi niyetli davranma mecburiyeti bulunduğunu, davacı tarafından aracın satıldığının beyan edildiğini, aracı satan kişinin davacı vekili ... olduğunu, sigortalı aracın 22/10/2020 tarihinde 44.500,00 TL'ye ... satıldığını, yaklaşık 2-3 ay sonra aracın bu kez yine davacı vekili olan ... tarafından ... adlı internet sitesinde ... numaralı ilan ile tekrar satışa çıkarıldığını,
yani araç davacılar tarafından sigorta şirketinin inceleme ve araştırma yetkisi engellenerek satış gösterildiğini ve sonrasında aracın hasarsız olduğunu belirten ekspertiz raporu ile satıldığını, kaza fotoğrafları incelendiğinde araçta bu kadar hasarın olmasının mümkün olmadığını,
Taraflar arasında tanzim edilen poliçe ile sigortalı araçta, teminat kapsamına giren bir hasarın gerçekleşmesi durumunda tamiratın ... Serviste yapılacağını, sigortacının onayı olmaksızın ... ...
Sigorta'nın Özel Anlaşmalı Servis ağı dışındaki başka bir özel serviste onarım yaptırılması durumunda eksper tarafından tespit edilen hasar tutarı üzerinden %25, yine sigortacının onayı olmaksızın Marka Yetkili Servislerinde onarım yaptırılması durumunda ise eksper tarafından tespit edilen hasar tutarı üzerinden %40 oranında tenzili muafiyet uygulanacağını, ancak bu muafiyet sigortalının ikamet ilinde veya kazanın gerçekleştiği ilde ...
Servisi bulunmaması durumunda uygulanmayacağını, bu klozun uygulanması gerekir iken bilirkişi heyeti ve mahkeme tarafından klozun dikkate alınmadığını, kloz ve muafiyetler için bilirkişi raporu talep edilmiş olmasına rağmen dosyada bilirkişi talepleri red edilerek karar verildiğini,
Araç ile ilgili hasarlı halini gösteren renkli fotoğraflar üzerinden yapılacak inceleme ile aracın geçmiş hasar kayıtları incelendikten sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerekiyorken hükme esas olan bilirkişi raporunun tamamı ile davacının sunmuş olduğu hatalı tespit raporu üzerinden yapıldığını, anılı renkli fotoğraflar üzerinden değerlendirme yapılmadığını, sigorta şirketi tarafından dosyaya sunulu fotoğraflar üzerinden karşılaştırmalı değerlendirme yapması gerektiğini, mahkemenin eksik ve soyut olan rapora göre karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
kazanın oluş şekli ayrıntılı incelendiğinde kaza fotoğrafları ile hasarlı parçaların uyumsuz olduğu dikkate alındığında bilirkişi raporunu kabul etmenin imkansız olduğunu bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; trafik kazası nedeniyle meydana gelen hasarın kasko poliçesi kapsamında ödenmesi istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dosyamız arasına celp edilen sigorta hasar dosyası içerisindeki genişletilmiş kasko sigorta poliçesinin incelenmesinden; dava konusu trafik kazasına karışan davacıya ait ... plakalı aracın 06/03/2020-06/03/20221 dönemine ilişkin olarak davalı ... şirketine kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, sigortalı aracın kullanım tipinin kısa süreli kiralama (bir yıldan az) , muafiyet oranının %4 olup, servis seçiminin ise anlaşmalı özel servis/ orijinal parça olarak belirtildiği, dava konusu kazanın 12/12/2020 tarihinde poliçe teminat kapsamında gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında yer alan 12/10/2020 tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde; 12/10/2020 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile Millet caddesini takiben ... polis karakolu önünde, sürücü ... idaresinde aynı yönde seyreden ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği görülmüştür.
Dosya kapsamında yer alan Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/117 D. İş. sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafça 19/10/2020 tarihinde, davacıya ait aracın tamiratının yapılarak tekrar kullanılması gerektiğinden bahisle, araç onarım gördükten sonra hasar miktarının tespiti mümkün olamayacağından ve deliller kaybolacağından araçtaki hasarın tespiti yönünde delil tespiti yapılmasının talep edildiği, bilirkişi ... tarafından aracın adliye otoparkında incelendiği beyan edilerek bila tarihli bilirkişi raporu ile araca ve hasara ait fotoğrafların dosyaya sunulduğu, hasar bedelinin 130.217,58 TL olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Dosya kapsamında yer alan dava konusu aracın satışına ilişkin Ankara 22. Noterliği'nin 22/10/2020 tarih 9204 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi incelendiğinde; kazaya konu sigortalı aracın 44.400,00 TL bedelle sigortalı şirket vekili ... tarafından alıcı ...'e satışının yapıldığı görülmüştür.
Davacı tarafça dava konusu aracın satışından sonra davalı ... şirketine başvurarak Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/117 D. İş. sayılı dosyasında tespit edilen 130.217,58 TL hasar bedelinin tarafına ödenmesinin talep edildiği, davalı ... şirketinin 25/11/2020 tarihli cevabi yazısı ile taraflar arasında akdedilen rent a car kasko poliçesi şartı gereğince, kira sözleşmesi, ... kaydı ve hasarla ilgili tüm evrakların tamamlanması neticesinde tespit edilen rapor sonucunda hasarın ödenmesi cihetine gidileceğinin davacı vekiline bildirildiği, davacı vekilince 28/12/2020 tarihinde arabuluculuk sürecinin başlatıldığı, tarafların anlaşamaması üzerine de 17/02/2021 tarihinde eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Mahkemece 6100 sayılı HMK beşinci bölümünde "bilirkişi incelemesi" ismi altında ve 266-287.maddeleri arasında düzenlenen maddelere uygun olarak uzman bilirkişiden olayı aydınlatacak rapor alınması amacıyla dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, delil tespit dosyası üzerinden yapılan inceleme neticesinde dosyaya sunulan 05/07/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
davaya konu aracın pert sayılması gerektiğini, sigorta sözleşmesinde kiralama sözleşmesi ve ... kaydı olmadığı durumlarda meydana gelen hasarlar teminat dışı bırakıldığından ancak dosya kapsamında söz konusu belgeler olmadığından ayrıca kiralama söz konusu ise kiralayanın Türkiye'de oturma izni olan bir yabancı olup olmadığı bilinmediğinden sorumluluğun doğumu yönünden değerlendirme yapılmasının mümkün olamayacağını, davalı tarafından kira sözleşmesi ve ... kaydının davacıdan talep edildiği dikkate alındığında muacceliyet açısından söz konusu belgelerin davalıya ulaştırılıp ulaştırılmadığının bilinmesinin önem arz ettiğini,
muafiyet açısından araç sürücüsünün aynı zamanda kiralayan gerçek kişi mi yoksa tüzel kişinin personeli mi ya da bunların birinci derecede akrabası mı olup olmadığının ya da aracın başka bir firma tarafından rent a car olarak kullanıp kullanmadığının bilinmesi gerektiğini bildirmiştir.
Mahkemece 30/09/2021 tarihli celsede yeni heyetten rapor alınmasına karar verilmesi üzerine yeni bilirkişi heyetinden alınan 03/12/2021 tarihli bilirkişi rapordan özetle; dava konusu yapılan trafik kazasının sigorta poliçesi özel şartları ve sigorta genel şartları kapsamında teminat kapsamında olduğu, trafik kazasının oluşumunda teminat dışı durumun bulunmadığı, aracın tespit edilen hasar bedeli ve muafiyetler dikkate alınarak yapılan hesaplamada tazminat bedelinin 46.400,00 TL olacağı, sigorta poliçesi özel şartlarına göre kira sözleşmesinin ve ... kayıtlarının sunulması gerektiği, belgelerin dava dosyasına sunulmadığı,
bu durumda tazminat talebinin teminat kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği konusunun Sayın Mahkemece değerlendirilmesi gerekeceği, taraflar arasında aracın kiralık araç olarak kullanıldığı esnada trafik kazasına karıştığı konusunda uyuşmazlık bulunmaması ve bilirkişi kurulunca yapılan değerlendirmede, sürücünün poliçe özel şartlarında belirlenen koşulları taşıdığına ilişkin belge bulunmadığından muafiyet uygulanarak tazminat hesaplandığından davalı ... şirketinin hak kaybına uğramayacağının bildirildiği görülmüştür.
Davacı vekilince 07/12/2021 tarihli ıslah dilekçesinin ekinde ... ekran kaydı ile kira sözleşmesinin dosyaya sunulması üzerine mahkemece, taraf vekillerinin itirazları, sunulan evraklar ... kaydı ile kira sözleşmesi dikkate alınarak bilirkişi heyetinden alınan 11/02/2022 tarihli ek raporda özetle;
... ekran görüntüsünün dava dosyasına sunulduğun, araç plaka, marka, model yılı ve renk bilgilerinin dava konusu araçla uyumlu olduğunun, gidiş ve dönüş tarihlerinin dava konusu trafik kazasını kapsamadığının, kiralayanların TC bilgilerinin dava konusu trafik kazasına karışan sürücünün TC bilgileriyle uyumlu olduğunun tespit edildiğini, egm ... bilgi çıktısı dava dosyasına sunulduğunun, araç plaka, marka, model yılı ve renk bilgilerinin dava konusu araçla uyumlu olduğunun, gidiş ve dönüş tarihlerinin dava konusu trafik kazasını kapsadığının,
kiralayanların TC bilgilerinin dava konusu trafik kazasına karışan sürücünün TC bilgileriyle uyumlu olduğunun, sözleşmede kira başlangıç tarihi olarak 22/06/2020 olarak belirtilmesine rağmen kira bitiş tarihinin belirtilmediği dikkate alındığından kira sözleşmesinin dava konusu trafik kazasını kapsadığının, dava dosyasına sunulan belgeler dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda tazminat tutarı 92.800,00 TL olarak hesaplandığının bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, istinaf nedenleri ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait.... plaka sayılı aracın rent ... rent a car kasko sigorta poliçesi ile davalı tarafından sigortalandığı , aracın kullanım tipinin kiralama olup, dosya kapsamına sunulan belgeler dikkate alındığında dava konusu aracın 23/06/2020 tarihinde ... tarafından kiralandığı,
sürücü ...'un 12/10/2020 tarihinde sevk ve idaresindeki dava konusu araç ile trafik kazasına karıştığı, kaza neticesinde aracındaki meydana gelen hasarın davalı tarafça ödenmediğinden bahisle eldeki davayı açtığı, davalı ... şirketi tarafından hasarın kazayla uyumlu olmadığının ileri sürüldüğü, davacı tarafça delil tespiti talebinde bulunulması üzerine, aracın adliye otoparkında incelemesi yapılıp rapor tanzim edildikten sonra aracın satıldığı, yargılama kapsamında bilirkişilerce delil tespit dosyasında yapılan tespitler ve çekilen fotoğraflar üzerinden incelemeler yapıldığı hususlarında dosyamız kapsamında uyuşmazlık bulunmadığı,
dosyamız kapsamındaki uyuşmazlığın davacının aracında meydana gelen hasarın miktarının ve bu doğrultuda davalının sorumluluğunun belirlenmesi noktasında toplandığı görülmüştür.
Öncelikle her ne kadar davalı vekilince , hasarın kaza tarihinden itibaren en geç beş gün içinde sigorta kuruluşuna ihbar edilmesi gerekirken, sigorta şirketine yapılmış bir başvuru olmadığından başvuru sahibinin poliçeden kaynaklanan haklarını kaybetmiş olmasına rağmen bu hususun dikkate alınmadığı,
başvuru sahibi tarafından sigorta şirketinin sigortalı araç üzerinde inceleme yapma hakkının engellendiği halde bunun sonuçlarının dikkate alınmadığı iddia edilmiş ise de, sigortalının hasarı ihbar etmemesinin müeyyidesinin ödenecek tazminatta artışa neden olunması halinde tazminattan veya bedelden indirim yapılması şeklinde olduğu , Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 13/09/2023 tarih, 2022/3493 E, 2023/9141 K sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu, davalı ... şirketine kazanın geç bildirim yapılması ve bunun zararın artmasına neden olduğuna dair dosyaya delil ibraz edilmediği,
davalının geç bildirimden dolayı ödenecek tazminatta artış olduğunu ispatlayamadığı anlaşılmakla, davalının vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin araçta meydana gelen hasarın kaza ile uyumlu olmadığına ilişkin istinaf itirazları irdelendiğinde; yukarıda ayrıntısıyla izah edildiği üzere delil tespit dosyası, hasar fotoğrafları, trafik kazası tespit tutanağındaki açıklamalar dikkate alınarak hazırlanan 03/12/2021 tarihli bilirkişi heyet raporu ve 11/02/2022 tarihli ek rapor uyarınca dava konusu araçtaki toplam hasar miktarının 136.084,64 TL olup, aracın onarım bedelinin 134.574,64 TL aracın rayiç bedelinin 180.000,00 TL, sovtaj bedelinin ise 80.000,00 TL olup talep edilebilecek hasar tutarının 100.000,00 TL olduğunun tespit edildiği,
poliçe özel notuna ilişkin olarak kaza tarihindeki aracın rayiç değeri dikkate alınarak %4 oranında (7.200,00 TL) genel muafiyet hesaplandığı, aracı kullanan kişinin yani sürücünün kiralayanın kendisi olduğuna ilişkin belgelerin davacı tarafça dosyaya sunulduğu dikkate alınarak poliçedeki %50 oranındaki muafiyetin uygulanamayarak davacının davalıdan talep edebileceği hasar miktarının 92.800,00 TL olarak belirlendiği, meydana gelen kaza ile hasarlı parçaların uyumlu olduğunun gerek delil tespiti aşamasında alınan bilirkişi raporu gerekse yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporları ile belirlendiği,
bu durumda davalı vekilinin araçta meydana gelen hasarın kaza ile uyumlu olmadığı yönündeki istinaf itirazının reddi gerektiği,
Davalı vekilinin ödenmesi gereken hasarın hükmedilen hasar miktarı kadar olmadığına yönelik istinaf itirazı irdelendiğinde; dava konusu aracın kaza tarihinden 10 gün sonra 22/10/2020 tarihinde davacı taraf adına vekil olarak ... tarafından dava dışı III. kişiye satıldığı, daha sonra ... tarafından aynı aracın 05/02/2021 tarihli ilan ile ... adlı internet sitesinden aracın hasarsız olduğu bildirilerek tekrar satışa çıkarıldığı, satış bedeli olarak 159.000,00 TL talep edildiği,
bu durumda davacının vekili sıfatıyla hareket eden .... talep ettiği bedel dikkate alındığında aracın rayiç değerini 180.000,00 TL olarak kabul edilmesinin hakkaniyete uygun olmayacağı, TMK'nun 2. maddesi uyarınca iyiniyet kurallarıyla bağdaşmayacağı, dava konusu aracın hasarsız olduğu beyan edilerek internet satış sitesinde ilan edilen satış bedelinin aracın gerçek rayiç değeri olduğunun kabulü gerekeceği, bu durumda bilirkişi heyetince aracın piyasa rayiç değeri olarak belirlenen 180.000,00 TL'nin dosya kapsamına uygun bulunmadığı,
aracı bizzat satan davacının vekilinin aracın rayiç değerini 159.000,00 TL olarak açıklaması karşısında, aracın rayiç değeri olan 159.000,00 TL'den aracın sovtaj bedeli olan 80.000,00 TL'nin mahsubu ile hasar bedelinin 79.000,00 TL olduğunun kabulü suretiyle, yine bu bedelden de aracın rayiç değeri olan 159.000,00 TL'ye %4 muafiyet uygulamak suretiyle bulunan 6.360,00 TL'nin, 79.000,00 TL'den mahsubu ile,
davalı sigortacı tarafından davacıya ödenecek hasar tutarının tespit edileceği ve davalı tarafça davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarının 72.640,00 TL olacağı dikkate alınarak davalı ... şirketinin bu yöndeki istinaf itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davacının davasının 72.640,00 TL yönünden kısmen kabulüne dair karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1014, K. 2024/1249, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama