KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2024/896 E., 2025/1877 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- Esas no
- 2024/896
- Karar no
- 2025/1877
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 19/01/2024
- Numarası
- 2023/459 Esas 2024/27 Karar
- Dava
- Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/06/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 25/12/2025
Karar Metni
1.679 kelime·8 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı; 39303462/0 Poliçe Numaralı, 06/03/2022 - 2023 tarihli Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında ... plakalı aracının davalı sigortacı tarafından sigortalandığını, aracın 02/10/2022 tarihinde kaza sonucu hasarlanması ile davalı şirkete başvurulduğunu ve 613693 numaralı hasar dosyası açıldığını, araç pert işlemine tabi tutularak kendisine ödemeler yapıldığını ancak bu ödemeler eksik/az olduğu gibi imzalamak zorunda kaldığı ibraname dahil tüm evrakların geçersiz olduğunu belirterek eksik ödenen kasko tazminat bedeli olarak şimdilik 300.000,00 TL'nin eksik ödeme tarihi 09/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, davacı şirketin ancak gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu, davacının zararının belirlenebilmesi için ekspertiz raporu alındığını, rapor doğrultusunda 06/12/2022 tarihinde davacı sigortalıya, 409.100,00 TL ödeme yapıldığını, dosyada bilirkişi raporu alınması gerektiğini, tarafından tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, başkaca bir sorumluluğu bulunmadığını, ancak aksi kanaat durumunda ancak dava tarihinden yasal faize hükmedilmesi ve ıslah halinde ise ıslah edilen miktara ıslah sonrası faiz işletilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; taraflar arasındaki uyuşmazlığın sigorta poliçesindeki rizikonun meydana gelmesi sonrasında davalı sigorta şirketince yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı ve bakiye tazminat alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu,
taraflar arasında düzenlenen 23/11/2022 tarihli ibranamede, kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın pert-total işlemine tabi tutulmasını ve piyasa rayiç bedelinin 1.400.000,00 TL üzerinden hasarlı haliyle 990.000,00 TL sovtaj bedeli üzerinden değerlendirilmesini ve rayiç bedelinden sovtaj tutarının mahsubu sonucu kalan bakiye tutarı olan 409.100,00 TL üzerinden sonuçlandırılmasını, hasar tazminat bedelinin davalı sigorta şirketince ödenmesi kaydıyla davalının her türlü alacak talep ve davadan kayıtsız şartsız kesin ve geri dönülmez şekilde ibra edileceğine dair ibranamenin düzenlendiği,
ibranamede yer alan bedelin ise davacıya ödendiğinin anlaşıldığı, davacı tarafından eldeki davada TBK 28. maddesine dayanılmamış, KTK'nın 111. maddesinden bahsedilmek suretiyle bakiye tazminat alacağının talep edildiği, somut olayda KTK 111. maddesinin kasko sözleşmelerinde uygulanamayacağı, davacı tarafından, dava dilekçesinde BK'nin 28. maddesine de dayanılmadığı hususu ve yukarıda belirtilen ibraname içeriğine göre de davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğuna dair ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin yapılan ödemeyi kabul ettiği gerekçesiyle; " davanın reddine" dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; delillerinin toplanmadığını, dava dilekçesinde açıkça yer almasa da TBK'nın 28. Maddesinin dikkate alınması gerektiğini, söz konusu ibraname ve diğer belgelerin talep hakkının engellenmesi amacıyla düzenlendiğini, baskı ve manevi cebir altında inandırılarak söz konusu davalı tarafından hazırlanan belgeleri imzalamak zorunda kaldığını, emsal kararlara göre açık oransızlık bulunması halinde yapılan ödemenin makbuz hükmünde kabulü gerektiğini, alınan bilirkişi raporunun yetersiz olup itirazlarının karşılanmadığını ileri sürmüştür.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; tarafik kazasında hasarlanan kasko sigortalı aracın bakiye hasar tutarının davalı sigortacıdan tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamından, davacıya ait ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde 39303462/0 poliçe numaralı genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalandığı, 02/10/2022 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda aracın hasarlandığı, taraflar arasında sigortalı araç ve dava konusu kazaya ilişkin olarak düzenlenen bila tarihli "İbraname" ile aracın rayiç bedelinin 1.400.000,00 TL olduğunun kararlaştırıldığı, kararlaştırılan bedelin davalı tarafından davacıya ödenmediğine ilişkin davacı iddiasının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı yan, genişletilmiş kasko sigortasına dayalı olarak araç bedelinin rayiç değer altında belirlenip eksik ödemede bulunulduğunu, ödenen bedel ile rayiç değer arasında fahiş fark olduğunu iddia ederek eldeki davayı açmış; davalı yanca, taraflar arasında düzenlenen ibraname ile davacının davalıyı ibra ettiğinden başkaca talepte bulunamayacağı savunulmuştur.
Mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan 12/12/2023 tarihli raporda özetle; " dosya içerisinde ve keşif mahallinde tespit edilmiş
hususlar ile yapılmış olan incelemeler ve değerlendirmeler sonucunda; dava konusu aracın, ... plakalı, 2017 model,... tipi, otomatik şanzımanlı,
1.6 lt benzin yakıtlı 170 hp içten yanmalı motorlu, beyaz renkli, 109.501 km de bulunan, (kaza
öncesi) hasar kayıtsız sedan otomobil olduğu, Davaya konu araçta 02/10/2022 tarihinde meydana gelen hasar sonrası; davalı sigorta
şirketi tarafından 409.100,00 TL ve sovtaj firması tarafından 990.900,00 TL olmak üzere Toplam
1.400.000,00 TL hasar ödemesi yapılmış olduğu, davaya konu aracın anılan tarihlerdeki hasarsız haldeki piyasa rayiç bedelinin emsal
araçlara göre düşük belirlenmiş olduğu ve kaza (02/10/2022) tarihi itibariyle davacı lehine azami
113.000,00 TL bakiye tazminat bedeli bulunduğu" şeklinde görüş bildirmiştir.
Davacıya ait ... plakalı aracın davalı sigorta şirketince 06/03/2022-2023 tarihlerini kapsar şekilde Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalandığı, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sonrasında dava dışı ... Otomotiv Alım Satım San ve Tic Ltd Şti tarafından 990.000,00 TL ile davalı tarafından 409.100,00 TL ödeme yapıldığı, taraflar arasında düzenlenen 23/11/2022 tarihli ibraname ile kasko sigorta poliçesi kapsamında hasar bedelinin ödenmesi kaydıyla bu hasardan dolayı davacının davalıyı kayıtsız şartsız geri dönülemez şekilde ibra ettiği anlaşılmıştır.
Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık; sigorta poliçesindeki rizikonun meydana gelmesi sonrasında davalı sigorta şirketince yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı ve bakiye tazminat alacağının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Taraflar arasında düzenlenen 23/11/2022 tarihli ibranamede; kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın pert-total işlemine tabi tutulmasını ve piyasa rayiç bedelinin 1.400.000,00 TL üzerinden hasarlı haliyle 990.000,00 TL sovtaj bedeli üzerinden değerlendirilmesini ve rayiç bedelinden sovtaj tutarının mahsubu sonucu kalan bakiye tutarı olan 409.100,00 TL üzerinden sonuçlandırılmasını, hasar tazminat bedelinin davalı sigorta şirketince ödenmesi kaydıyla davalının her türlü alacak talep ve davadan kayıtsız şartsız kesin ve geri dönülmez şekilde ibra edileceğine ilişkin hükümlere yer verildiği, ibranamede yer alan bedelin ise davacıya ödendiği uyuşmazlık konusu değildir.
2918 Sayılı KTK’nun 111.maddesinde; bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu, tazminat miktarlarına dair olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmaların veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebileceği hükmüne yer verilmiştir.
Dosya kapsamında toplanan delillere göre, mahkemece, davacı tarafından eldeki davada BK.28. Maddesine dayanılmadığı, KTK'nın 111. Maddesinden bahsedilmek suretiyle bakiye tazminat alacağı talep edildiği, KTK 111. maddesinin kasko sözleşmelerinde uygulanamayacağı, belirtilen ibraname içeriğine göre de davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğuna dair ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin yapılan ödemeyi kabul ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin karar verilmiştir.
Davada vasıflandırma hakimin görevindedir. Davacı açıkça TBK 28. maddesine dayanmasa da ödenen tazminat ile gerçek değer arasında fahiş fark olduğunu ileri sürerek edimler arasındaki açık oransızlığa dayanmış olup bu hali ile gabin şartlarının somut olayda değerlendirilmesi gerekir.
TBK'nın 28. maddesi “Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir. “ hükmünü haizdir.
Gabin, tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan birisinin diğer tarafın müzayaka halinden (zor durumda, sıkıntı ve darlık içinde kalmasından), tecrübesizliğinden veya hiffetinden (düşüncesizlik ve uçarılık) yararlanmak suretiyle aşırı bir menfaat elde etmesi, edimler arası bir dengesizlik yaratması demektir. (Burcu Kalkan, Türk Hukukun Gabin, İst. Ocak 2004, Sahife 51), "Gabin, dar ve zor durumda kalmalarından ötürü sözleşme yapmaya sürüklenmiş kişileri korumak ve zayıfı güçlüye ezdirmemek için daha çok sosyal amaçlarla kabul edilmiş bir müessesedir. (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuk Genel Hükümler, 6.bas.Sh.388, M.Reşit Karahasan, Türk Borçlar Hukuku, Genel Hükümler, 2003, Cilt 1.Sahife 297)
Gabinin biri objektif diğeri de subjektif olmak üzere iki koşulu bulunmaktadır. Bir sözleşmenin edimleri arasındaki aşırı oransızlık objektif unsuru oluşturmaktadır. Aşırı oransızlığın karşı tarafın özel durumundan yani müzayaka veya hiffeti ya da tecrübesizliğinden bilerek yararlanması sonucu doğması gerekir ki buna da subjektif şart denmektedir.
Hal böyle olunca somut olayda; davacıya ait kasko sigortalı dava konusu aracın, 02/10/2022 tarihli maddi hasarlı trafik kazası ile hasarlanması sonrasında dava dışı ...
Otomotiv Alım Satım San ve Tic Ltd Şti tarafından 990.000,00 TL ile davalı tarafından 409.100,00 TL olmak üzere davacı sigortalıya toplam 1.400.000,00 TL ödeme yapıldığı, hükme elverişli bulunan bilirkişi raporu kapsamına göre aracın kaza tarihindeki gerçek rayiç değerinin 1.513.000,00 TL olarak hesaplandığı ve davacının, bakiye 113.000,00 TL bakiye tazminat talep hakkı bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan ilke ve kurallara göre davacıya, 1.400.000,00 TL hasar tazminatı ödenerek aracın rayiç değerinin 1.513.000,00 TL olarak rapor kapsamında hesaplanması ile bakiye 113.000,00 TL daha tazminat talep hakkı bulunduğunun tespit edilmesine göre somut olayda Gabin yönünden yasal koşulların oluştuğundan söz edilemeyeceği, aşırı oransızlığın söz konusu olmadığı Dairemizce değerlendirilmiş olup davacının iddiaları yerinde bulunmamıştır.
Mahkemece, istemin bu gerekçe ile reddi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi isabetli olmadığından ilk derece mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılarak davanın değişik gerekçe ile reddine karar vermek gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/896, K. 2025/1877, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama