KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2024/1669 E., 2024/1495 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Esas no
- 2024/1669
- Karar no
- 2024/1495
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/11/2024
- Numarası
- 2024/1307 Esas 2024/1251 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Anonim şirketin feshi
- Dava tarihi
- 13/11/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 19/12/2024
Karar Metni
863 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki anonim şirketin feshi istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; çoğunluk pay sahiplerinin oluşturduğu yönetim kurulu üyelerinin hukuka aykırı tasarruflarda bulunarak şirketin aktifini azaltması, çoğunluk pay sahiplerinin oluşturduğu yönetim kurulu haklarının sürekli ve orantısız şekilde artması, azlık pay sahiplerine ekonomik anlamda zarar verilmesi, azlık pay sahip lerinin bilgi alma ve inceleme haklarının kullandırılmaması, geçerli bir sebep olmamasına rağmen kar dağıtımı yapılmaması,
şirketin kötü, ihmalkar, bilgiye dayanmayan bir şekilde, azlığa karşı pervasızca yönetilmesi vs sebeplerle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, mahkeme aksi kanaatte ise davacının, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenip şirketten çıkarılmasına,
fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK'nun 107. maddesi uyarınca alacak tümüyle belirli hale geldiğinde artırılmak üzere şimdilik 5.000,00 TL esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesinin arabuluculuk son oturum tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile ve yine şimdilik 5.000,00 TL 2019 yılından bu tarafa şirketten alması gereken ve fakat bu güne kadar ödenmemiş olan kar payının hak ediş tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap verilmediği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 11/11/2024 tarihli ve 11204 sayılı ilanın da; davalı şirketin adresinin "..." olduğu anlaşılmıştır.
Niza konusu uyuşmazlık, şirket ile ortağı arasındadır. 6100 Sayılı HMK'nun 14/2 maddesinde. "Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu düzenlemeye göre, şirket ile ortağı arasında görülecek davalarda tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Dosya kapsamından davalının adresinin "..." olduğu anlaşılmıştır. Bu halde davaya bakma yetkisi Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerine aittir.
Kesin yetki kuralının varlığı halinde, bu durumun davanın her aşamasında nazara alınmasının zorunlu olması gözetilerek, davanın usulden reddine ve dava dosyasının davaya bakmaya (kesin) yetkili olduğu belirlenen, Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... Teknolojik İzolatör Sistemleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tacirin ticaret siciline tescil etmiş olduğu şirket merkez adresinin, tacirin yerleşim yeri için karine teşkil edeceğini, ancak bu karinenin aksinin her zaman ispat edilebileceğini, somut olayda, davalı şirketin her ne kadar şirket merkez adresi Ankara ili, Çankaya ilçesi gösterilmişse de, şirketin idari, ticari ve teknik işlerinin toplandığı fabrika binasının bulunduğu adresin Ankara ili, Kahramakazan ilçesi olduğundan verilen yetkisizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Davacı istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket vekilinin kötü niyetli istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini ve davalı aleyhine disiplin cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; davalı şirketin feshi, mümkün değil ise davacının ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi ve çıkma payının ödenmesi istemlerine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamında yer alan 11/11/2024 tarih, 11204 sayılı ticaret sicil gazetesi örneği incelendiğinde; davalı şirketin merkezinin "..." olduğu görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı, istinaf nedenleri ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça şirketin feshi, olmadığı takdirde ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi ve çıkma payının ödenmesinin talep edildiği, anonim şirketin haklı sebeple feshi istemli davada TTK 531 maddesine göre şirketin merkezinin bulunduğu yer ticaret mahkemesi kesin yetkili olduğu gibi uyuşmazlığın davalı şirket ile davacı ortağı arasında olup 6100 sayılı HMK'nun 14/(2) maddesi uyarınca, özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla,
bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkilidir. Bu bağlamda Ankara Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkeme'lerinin davaya bakmakla görevli ve yetkili olup, ilk derece mahkemesince verilen yetkisizlik kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin, davanın usulden reddine yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/1669, K. 2024/1495, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama