KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/1850 E., 2024/998 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Esas no
- 2022/1850
- Karar no
- 2024/998
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/07/2020
- Numarası
- 2019/573 Esas 2020/277 Karar
- Davacı
- —
- Davalılar
- —
- Dava
- Limited Şirketin Haklı Nedenle Feshi
- Dava tarihi
- 04/10/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 25/10/2024
Karar Metni
1.767 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki limited şirketin haklı nedenle feshi istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılar murisinin ... Mamulleri ve Reklamcılık ve Tic. Ltd.
Şti.'nin %50'şer payla ortakları olduğunu, her ikisinin de şirket müdürü sıfatını taşıdığını, davalılar murisinin 29/07/2017 tarihinde vefat ettiğini, şirket ortağının ölümü sebebi ile yeniden ortaklar kurulu kararı alınamadığını, diğer ortağın mirasçıları ile bir araya gelip şirkete yeni müdür atanamadığını, şirketin aktif pasifleriyle değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, şirketin aktif olarak çalışmadığını, herhangi bir üretim yapılamadığını, şirkete ait demirbaşların dükkan içerisinde bulunduğunu, şirketin hiçbir yerden gelirinin olmadığını, fabrika binasının kira olmasından dolayı vergi dairesine kira beyannamesi verildiğini,
çıkan verginin müvekkili tarafından ödendiğini belirterek ... Mamulleri ve Reklamcılık ve Tic. Ltd. Şti.'nin fesih ve tasfiyesine, müvekkilinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılara dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, davalılar davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının dava konusu şirketin %50 paylı ortağı olduğu, davalı gerçek kişilerin ise şirketin %50 paylı ortağı durumuna geldikleri, davalılar murisinin ölümünden sonra şirketin ortaklar kurulunun toplanamadığı, herhangi bir temsilci seçiminin de yapılamadığı, şirketin 2016 yılından itibaren faaliyetlerinin durma noktasına geldiği, sürekli zarar ettiği, şirketin kuruluş amacı olan kar elde etme imkanının kalmadığı, son 4 yıldır kar sağlayamadığı, gelecek yıllar itibarıyla kar güdecek bir faaliyet yapısına kavuşmasının da mümkün olmadığı, davalı ... tarafından da şirket feshinin kabul edildiği,
TTK'nun 531. maddesinde öngörülen şirketin haklı nedenlerle feshi koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğünün 12461 sicil sırasında kayıtlı ... Mamulleri Ve Reklamcılık Sanayi Ticaret Limited Şirketinin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak davacı ...'nun atanmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Ankara Bölge Adliye Mahkemesine sunulmak üzere istinaf başvurusu konulu dilekçe ibraz etmiş ise de, yazı okunaklı olmakla birlikte cümle vasfını taşımayan, herhangi bir anlam bütünlüğü olmayan dilekçe içeriğinin anlaşılmaz nitelikte olduğunun görülmesi üzerine dosyanın Dairemizce mahkemesine geri çevrilmesi üzerine mahkemece 31/10/2022 tarihli tutanakta yer alan davalı ...; kararı istinaf etme sebebinin babasının 1991 tarihinde kurduğu dava konusu şirketi yürütmek, büyütmek ve geliştirmek olduğunu, şirketin feshini ve tasfiyesini kabul etmediğini, istinaf dilekçesini sürenin son gününde mesai bitimine yakın bir saatte ibraz etmek durumunda kaldığından dilekçeyi çok hızlı bir biçimde yazdığını, dilekçesinin çok düzgün olmadığını beyan etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dairemizin 26/09/2022 tarih 2020/1338 Esas 2022/1101 Karar sayılı kararıyla davalı ...'nun istinaf başvurusu konulu dilekçesine ilişkin kimlik tespiti yapılıp, dilekçenin anılan davalı tarafından verildiğinin tespit edilmesi halinde dilekçesi açıklattırılıp, sunmuş olduğu mevcut dilekçesi kapsamında vesayet altına alınması gerekip gerekmediği, hakim tarafından şahsen gözlem yapılarak gerektiği takdirde sulh hukuk mahkemesine vesayete ilişkin ihbarda bulunulduktan sonra Dairemize gönderilmek üzere dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
Anılan karar üzerine ilk derece mahkemesince tutulan 31/10/2022 tarihli tutanak ile istinaf dilekçesini sunan ... ile yapılan yüz yüze görüşmede davalının vesayet altına alınmasını gerektirir bir durumun olmadığının gözlemlendiği belirtilerek anılan davalının istinaf talebine ilişkin beyanı tutanağa geçirilmiştir.
Davalılar murisi ...'nun veraset ilamı, ... Mamülleri ve Reklamcılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kaydı ve sicil dosyası, yargılama aşamasında mali müşavir bilirkişiden alınan 04/03/2020 tarihli rapor dosya içerisinde yer almaktadır.
Davalı ... 08/07/2020 tarihli celsede, şirketin fesih tasfiyesine karar verilmesini kendisinin de istediğini beyan etmiştir.
Yargılama aşamasında ... Mamülleri ve Reklamcılık San. ve Tic. Ltd.
Şti.'nin ticari defterleri incelenmek suretiyle alınan bilirkişi raporunda; davacı ve davalılar murisi ...'nun şirkette %50 ortak olduğu, ortakların şirketi münferiden temsile yetkili bulunduğu, davalılar murisi olan ortağın 28/07/2017 tarihinde vefat ettiği, diğer ortak olan davacının 20/08/2017 tarihinde yetki ve temsil süresinin dolduğu, bundan sonraki süreçte ortaklar kurulunun toplanmadığı, herhangi bir temsilci seçimi yapılmadığı, şirketin 2016 yılından itibaren faaliyetlerinin durma noktasına geldiği, 2016 yılından itibaren her yıl sürekli zarar ettiği, borca batık olduğu, TTK'nun 376.
Maddesine göre sermaye kaybının %499,24'e ulaştığı, şirketin sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının 2/3'nün zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı, genel kurulun sermayenin 1/3'ü ile yetinilmesiyle ilgili ya da sermayenin tamamlanması ve artırılmasıyla ilgili dosyada bir karar bulunmadığı, şirketin gayri faal olduğu, ortak ...'nun ölümünden sonra genel kurulun toplanamadığı, yeni müdür ataması gerçekleşmediği, şirketin faaliyetlerini yerine getiremediği, şirketin kar amacını gerçekleştirme imkanının kalmadığı, son 4 yılda kar sağlayamadığı, kar sağlayacak faaliyetlerden yoksun olduğu,
ortaklar arasında paydaş fikir birliğinin mevcut olmadığı, gelecek yıllar yönünden de kar güdecek bir faaliyet yapısına kavuşturulmasının mümkün olmadığı, haklı nedenle fesih koşullarının oluştuğu, aksi kanaatte ise davacının yaşından dolayı ve kardeşinin vefatından dolayı şirkette etkin faaliyette bulunmadığı, sonraki süreçte şirketin tasfiyesine karar verilmesini talep ettiği, diğer ortakların şirkette faaliyete devam etmeyi istemeleri halinde davacının şirket ortaklığından çıkarılması, sermaye eksiğinin tamamlanması ve bir kısım net işletme sermaye açığının ilavesiyle faaliyetlerini sürdürebileceği tespit edilmiştir.
Taraflar arasında davacının ve davalılar murisi ...'nun ... Mamülleri ve Reklamcılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nde %50'şer oranda ortak oldukları, davacı ve davalılar murisinin şirketi münferiden temsile yetkili bulunduğu, davalılar murisinin 28/07/2017 tarihinde vefat ettiği, davacı ortağın şirketi temsil yetki ve süresinin 20/08/2017 tarihinde dolduğu, şirketin genel kurul toplantılarının yapılamadığı, şirkete yeni bir temsilci seçimi yapılmadığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davacı ile davalılar murisinin %50'şer ortak olduğu ... Mamülleri ve Reklamcılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin haklı nedenle fesih koşullarının oluşup oluşmadığı hususundan kaynaklanmaktadır.
6102 sayılı TTK'nun 636/3. maddesi "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." hükmünü içermektedir.
Türk Ticaret Kanunu'nda limited şirketin feshinde haklı sebebin tanımı yapılmadığı gibi haklı sebeplerin neler olabileceğine madde metninde yer verilmemiştir. Ancak Anonim Şirkete ilişkin TTK'nun 531. maddesine ait gerekçede tasarıda İsviçre öğretisinde genel kurulun birçok kez kanuna aykırı bir şekilde toplantıya çağrılmış olması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlalî, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kâr payının düzenli azalmasının haklı sebep sayıldığı ifade edilmiştir.
Doktrinde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal içtihatlarında "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması", "şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkânsız olması", "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi", "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması", "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve "pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması" şirketin feshi açısından örnek olacak şekilde haklı sebep olarak sayılmıştır.
Hakim her somut olayda haklı sebep bulunup bulunmadığını durumun özelliğine göre ortaklığın yapısını gözeterek takdir edecektir.
Çamoğlu’na göre haklı sebep; hukuki ilişkinin sürdürülmesini çekilmez hale getiren ve bozucu yenilik doğuran bir bildirim veya dava ile hukuki ilişkiyi sona erdirmek ve değiştirmek yetkisinin kullanılmasını adil gösteren hukuki olgudur.
Limited şirket, anonim şirkete nazaran kişisel niteliklerin de gözetildiği bir özelliğe de sahiptir. Bu anlamda ortaklar arasındaki uyumsuzluk gibi şahsi sebepler de haklı sebep olarak ileri sürülebilir.
Haklı sebep kavramı kanunda çoğul olarak belirtilmiş ise de tek bir sebep bile niteliği ve ortaya çıkardığı sorunlar gözetildiğinde fesih için yeterli haklı sebep oluşturabilir.
Öte yandan limited şirketin feshine ilişkin açılan işbu davada haklı sebeplerin varlığının tespiti ile birlikte haklı sebeplerin davacıdan kaynaklanmadığının da tespiti gerekmektedir. Bir başka anlatımla şirket ortağı kendisinden kaynaklanan sebeplere dayanarak ortağı olduğu limited şirketin feshini talep edemeyecektir.
Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında somut olaya gelindiğinde, davacı ve davalılar murisinin %50'şer ortağı olduğu ... Mamülleri ve Reklamcılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin feshine ilişkin haklı sebeplerin bulunup bulunmadığının ortaya konulması gerekir. Mahkemece şirketin feshi yönünde haklı sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ...'nun iradesi şirketin fesih ve tasfiyesine yönelik, istinaf kanun yoluna başvuran davalı ...'nun iradesi ise şirketin devamına yöneliktir.
Davacı yanın dava dilekçesinde haklı sebep olarak ileri sürdüğü husus %50 şirket ortağı olan ...'nun vefatından sonra mirasçısı olan davalılar ile bir araya gelinerek müdür atanmasına ilişkin ortaklar kurulu kararı alınmasının mümkün olmadığı, şirketin aktif olarak çalışmadığı, %50 ortak olan davacının yaşı itibarıyla da kardeşinin vefatından sonra etkin olarak faaliyette bulunamadığı, herhangi bir üretim yapamadığı, şirketin hiçbir gelirinin olmadığı, fabrika binasının kira olduğu, şirketin faaliyetini sürdürmesinin mümkün olmadığına ilişkindir.
Yargılama aşamasında ... Mamülleri ve Reklamcılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle alınan bilirkişi raporu ile fesih ve tasfiyesi talep edilen ... Mamülleri ve Reklamcılık San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin gayri faal olduğu, davalılar murisi olan ortağın ölümünden sonra genel kurulun toplanamadığı, yeni müdür atamasının gerçekleşmediği, 2016 yılından itibaren her yıl sürekli zarar ettiği, borca batık olduğu, davacı ortağın şirketi temsil yetki ve süresinin dolduğu, şirketin kar amacını gerçekleştirme imkanının kalmadığı, kar güdecek bir faaliyet yapısına kavuşturulmasının mümkün olmadığı tespit edilmiştir. Alınan rapor ayrıntılı ve denetime elverişli niteliktedir.
Hal böyle olunca, mahkemece ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle şirketin faaliyetlerinin 2016 yılından itibaren durma noktasına geldiği, sürekli zarar ettiği, sermaye kaybına uğradığı, şirketin kuruluş amacı olan kar elde etme imkanının kalmadığı, gelecek yıllar itibarıyla kar güdecek bir faaliyet yapısına kavuşmasının mümkün olmadığı, davalı ...'nun iradesinin şirketin fesih ve tasfiyesine yönelik bulunduğu, şirketin ortaklar kurulunun toplanamadığı, herhangi bir temsilci seçimi yapılamadığı, haklı nedenle fesih koşullarının oluştuğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mahkemece karar gerekçesinde TTK'nun 531. maddesi uyarınca şirketin haklı nedenle feshi koşullarının gerçekleştiği belirtilmiş ise de, yapılan değerlendirmenin limited şirket yönünden yapıldığı, değerlendirmenin TTK'nun 531. maddesi uyarınca yapıldığının belirtilmesinin maddi hata niteliğinde bulunduğu kabul edilerek bu husus kaldırma sebebi yapılmamıştır.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı ...'nun istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/1850, K. 2024/998, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama