KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
- 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1854 - 2024/1094
- Esas no
- 2022/1854
- Karar no
- 2024/1094
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/04/2022
- Numarası
- 2020/620 Esas 2022/305 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
- Yazılma tarihi
- 02/10/2024
Karar Metni
1.161 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
04.02.2020 tarihinde, Van İli Bahçesaray ilçesinde çığ düşmesi ihbarı üzerine olay yerine gitmek üzere kolluk görevlilerinin davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı kobra tipi araç ile yola çıktıklarını, aracın çığ düşmesi nedeniyle sürüklenmesi sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının ağır şekilde yaralandığını ve malul kaldığını belirterek HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı,
50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın kaza tarihindeki poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla ve kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mezkur kazanın, sigortalı aracın üzerine çığ düşmesi neticesi gerçekleşmiş olup mücbir sebep dolayısıyla oluşan zarar ile aradaki illiyet bağının kesildiğini, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücünün herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, meydana gelen kazada dava dışı sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, çığ düşme olayının kazanın meydana gelmesinde %100 etken olduğu, ayrıca olayın meydana gelmesinde araçtaki bozukluğunda sebep olmadığı, bu nedenle davalı sigorta şirketinin de hukuki sorumluluğunun bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine, karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; olay günü ilk çığ olayının meydana gelmesinden sonra ikinci bir çığ olayının meydana gelmesinin beklenmekte olduğunu, bu nedenle olay yerine gidilmesinin hatalı olduğunu, dikkatli ve özenli olunmadığını, ağır ve sesli zırhlı araçla olay yerine gidildiğini, bunun da ikinci çığın meydana gelmesine neden olmuş olabileceğini, araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, ikinci çığ olayının mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı vekili, davalı şirkete ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın çığ nedeniyle devrilmesi sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek davalıdan geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir.
Dava, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı şirkete karşı açılmış olup davalının sorumluluğu KTK'nın 2918 Sayılı Yasanın 91.maddesinde "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklinde düzenlenmiştir.
2918 Sayılı Yasanın 85/1 maddesinde ise " Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar." denilmiş olup, ilgili maddede kusursuz sorumluluk kabul edilmiş ise de.
2918 Sayılı Yasa'nın 86. maddesinde "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." denilerek, aracın işletilmesi halinde meydana gelen zararlardan işleten yönünden kurtuluş beyyinesi getirebileceği düzenlemiştir.
Dolayısı ile araç işletilmesi halinde olsa dahi işleteni sorumluluktan kurtaran hallerin varlığı halinde, işletenin sorumluluğunun üstlenen sigorta şirketinin de sorumluluğuna gidilemez.
Somut olayda, dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile kolluk tarafından tanzim edilen olay yeri tespit tutanağına göre 04.02.2020 tarihinde saat 16:54 sıralarında Van ili, Çatak ilçesi Yukarı Narlıca Mahallesi, Karabet mevkiinde çığ düşmesi sonucu bir iş makinası ve bir minibüsün mahsur kaldığının ihbar edildiği, 05.02.2020 günü saat 12:00 sıralarında kayıp iki şahsın bulunmasına yönelik devam eden çalışmalar kapsamında birinci çığ bölgesinin bir kısmı ve iş makinalarının çevre emniyetini alan iki kobra tipi aracın Çatak istikametinde geniş bir alanda ikinci bir çığ olayına maruz kaldığı olayda ... plakalı kobra tipi araçta görevli olarak bulunan davacı J.uzm. Çvş. ... in de aralarında bulunduğu 82 kişinin ikinci bir çığ olayına maruz kaldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, kusur durumu ve işletenin sorumluluğu yönünden hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporunda; olay mahallinin karlı, havanın tipi ve -15 derece civarında bulunması nedeniyle hipotermi tehlikesinden dolayı görevli personelin 15-20 dakikalık aralıklarla değiştirilerek, mahal yakınında bulunması gereken araçlarda korunmalarının sağlandığı, yine davacı yolcunun içinde bulunduğu aracın görevi gereği mahalde bulunuyor olması, meydana gelen ikinci çığ olayı nedeniyle dere yatağına sürüklenen aracın içinde meydana gelen yaralanmasını önleme imkanın bulunmadığı,
yine dere yatağına kadar sürüklenmesini engelleyecek çevre koşullarının bulunmadığı, içinde bulunduğu aracın sabah saatlerinde mahalle gelip konumlandığı, çığ olayının öğlen saatlerinde meydana geldiği, yine mahalde kar temizliğine ilişkin iş makinalarının çalışıyor olması nedeniyle itiraza konu aracın kobra tipi olmasının çığın oluşumu ile ilgisinin bulunmadığı,
davacı yolcunun içinde bulunduğu aracın çığ bölgesine ve dere yatağına sürüklenmesi riski nedeniyle uzak ve güvenli bir kesimde park etmesinin, mahal şartları, çığın geniş çaplı alanda meydana gelmiş olması ile davacının içinde bulunduğu aracın görevi de dikkate alındığında mümkün olmadığının belirtildiği ve davacının yaralanmasında, ikinci çığ olayının sonuç üzerine asli derecede etken olduğu, işletene kusur izafe edilemeyeceği belirtilmiş, raporun, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerle uyumlu, kazanın oluşumuna uygun, ayrıntılı ve gerekçeli olduğu,
araç sürücüsünün arama kurtarma çalışması sırasında tespit edilen kurallara aykırı davrandığına yönelik bir tespit ve delilin dosyaya yansımadığı, aracın sürüklenmesi olayının tamamen doğal afetten kaynaklandığı, bu durumda sigortalının işleten sıfatıyla ve dolayısıyla zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı şirketin sorumlu tutulması mümkün olmadığından davalı sigorta şirketine yönelik davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmış, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden bir hukuka aykırılık görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b-1.maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2022/1854, K. 2024/1094, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama