KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2025/499 E., 2026/266 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Mart 2026
- Esas no
- 2025/499
- Karar no
- 2026/266
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/01/2025
- Numarası
- 2021/457 Esas 2025/6 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/08/2021
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 16/03/2026
Karar Metni
1.365 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ve davalılar ..., ... ve ... Yapı İnşaat Ticaret A.Ş. vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar ..., ... ve ... Yapı İnş. Tic. A. Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... ve ...'un kefalet beyanının usule aykırı alındığını bildirerek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kefaletinin usule aykırı bir şekilde alındığını, müvekkilinin eşinin rızasına ilişkin beyanının da alınmadığı, gayrinakdi depo talebinden müvekkilinin sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davada hak düşürücü sürenin geçtiğini, ilamsız takip ile açılan davanın uyuşmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, nakdi alacak yönünden davacı tarafından davalı şirkete kredi limiti tahsis edilerek nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığı, davalı asıl borçlu şirket ile diğer davalı kefillerin temerrüt tarihinin takip tarihi olarak belirlendiği, icra takibinde banka alacağının tamamına %39 temerrüt faizi oranı talep edildiği, bankanın icra takibinde talep edilen nakdi alacağın kat ihtarnamesine ilişkin 1.166,71 TL tutarlı makbuzdan kaynaklandığı,
sözleşme ile hak ve alacakların talep edilebileceği dikkate alındığında takip tarihi itibariyle temerrüt faizi talep edilebileceği, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekeceği, gayri nakdi alacak yönünden dava konusu icra takip tarihi itibarıyla davacı bankanın takip tarihinden sonra tazmin edilen çek sorumluluk bedeli ve teminat mektubu tahsilini davalı kefillerden talep edip edemeyeceğine yönelik incelemede, kefilin 3. kişinin borcunu teminat altına alarak yükümlülük altına girdiğinden kefile yükümlülük getiren düzenlemelerin sözleşmede açıkça yer alması gerektiği,
taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinde ise davalı kefilin çekten kaynaklanan sorumluluk bedellerinin depo edilmesinden sorumlu olduğuna ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı, her ne kadar takipten sonra bir kısım çeklerden kaynaklanan sorumluluk bedelleri davacı banka tarafından ödenerek gayrinakdi alacak nakde dönüşmüş ve dava konusu icra takip talebinde gayrinakdi alacağın tazmin edilmesi halinde ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiz ve BSMV'si ile birlikte ödenmesi talebi yer almakta ise de,
bu durumun davalı kefillerin takip tarihinde depo edilmesinden sorumlu bulunmadığı çeklerin tazmin edilmesi nedeniyle tahsilinden sorumlu olması sonucunu doğurmayacağı, ibraz edilmeyen çekler yönünden çeklerin zamanaşımına uğradığı, banka riski sona erdiğinden dolayı anılan çekler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, nakdi alacak yönünden, davalıların icra takibine yapılan itirazlarının iptali ile takibin nakdi alacak tutarı yönünden aynı şartlarla devamına, kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
gayrinakdi alacak yönünden davalılar ..., ..., ..., ... yönünden talebin reddine, 100.000,00 TL teminat mektubunun tazmin tarihi olan 13.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek %39 faiz oranı ve faizin %5 gider vergisi ile davalı şirketten tahsiline, 5 adet çekin banka tarafından 1.600,00'er TL yasal sorumluluk tutarları ödendiğinden her bir çekin ödeme tarihinden itibaren işleyecek %39 temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV'si ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı bankaya verilmesine, sorumluluk tutarı ödenmeyen çeklerle ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili 27/02/2025 tarihli istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf itirazları gözetilerek ilk derece mahkemesinin kefillerin gayri nakdi alacak hakkında istemin reddine ilişkin karar kısmı yönünden kararın kaldırılmasına, kefillerin mer'i çek bedellerinden ve nakde dönen tutarlardan sorumlu olduğu şeklinde karar verilmesini istemiştir. Davalılar ..., ... ve ... Yapı İnşaat Ticaret A.Ş. vekili 19/03/2025 tarihli istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü istinaf itirazları gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda özetlendiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2018/1729 (Yeni Ankara 7. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/3146) sayılı icra dosyasında, davalı ... vekili Av. ...'ın anılan davalı borçlunun borca itirazından vazgeçtiğini 11/03/2026 tarihinde e-imzalı yazılı dilekçesi ile icra müdürlüğüne bildirdiği, davalılar ..., ... ve şirket vekili Av. ...'ün borca itirazlarının geri alındığını 02/01/20206 tarihinde e-imzalı yazılı dilekçesi ile icra müdürlüğüne bildirdiği, davalı ... vekili Av. ...'nun anılan davalı borçlunun borca itirazını geri aldığını 02/01/2026 tarihinde e-imzalı yazılı dilekçesi ile icra müdürlüğüne bildirdiği görülmüştür.
Dava ve karar tarihi itibarıyla, yasal süre içerisinde ödeme emrine itiraz edilmiş olmasına ilişkin itirazın iptali davasının dava şartı gerçekleşmiştir. Karar tarihinden sonra ise, davalılar vekilleri dava konusu Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2018/1729 (Yeni Ankara 7. Genel İcra Müdürlüğünün 2025/3146) sayılı takip dosyasına itirazından vazgeçmiştir. Bu durumda davalılar vekilleri icra takibine itirazından vazgeçtiğinden açılan itirazın iptali davası konusuz kalmıştır.
Davacı vekili bila tarihli yazılı beyan dilekçesi ile, davalılardan yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını bildirmiştir.
Davalılar ..., ... ve ... Yapı İnşaat Ticaret A.Ş. tarafından istinaf harçları yatırılmamış ise de, anılan davalılar tarafından istinaf aşamasında icra takibine itirazların geri alındığı, davanın konusuz kaldığı, davacı vekilinin de karara yönelik istinaf itirazı bulunduğu gözetilerek eksik olan istinaf harçlarının ikmali yoluna gidilmemiştir.
Hal böyle olunca, davacı vekili ve davalılar ..., ... ve ... Yapı İnşaat Ticaret A.Ş. Vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, karar tarihinden sonra davanın konusuz kaldığı gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı vekilinin talebi gözetilerek davacı yararına yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, davacının icra inkar tazminatına ilişkin istemi ayrık olarak saklı tutulmadığından davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, arabuluculuk ücretinin ise davacı tarafından yapılan yargılama gideri niteliği bulunmadığından davada haksız olan davalılar üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/499, K. 2026/266, 12 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama