KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/455 E., 2024/436 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Davacılar
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- Esas no
- 2023/455
- Karar no
- 2024/436
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/01/2023
- Numarası
- 2021/991 Esas 2023/4 Karar
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Şirket Hisse Devri Alacağının Tahsili
- Dava tarihi
- 26/11/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 25/03/2024
Karar Metni
2.541 kelime·13 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki şirket hisse devir alacağının tahsili istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...’ın davalının da hissedarı olduğu dava dışı ... Hizm. San. İç ve Dış Tic. A.Ş.’nin %26 hissesinin sahibi olduğunu, müvekkili ... ise aynı şirketin %6 hissesinin sahibi olduğunu, taraflar arasında düzenlenen protokol gereğince müvekkillerine ait hisselerin devri karşılığında ...’a 3.120.000,00 TL, ...’a 720.000,00 TL ödemeyi kabul edildiğini, Protokol gereğince ...’a ödenecek bedelin şu şekilde olduğunu.
900.000,00 TL’si nakit, 400.000,00 TL’si ... Parseldeki 170 nolu dükkan, 350.000,00 TL’si ... Parseldeki 14 nolu daire, 35.000,00 TL’si ise ... plakalı ... marka aracın devri şeklinde ödendiğini geriye kalan 1.435.000,00 TL'nin ise nakit ödeneceğinin kararlaştırıldığını, yine Protokol gereğince ...’a ödenecek şu şekilde olduğunu.
400.000,00 TL’si nakit, 90.000,00 TL’si ... plakalı aracın devri, 20.000,00 TL’si de cari hesabından mahsup edilerek ödendiğini geriye kalan 210.000,00 TL’nin ise nakit şekilde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilleri tarafından şirket hisseleri devredildiğini, ancak davalı tarafından nakit ödeneceği kararlaştırılan bedellerin müvekkillerine ödenmediğini, müvekkillerine ait hisse bedellerinin ödenmesi için Sincan 3. Noterliğinin 02.06.2021 tarih ve 8119 yevmiye nolu ihtarnamesi ile ihtar gönderildiğini, ancak davalı tarafından ihtarnameye cevap verilmediğini belirterek,
... için şimdilik 500,00TL’nin hisse devri tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte 30.03.2020 tarihindeki dolar kuru üzerinden dolara çevrilerek dava tarihindeki kura göre Türk Lirası karşılığının müvekkiline ödenmesine, ... için şimdilik 500,00 TL’nin hisse devri tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte 30.03.2020 tarihindeki dolar kuru üzerinden dolara çevrilerek dava tarihindeki kura göre Türk Lirası karşılığının müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili 07/12/2022 tarihli ıslah dilekçesinde; ... için 1.435.000,00 TL alacağın 18.03.2020 tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ... için 210.000,00 TL alacağın 18.03.2020 tarihinden işletilecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkili ...’ın ... Hizm. San. İç ve Dış Tic.
A.Ş.’de hissedar iken diğer hissedarlarla yapılan anlaşma ile hisselerin tamamını kendi uhdesinde topladığını, 18.03.2020 tarihli hisse devir sözleşmesi gereğince davacılardan ... %6 oranındaki hissesini, diğer davacı ...’ın %26 oranındaki hissesini, dava dışı ... ise %14 oranındaki hissesini müvekkiline devrederek ortaklıktan ayrıldığını, müvekkilinin 18.03.2020 tarihli hisse devir sözleşmesi gereklerini yerine getirdiğini, hisse devir sözleşmesi doğrultusunda üstlenmiş olduğu taşınmaz ve araç devri gibi tasarrufları da ifa ettiğini, nitekim bu hususun davacı tarafın kabulünde olduğunu,
davacıların ortaklıktan ayrıldığı süre zarfında akdedilen 18.03.2020 tarihli anlaşma ile davacıların işbu hükme uygun davranacağını taahhüt etmişse de, hisse devrinden yaklaşık iki ay sonrasında müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket olan ... Hizmet Sanayi İç ve Dış Ticaret A.Ş.’nin faaliyet gösterdiği adresine çok yakın mesafede ... Ltd.
Şti.’ni kurduklarını, davacıların, https://....com.tr ibareli alan adında; müvekkilin yetkilisi olduğu şirket ile haksız rekabet teşkil eden fiillerde bulunduklarını, müvekkilinin yerleşik müşteri çevresinin davacılar ile herhangi bir ticari geçmişlerinin olmamasına rağmen anılan internet sitesinde referanslar adı altında yayımlandığını, müvekkilinin faaliyet içerisinde olduğu müşteri portföyüne yönelik çalışmalar yapılarak ... pazardaki etkinliğinin azaltıldığını, müvekkili şirketin personellerinin haksız şekilde davacılar tarafından kurulan gnc reklam isimli şirkete yönlendirildiğini,
yukarıda sayılan bu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; anılan fiillerin müvekkili nezdinde haksız rekabet teşkil ettiğini, anılan işbu sebeplerden ötürü müvekkilin nakit olarak ödeme hususunda anlaşmaya varılan tutarı saklı tuttuğunu, hisselerini devreden diğer paydaş ...’ın haksız rekabet teşkil eden herhangi bir fiili olmadığından hisse bedeli ödemelerinin düzenli şekilde yapıldığını, davacıların sözleşme gereği üstlendikleri edime aykırı davranmış olduklarından işbu dava derdest hale geldiğini, davacılar ile müvekkilinin kardeş olduğunu,
uyuşmazlığın çözülmesi adına davacıların başvurucu olduğu Arabuluculuk dosyası nezdinde anlaşmak adına teklifte bulunulduğunu, hisse devir ücretinden cezai şart bedelinin mahsubu ile anlaşma yapılması talebinin iletildiğini, anılan talebin davalılarca kabul görmediğini, bu nedenlele huzurdaki haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; tüm dosya kapsamına gööre iki protokolden ... ...A.Ş. Hisse Devri Haciri Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin tarihi 18/03/2020 olup, bu sözleşmede ödemenin TL olarak yapılacağı kararlaştırıldığı, bununla birlikte sözleşmeyi davalı tarafın sunduğu, .... A.Ş.
Hisse Devir başlıklı sözleşmenin tarihi bulunmamakla birlikte, bu sözleşmede ödemenin dolar kuruna çevrilerek yapılacağı kararlaştırıldığı, bu sözleşmeyi de davacı tarafın sunduğu, her iki tarafın her iki sözleşmedeki imzasını da kabul ettiği, davacı tarafın iddiasının ödemenin dolar olarak yapılması gerektiğine ilişkin olup, TMK'nun 6. maddesine göre iddia eden iddiasını ispat etmek zorunda olduğu, davacı tarafın, dolar kuru ile yapılan sözleşmenin 18/03/2020 tarihli sözleşmeden sonra yapıldığını kanıtlayamadığı,
bununla birlikte davalı tarafın bahsedilen 18/03/2020 tarihli sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini dolaylı olarak cevap dilekçesinde davacı tarafın haksız rekabet fiilini işlediğinden bahisle yerine getirmediklerini kabul ettiği, bu nedenle 18/03/2020 tarihli sözleşmedeki bedelin davalı tarafın sözleşme gereklerini yerine getirmediği anlaşıldığından davanın kabulüne, 1.435.000,00TL'nin 18/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a, 210.000,00TL'nin 18/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Taraflar arasından imzalanan 18/03/2020 tarihli sözleşmenin 4.maddesinde, ...'a ödenmesi hükmedilen 1.435.000,00 TL'nin 15/01/2021 tarihinden itibaren her ay 60.000,00 TL olacak şekilde eşit taksitle ödenmesi yönünde mutabık kalındığını, bu sözleşmede ... açısından herhangi bir hüküm bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan ...
AŞ Hisse Devir Protokolü'nün 2.sayfasında ise ...'a yapılacak ödemenin gösterildiğini, bu maddede kalan 210.000,00 TL'nin 15/07/2021 - 31/12/2021 tarihleri arasında her ay 35.000,00 TL olmak üzere 6 ayda ödeneceğinin kararlaştırıldığını, borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte borç hesabı yapılacaksa bunun temerrüt tarihi itibariyle yapılacağının açık olduğunu, müvekkilinin dava öncesinde temerrüte düşürülmediğini, bu nedenle faize hükmedilecekse 1.000,00 TL için dava tarihi, kalan kısmı için ıslah tarihinin dikkate alınması gerektiğini, ayrıca kararın gerekçelendirilmediğini, kararda delillerin tartışılmadığını,
müvekkilinin hisse devir protokolünden doğan edimlerini yerine getirdiğini, taşınmaz ve araç devrinin gerçekleştirildiğini, davacıların 18/03/2020 tarihli sözleşme dikkate alındığında şirket ile haksız rekabete girmeyeceklerini taahhüt etmelerine rağmen şirketin adresine çok yakın mesafede aynı alanda ... ...
Şirketini kurarak müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket ile haksız rekabet teşkil eden fiillerde bulunulduğunu, davacılar ile herhangi bir ticari geçmişlerinin olmamasına rağmen anılan internet sitesinde referanslar adı altında yayımlandığını, müvekkilinin müşteri portföyü ile çalışmalar yapılarak ... pazardaki etkinliğinin azaltıldığını, müvekkili şirketin personelinin kendi kurdukları şirkete yönlendirildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davacılar istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; Hisse devri protokolü nedeniyle ödenmeyen alacakların tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/74 Esas 2023/5 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; davacılarının ... ve ... ...A.Ş, davalılarının ..., ..., ... ...Ltd. Şti. olup, haksız rekabetten kaynaklı tazminat davası açıldığı, açılan davada 18/03/2020 tarihli Hisse Devir Sözleşmesi kapsamında haksız rekabette bulunulmayacağının taahhüt edilmesine rağmen, taahhüde aykırı davranıldığından bahisle sözleşmede belirtilen cezai şartın maddi ve manevi tazminatın tahsiline yönelik olarak açılan davada mahkemece davanın reddine karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmemesi üzerine 28/02/2023 tarihi itibariyle kesinleştiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan "... A.Ş. Hisse Devir Protokolü" isimli hisse devir protokolünün incelenmesinde;
Davacılardan ...’ın şirkette bulunan %26 oranındaki hissesini 3.120.000,00 TL bedel karşılığında ...'a devredeceği, ödeme planına göre, ...’a ait 3.120.000,00 TL tutarındaki hisse bedeli karşılığında; 900.000,00 TL’si peşin, 400.000,00 TL değerinde bir dükkân (... Parseldeki 170 Nolu Dükkan), 350.000,00 TL değerinde bir daire (... Parseldeki 14 nolu daire) ve 35.000 TL değerinde bir araç (... plakalı araç) olmak üzere toplam 1.685.000,00 TL ödeme yapılacağının, kalan 1.435.000,00 TL’nin ise 15.01.2021 tarihinden itibaren her ay 60.000,00 TL*24 ay olmak üzere 30.03.2020 tarihindeki dolar kuruna çevrilerek ödeneceğinin kararlaştırıldığı,
Davacılardan ...’ın şirkette bulunan %6 oranındaki hissesini 720.000,00 TL bedel karşılığında davalı ...’a devredeceği, davacılardan ...’a ait 720.000,00 TL tutarındaki hisse bedeli karşılığında; 400.000,00 TL’si peşin, 90.000 TL değerinde bir araç (...) ve 20.000,00 TL’si firmaya olan cari hesabından mahsup yapılmak üzere toplam 510.000,00 TL ödeme yapılacağının, kalan 210.000,00 TL’nin ise 15.07.2021-31.12.2021 tarihleri arasında her ay 35.000,00 TL*6 ay olmak üzere ödeneceğinin kararlaştırıldığı,
Taraflar arasında imzalanan protokolde; ...’a devredilecek olan ... Parseldeki 14 nolu dairenin 30.06.2020 tarihine kadar boşaltılacağının, ... Parseldeki ...’a ait 170 nolu dükkânın 30.04.2020 tarihine kadar boşaltılacağının kararlaştırılmıştır.
Taraflar arasında 18.03.2020 tarihli “... Hizm. San. İç ve Dış Tic. A.Ş. Hisse Devri Harici Sözleşme” isimli hisse devir protokolünün incelenmesinde;
1.maddesinde; davacılardan ...’ın şirkette mevcut %26 oranındaki hissesini 3.120.000,00 TL bedel ile davacı ...’a 30.03.2020 tarihinde satacağı,
"Ödeme Planı" başlıklı 4.maddesinde; ...’a ait 3.120.000,00 TL tutarındaki hisse bedeli karşılığında; 900.000,00 TL’si peşin, 400.000,00 TL değerinde bir dükkân (... Parseldeki 170 Nolu Dükkan), 350.000,00 TL değerinde bir daire (... Parseldeki 14 nolu daire) ve 35.000 TL değerinde bir araç (... plakalı araç) olmak üzere toplam 1.685.000,00 TL ödeme yapılacağı, kalan 1.435.000,00 TL’nin ise 15.01.2021 tarihinden itibaren her ay 60.000,00 TL x 24 ay olacak şekilde eşit taksitlerle ödeneceği kararlaştırılmış,
18/03/2020 tarihli hisse devir harici sözleşmesinin 1.maddesinde ise; davacılardan ...’ın şirkette mevcut %6 oranındaki hissesini 720.000,00 TL bedel ile davacı ...’a 30.03.2020 tarihinde satılacağı,
"Ödeme Planı" başlıklı 4.maddesinde ise; ...’a ait 720.000,00 TL tutarındaki hisse bedeli karşılığında; 400.000,00 TL’si peşin, 90.000 TL değerinde bir araç (...) ve 20.000,00 TL’si firmaya olan cari hesabından mahsup yapılmak üzere toplam 510.000,00 TL ödeme yapılacağının, kalan 210.000,00 TL’nin ise 15.07.2021-31.12.2021 tarihleri arasında her ay 35.000,00 TL*6 ay olmak üzere ödeneceğinin kararlaştırıldığı,
6.maddesinde; Ayrıca devir eden sözleşmeye konu şirket bünyesinde elde ettiği verileri (müşteri bilgileri, fiyatlandırmalar vb.) herhangi bir ticari faaliyeti kapsamında kullanmayacağı, işbu hükme aykırı davranılması halinde uğranılan zararın ayrıca talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 USD cezai şart ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt ettikleri, .
7. maddesinde ise; “ayrıca her ne kadar devir edenlere ilişkin bir rekabet yasağı söz konusu değilse de; devir edenler kuracakları, hissedarı ve/veya çalışanı olacakları şirketler de 7. madde hükümlerine aykırı bir işlem yapamayacakları, tarafların akrabalıkları da göz önünde bulundurulduğunda her iki tarafın da devir tarihi itibariyle aile ve meslek etiğine uygun davranacakları, birbirlerine ve aile birliklerine zarar verecek eylemlerde bulunmayacakları, aksi halde 7. madde de belirtilen 100.000,00 USD cezai şartı ödemeyeceklerini kabul, beyan ve taahhüt ettikleri görülmüştür.
Somut olaya gelince, taraflar arasında imzalanan 18/03/2020 tarihli Protokol uyarınca davalı yanın edimini yerine getirmediğinden bahisle ödenmeyen hisse bedellerinin tahsiline yönelik olarak işbu dava açılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan 18/03/2020 tarihli protokolde hisse devri ve devir bedeline yönelik olarak düzenlenme yapılmış olup, davalı yan cevap dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarında hisseyi devraldığını, devir protokolü gereğince üstelendiği edimleri yerine getirdiğini, hisse devir sözleşmesi doğrultusunda üstlenmiş olduğu taşınmaz ve araç devrini gerçekleştirdiğini, davalıların sözleşme kapsamında haksız rekabet teşkil eden fiilleri bulunduğundan bahisle ödemeyi yapmadığını kabul etmekte olup, davalı yanın haksız rekabetten kaynaklı olarak açmış olduğu davasını Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince reddedildiği, verilen kararın istinaf edilmeden kesinleştiği dosya kapsamıyla sabittir.
Dava hisse devir protokolünden kaynaklı alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasında imzalanan 18/03/2020 tarihli Hisse Devir Sözleşmesinin 4.maddesiyle ödeme hususunda kesin vade belirlenmiş olmakla ve davalı yanca ödeme yapıldığı da ispatlanamadığından ve protokol gereğince kesin vadeye bağlanan alacağın tespiti gerekmekte olup, Dairemizce dava tarihine kadar protokol kapsamında davacı ...'ın davalı yandan (11x60=) 660.000,00 TL, davacı ...'ın (5x35=)175.000,00 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından açılan davanın bu miktar üzerinden kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Taraflarca kararlaştırılmamış veya işin mahiyetinden aksi anlaşamıyorsa her borç doğduğu anda muaccel olur (TBK m. 90). Ancak taraflar ifa zamanını açık veya örtülü olarak belirleyebilir, bu süreyi daha sonra uzatabilir, değiştirebilir ya da kaldırabilirler. Her halükârda borcun istenebilir hâle gelebilmesi için muaccel olması, yani kararlaştırılmış ifa zamanının gelmiş olması gerekmekte; alacaklı, ancak borcun muaccel olmasıyla borçludan ifayı isteyebilmekte ve ifanın yerine getirilmemesi hâlinde borçluyu dava edebilir hâle gelmektedir. ifa zamanı gelmemiş (vadesi gelmemiş, muaccel olmayan, müeccel) bir alacak için açılmış dava, erken açılmış dava niteliğinde olduğundan, bu davanın açılmasında henüz hukukî yarar bulunmamaktadır."
Bu nedenle davalının buna ilişkin istinaf sebebi kabul edilmiş ve dava tarihi itibari ile henüz vadesi gelmemiş muaccel alacak yönünden davanın reddine karar verilmiş ve davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Öte yandan, taraflar arasında yapılan protokol gereğince her bir ödemenin vadesi belirlenmiş olmakla kesin vade söz konusu olduğundan muaccel olan her bir ödemeye vade tarihinden itibaren temerrüt faizi hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde temerrüt faizine hükmedilmiş olması da isabetli değildir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/1879 Esas 2021/511 Karar sayılı ve Aynı Dairenin 11/02/2021 tarih ve 2019/2627 Esas 2021/1105 Karar sayılı emsal içtihatları).
Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/455, K. 2024/436, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama