İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2025/504 K.2025/789

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemi davasında mahkemece davanın kabulüne yönelik verilen esas karara ve davalı şirket vekilinin ihtiyati tedbire itirazının reddine dair verilen ara karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna…

Esas2025/504Karar2025/789Tarih10 Temmuz 2025Okuma11 dk · 2.200 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2025/504 E., 2025/789 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Karar tarihi
10 Temmuz 2025
Esas no
2025/504
Karar no
2025/789
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
06/12/2024
Numarası
2024/596 Esas 2024/810 Karar
Dava
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli
Dava tarihi
06/09/2024
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
10/07/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.200 kelime·11 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemi davasında mahkemece davanın kabulüne yönelik verilen esas karara ve davalı şirket vekilinin ihtiyati tedbire itirazının reddine dair verilen ara karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların davalı şirketin azınlık ortakları olduklarını, TTK m. 531 kapsamında şirketin feshi, aksi kanaat halinde payların gerçek değerini alarak ortaklıktan çıkma davası açtıklarını, davaların Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesine ait 2019/422 Esas sayılı dosyasında birleştirme kararı ile görüldüğünü,

anılan davanın devam eden yargılamasında Yargıtay bozma ilamı ile birlikte müvekkili olan davacı ortakların davalı şirketten çıkmaları için haklı sebeplerin oluştuğu ve şirketin feshi yerine azlık ortakların şirketten çıkarılmasına karar verilmesi gerektiğinin Yargıtay ilamı ile belirlendiğini akabinde Ankara BAM 21 HD. 2024/243 Esas sayılı dosyada ortakların paylarının karar tarihine en yakın gerçek değerinin ödenmesi için çıkma payının hesaplanması aşamasında yargılamaya devam olunduğunu, bu doğrultuda davalı şirketin İzmir ve Kemalpaşa’daki taşınmazlarının güncel kıymet takdiri için keşif ve bilirkişi incelemesine karar verildiğini,

yargılamanın çıkma payı hesabı aşamasında olduğunu, yargılama devam ederken müvekkillerinin murisi olan %2 paylı hissedar ...'in 18/09/2023 tarihinde vefat ettiğini, murisin vefatı sonrası davacılar tarafından mirası ret yönünden herhangi bir işlem yapılmadığını ve mirasçı sıfatıyla müvekkillerin mirası kabul ederek işbu payları iktisap ettiklerini ancak davalı şirket yönetim kurulu'nun 09/07/2024 2024/07-01 nolu kararı ve 06/08/2024 tarihli kararları ile TTK.

493 kapsamında miras yolu ile intikal eden hissenin davalı şirket tarafından satın alınmasına dair karar verildiğini, davalı şirketin TTK.

493/4 kapsamında müvekkillerin murisinden intikal eden payların gerçek değeri ödeme suretiyle murisin paylarını satın alma gibi bir hakkının bulunmadığını, davalı şirketin olmayan bir hakkı için ihtarname çekmesi ve talepte bulunmasının her türlü hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek 09/07/2024 tarih 2024/07-01 no'lu ve 06/08/2024 tarihli, 2024/08-01 nolu yönetim kurulu kararlarının hukuka ve eşit işlem ilkesine aykırı, pay sahiplerinin özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eder, bunların kullanımını kısıtlar ve güçleştirir nitelikte olması nedeniyle TTK.

391 gereği batıl olduğunun tespitini, HMK 390/1-2 maddeleri gereğince davaya konu kararların uygulanmasının tedbiren durdurulması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece 01/11/2024 tarihli ara kararı ile; taraflar arasında görülmekte olan ve Ankara BAM 21 HD. 2024/243 Esas sayılı dosyasında devam eden yargılamada davacıların çıkma payı alacağının dolayısıyla davacılar murisine ait hisse payının da hesaplama safhasına geçilmiş olduğu nazara alındığında davacılarca yaklaşık ispat koşulunun eldeki davada sağlandığı buna göre tedbir kararı verilmesi için gerekli koşulların bulunduğu anlaşılmakla davalı şirkete ait yönetim kurulu kararlarının yürürlüğünün tedbiren durdurulmasına karar verilmiş, dosya kapsamı,

Ankara BAM 21 HD. 2024/243 Esas sayılı dosyasındaki yargılama safahati nazara alındığında HMK'nun 392/1 2.cümle uyarınca tedbir kararı için teminat alınmasına yer olmadığına, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, davalı şirkete ait 09/07/2024 tarih 2024/07-01 no'lu ve 06/08/2024 tarihli, 2024/08-01 nolu yönetim kurulu kararlarının yürürlüğünün tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap lahiyasında özetle; davacıların muris ...'e ait miras konusu paylar açısından oy hakkına haiz paydaş sıfatını ancak payların miras hükümlerine göre intikalinin sağlanması ve davalı şirkete başvuru yapıp, davalı şirketin vereceği onay sonrası payların pay defterine işlenmesi ile kazanabileceklerini, ancak davacılar tarafından muris ...'in ölümü üzerinden bir yılı aşkın süre geçmesine rağmen davacıların paylarının kaydı için davalı şirkete başvurmadıklarını,

davacıların taraf sıfatını taşıdığını ispatlaması gerektiğini ve bu kapsamda öncelikle davacılara pay senedini incelenmek üzere dosyaya sunmaları için süre verilmesi gerektiğini, ve bu işlem yapılmadan davacıların sair iddialarının incelenmesine geçilemeyeceğini beyanla davacıların tarafı sıfatına sahip olduklarının kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıların hukuki dayanaktan yoksun iddialarının dinlenebilir bir yanı olmadığından davanın reddini dilemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece 24/02/2025 tarihli ara kararı ile; mahkemece HMK 389/1 maddesi uyarınca, davaya konu işlemin niteliği nazara alındığında, doğması muhtemel zararın önlenmesi bakımından mahkememizce tedbir kararı verildiği , itiraz tarihi itibariyle, itiraz dilekçesi içeriği ve dosya kapsamına göre tedbir kararının kaldırılmasını gerektirir bir delil dosya içerisinde yer almadığı belirtilerek tedbire yönelik itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda esasa ilişkin olarak verilen kararda, davacıların vefat eden diğer şirket ortağı olan ...'in mirasçısı oldukları anlaşılmakla birlikte davalı şirkete vefat eden mirasçının paylarını iktisap etmek istediklerine dair bir başvuruları bulunmadığı gibi Ankara BAM 21 HD. 2024/243 Esas sayılı dosyasında, davacı şirket ortaklarının (... payı da dahil olmak üzere) paylarının karar tarihine en yakın gerçek değerinin ödenmesi için çıkma payının hesaplaması aşamasında olduğu,

buna göre davalı şirket yönetim kurulu tarafından alınan kararların pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eder, bunların kullanımını kısıtlar ve güçleştirir nitelikte olması nedeniyle, davacıların davasının kabulü ile davalı şirket yönetim kuruluna ait 09/07/2024 tarih 2024/07-01 no'lu ve 06/08/2024 tarihli, 2024/08-01 nolu yönetim kurulu kararlarının TTK. 391 maddesi gereğince batıl olduğunun tespitine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı şirket vekili esasa yönelik istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davacıların taraf sıfatına sahip olup olmadığı araştırılmaksızın hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davalı şirketin kanunun açık hükmü ile kendisine verilmiş olan hakkının günün şartlarına uygun olarak ve şirketin menfaatini gözeterek kullandığını, yoksa pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki haklarının ihlalinin amaçlanmadığını, davalı şirketin tamamen kanunen kendisine verilmiş olan hakkı, payın gerçek değeri ile satın almayı önermek suretiyle usulüne uygun kullandığını, TTK 493 madde ile hüküm altına alınan prosedürün şirketçe hayata geçirildiğini,

davacıların iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı şirket vekili tedbire yönelik istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davacıların taraf sıfatına sahip olup olmadığı araştırılmaksızın tedbir kararı verilmesinin hatalı olduğunu, işbu hatalı tedbir kararı ile dava ile amaçlanan sonuca ulaşılmış olup verilen karar tedbirin hukuki niteliğini aşar halde olduğunu, yerel mahkemece yapılması gereken öncelikle taraf sıfatının incelenmesi,

akabinde ise gerekirse bilirkişi incelemesi yapılması ve tedbir talebinin değerlendirilmesi gerekirken ön inceleme aşamasında karar verilmesinin hatalı olduğunu, diğer yandan yönetim kurulunca verilen kararlar hukuku uygun olup bu açıdan değerlendirilince de tedbir kararı verilmesinin hatalı olduğunu bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; davalı şirkete ait 09/07/2024 tarih 2024/07-01 no'lu ve 06/08/2024 tarih 2024/08-01 nolu yönetim kurulu kararlarının TTK. 391 gereği batıl olduğunun tespitin ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Davacı tarafça, davalı şirket yönetim kurulu'nun 09/07/2024 tarih 2024/07-01 nolu kararı ve 06/08/2024 tarihli kararları ile TTK. 493 kapsamında miras yolu ile intikal eden hissenin davalı şirket tarafından satın alınmasına dair karar verildiği, alınan kararların batıl olduğu ileri sürülerek kararların batıl olduğunun tespiti talebiyle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafça ise alınan kararların usulüne uygun olduğunun savunulduğu, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür.

Uyuşmazlık, davalı şirketin 09/07/2024 ve 06/08/2024 tarihli yönetim kurulu kararlarının TTK 391 madde gereği batıl olup olmadığının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür.

Uyuşmazlık konusu 09/07/2024 tarih ve 06/08/2024 tarihli yönetim kurulu kararları incelendiğinde; davacılar murisi ... adına kayıtlı %2 hissenin TTK md.493/4 kapsamında gerçek değerinin 15.000.000,00 TL olarak belirlendiği ve ilgili bedelin tevdi makamına yatırılması yönünde karar alındığı görülmüştür.

Davacı tarafça, murislerine ait %2 hissenin gerçek değerinin ve bu bağlamda çıkma payının Dairemizde yer alan 2024/243 Esas sayılı dosya kapsamında belirlenme aşamasında olduğundan uyuşmazlık konusu kararların hukuka ve eşit işlem ilkesine aykırı, pay sahiplerinin özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eder, bunların kullanımını kısıtlar ve güçleştirir nitelikte olması nedeniyle TTK. 391 gereği batıl olduğu iddia edilmiştir.

Muris ...'e ait İzmir 15. Noterliği'nin 05/10/2023 tarih 12440 yevmiye numaralı mirasçılık belgesi incelendiğinde; murisin 19/03/2023 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davacılar ..., ..., ... ve ...'in kaldığı anlaşılmıştır.

Davacı mirasçılar tarafından murisin hisselerine ilişkin davalı anonim şirket yapılan bir başvuru bulunmadığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.

Somut olayda, davalı tarafça, davacı mirasçıların muris ...'e ait hisse yönünden şirkete başvuru olmaması üzerine şirketçe alınan yönetim kurulu kararı ile murise ait hissenin gerçek değerinin 15.000.000,00 TL olduğu takdir edilerek bu miktarın tevdi makamına ödenmesine ve murisin hisselerinin davalı şirket tarafından satın alınmasına karar verildiği,

davacı tarafça murisleri ...'in hissenin gerçek değerinin Dairemizde yargılaması devam eden dosya kapsamında belirlenme aşamasında olduğundan, bahsi geçen dosyanın sonucu beklenmeksizin, hisselerin gerçek değerinin çok altında bir bedelle murise ait hissenin davalı şirket tarafından satın alınmasına yönelik yönetim kurulu kararının pay sahiplerinin özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eder, bunların kullanımını kısıtlar ve güçleştirir nitelikte olması nedeniyle TTK.

391 gereği batıl olduğunu iddia ettiği görülmüştür.

Dairemizin 2024/243 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; taraflar arasındaki asıl ve birleşen anonim şirketin haklı sebeple feshi ve çıkma payı alacağının tahsili davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davaların kabulüne karar verildiği, kararın asıl ve birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı davada davacılar vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine,

Bölge Adliye Mahkemesince asıl ve birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davaların reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2022/5713 Esas ve 2023/7173 Karar sayılı karar ile; asıl dava bakımından; davalı şirketin feshi talebinin reddine dair kararın onanmasına,

birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/792 E. sayılı dava dosyasında, davalı şirketin haklı nedenle feshi yerine davacı ortakların pay bedellerinin verilecek yeni karar tarihine en yakın tarihteki şirketin mal varlığı gerçek değerinin tespiti yapılarak hesaplamaya göre davacılara ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkarılmalarına karar verilmesinin somut olaya uygun olacağı gözetilmeksizin karar verilmiş olması nedeni ile hükmün bozulmasına karar verilerek dosyanın Dairemize gönderildiği,

Dairemizce yapılan yargılama neticesinde Dairemizin 17/06/2025 tarih, 2024/243 E., 2025/666 K sayılı kararı ile muris ...'in davalı şirketteki payının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin 552.500.802,00 TL olduğunun belirlenmesi suretiyle, asıl davanın reddine ilişkin Dairemizin 18/05/2022 gün ve 2021/876 Esas 2022/661 Karar sayılı karara karşı taraf vekillerince yapılan temyiz başvurusunun Yargıtay'ca reddine karar verilmekle kesinleştiği anlaşıldığından asıl dava hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/187 Esas sayılı dosyasında.

TTK'nun 531.maddesi gereğince davanın fesih yerine davacı pay sahibine payının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenip davacı pay sahibinin şirketten çıkarılması şeklinde kabulüne, buna göre davacı şirketin, davalı şirketteki 19.320 pay karşılığı 552.500.802,00 TL çıkma payı ödenmesi suretiyle davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verildiği görülmüştür.

Hal böyle olunca, davalı şirkette muris ...'e ait %2 hissenin gerçek değerinin davalı şirket tarafından takdir edilen bedelden misli ile fazla olacak şekilde 552.500.802,00 TL olduğunun tespit edildiği, davacıların davalı şirkete vefat eden murisin paylarını iktisap etmek arzularının bulunduğuna dair bir başvurularının bulunmadığı, mahkemenin kabulünde de olduğu üzere muris ...'in hissesinin gerçek değerinin davaya konu yönetim kurulu kararlarının alındığı tarihte hesaplama aşamasında olduğu,

bu bağlamda davalı şirket yönetim kurulu tarafından alınan davaya konu yönetim kurulu kararlarının davacı mirasçıların murisleri ...'e ait gerçek hisse değerine ulaşmaları sonucunu ortadan kaldırır, pay sahiplerinin vazgeçilmez haklarını ihlal eder, bunların kullanımını kısıtlar ve güçleştirir nitelikte ve bu haliyle TTK 391 madde gereğince batıl olduğu dikkate alınarak yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20/03/2025 tarih 2024/3349 Esas 2025/2030 Karar tarihli kararında davalı şirketin aynı hukuki sebebe dayalı açık temyiz itirazı bulunmasına karşın genel kurul kararı iptaline ilişkin karar karşı yapılan temyiz başvurusunun reddine ve Daire kararımızın onanmasına karar vermiştir. Anılan karar ile Hekimgil ailesinin azlık hakkına ilişkin haklarının devam ettiği kabul edilmiştir.

Davalı şirketin mahkemece verilen 24/02/2025 tarihli ara karara yönelik istinaf itirazı değerlendirildiğinde; dosya kapsamı dikkate alındığında verilen ihtiyati tedbir ara kararının HMK'nun 389 ve devamı maddeleri uyarınca uyuşmazlık konusu olduğu, mahkemece doğması muhtemel zararın önlenmesi bakımından mahkemece tedbir kararı verildiği, itiraz tarihi itibariyle, itiraz dilekçesi içeriği ve dosya kapsamına göre tedbir kararının kaldırılmasını gerektirir bir delil dosya içerisinde yer almadığından tedbire yönelik itirazın reddine dair karar vermesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla ihtiyati tedbir ara kararına karşı yapılan davalı yanın istinaf başvurusunun da reddine karar vermek gerekmiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne yönelik verilen esas kararda ve davalı şirket vekilinin ihtiyati tedbire itirazının reddine dair verilen ara kararda usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından, davalı şirket vekilinin esasa ve ihtiyati tedbire ilişkin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı şirket vekilinin ara karara ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2- Davalı şirket vekilinin esas yönünden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

3-İhtiyati tedbire itiraz eden davalı şirketten alınması gerekli olan 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

4-Davalı şirketten alınması gerekli olan 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

5-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda davalı şirketin genel kurul kararının iptali başvurusu yönünden HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere, ihtiyati tedbir kararı yönünden 6100 sayılı HMK'nın 352. maddesi gereğince TTK 440/2 maddesi gözetildiğinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/07/2025

Başkan- ... Üye - ... Üye -... Zabıt Katibi -... · ... ... ... ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/504, K. 2025/789, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/504
Karar No
2025/789
Tarih
10 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/504 K.2025/625
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/505 K.2025/546
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/505 K.2025/518
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/506 K.2025/531
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/506 K.2025/607
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/506 K.2025/531

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.