KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1387 E., 2024/1235 K.·T.C.
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
Karar Metni
1.539 kelime·8 dk okuma·22 bölüm
...
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1387
KARAR NO : 2024/1235
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
06/09/2019 (Karar) - 21/07/2022 (Ek Karar)
NUMARASI
2018/80 Esas 2019/745 Karar
DAVACI
VEKİLİ
DAVALILAR
DAVA
İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/02/2018
KARAR TARİHİ : 21/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/12/2024
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalıların icra takibine itirazlarının iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davacıya borçlarının bulunmadığını, faiz hesabının hatalı yapıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile davacının takip tarihi itibarıyla davalılardan alacaklı olduğu miktarın tespit edildiği, kefillerin depo isteminden sorumlu olduklarına ilişkin sözleşmede hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların icra takip dosyasına yönelik itirazlarının 3.148.093,35 TL asıl alacak, 140.451,00 TL işlemiş faiz, 7.022,55 TL BSMV, 2.418,09 TL masraf olmak üzere toplam 3.297.984,99 TL nakit alacak üzerinden (asıl borçlu davalı şirket yönünden toplam 1.624.121,50 TL asıl alacaktan sorumlu olmak kaydıyla) iptaline,
takip tarihinden itibaren asıl alacağın 3.039.635,83 TL'lik kısmına %33,12 oranında, 108.457,52 TL'lik kısmına %28,08 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalılar ... ve ... yönünden alacaklı banka tarafından verilen ve iade edilmeyen 2 adet çek yaprağı toplamı 2.820,00 TL'nin davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine,
hükmolunan 3.297.984,99 TL üzerinden (asıl borçlu yönünden 1.624.121,50 TL üzerinden) hesaplanan %20 oranında 659.597,00 TL (asıl borçlu 324.824,30 TL'sinden sorumlu olmak üzere) icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece 21/07/2022 tarihli ek karar ile, davalılar vekilinin eksik istinaf harcını tamamlaması için çıkarılan muhtırada verilen kesin süre içerisinde harcın yatırılmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, temerrüt tarihinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davacıya borcu bulunmadığını, hesaplamalarda ve faizde yanlışlık yapıldığını, bu durumun bilirkişi raporundan da anlaşıldığını, yapılan ödemelerin değerlendirilmediğini, yeni bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, kat tarihindeki asıl alacak yerine fazla miktarda asıl alacak tespit edilerek temerrüt faizi hesabı yapıldığını, uygulanması gereken temerrüt faiz oranının %33,12 olduğunu, davacının müvekkillerine gönderdiği geçerli bir ihtarname bulunmadığını, Borçlar Kanunun aşırı ifa güçlüğüne ilişkin hükmünün müvekkilleri yönünden uygulanması taleplerinin değerlendirilmediğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Karara karşı davacı vekili ve davalılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de, davalılar vekilinin eksik istinaf harçlarını mahkemece çıkarılan muhtırada verilen kesin süre içerisinde yatırmaması üzerine Dairemizin 30/06/2022 tarih 2020/981 Esas 2022/950 Karar sayılı kararıyla davalılar vekilinin istinaf talebi hakkında heyetçe ek karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesi üzerine ilk derece mahkemesince 21/07/2022 tarihli ek karar ile HMK'nun 344. maddesi uyarınca davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek karar verilmiştir. Anılan ek karara karşı davalılar vekilinin herhangi bir istinaf başvurusu bulunmamaktadır. Dairemizce yapılacak istinaf incelemesi davacı vekilinin istinaf başvurusuna ilişkindir.
Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2018/333 sayılı icra takip dosyası, genel kredi sözleşmeleri, hesap kat ihtarları, ipotek resmi senetleri, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 17/01/2019 tarihli kök, 11/03/2019 tarihli ek rapor, davalı kefillerin davalı şirket ortağı olduğunu gösterir Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi sureti, davalı şirket banka hesap hareketleri, kredi kartı hesap özetleri dosya içerisinde yer almaktadır.
Dava konusu Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2018/333 sayılı icra takip dosyası ile, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu şirket aleyhine toplam 1.720.751,98 TL nakit, diğer davalılar aleyhine toplam 3.374.637,15 TL nakit ve 2.820,00 TL gayri nakit alacağın tahsili/depo edilmesi istemi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara 15/01/2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalıların 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde 16/01/2018 tarihinde borca itiraz ettikleri, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı yana tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 01/02/2018 tarihinde açıldığı dosya içeriği ile sabittir.
Davacı banka ile davalı şirket arasında 17/04/2014 tarihli 3.000.000,00 TL limitli, 26/03/2015 tarihli 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, diğer davalıların anılan sözleşmelerde müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, diğer davalıların sözleşme tarihlerinde davalı asıl borçlu şirketin ortağı oldukları, bu nedenle TBK'nun 584. maddesi uyarınca eş rızasının alınmadığı, kefaletlerin, kefalet tarihlerinde yürürlükte bulunan TBK'nun 583 vd. maddelerindeki şekil koşullarına uygun olduğu dosya içeriğiyle sabittir.
Davacı tarafından davalılara gönderilen ve toplam 132.524,00 TL kredi borcunun 24 saat içinde ödenmesi ihtarını içerir 07/12/2017 tarihli hesap kat ihtarnamesinin davalı asıl borçlu şirketin sözleşmedeki adresine 09/12/2017 tarihinde bila tebliğ edildiği, diğer davalı ...'a bila tebliğ olduğu, davalı ...'a 11/12/2017 tarihinde tebliğ edildiği görülmüş, toplam 3.102.998,79 TL nakit kredi borcunun 24 saat içinde ödenmesi, 132.524,00 TL ve 2.820,00 TL gayri nakit alacağın 24 saat içinde depo edilmesi ihtarını içerir 06/11/2017 tarihli hesap kat ihtarnamesinin davalılara 07/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
Davalı şirketin taşınmazları üzerinde davacı bankaya doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere 28/05/2014 tarihinde 210.000,00 TL limitli, 28/05/2014 tarihinde 340.000,00 TL limitli, 30/09/2014 tarihinde 540.000,00 TL limitli üst sınır ipotekleri tesis edildiği, ipoteklerin davalı kefillerin kefaletlerinin teminatını oluşturmadığı anlaşılmıştır.
Yargılama aşamasında alınan, banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan incelemeyi içeren bankacı bilirkişi kök raporu ile kök rapordaki görüşü tekrar eden ek raporda, davalıların 09/11/2017 tarihinde temerrüte düştüğü, davacının davalı asıl borçludan ipotek limiti olan 1.730.000,00 TL'nin mahsubu ile takip tarihi itibarıyla 1.624.121,50 TL alacaklı olduğu, davalı kefillerden ise takip tarihi itibarıyla 3.148.093,35 TL asıl alacak, 140.451,00 TL işlemiş faiz, 7.022,55 TL BSMV, 2.418,09 TL masraf olmak üzere toplam 3.297.984,99 TL alacaklı olduğu, çek bedelinin depo edilmesinden davalı kefillerin sorumlu bulunduğu,
davacının davalı kefillerden 2.820,00 TL gayri nakit alacağı olduğu, temerrüt faiz oranının kredi kartı ve esnek hesap (KMH) için %28,08, BCH için ise bu kredide uygulanan %22,08 oranına genel kredi sözleşmesindeki temerrüt faiz oranına ilişkin hüküm gözetilerek %50 ilave edilmesiyle %33,12 olacağı, davacı bankada yerinde yapılan incelemede davacının %23,5 oranı uygulanan bir kredisinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağı bulunduğunu, davalıların icra takibine itirazının haksız olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davacıya takibe konu yapılan şekilde borçlarının bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bankacı bilirkişiden alınan rapor hükme esas alınarak yukarıda özetlenen kararda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacıyla davalı şirketin imzaladığı genel kredi sözleşmelerinde diğer davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın kredi hesabını kat ederek alacağın tahsili için icra takibi başlattığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan alacağı bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davalıların icra takibine itirazlarının haksız olup olmadığı, uygulanması gereken temerrüt faiz oranı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafından davalılara 06/11/2017 tarihli ve 07/12/2017 tarihli hesap kat ihtarnameleri gönderilmiştir.
İşbu dava konusu icra takibi ile davalılardan tahsili talep edilen alacağa ilişkin olarak davacı tarafından davalılara gönderilen 06/11/2017 tarihli hesap kat ihtarnamesi ile ihtarnamede yer alan alacağın 24 saat içerisinde ödenmesi/depo edilmesi talep edilmiş, ihtarname davalılara 07/11/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Hesap kat ihtarnamesinin davalılara tebliğ edildiği 07/11/2017 tarihine, ihtarnamede yer alan 24 saat atıfet süresi ilave edildiğinde davalıların temerrüt tarihi 09/11/2017'dir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davalıların temerrüt tarihi 09/11/2017 olarak tespit edilmek suretiyle hesaplamalar yapılmıştır.
Öte yandan, yargılama aşamasında alınan, banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan incelemeyi içerir bilirkişi kök raporuna davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine bilirkişiden ek rapor alınmış, alınan ek raporda da kök rapordaki görüş tekrar edilmiştir. Davalılar tarafından hesap kat ihtarnamesine itiraz edilmemiş olması hesap kat ihtarnamesinde yer alan alacak miktarının maddi hukuk yönünden kesinleşmesi sonucunu doğurmayacaktır.
Bu durumda mahkemece, davacı vekilinin bilirkişi kök raporuna itirazları üzerine ek rapor alınıp, banka kayıtları üzerinde yerinde yapılan incelemeyi içerir ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1387, K. 2024/1235, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama