KÜNYE
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/230
- Karar No
- 2024/1269
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
Karar Metni
2.296 kelime·11 dk okuma·18 bölüm
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE ... MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/12/2022
NUMARASI
DAVA
Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 31/08/2022
KARAR TARİHİ : 27/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/12/2024
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, davalı şirketin 07/05/2022 tarihli genel kurul toplantısında müvekkili tarafından bilanço, kar ve zarar hesaplarının incelenmek üzere TTK 420. maddesi uyarınca erteleme talep edildiğini, bilanço kar ve zarar hesaplarının görüşülmesi ve yönetim kurulunun ibrasına ilişkin oylamanın bir ay sonra yapılacak genel kurulda görüşülmesine karar verildiğini, aynı genel kurulda gündemde şirket sermayesinin artırılmasının görüşülmesi bulunulduğundan müvekkilinin bilanço kar ve zarar hesaplarını inceleyemediğini, bu gündem maddelerinin henüz oylanmadığını,
bu nedenle bu gündem maddesinin görüşülmesinin de ertelenmesinin talep edildiğini, çoğunluğun kararı ile şirket sermayesinin 5.100.000 TL'den 13.500.000 TL'ye artırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin bu karara muhalif kaldığını, sermaye artırımında ortaklar tarafından rüçhan hakkının kullanılıp kullanılmayacağına ilişkin bildirim yapılmasına yönelik ilanın 11/05/2022 tarihli ... gazetesinde yayınlandığını, sermaye artırımının yapıldığına ilişkin ilamın ise 31/05/2022 tarihli ... gazetesinde yapıldığını,
erteleme süresi içinde şirket hesaplarında yeminli mali müşavir ile birlikte yapılan inceleme sonrasında düzenlenen raporda şirket hasılatlarının, ameliyathane gelirlerinin, muayene gelirlerinin gizlenmesi, şirket ortaklarının şirkette para alışverişinde bulunması,
işletme varlıklarının azaltılması gibi konularda olumsuzluklar tespit edildiğini, müvekkilinin ekonomik durumu iyi olmadığı gibi sermaye artırımı ile ekonomik durumunu zorlayacak bir para istenilmesinin de müvekkilini zor duruma soktuğunu, şirketin sermaye artırımının iç kaynaklardan sağlanan gelir ile artırılmasının olağan bir yol olup, dış kaynak ile sermaye artırımının istisnai bir durum olduğunu, ekonomik durumu kötü olan ortağın rüçhan hakkının kullanılamaması nedeni ile ortaklık yapısının değişmesine sebebiyet vereceğini,
yönetim kurulu görevini de üstlenen çoğunluk hisse sahiplerinin müvekkilinin de bulunduğu azınlık hisse sahiplerine sermaye artışının neden gerekli olduğuna ilişkin detaylı bir bilgi vermedikleri gibi genel kurulda da bu yönde hazırlanan bilgi notunu sunmadıklarını, dış kaynaktan sermaye artışının, şirketin ihtiyacı olması iç kaynaklardan karşılanamaması ya da banka kredisi gibi bir kaynakla karşılanamaması gibi durumlarda yapılabileceğini, şirketin sermayesinin 5.100.000 TL'den 13.500.000 TL gibi 2 katından daha fazla artırılması halinde bu paranın şirketin hangi ihtiyacına istinaden toplandığının hissedarlara açıklanması gerektiğini,
sermaye artırımının finansal tablolar ve şirket hesapları ile doğrudan bağlı olduğunun açık olup sermaye artırımının gerekli olup olmadığının şirket bilanço ve hesaplarından anlaşılabileceğini, şirket hesaplarının incelenmesinden sermaye artırımına gerek olmadığının anlaşıldığını belirterek davalı şirketin 07/05/2022 tarihli genel kurulunda alınan sermaye artışına ilişkin kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; genel kurulda şirket sermayesinin artırılması hususunun görüşülerek kararın oy çokluğu ile kabul edilerek ... ... gazetesinde yayınlandığını, davacının uyuşmazlığın konusunu oluşturan karara karşı red oyu kullanmasına karşı yasal koşulları taşıyan muhalefet şerhinin bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, TTK'nun 446/1-a maddesi uyarınca genel kurul toplantısında hazır bulunup, karar olumsuz oy veren ve muhalefetini tutanağa geçirten pay sahiplerinin iptal davası açmasının mümkün olduğu, muhalefet şerhinin dava koşulları arasında yer aldığı, genel kurul toplantısına katılan davacının alınan 7. maddedeki karara karşı oy kullanmış olmasına rağmen söz konusu karara muhalefet ettiğini ayrıca ve açıkça yazdırmamış bulunduğu, alınan kararlarda hükümsüzlük halinin de olmadığı gerekçesiyle muhalefet şerhine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin söz konusu genel kurul tutanağını katı şekil şartları uygulayarak denetlediğini, bu şekilde bir bakış açısıyla bazı hususların göz ardı edildiğini, bunun da mağduriyet yarattığını, ancak bu şekilde bir bakış açısı ve değerlendirmenin Kanunun maddesinin düzenleniş amacına aykırı olduğunu, müvekkilinin 07.05.2022 tarihinde yapılan genel kurulda bilanço ve finansal tabloları incelemek istediğini, bu bağlamda bilgi alma hakkını kullanmak istediğini belirttiğini,
bilanço ve finansal tabloların oylanması ve yönetim kurulunun ibrasına yönelik gündem maddelerinin oylanmasının bir ay sonraya ertelendiğini, bununla birlikte sermayenin ortaklar tarafından şirkete verilecek para ile yani dış kaynaktan artırılmasına ilişkin genel kurul gündeminin 7. maddesinin oylandığını, müvekkilinin ret oyu kullandığını, ancak çoğunluğun oyu ile kabul edildiğini, müvekkilinin ret oyu kullanma gerekçesini aslında genel kurulda belirttiğini, bununla birlikte toplantı başkanı tarafından bu muhalefet şerhinin dilek ve temenniler bölümüne yazıldığını, müvekkilinin hukukçu olmadığını,
Ankara Polatlı ilçesinde çiftçilikle uğraşan, sermaye şirketinde hisse sahibi bir vatandaş olduğunu, mahkeme gibi Kanun maddesinin şekil şartları maddenin düzenleniş amacına aykırı biçimde katı şekilde uygulanırsa müvekkili gibi iyi niyetli sermaye sahiplerinin hukuki haklarını kullanamamaları ve mağdur olmalarının yanında, ticari faaliyetlerden uzaklaşmalarını ve devletin bu anlamda zarara uğramasına da yol açacağını, müvekkilinin beyanlarının nereye ve ne şekilde yazılacağının çoğunluk oy sahiplerinin oluşturduğu toplantı başkanlığı tarafından karar verildiğini, tutanağa geçirildiğini,
müvekkilinin bu tutanağını imzalamadığı için içeriğinde ne olduğunu bilmediği gibi müdahale etme imkanının da bulunmadığını, müvekkilinin beyanları tutanağa hiç geçirilmeyecekken, müvekkilin Bakanlık komiserine itirazı üzerine tutanağa geçirildiğini, bu bağlamda şekil şartları değerlendirilirken, genel kurulun (çoğunluk hisse sahiplerinin) dürüstlük kuralına genel anlamda uygun davranıp davranmadığına da bakılması gerektiğini, müvekkilinin sermaye artırımına olumsuz oy kullanmakla zaten bu karar karşı muhalif olduğunu ortaya koyduğunu, bu durumda bu muhalefetinin gerekçesini genel kurula beyan edip etmediğinin,
bu hususta genel kurula bir açıklama yapılıp yapılmadığının bakılması gerektiğini, TTK'nun 446. maddesinde de muhalefetini tutanağa geçirten şeklinde genel bir ifade bulunduğunu, yani tutanağın herhangi bir bölümünde ret oyunun gerekçesinin bulunması halinde şekil şartının gerçekleştiğinin kabulü gerektiğini, bu açıklamanın nerede ne şekilde yazılacağına toplantı başkanlığının karar verdiğini, müvekkilin bu konuda müdahalesi olamadığını, ancak bu durumda bile yani bu şekilde yumuşatılmış halinde bile müvekkilinin açıkça sermaye artışının gerekçenin sağlanmadığını genel kurulda ifade ettiğinin anlaşıldığını,
içeriğine bakıldığında bu hususun bir dilek ve temenni olmadığını, bu nedenle bu açıklamaların genel kurul tutanağında dilek ve temenniler başlığı altında yazılmış olmasının, toplantı tutanağının geneline bakıldığında bu hususları dilek ve temenni yapmayacağını, bu durumun açık bir muhalefet şerhi olduğunu, bir azınlık pay sahibinin sermaye artışı kararına karşı olumsuz oy kullandıktan sonra genel kurulda bu şekilde bir açıklama yapıyorsa, bu karara karşı muhalif kaldığının ve muhalefet gerekçesini de genel kurula beyan ettiğini kabul etmek gerektiğini,
aksi takdirde müvekkili gibi azınlık oyuna sahip olması sebebiyle gerek toplantı başkanlığının kurulmasında gerekse oyların alınmasında bir etkisi olmayan pay sahiplerinin, yargı önünde haklarını aramasının önüne engel konulacağını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davalı şirketin 07/05/2022 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 4. maddesi ile 2019-2020-2021 yılı bilanço ve kar/zarar hesaplarının okunduğu, davacı ortağın söz alarak TTK'nun 420. maddesi gereğince bilanço ve kar/zarar hesaplarının incelenmesi için erteleme talep etmesi üzerine TTK'nun 420. maddesi gereğince 1 ay sonra yapılacak genel kurulda görüşülmek üzere toplantı başkanı tarafından erteleme kararı alındığı,
gündemin 5. maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin davacı ortağın bilanço ve kar/zarar hesaplarının incelenmesi için erteleme talep ettiğinden yönetim kurulu ibrasının da TTK'nun 420. maddesi gereğince bir ay sonra yapılacak genel kurulda görüşülmek üzere toplantı başkanı tarafından ertelenmesine, gündemin 7. maddesi ile şirket ana sözleşmesinin sermaye başlıklı 6.maddesinin tadili ile ilgili olarak hazırlanan tadil metni genel kurula okunarak yapılan oylama sonunda davacının 1.017.431 adet ret oyuna karşılık 2.916.781 adet kabul oyu sonucu sermaye artırımı hususunun oy çokluğunun kabulüne karar verilmiştir.
Tadil metni uyarınca, şirketin sermayesi 5.010.000,00 TL'den 13.500.000,00 TL'ye artırılmıştır.
Anılan sermaye artırım kararı 31/05/2022 tarihli Türkiye ... ... Gazetesinde ilan edilmiştir.
Davacı yan davalı şirketin 07/05/2022 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 7. maddesi ile alınan sermaye arttırım kararının iptali gerektiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının dava konusu genel kurul kararına muhalefet şerhinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının davalı şirket ortağı olduğu, davalı şirketin 07/05/2022 tarihli genel kurul toplantısında sermaye artırım kararı alındığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davalı şirketin anılan genel kurul toplantısında alınan sermaye artırım kararının yoklukla batıl olup olmadığı, iptal yaptırımına tabi bulunup bulunmadığı, iptal yaptırımına tabi ise davacının karara usulüne uygun muhalefet şerhinin bulunup bulunmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, davalı şirketin 07/05/2022 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 7. maddesi ile alınan sermaye artırım kararının iptale tabi olduğunun tespiti halinde 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde dava açılması gerektiği gibi, karara usulüne uygun muhalefet şerhi bulunan ortak tarafından bu davanın açılması gerekecektir.
Mahkemece, dava konusu 07/05/2022 tarihli davalı şirketin sermaye artırımına ilişkin gündemin 7. maddesi ile alınan kararın iptale tabi olduğu kabul edilerek anılan karara yönelik açılan davanın, davacı ortağın karara usulüne uygun muhalefet şerhinin bulunmadığı gerekçesiyle usulden reddine hükmedilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, davalı şirketin 07/05/2022 tarihli genel kurul toplantısında işbu dava konusu gündemin 7. maddesi ile sermaye artırım kararı alınmadan önce gündemin 4. maddesi ile 2019-2020-2021 yılı bilanço ve kar/zarar hesaplarının okunduğu, davacı ortağın söz alarak TTK'nun 420. maddesi gereğince bilanço ve kar/zarar hesaplarının incelenmesi için erteleme talep etmesi üzerine TTK'nun 420. maddesi gereğince 1 ay sonra yapılacak genel kurulda görüşülmek üzere toplantı başkanı tarafından erteleme kararı alınmıştır.
Burada tartışılması gereken husus, finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi halinde buna bağlı konuların da ertelenmesi gerektiği, sermaye artırım kararının finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesine bağlı konu olup olmadığı, buna bağlı konu ise finansal tabloları görüşülmesinin ertelenmesine rağmen sermaye artırımının görüşülerek karara bağlanmasının yokluk yaptırımına tabi olup olmadığıdır.
TTK'nun 420. maddesi; " Finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konular, sermayenin onda birine, halka açık şirketlerde yirmide birine sahip pay sahiplerinin istemi üzerine, genel kurulun bir karar almasına gerek olmaksızın, toplantı başkanının kararıyla bir ay sonraya bırakılır." hükmünü içermektedir.
Dava konusu davalı şirketin 07/05/2022 tarihli genel kurul toplantısında da gündemin 4. maddesi ile davalı şirketin 2019, 2020, 2021 yılı bilanço ve kar zarar hesaplarının incelenmesinin görüşülmeye açılması üzerine davacı ortağın erteleme talebi üzerine TTK'nun 420. maddesi uyarınca bilanço, kar/zarar hesaplarının 1 ay sonra yapılacak genel kurulda görüşülmek üzere ertelenmesine karar verilmiştir.
Anılan karardan anlaşılacağı üzere davalı şirketin bilanço ve kar zarar hesaplarının görüşülmesi ertelenmiştir. Finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi durumunda TTK'nun 420. maddesi uyarınca finansal tabloların müzakeresine bağlı olan konuların da ertelenmesi gerekecektir.
Nitekim dava konusu genel kurul toplantısında finansal tabloların görüşülmesinin ertelendiği gerekçesiyle finansal tabloların müzakeresine bağlı olan konulardan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin gündemin 5. maddesi ile davacı ortağın bilanço ve kar/zarar hesaplarının incelenmesi için erteleme talep ettiğinden yönetim kurulu ibrasının da TTK'nun 420. maddesi gereğince bir ay sonra yapılacak genel kurulda görüşülmek üzere ertelenmesine karar verilmiş ise de gündemin 7. maddesi görüşülerek işbu dava konusu sermaye artırımına karar verilmiştir.
Sermaye artırımına ilişkin genel kurul toplantısında yapılacak müzakereler finansal tabloların görüşülmesine bağlı bir konu olup, finansal tabloların görüşülmesinin ertelenmesi durumunda sermaye artırımına ilişkin görüşmelerinde ertelenmesi gerekir. Çünkü sermaye artırımına karar verilmesi aşamasında şirketin finansal tablolarının görüşülmüş olması önemli rol oynayacaktır. Finansal tablolar sermaye artırımına ilişkin gündem maddesinin oylanması aşamasında pay sahipleri için gerekse sermaye artırımına karşı açılacak olan iptal davaları yönünden önemli bir gösterge teşkil edecektir (Prof. Dr. Mustafa Topaloğlu, Şirket Genel Kurullarının Finansal Tabloların Müzakeresi Nedeniyle Ertelenmesi, Seçkin Yayıncılık, 2021).
Yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere, davalı şirketin 07/05/2022 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 4. maddesine konu olan finansal tabloların ve bununla birlikte gündemin 5. maddesinin konusu olan yönetim kurulu üyelerinin ibrasının görüşülmesi ertelendiğine göre finansal tablolara bağlantılı olan gündemin 7. Maddesine konu sermaye artırımına ilişkin maddenin genel kurulda görüşülmesinin ertelenmesi gerekirken ertelenmemesi doğru olmayıp, alınan sermaye artırım kararının yok hükmünde olduğunun tespiti gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 29/06/2021 tarih 2019/4620 Esas 2021/5396 Karar sayılı ilamı).
Hal böyle olunca, mahkemece davalı şirketin 07/05/2022 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 7. maddesinde yer alan sermaye artırımının finansal tabloların görüşülmesine bağlı konulardan olduğu, gündemin 4. maddesi ile finansal tabloların görüşülmesi TTK'nun 420. maddesi uyarınca ertelendiğinden sermaye artırım görüşmelerinin de ertelenmesi gerektiği, dava konusu genel kurul toplantısında sermaye artırım görüşmeleri ertelenmeyerek dava konusu sermaye artırım kararının alındığı, alınan sermaye artırım kararının yokluk yaptırımına tabi olduğu,
yokluk yaptırımına tabi karar yönünden davacı ortağın işbu davayı açması için karara muhalefet şerhinin bulunmasının gerekmediği gözetilerek davalı şirketin 07/05/2022 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 7. maddesi ile alınan sermaye artırım kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı şirketin 07/05/2022 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 7. maddesi ile alınan sermaye artırım kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/230, K. 2024/1269, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama